♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Doris Lessing’in Anıları Tek Cilt Olarak Raflarda

2007 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi dünyaca ünlü İngiliz Yazar Doris Lessing’in ‘’Tenimin Altında’’ ve ‘’Gölgede Yürümek’’ adlarıyla iki cilt olarak yayımlanmış Otobiyografisi, şimdi Kırmızı Kedi’den tek cilt olarak raflarda…

20. yüzyılın toplumsal ve siyasi karmaşasına yakalanmış bireylerin yaşamlarını ele alan romanlarında, feminizm, cinsiyetler arası savaş ve bütünlük peşinde koşan bireyleri işleyen Lessing, marksist ve feminist kimliğiyle edebiyat dünyasının önemli isimlerinden biri... Ona vermezler dediğimiz Nobel’i de alarak büyük kitapların büyük yazarı sıfatını hakeden Lessing’in otobiyografisi uzun zamandır raflarda yoktu... Otobiyografinin ilk cildi “Tenimin Altında” 2004’de raflara çıkmış ama ikinci cilt bildiğim kadarıyla hiç çıkmamıştı... Çare Kırmızı Kedi’den geldi ve artık yeni çevirisiyle iki cilt bir arada raflarda...

Diğer otobiyografilerden farklı olarak Lessing, sadece kendisini anlatmıyor... Toplumsal isyanların, emperyalizmin vahşi yüzünü ortaya çıkarışının, ırkçılığın, köleliğin, iki dünya savaşının, kısacası 20. yüzyılı şekillendiren ve 21. yüzyılda bile uzantılarından kurtulamadığımız pek çok olay da başrolde... Her başkaldırının, her tartışmanın, her ayrımın çok daha keskin hissedildiği bir coğrafyada, yerel ile evrenseli bireysel ile toplumsalı ustalıkla kaynaştırdığı üslubuyla aktarıyor Lessing...

“Neden bu kadar acı bir şekilde şaşırıyoruz. Ülkemiz ya da dünya bir başka belaya veya karışıklığa daldığında? Kim bize daha iyisini vaat etti? Ne zaman daha iyisinin sözü verildi? Niçin zamanımızda bu kadar çok insan ihanete uğramış bir çocuğun duyguları içinde?” 

Nobel ödüllü yazar Doris Lessing’in (1919-2013) iki ciltlik otobiyografisinin ilk cildi Tenimin Altında, yazarın İran’daki bir İngiliz ailesinin kızı olarak doğumu, Güney Rodezya’ya gidişi ve oradaki hayatını konu alarak yaşamının 1949’a kadar olan kısmını kapsıyor. Lessing bu kitapta bir birey olarak bilincinin, bir kadın olarak cinselliğinin ve modern insan olarak siyasi kimliğinin gelişimine ağırlık verirken, bir yandan da 20. yüzyıldaki dünya savaşlarının sıradan insanların üzerinde sebep olduğu onulmaz yıkım ve sömürge topraklarındaki ırkçılığa dair kendi hatıralarından kesitler sunuyor. 

Otobiyografinin ikinci cildi Gölgede Yürümek ise yazarın savaş sonrası İngilteresine kucağında oğlu Peter ve elinde ilk romanı Türkü Söylüyor Otlar’ın taslağıyla birlikte gelişiyle başlıyor. Lessing bu kitapta komünizmin 1950’lerin entelektüel yaşantısını hâkimiyeti altına alışını ve sonraları kendi neslinin öteki entelektüellerinin çoğu gibi radikal jargon ve siyasetten hayal kırıklığına uğrayarak bu ideolojiyi nasıl ardında bıraktığını anlatıyor. Bunların yanı sıra Lessing genç, yalnız bir anne ve bohem bir yazar olarak tecrübelerine, arkadaşlarına, sevgililerine, siyasal aktiviteleri ve tiyatrodaki deneyimlerine dair hayatından çarpıcı kesitler sunuyor. Doris Lessing’in bu iki ciltlik otobiyografisi, okuyucuya bir yazara ve onun yazın sürecinin derinliklerine temas etme fırsatı vererek, bunun yanı sıra Soğuk Savaş döneminin siyasal, sanatsal ve toplumsal yaşantısına dair eşsiz bir portre çiziyor.
Çok sayıda role - çocuk, eş, anne, yazar, ‘beyaz’, komünist - bürünüp farklı deneyimler yaşasa da, temelde aynı sözü söylüyor Doris Lessing: “Ben asla onlar gibi olmayacağım!”

Tenimin Altında’dan alıntılar...

“Biz duygulanım manyağıyız, heyecanlara yatkınız, eğer bu, tehlike ve ölüm demekse biz zaten hazırız. Her kuşak, savaşa bir öncekilerin nostaljik sesleriyle hazırlanmıştır.”

“Tenimin altındasın, ta yüreğimin dibinde. Öyle derinde ki, aslında bir parçasısın...”

“Siyahların ellerindeki bütün toprakları çalan sonra da onları yükseltmek, uygarlaştırmaktan bahsedenlere ne diyebilir ki bir insan? Bir ülke ki yüz bin beyaz, bir milyon siyahı uşak ve ucuz işçi olarak kullanıyor, onlara eğitimi, öğretimi çok görüyor ve bütün bunları da Hristiyanlık adına yapıyor, ne denebilir ki?”

“Çoğu komünistin, komünizmin ne anlama geldiğinden haberi bile yoktu. Ünlü bir film yapımcısıyla bir yemek hatırlıyorum, komünizmin ve Sovyetler Birliği'nin erdemlerinden bahsediyordu, kendisine komünist diyordu ve "Bir komünistin tanrıtanımaz da mı olması gerekir?" diye soruyordu. "Diyalektik materyalizm diye bir şey var" dediğimde, insanların maddi refahlarını düşünmemeleri gerektiğini söyledi. Bu tür cehalet, modaların peşinden giden koministlerde sık rastlanır.”

“Kapalı kapı mekanizmasını her yönüyle biliyordum, dışarıdan gelen güçlü bir çarpmayla değil de içimde olan bitenlerden dolayı kapanıyordu. Eğer arkada bırakılan şey bir insansa o zaman kapı kendiliğinden kapanır. "Yaa" diye düşünürüm, " demek kapı kapandı öyle mi?" Ve ondan sonra başka hiçbir şey beklemem, her zaman davrandığım gibi davranmayı sürdürüyor olsam da, üç aşağı beş yukarı iyi olduğumu umarım.”

Dizisi : Dünya Edebiyatı 
Türü : Otobiyografi
Özgün Adı : Under My Skin / Volume One of my Autobiography to 1949
Walking in the Shade / Volume Two of my Autobiography, 1949-1962.
Yazan : Doris Lessing
Çeviren : Dilek Berilgen Cenkciler
Editör : Selçuk Uygur
Sayfa : 852  
Fiyatı : 50 TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template