♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Geçmiş Günlerimiz : Zaman Yolcusunun Dilemması

Teoride mümkün olsa da yıllardır pratiğe dökülemeyen “Zamanda Yolculuk” kavramı, insanoğlunun en büyük düşü olmaya devam ediyor. Yankıları da sürüyor. “Geleceğe Dönüş” üçlemesinin ikincisinden geçen bir sahnede “Gelecekteyiz” denilen tarih 21 Ekim 2015 heyecanının günün konusu olması da buna en taze örnek. Einstein'in teorilerine göre zaman 4.boyut olduğuna göre madde zaman denen boyutun içinde yolculuk ediyor. Haliyle üretilmeye devam eden birçok teoriye göre mümkün. Bu konuda yazılan romanlar ve filmlere karşı zaafımızın olması da bu teoriler sayesinde. İnanmaya çoktan hazırız. Zaman yolculuğunun pratiğe dökülmüş halini kurmacada okumayı sevenler için Cristin Terrill’in “Geçmiş Günlerimiz”i Hyperion Kitap etiketiyle raflarda...

“Geçmiş Günlerimiz” bir ilk roman. Genç yetişkinlere hitap eden romanlar yazan, kendi deyimiyle “hevesli” bir yazar olan Cristin Terrill’in ilk romanı. Yarı-göçebe bir ailede büyüyen yazar, Vassar Üniversitesi tiyatro bölümünden mezun olduktan sonra Shakespeare Institute’de master derecesini tamamlamış. Tiyatro sahne yönetmeni olarak görev yapan Terrill, yaratıcı yazarlık atölyeleri de düzenlemekte. İlk romanında ilgi çekici bir konu seçmişse de aslında ilk roman için hayli riskli. Zira henüz pratiğe dökülmemişse de “zamanda yolculuk” teoride birçok kurala sahip ve kafa karıştırıcı paradokslarla özellikle kurguyu zorlayabilecek engelleri mevcut. Bu yüzden okuru romanın içinde tutmak, heyecan yaratmak yetmiyor, mantıklı bir kurguyla okuru tatmin etmek gerekiyor. 

Orijinal adıyla “All Our Yesterdays” 3 Eylül 2013’de yayınlanmış ve kısa sürede ilgi görerek ödüllerle taçlanmış. Hatta romanın devamını bekleyenler de azımsanmayacak bir kitle oluşturmuş. Goodreads notu da yüksek olan romanı Zeynep Ünalan dilimize çevirmiş ve Mart 2015’de Hyperion Kitap etiketiyle raflarda yerini almıştı. 

“Yarın, sonra bir yarın, bir yarın daha,
Günbegün, sinsice geçip gider değersiz adımlarla
Yazılan zamanın son hecesine doğru.
Ve geçip giden günlerimiz ışık olur ahmaklara,
Ölüm tozuyla kaplanmış yollarda.”
(Macbeth / William Shakespeare)

Bu alıntıyla açılan “Geçmiş Günlerimiz” genç yetişkin kategorisi kitabı olsa da her yaştan okura hitap eden bir roman. Sadece karakterler genç ama onlar da yaşadıkları yüzünden erken büyümek zorunda kalmışlar. Biri bugünden, diğeri gelecekten iki anlatıcımız var. Önce “Em” anlatıyor. Bir tesisin hücresinde ve bir belgenin nerede olduğunu anlatması için türlü işkencelere maruz kalsa da çetin ceviz. Yan hücredeki arkadaşı Finn ile birlikte umuda tutunmaya çalışıyor, geçmiş günleri hatırlıyor. Olayların ne ara bu noktaya geldiğini anlamak içinse Marina’ya ihtiyacımız var. Dört yıl öncesine gidiyoruz “Marina” alıyor sözü. Aklı havada bir lise öğrencisi Marina… Komşularının oğlu James’e umutsuzca aşık. Anne ve babasının ölümünden sonra yıkılmış James ise abisiyle birlikte yaşayan bir dahi. Abisi de önemli bir figür, herkesin sevdiği kongre üyesi Nate. Bir de James’in arkadaşı var. Marina’nın hiç hazzetmediği, James’in kuyruğu olarak adlandırdığı Abbott. Nate’in davetiyle üçlümüz özel bir geceye katılıyor. Kız arkadaşlarının gazıyla artık James’le sevgili olmak için adım atmaya karar verdiği gecede Marina’nın şahit olduğu sarsıcı bir olayla her şey hızla değişiyor. James, Abbott ve Marina için artık bambaşka bir mücadele başlıyor.

Okurunu önce gelecekle tanıştırarak birçok soruyla baş başa bırakarak romana başlayan Terrill, karakterlerini tanıtıyor ve aradaki bağlarını sağlam kuruyor. Romanın üçlünün mücadelesi olduğuna şüphe bırakmadan ilerlerken de tam heyecan yaratması gereken yerde hamlesini yapıyor. Bu doğru kurgu sayesinde roman henüz ortalara gelmeden okuru iyice sarıyor ve heyecana sürüklüyor. Yazarın çok etkili ve vurucu bir başlangıç ya da final çabasına girişmeyip, anlattığı hikayeyi ön plana çıkarma tercihi de tam bir bütün yaratmış. Altı çizilecek cümleler yaratmak için beylik laflar ya da klişe diyaloglara da girişmemiş. Allayıp pullanan ya da pazarlanan bir romantizm de yok. Doğal, inandırıcı ve heyecanlı bir hikayeye giden yolu da böyle açmış. Terrill’in bir diğer tercihi de çok açılmamak olmuş. Yan öyküye girişmemiş, gelecek tasvirine soyunmamış. İstese çok karanlık bir gelecek sunarak distopyaya evrilebilecek hikayeyi değerlendirme tercihi elbette sorgulanabilir, hatta eksiklik olarak da algılanabilir ama bunu hissettirmeyecek kadar romana hakim Terrill. Kaldı ki yazılmadık bir karanlık kıyamet tablosu da yok zaten. 

Marina’nın Em’e nasıl dönüştüğünü de incelikle işleyen romanın can damarı da bu dönüşümün ortasına denk düşen ikilem. Marina’nın deliler gibi aşık olduğu James, Em’in öldürmek için mutlak hedefi. Bu hedefi gerçekleştirebilecek mi, hâlâ duygular besliyor mu, tetiği çekmekte zorlanacak mı, kapışma ne zaman ve nasıl gerçekleşecek soruları arasında bir solukta bitiyor roman. 

İlk romandan beklenmeyecek ustalıkta bir kurgusu ve doğru tercihlerle işlenen konusuyla çok sürükleyici ve tatmin edici bir roman. Zamanda yolculuk meraklıları mutlaka okuyup keyfine varmalı.

Geçmiş Günlerimiz / Cristin Terrill
Çevirmen: Zeynep Ünalan
Hyperion Kitap
348 Sayfa
24,00 TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template