♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Değişimin Buruk Kelâmları : Münhal

İletişim yayınları geçtiğimiz ay yeni bir yazarla tanıştırdı bizi... Kendi ifadesiyle, Oğuz Atay gibi mühendis olmaktan memnun, sinema yapmaktan vazgeçmeyi düşünmeyen bir 87’li... Beş öyküden oluşan kitabı “Münhal” ile okurun huzuruna ilk kez çıkıyor Ekin Can Göksoy... 

Yeni bir yazar ama çoktan olmuş ve her şeyin farkında bir yazar... Zaten kendini bildi bileli yazdığını belirtmiş... Biri hariç son iki yılda yazdığı öykülerden oluşuyor kitap... Ana teması ortak olan öykülerin, anlatım farklılıkları dikkat çekiyor... Ki o da yazarın en çok dikkat çeken yönü... Türü, anlatımı öykünün hizmetine vererek doğru seçim yapmış Göksoy... Bu seçimin sonucunda da geniş bir yelpaze oluşmuş... Halk edebiyatı örneğinden bilim kurguya uzanan okura da keyif veren bir kaleydoskop bu, arka kapakta da belirtildiği üzere...  

Sırasıyla; “Mermer Başlı Adam”, “Alnico”, “Kelâm”, “Dolapdere’nin Cadıları” ve “Saadet Apartmanı”nın ortak derdi değişim... Kahramanların öncesi ve sonrasına dair değişimlerinin peşinden gidiyoruz... Bazen öncesinden, bazen sonrasından son öyküde de ikisinin harmanından... Önce insanın değişimini anlatan yazar, son öyküde de bir apartmanın değişimi ile güzel bir final yapıyor... Öykülerin diğer ortak noktası da, yazarın verdiği tedirginlik ve mesafe hissi... Her okuru zorlamayabilir ama beni zorladı bu durum... İlk öyküden sonra başka kitaba kaçıp geri döndüm, üçüncü öyküden sonra sevebildim kitabı...

Öyküleri tek tek dile getirmek gerekirse...
Halk edebiyatı dilini kullandığı “Mermer Başlı Adam”, çok iyi bir başlangıç değil... Takibi zor, akıcılıkta bolca tekleyen ve atmosferi bir türlü kurulamayan, yer yer bir önceki cümleye dönüş yaptıracak kopuklukta... Zaten kitabın da en zayıf öyküsü, ki ortak temadan kurtarıyor onu da... 

“Alnico” ile bilim kurgu sularına dalıyoruz ve büyük bir fizikçiye selam çakarak fantastik de bir finalle biten öykü de aynı teklemelerden muzdarip... Daha iyi olabilecekken, gereksiz karakterler ve fazla cümlelerle uzarken ilgiyi kaybettiren bir öykü...

Kitabın en kısa öyküsü “Kelâm”, en sevdiğim öykü oldu “Münhal”de... Ne eksik ne fazla, tam olması gerektiği gibi... Diğer öyküler için şöyle yapılabilirdi, böyle anlatılabilirdi diyebilirim ama “Kelâm”ın noktasına virgülüne dokunmaya gerek yok...

Çocuğun gözünden, ilk ağızdan anlatılan “Dolapdere’nin Cadıları”, atmosferiyle öne çıkıyor ilkin... Karakterleri de çabucak tanıyoruz ama öyküye katkısı olmayanlar da var içlerinde... Finali de gerekli vuruculuktan uzakta, o güvercin tedirliğini hissediyor olsak da o anın tadına varamıyoruz bir türlü...

Bir apartmanın yıllara yayılan öyküsü “Saadet Apartmanı” çok iyi bir son kitap için öncelikle... Önceki dört öykünün harmanı ve yazarın kendine has tortusunu bırakmasını sağlayan imzası... En akıcı okumayı da sağlayan öykü aynı zamanda...

Bir ilk kitap için iyi olsa da, tedirginliği ve mesafesiyle yer yer fazla cümleler barındırmasıyla bir çırpıda bitmiyor Münhal... Geniş yelpazesine rağmen içine çekemiyor öyküler... Her yazarın teoride düşündüklerini pratiğe sorunsuz dökmesini bekleyemeyiz zaten, hele ilk kitapta hiç bekleyemeyiz... Röportajlarında söylediklerinden görüldüğü kadarıyla, tercihleri ve bakışı çoktan olgunlaşmış yazarın aynı olgunluğu kalemine de yansıdığında takip edilecek bir yazar kazanacağımız aşikar... Eksilerine rağmen iyi bir ilk adım “Münhal”... Gözden kaçırılmaması gereken bir erken tanışma... İkinci adımın çok daha iyi olacağının müjdesi...


Münhal / Ekin Can Göksoy
Editör: Levent Cantek
Kapak: Suat Aysu
Yayın No: İletişim - 2068
Dizi No: Türkçe Edebiyat - 322
1. baskı - Kasım 2014
115 sayfa
ISBN: 9789750516573
Fiyat: 12,00 TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template