Yazarlık Yaşamında 40 Yılı Geride Bırakan Usta Kalem Pınar Kür Yeniden Can Yayınları’nda

Çarşamba, Eylül 28, 2016 by Serkan Murat KIRIKCI
10 yıl aradan sonra yazdığı romanı “Sadık Bey” ile okurları selamlayan Pınar Kür’ün başyapıtı “Asılacak Kadın” ve Mine Söğüt ile yaptığı söyleşi kitabı “Aşkın Sonu Cinayettir” Can Yayınları etiketiyle raflarda.

Pınar Kür’den Türkçe edebiyatın klasikleri arasına girmiş bir başyapıt : Asılacak Kadın
Asılacak Kadın, yayımlandığı ilk günden büyük ses getirmiş, gerek anlatım tekniği gerekse kadının toplumda konumlandırılmasına ilişkin cesur tavrıyla Türkçe edebiyatın klasikleri arasına girmiş bir roman. Nicesini gazetelerin iç sayfalarında okuyup geçtiğimiz bir cinayeti ele alan Pınar Kür, kadına karşı örülmüş yargının ardında yatan toplumsal dokuyu da tüm gerçekliğiyle masaya yatırıyor. 

“Her biri kendi iç bütünlüğünde, alabildiğine öznel tutulan üç söylem: Çıkarını ‘ortak bilinç’in çıkarıyla bütünleştirmiş Faik İrfan Elverir’in insanlıktan soyutlanmış söylemi. Cinsel bir nesne, somut bir çaresizlik, tam bir kurban konumuna yargılı Melek’in, sesi olmayan söylemi. Ve şaşkın, toy bir iyi niyetin çıkmazında bocalayan Yalçın’ın edilginliği aşamayan bilincinden yansıyan söylemi. Bu üçünün, romanın ana sözü bakımından, neredeyse önemini yitiren bir kilit olay (yalı cinayeti) çevresinde sarmallanmasından bir o kadar nesnel bir mesaja ulaşılıyor. Pınar Kür’ün, yürekli bir toplumsal eleştiriyi yazının olanaklarıyla bağdaştırdığı bu roman, kadının, dolayısıyla da elbet insanın onurunu tehdit eden yozlaşmışlıktan bir kesiti sorguluyor.”  Füsun Akatlı

Mine Söğüt’ten Pınar Kür ile hayat ve edebiyat üzerine bir söyleşi kitabı : Aşkın Sonu Cinayettir
“Aslında yazarın nihai amacı insanları mutlu kılmak değildir. Yazarlar iyi insanlar değillerdir, iyi olmak isteseler doktor, hemşire, yuva öğretmeni olur insanlara yararlı işler yaparlardı. Birisi, ‘Okudum kitabını, ağladım, perişan oldum,’ derse ben memnun olurum. O akılda kalır. Mutluluğun romanını yazmış olan kim var? Çünkü hikâye yoktur mutlulukta. Zaten mutlu olduğun anda roman yazmak da aklına gelmez, okumak da. Herkesin çok mutlu olduğu bir romanı niye okuyasın ki. Sinirden ölürsün...”

İlk romanı Yarın Yarın’ın 1976 yılında yayımlanmasının ardından edebiyat dünyasının yıldız isimlerinden biri olarak anılmaya başlayan Pınar Kür yaşamının önemli köşetaşlarını ve edebiyat başta olmak üzere sanata dair fikirlerini paylaştığı Aşkın Sonu Cinayettir ilk olarak yazarlık kariyerinin 30. yılında okurla buluşmuştu. 10 yıl sonra Can Yayınları’na dönüşüyle birlikte yeniden okurla buluşan kitap, yazarın dünyasının yakından tanımak ve onu anlamak için bulunmaz bir fırsat.

Mine Söğüt’ün Pınar Kür ile yaptığı uzun sohbetin kitabı Aşkın Sonu Cinayettir, bir kadın yazarın dünyasına bir başka kadın yazarın rehberliğinde yapılan bir ziyaret. 

