♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Absolutely Anything : Mutlak Güçle Donatılmış El

Uzaylılar yok etmek üzereyken dünyayı son bir teste tabi tutmak isterse ne olur? Ya bu test için sıradan bir dünyalı seçilir ve ne isterse gerçekleştirebileceği bir güç de ellerine verilirse? Rastgele seçilen bu dünyalının seçimleri tüm kaderi belirlemek için yeterli midir? İşte bu sorunun peşinden giden 2015 yapımı İngiliz işi “Absolutely Anything” bilim kurgu ile komediyi harmanlıyor.

Gavin Scott ve Terry Jones’un kotardığı senaryoyu peliküle aktaran da Jones olmuş. Kariyerine “The Young Indiana Jones Chronicles” dizisinin senaristlerinden biri olarak başlayan Scott, sonrasını da aynı kıvamda işlerle devam ettirmiş bir isim. “The Borrowers” ve “Small Soldiers” imzasını attığı en önemli filmler olurken tek yönetmenlik denemesine de 2006’da hızla üçlemeye dönüşen “Treasure Island Kids: The Battle of Treasure Island” ile vermiş. Terry Jones ise çoktan efsaneleşmiş önemli bir isim. Monty Python ekibinin üyesi olan Jones yönetmenliğe de ekibin filmleriyle başlamıştı. Terry Gilliam ortaklığı sonrasını da “Personal Services” ve “Erik the Viking” ile getiren Jones, 1996 yapımı “The Wind in the Willows”dan 19 yıl sonra yeniden yönetmen koltuğuna oturmuş. Filmin bu kadar ilgi görmesinin sebebi de bu geri dönüş. Simon Pegg, Kate Beckinsale, Sanjeev Bhaskar, Rob Riggle, Eddie Izzard, Joanna Lumley’in başını çektiği oyuncu kadrosuna Monty Phyton ekibi de seslendirmeyle destek veriyor. John Cleese, Terry Gilliam, Michael Palin, Eric Idle ve Terry Jones’un yanı sıra Robin Williams da son seslendirmelerinden birinde...

Uzaylılar dünya yok etmek üzere gözlerine kestirmiş. Aralarında bir türlü uzlaşamayınca son bir sınava tabi tutmak istiyorlar. Rastgele seçecekleri bir adama her şeyi yapabilme gücü verecek ve iyi mi kötü mü olduğunu anlayacaklar. İnsanlığı temsil edecek bu adam elini sallayacak ve ne isterse olacak. Seçilen adamımız da ezik bir adam oluyor. Okula sürekli geç kalmasıyla müdürü bezdirmiş, kimsenin umurunda olmayan öğretmen Neil ile tanışıyoruz. Komşusuna aşık Neil güçlerini fark edince eğlence başlıyor.

Absolutely Anything işin arkasında Terry Jones olunca beklenti yaratan bir komedi. İyi bir senaryo ve deli fişek bir komedi beklentisi yaratıyor. Ama öyle olmadığı daha konusundan belli... 2003 yapımı “Bruce Almighty”nin vasat İngiliz kopyası olmanın ötesine pek geçemiyor. Yaratıcılığını konuşturmak yerine aile güldürüsü peşinden koşan Jones bunu da kısmen başarmış. Tempo sorununa düşmeden, teklemeden güldürüyor, eğlendiriyor. Çok üzerine gitmese de bir kaç eleştiriyi de araya sıkıştırıyor. Catherine’in işi dolayısıyla modern zamanlarda kitaba ve yazarlara dair bakışı üstün körü geçilse de gayet iyi. Neil’in elini salladığında her istediğinin gerçekleştiğini keşfetmesiyle içine düştüğü durum neyi isteyeceğini bilmemesi aslında. Bunu vurgulamak için yapılan numaraların tamamen seyircinin nabzına şerbet olduğunu görmek başka bir isim olsa dokunmaz ama işin arkasında Jones olunca hayal kırıklığı yaratıyor. Daha büyük penis, daha kaslı vücut gibi isteklerle seyirciye hoş görünme tercihiyle de kalmamış iş. Köpeğiyle yaşayan Neil’in arkadaşı Ray’e geçtiği kıyağın sonuçları filmin en komik anlarını oluşturuyor. Buna karşın Catherine’in takıntılı aşığı Grant ise tam zıttı olarak kabus gibi. Filmin en çok sırıtan ve suni duran karakteri aşırı Amerikan durmakla kalmıyor filmi de basitleştiriyor. Grant sayesinde zincirlerinden boşanma, zıvanadan çıkma hesabı da bu yüzden tutmamış. Eldeki malzemeyi kötü kullanarak finale doğru yürünmesini sağlamış. 

Bir dönemin gülme krizi yaratan ekibinin üyesinin komedisi beklenenin aksine izle-unut eğlenceliği olarak seyircisini bekliyor. Seyircinin nabzına uygun şerbetler vererek en kolay yolları seçen işleyişine rağmen sıkılmadan izlenebilen bir 85 dakika sunuyor. Monty Python ekibinin ve Robin Williams’ın sesleriyle özlem gidermek de mümkün. 


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template