♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Tekin Yayınevi’nden Ekim Yenileri

1962’den beri kültürel yayıncılığın önde gelen adresi olan Tekin Yayınevi, Ekim ayını dört yeni kitap ve bir de yeniden basımla karşılıyor... Alper Akçam’ın yeni romanı “Eğer”, 11 filme hukuk çerçevesinde bakış atılan kolektif “Hukuku Sinemada Görmek”, R.İhsan Eliaçık’ın Yenilikçi Müslüman Düşünürler Serisinin üçüncü kitabı “Muhammed İkbal” ve Andy Merrifield’in kent hakkı kavramına isyanlar üzerine bakış attığı “Karşılaşma Siyaseti” ayın yeni kitapları... Gönül Çatalcalı’nın yoğun ilgiyle karşılaşan romanı “İsimsiz” ise ikinci baskısıyla yeniden okurla buluşuyor...


Eğer / Alper Akçam

Yanardağ küllerinden beslenen gül;

Karanlık viranelerde öten bülbül gibi bir şey olmalı 
Kimi kez beklenemeyen;

Aile yapıları parçalanmış; toplumsal baskılar altındaki
İki genci el ele tutuşturan bir öykü;

Bulanık, karmakarışık gerçekçilikler içinde farklı seslerin
birlikte söylediği bir şarkı;

Toprağı, çiçeği, böceği, el emeğini, alın terini, hazla
üreteni çoğaltan bir anlam;

Hayat, bu metnin ateşini tutuşturabilirse ve bize
Ulaştırabilirse Eğer…

Kategori: Roman
Basım Tarihi: 5 Ekim 2015
Sayfa Sayısı: 336
20,00 TL


Hukuku Sinemada Görmek / Derleyen: Sevtap Metin
Mark Twain'den bir alıntı yaparak sizlere sesleneceğim…"Olgun bir okuyucu, çoğu kez başkasının yazdıklarında yazarın düşünmediği güzellikler bulur, okuduklarına daha zengin anlamlar ve renkler kazandırır."

Size ulaştığımız anda biliyoruz ki, yorumladığımız bu filmler; nasıl seyirciyle buluştuğu andan itibaren bağımsız bir hayat sürüyorsa, artık biz yorumcudan da bağını koparıp, bağımsızlaşacak… Söz üstüne söz eklenecek. Sinema eserlerinden kotardığımız bu yapıtla ulaşmayı amaçladığımız "belirli!" bir hedef kitlemiz yok. Daha doğrusu salt hukukçulara değil, sinemaseverlere, filozofiye ilgi duyanlara, bir fincan çay veya kahve eşliğinde kendi içine dönmek ve düş kurmak isteyenlere ulaşabilmek isteğimiz.

V FOR VENDETTA : Özgür İnsan vs. Yalnız Tiran / O. Vahdet İşsevenler 
BATMAN: KARA ŞÖVALYE : Zıtların Uyumu: Kaostaki Adalet / Sedat Erçin 
SANIK : Mağdur mu, Suçlu mu? Kadına Yönelik Tecavüz Mitleri / Ülker Yükselbaba 
400 DARBE : Suçluyu Yaratanlar:  Birey mi, Toplum mu? / Meysa Baykal 
İÇİMDEKİ DENİZ : Yükümlülük Olarak Yaşam – Hak Olarak Ölüm / İrem Burcu Özkan 
KIZ KARDEŞİMİN HİKÂYESİ : Organon Çocuk / Hafize Tunçay 
CENNETİ BEKLERKEN : tempora mutantur et nos mutamur in illis / Yasemin Işıktaç 
HER DEVRİN ADAMI : Thomas More Davası / Muzaffer Dülger 
DANTON : Düşün, Fikrin ve Şiirin Büyülü Hikâyesi / Zelal Pelin Doğan
SACCO ve VANZETTİ : Düşünde Neyi Görmeli? / Umut Koloş 
NUREMBERG DURUŞMASI : Themis’in Kılıcının Ucundaki Yargıçlar / Sevtap Metin 
“Siyasiler gerçeği örtmek için, sanatçılar gerçeği göstermek için yalan söylerler.”
Kategori: Hukuk Adalet - Hukuk Üzerine Hukuk Poetikası Dizisi
Basım Tarihi: 5 Ekim 2015
Sayfa Sayısı: 234
16,00 TL


Muhammed İkbal / R.İhsan Eliaçık
Muhammed İkbal'in yaşadığı 1873-1938 yılları dünya tarihinde büyük dönüşümlerin yaşandığı yıllardı. Bir taraftan Osmanlı'nınşahsında İslam medeniyeti çöküş yaşarken diğer taraftan da Batı uygarlığı olanca ihtişamı ile zirvelere çıkıyordu.

