♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Always Be My Maybe : Hırslı ile Korkak

Birlikte büyüyen çocuklar eninde sonunda birbirlerine ilgi duyar ve karşı cinste aradıklarının hepsinin meğer onda olduğunu fark eder ve mutlu son için her yolu dener düsturu sinemanın, özellikle de Amerikan sinemasının vazgeçmediği konulardan biri. Birbirinin her şeyini bilen ve onu en iyi tanıyan kişi karşı cinsse artık sevgili olmalılardır. Aksini düşünmek zordur. Aksi olsa bile yıllar geçecek yine yollar kesişecek ve kaçınılmaz olarak çift olacaklardır. 31 Mayıs itibariyle Netflix’te izlenmeye sunulan “Always Be My Maybe” bu düsturu benimseyen bir romantik komedi olarak karşımızda.

Senaryosunu çiftimizle birlikte “Grimm” dizisi ve “Please Stand By” ile tanıdığımız Michael Golamco’nun kotardığı filmin yönetmen koltuğunda Nahnatchka Khan oturuyor. Dizilerle ismine aşina olduğumuz Khan, üç bölümlük dizi denemesinin ardından ilk uzun metraj denemesinde. Yaratıcısı olduğu ilk dizi “Don't Trust the B---- in Apartment 23” ile iptali gören Khan, ikinci denemesi “Fresh Off the Boat” ile tutturmuş ve yüz bölümü devirmiş durumda. Zaten karşımızdaki film o diziden doğmuş, üç kafadarın ortak üretimi. Dizinin yaratıcısı Khan, başrolü Randall Park, senaryo ekibinde de Ali Wong bulunuyor. Hatta Wong bir bölümde konuk oyuncu olarak da yer almış. Diziyle birlikte sivrilen ve yükselen yıldıza dönüşe Randall Park, 2005 yılından bu yana sektörün her alanında üretiyor. Müzisyen, senarist ve yönetmen kimliği de mevcut. Wong da “Baby Cobra” ile yükselişe geçen stand-up şovlarının yanı sıra “American Housewife” ile dizi oyuncusu olarak da adını duyurmuş bir isim. Wong ve Park’a, James Saito, Michelle Buteau, Vivian Bang, Susan Park ve Daniel Dae Kim eşlik ediyor. En önemli eşlikçiyse kısacık rolüyle kendisini oynayan ve o anlarda filmi bir tık yukarıya çıkaran Keanu Reeves. 

Yan yana evlerde yaşayan iki çocukla tanışıyoruz. Annesi ve babası hep işte olduğu için evde sürekli yalnız kalan, kendi yemeğini kendi yapan akıllı bıdık Sasha Tran ve annesinin etrafında toplanmış mutlu ailenin çocuğu Marcus Kim. Okula sürekli annesinin fazla fazla yaptığı çorba termosuyla gitmemek için kapısını çaldığı Sasha ile Marcus’un dostlukları ergenliklerine kadar sürüyor. Hayalleri ve mezuniyetleri derken gelen ilk cinsel deneyim sonrası zamanda sıçrıyoruz. Günümüzdeyiz. Sasha ülkenin önde gelen aşçılarından olmuş kendi lokantalarını açmış başarılı ve zengin kadın. New York’ta kendisi gibi ünlü sevgilisiyle yaşıyor ve rüyalarına ulaşmış durumda. Marcus ise halen San Fransisco’da bıraktığımız gibi kalmış. Aynı evde, babasıyla yaşıyor. Babasıyla birlikte çalışıyor ve geçen yıllara rağmen müzik grubu sadece aynı barda sahne alarak olduğu yerde sayıyor. Sasha’nın yeni lokantasını açmak üzere San Fransisco’ya dönmesiyle yaşanan karşılaşma ile eski defterler açılıyor ve acabalar, keşkeler arasında olaylar gelişiyor.

Oldukça klişe bir senaryoya sahip olan film herhangi bir orijinallik barındırmıyor. Öyle bir iddiası varmış gibi de görünmüyor zaten. Karakterlerini ve aralarındaki bağı çabucak tanıtmak sonra da olayı akşına bırakmak dışında bir çabası da yok. Bildiğimiz hikayeler ve karakterler birbiri ardına geliyor. Replikler de beklendiği gibi. Çocukluk aşkı ile atılan ilk adımın sonrası da farklı sınıflardaki bireylerin birlikte olma çabaları. Birbirlerine zıtlıkları, çatışmaları ve dünya farklılıkları üzerinden romantizm ve komedi çıkarmaya çalışıyor Always Be My Maybe. Elbette bu kadar tanıdık bir konu olunca bu formül hiç işlemiyor. Şaşırtıcı hiçbir şey olmaması, sürprize hiç yer vermemesi sayesinde dümdüz bir vasatlıkta seyrediyor. Buna bir de uzun süre eklenince akmayan bir filme dönüşüyor. Muhtemelen türün bağımlılarını bile zorlayacak derecede. 

Klasik ve durağan hikayeyi canlandıran ve muhtemelen filmin izlenmesini sağlayan tek şey Keanu Reeves’in varlığı. Sasha’nın bir netflix partisine catering yapması sayesinde ünlü aktörle tanışmasıyla film tempo ve akıcılık kazanıyor. Reeves’in kendisini dalga geçerek oynamasıyla güldüren anlar peş peşe geliyor. Akılda kalabilecek tek sahne çiftler buluşması da böylece oluşuyor. Yemek kültürü üzerine eleştirilerin de eklenmesiyle zirve anı yakalanmış. Reeves sonrası eski temposuna dönen filmin diğer yan karakterlere hiç çaba harcamaması ve yan öykülere girişmemesi yüzünden beklenen sonu izlemek dışında yapılabilecek bir şey yok. 

Wong ve Kendall’ın uyumunun getirdiği gerçekçilik dışında hiçbir özelliği olmayan “Always Be My Maybe” türün en temel prensiplerini eskimiş kodlarla uygulayan bir vasatlık. 101 dakikalık süresiyle romantik komedi hastalarının bile sabrını zorlayacak bir zaman kaybı. Hırslı bir kadının karşısındaki erkeğe “benimle birlikte olmak için korkularını yenmeli ve risk almalısın” demesine karnımız uzunca bir süredir tok.

Share this:

Yorum Gönder

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template