♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Üstün Dökmen’den yetişkin çocukları sorumluluklarıyla yüzleştiren kitap: Anne-Babayı İstismar – Talepkâr ve Öfkeli Gençler


Prof. Dr. Üstün Dökmen, yılların deneyimiyle toplumumuzun çözümsüz kalmış sorunlarına ışık tutuyor. Bu çarpıcı kitapta aile içi ilişkilere ve bunların toplumdaki yansımalarına yepyeni bir bakış açısı bulacaksınız: Göz ardı edilen gerçekleriyle anne-babanın istismar edilmesi.

Üstün Dökmen, nesilden nesle aktarılarak neredeyse gelenekselleşmiş açmazları bir bir göz önüne serip etkili çözüm önerileri sunuyor ve istismar konusuna bambaşka bir açıdan bakıyor. Aile evini bir türlü terk edemeyen yetişkin çocukları sorumluluklarıyla yüzleştiriyor.

Okurun, adına bakarak kitapta gençlerin topyekûn suçlandığı düşüncesine kapılmaması gerektiğinin altını çizen Dökmen, bu kitapta ergenlik dönemini geçmiş, kendi iradeleri dışında işsiz oldukları veya çeşitli nedenlerle, mecbur kaldıkları için anne-babalarıyla oturmak durumunda kalan gençlerden söz ediyor. Son günlerde gençlere yönelik haksız bir ortam olduğunu da belirtiyor ve “Z kuşağı diye bir şey yoktur,” diyor. X,Y,Z kuşağı kavramlarının bilimsel bir değeri olmadığı gibi bilimsel psikoloji literatüründe de yerinin olmadığına ve buna göre ortada denetlenmesi, adam edilmesi gereken bir genç kuşak olmadığına dikkat çekiyor.

Bu kitapta sadece bazı gençlerin, bazı aşırı talepkâr ve öfkeli gençlerin (onların da ergenlik ötesi yaşlarda oldukları belirtilmektedir) durumu ele alınıyor.

Anne-Babayı İstismar – Talepkâr ve Öfkeli Gençler, konusuna şu sorularla dikkat çekiyor:
- Anne-babalar, yetişkin çocuğunuz tarafından istismar edildiğinizin farkında mısınız?
- Siz her şeyinizi onlara verirken çocuklarınız neden talepkâr davranıyor?
- Yetişkin çocuklarınızın öfkeli olmasının sebebi ne?
- Çocuklarınıza ne zaman sınır koymaya başlamalısınız?
- “Bağlı” ve “bağımlı” kişi arasında hangi önemli farklar var?
- “Çöp Sepeti”, “Paspas”, “Akü” olmak ne demek?
- Çocukların öfke ve taleplerinin hedefi neden sıklıkla anneler oluyor?
- Aile içindeki iletişim kopukluğu nasıl çözülebilir?

Bir alıntı:
“Nerem ağrımıyor ki?”
Hekimler kendilerine başvuran yaşlılara nerelerinin ağrıdığını sorduklarında, sık sık, “Aman yavrum nerem ağrımıyor ki” cevabını alırlar. Aslında bu dedelerin, ninelerin bir yerleri zaman zaman elbette ağrıyordur. Ancak genelde nerelerinin, nasıl ağrıdığını kendileri de bilmezler. İnsanlar uzun yaşadıklarında çocukluklarındaki, gençliklerindeki akrabalarını, arkadaşlarını birer birer kaybetmeye başlarlar. Üstüne üstlük, işi gücü olan yetişkin yaştaki çocukları; dersleri, sosyal medyaları olan, yaşıtlarıyla arkadaşlık etmek isteyen torunları da onlarla yeterince ilgilenmemektedir. Muhtemelen bu yüzden, “Nerem ağrıyor ki” dediklerinde, aslında farkında olmadan, “Ben kendimi yalnız, işe yaramaz hissediyorum,” demeye çalışırlar. Yalnızlık duygusuyla baş etme çabaları ise giderek çocuklarının duygularını, enerjilerini istismara dönüşür.

Üstün Dökmen Diyor ki;
Öncelikle şunu vurgulamak isterim; bu kitapta Z-Kuşağı herhangi bir şekilde suçlanmamaktadır; zaten X, Y, Z kuşakları diye de bilimsel bir sınıflama yoktur. Kitapta ergen-anne baba çatışması da ele alınmamaktadır. Sadece ergenlik dönemini geride bırakmış olan ve herhangi bir nedenle anne babalarıyla birlikte oturan veya onlardan ayrı oturan fakat onlarla çatışan, onlara karşı talepkâr ve öfkeli davranan gençler ele alınmaktadır. Kitapta, işsizlik  ortamında iş bulamadıkları için anne babalarıyla birlikte yaşamak zorunda kalan gençleri, niçin iş bulamıyorlar diye suçlamadan yalnızca şu öneriler ileri sürülmüştür:
"Para kazanıp ayrı ev tutamıyor olabilirsiniz; ancak lütfen dilinizi tutunuz, birlikte yaşadığınız büyüklerinizi, önünüze konulan yemeği sürekli olarak olumsuz yönde eleştirmeyiniz."

"Her şeyi annenizden beklemeyiniz; eve ekmek getiremiyor olabilirsiniz; fakat hiç olmazsa ekmeği mutfaktan yemek masasına siz götürünüz."

Kitapta ayrıca, bazı evlerde evin annesinin ev işleri konusunda mecburcu olarak algılandığı, adetâ eski dönemlerin halayıkları rolüne itildiği ifade edilmektedir. Kitaba göre anne babanın enerjisini, emeğini, duygularını istismar etmenin yanı sıra bazı gençler, içki paralarını ve kumar borçlarını onlara ödeterek de onları istismar ederler. Kitapta, bu türden istismarlarla anne babaların nasıl baş edebilecekleri anlatılmaktadır.       
       
Üstün Dökmen: 1954’te İstanbul’da dünyaya geldi. 6 yaşındayken tiyatro ve roman yazmak istediğini söyledi. Bir edebiyat öğretmeni olan annesi ona Fuzuli’nin “İlimsiz şiir temelsiz duvara benzer, gayet itibarsız olur.” diye öğütleyen şiirini okudu ve “Önce bir bilimde derinleş, sonra sanatla uğraş.” öğretisinde bulundu. Dökmen bu öneriyi ciddiye alıp bir süre fizik okuduktan sonra, psikolojide lisans ve yüksek lisans, PDR alanında doktora ve profesörlük derecelerini aldı. Tiyatro eserlerinden Komşu Köyün Delisi, Devlet Tiyatrolarında 477 defa sahnelendi. Bugüne kadar on romanı, çok sayıda tiyatrosu ve şiir kitabı yayımlandı.

Anne-Babayı İstismar – Talepkâr ve Öfkeli Gençler / Üstün Dökmen 
Dizi / Tür: Kurgu dışı
Epsilon Yayınları, Mart, 2021
Sayfa Sayısı: 136
Fiyat: 20,00 TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template