Muhammed İkbal, kaybolan bir çağın haykıran son şairlerinden birisi oldu. Giderek nefesi Doğu İslamının şiirsel soluğu haline geldi. Yeni durum karşısında; "Ey şark milletleri! Şimdi ne yapmak lazım?" diye sorarak, yoğun bir arayışın içine girdi.

Muhammed İkbal, şark milletlerine "yeniden inşa" çağrısı yaptı. Artık "ihya" çağları geride kalmıştı. İslam ümmeti eskilerin külüne değil ateşine sahip çıkarak ayağa kalkabilirdi. Bunun için yapılması gereken "bir büyük sentez" ve "bir büyük bütün" oluşturmaktı.

İkbal üzerine uzun yıllardır süren okumalarımın kısa bir özeti olan bu eserde, Doğu İslamının bu haykıran şairinin ruh ve düşünce dünyasını bulacak, İslam milletlerine yönelik çağrısının temel izlerini okuyacaksınız.
Kategori: Yenilikçi Müslüman Düşünürler Dizisi
Basım Tarihi: 5 Ekim 2015
Sayfa Sayısı: 128
14,00 TL


Karşılaşma Siyaseti / Andy Merrifield
1968'i unutun: Eylül 2011'den bu yana yaşadığımız, radikal biçimde yeni ve farklı, daha taze, daha geleceğe dönük ve basitçe akustikten ziyade karmaşık biçimde elektrikli bir şeydir. 

Karşılaşma Siyaseti, şehri hem kuramsal bir incelemenin hem de küresel toplumsal bir mücadelenin alanı olarak ele alıyor. Mekân siyaseti üzerine son yılların en üretken düşünürlerinden olan Merrifield, Henri Lefebvre'in kırk yıl önce ortaya attığı "kent hakkı" kavramını, Tahrir'den Wall Street'e uzanan kentsel isyanlar ışığında yeniden okumaya soyunuyor. 

Kentleri, artık, bir içerisi ve bir dışarısı olan, sınırları belirli birimler olarak ele almanın mümkün olmadığını ileri süren Merrifield, bakış açımızı artık "kent hakkı" değil, "karşılaşma siyaseti" üzerine kurmamızı öneriyor. Kitlesel protestoların parçası olan kalabalıkların nasıl bir araya geldiğini, enerjilerini ve motivasyonlarını nereden devşirdiğini ve ne türden yeni mekânlar ürettiğini ele alan Karşılaşma Siyaseti, bugün kent siyaseti üzerine düşünen herkes için yaratıcı bir tartışma vaat ediyor.
Çeviri : Soner Torlak
Kategori: Kent Mekân Direniş Serisi
Basım Tarihi: 5 Ekim 2015
Sayfa Sayısı: 176
18,00 TL


İsimsiz / Gönül Çatalcalı
-Bir insanın hikâyesi, aynı zamanda "öteki"lerin de hikâyesi midir?
-Hayaller çalınabilir mi? 
-Sevginin tarifi nasıl yapılır?
-Bir aynanın iki yüzünü aynı anda görmek olası mıdır?
-Bir ölüm kaç kişiye dokunur da geçer?

"O sessizlikte zaman zonkluyordu habire. Saatin kadranında değil, guguk kuşunun gagasında hiç değil. Eller, kollar, bacaklar, beyinler uyuşmuş, yalnızca zaman zonkluyordu şakaklarda, söz bittiğinde. 

Zamansız zaman. Evvel zaman, kalbur saman. Upuzun masalın ritmine kapılmış, akıllarındaki soru işaretlerinin yanıtını bir sonraki cümlede bulmaya çalışıyordu dört kişi, ruhsal tükenmenin eşiğinde dört insan, zaman içinde zaman.

Yapbozun parçaları serpiştirilmişti her yere. S. Bunları ağır ağır birleştirmişti, kör sandıkları düğümü çözmüştü, kılıç darbesiyle değil, ipi bir içinden geçirip bir dışından döndürüp, sanki yeniden düğümlüyormuş gibi. Hiç müdahale etmemişlerdi, edemezlerdi, dilleri dönmezdi ağızlarının içinde, öyle kurumuş, öyle sözsüzdüler.

Son ilmekte, yere yayılmıştı iplik upuzun, kendini bırakmıştı sere serpe. Ezber bozan zincirine beyinlerindeki kilitlerin anahtarları dizilmişti."

Güncel olanla geçmişte kalan sarmalındaki okurun, alışılmadık bir anlatım, şaşırtıcı, dahası çarpıcı bir kurguyla, olayların içinde yaşıyormuşçasına hikâyeye dâhil olacağı bir roman: isimsiz...
Basım Tarihi: 5 Ekim 2015
Sayfa Sayısı: 264
20,00 TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template