“Pınar Kür kendi hayatını, dünyasını ve tecrübelerini hayal gücüyle harmanlayıp yazdıklarına ustaca aktarabilen bir yazar. Ve bir yazarın sahip olabileceği şahane bir zenginliğe sahip: Sanki çok kişilikli gibi. Bitmeyen Aşk’ın, Küçük Oyuncu’nun ve Yarın Yarın’ın başka, Bir Cinayet Romanı ile Sonuncu Sonbahar’ın bambaşka, hikâyelerin ve Asılacak Kadın’ın yazarı olarak da daha başka bir Pınar Kür var bence! Bunlar bir okur ve yazar olarak görebildiklerim. Sanırım yazarımızın renkli dünyasında anne, sevgili ve arkadaş olarak daha başka Pınar Kürler de var... Bu zengin kişiliği, yazarlığa verdiği önemle birleşince, kendini her kitabında biraz daha aşmaya, farklı bir şeyler üretmeye, daha önce söylenmemiş şeyler söylemeye adamış ve otuz yıllık yazarlık hayatında, önündeki farklı yükseklikteki basamakları kâh küskünlükle kâh neşeyle, ama asla kişiliğinden ve beklentilerinden ödün vermeden tırmanmış. Bu zorlu tırmanışta ona zaman zaman gözüpeklik, zaman zaman da yılgınlık eşlik etmiş.”  Mine Söğüt

“Aşkın o zamanki tanımı neydi sizin için?”

“İnsan gençken aşkın tanımını yapmayı düşünmüyor ki, yaşıyor sadece ve biraz aptalca. Aşkın tanımını yapmak için onu birkaç kez yaşamak, yaşın da kırka gelmesi gerekiyor galiba. Gençken derin sandığın duygular aslında epeyce yüzeysel. Olanakların sınırsız, vaktin sonsuz sanıyorsun... Daha doğrusu pek düşünmüyorsun, hayatın bir sürü son içerdiğini aklına getirmiyorsun.

Gene de, o zaman bilincinde değildim tabii, ileriki yıllarda yaptığım analizler sonucu anladım ki, aşk benim için her zaman mutluluktan çok mutsuzluğu içermiş. En mutlu olduğumu sandığım anlarda hep mutsuzluğu beklemişim. Son diye bir şeyi aklıma getirmediğim zaman bile bilinçaltımda bir yerde hazırlanıyormuşum sona. Bitmeyen aşk yok yani, ama bunu sonra konuşuruz.”

PINAR KÜR, Bursa’da doğdu ama hiç orada oturmadı. Çocukluğu Anadolu’nun çeşitli kentlerinde ve Londra’da geçti. On üç yaşında gittiği ABD’de beş yıl kaldı. Ortaöğrenimini New York’ta tamamladı, yükseköğrenimine yine orada başladı. İstanbul’da Robert Kolej Yüksek Okulu’nu bitirdikten sonra beş yıl Paris’te yaşadı. Sorbonne Üniversitesi’nde, Karşılaştırmalı Edebiyat Kürsüsü’nde doktora yaptı. Yurda döndükten sonra Devlet Tiyatrosu’nda çalışmaya başladı. Çeşitli gazete ve dergilerde tiyatro eleştirileri yazdı. 1984’te Akışı Olmayan Sular adlı öykü kitabıyla Sait Faik Öykü Ödülü’nü kazandı. İstanbul Bilgi Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yaptı.

ASILACAK KADIN / Pınar Kür  
Tür: Roman
Sayfa sayısı: 152 Sayfa
Fiyatı: 14 TL
Yayın tarihi: 26 Eylül 2016

AŞKIN SONU CİNAYETTİR/ PINAR KÜR İLE HAYAT VE EDEBİYAT
Söyleşi: Mine Söğüt  
Tür: Söyleşi
Sayfa sayısı: 414 Sayfa
Fiyatı: 30 TL
Yayın tarihi: 26 Eylül 2016


0 blogger-facebook:

Yorum Gönder

Etiketler