♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

2013'ün Z Raporu

Malumunuz artık 2013’ü yolcu ediyoruz... Yıl sonu raporları, listeleri derken sıra bize gelsin artık... Yılın bir değerlendirmesini de “kpk” için yapmanın vaktidir... 2013, kpk’da 723 postla geçti... İlk ayları daha çok yenilenme ve kabuk değiştirme anlamı da taşıdı... Daha fazla yeni çıkan kitaptan haberdar edebildik, müziğe daha fazla yer verebildik ve sinema ağırlıklı blog algısını aşmaya gayret gösterdik... Geçtiğimiz ay yayına giren Ajanda sayfasıyla, etkinliklerin de duyurularını geçmeye başladık... Android uygulamasının sayesinde farklı mecralardan okura ulaşabildik... Kasım ayı sonundan itibaren sayfalardaki adwords ve türevi tüm otomatik reklam şablonlarından kurtularak, temiz blog olduk, güvenli içerik sunar hale geldik... Sözün özü bolca yeni dost edindik...

Yayında yedinci yılı geride bıraktığımız yılın, geride kalan ve yayınlanmayan tek yazısıyla 2013'ü kapatmak isteriz... Hatırlarsınız, yıl içinde üç farklı platformda “Blog Ödülleri”nde yarıştık... Adaylık ve oylama sistemi bloggerlar arasında geçen “Bloglar Mahallesi”nin 2013 starlarında beş farklı kategoriye aday gösterilmekten onur duyduk... Bumerang Ödülleri’ndeyse “En Çalışkan Blog” kategorisinde yarıştık ama apayrı bir yazı konusu olacak tuhaf oylama süreci dolayısıyla ilk on arasına kalamadık... Sizden oy istemiştik ama, daha fazla çığırtkan olmamız, sülalenize oy kullandırın dememiz gerektiğini sonradan anladık... Ki demedik, demeyeceğiz... O süreçte seçim sistemine laf ettik diye başımıza gelmedik kalmadı ama, varsın sorun olsun, saldırı olsun... Canımız çok sıkıldı ama olsun, doğru bildiklerimizi söyledik, tüm don kişotluğumuzla... Neyse, üçüncü yarışmamız blogger dostların imece usülü bir araya gelerek çıkardığı ve yazılarımızla katkı vermekten keyif aldığımız “Blogum Dergisi”nin yılın blogu ödülleriydi... Kültür Sanat Blogları kategorisinde oylandık, 1262 oyun % 9'unu alarak dördüncü olduk... O dördüncülüğün sonrasında dergiden sevgili Özlem Çelik bizimle röportaj yapmıştı ama maalesef dergi kapanınca yayınlanmadı... Fırsat bu fırsat diyerek, hem yılı kapatıyor, hem de kpk ile yeni tanışan okura göz kırpıyoruz... Eni sonu her şey, “iyi ki varsın be sevgili okur” cümlesinde bitiyor... Bu yılı saymaz, gelecek yıla da bekleriz...

Bodakedi’nin anlamını sorarak başlamak isteriz. Bizim için açıklayabilir misiniz?
Elbette... İki kelimeden türemiş bir ifade... Çok sevdiğim Kurt Cobain’in küçükken yaptığı yaramazlıkları üzerine atmak için yarattığı bir hayali arkadaşı varmış “Boddah” adını verdiği... Kısaltıp boda yapmıştım, sonra iflah olmaz kedi sevgimi de işin içine katarak birleştirdim... 91-92 civarından bu yana, kitaplarıma cd’lerime imza olarak kullanmaya başlamıştım... İnternette nickname ihtiyacı olduğunda da fazla düşünmeyerek kullanmaya devam ettim...

Blogunuzda "kayıp paylaşımlar koleksiyoncusu" şeklinde bir tabir görüyoruz. Neden bu ifadeyi tercih ettiniz?
2006’da yayına başladığımda, malum çok az blog vardı ve çok çabuk bir şekilde kalıplar ortaya çıkmıştı... Blogdan önceki üslubumunda doğal getirisi olarak, bu kalıpların dışında hareket etmeyi tercih ettim... İçeriğini çağırmayan alan adı ilk adımdı, ikinci adım olarakta alan adını blog adı olarak kullanmak yerine kpk adını verdim. Theo Angelopoulos’un başyapıtı “Ulis’in Bakışı”ndaki bir diyalogdan esinlendim… Filmde baş karakter sinemanın ilk filmlerini araştırıyordu ve nihayet o makaralara ulaştığında, arşivciye “Kayıp Bakışlar Koleksiyoncusu” diyordu... “Bakışlar” yerine “Paylaşımlar”ın bloğa daha uygun olduğunu düşünerek, adını vermiş oldum... Böylece, içeriğinden bağımsız alan ve blog adıyla; kpk, ilk günden itibaren hem kalıbın dışında, hem de özgün bir yapıya kavuşmuş oldu.

Dopdolu bir içeriğe sahipsiniz. Tanıtımınızda yalnızca iki kişi olduğunuzdan bahsediyorsunuz. Bu konuda herhangi bir destek veya yardım alıyor musunuz?
Yalnızca iki kişiyiz evet... Beş yıl boyunca tek başıma yayın yaptıktan sonra, güncel haberleri daha çabuk verebilmek adına, çevirmen ihtiyacı duyduğumda sevgili dostum Elif Işık koştu geldi yardıma... Temmuz 2011’den bu yana, iki kişilik dev kadro gibi görünmekteyiz... Hemen belirteyim, bu durum özellikle tercih ettiğim bir şey ya da seçim değil... İki kişi kalacağız diye bir ısrarım ya da kuralım yok... Bloğun sayfaları yazmak ve katkı vermek isteyen herkese açık ama bunu bir arayış olarakta görmüyorum... Düzenli ve disiplinli bir şekilde yazmak isteyen biri, kendi isteğiyle ileride aramıza katılabilir... Onun dışında zaman zaman sevgili dostum Ercan Dalkılıç kritikleriyle yanımızda oluyor... 

Destek konusuna gelince; aslında hepimizin malumu sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle durum çok değişti... Özellikle twitter’ın destek konusundaki etkisini saymakla bitmez... Desteğimizi okurlarımızdan alıyoruz çoğunlukla... Bunun dışında çok övüne övüne duyurmayı tercih etmediğimiz desteklerde alıyoruz... Nu-Dc’nin sitesinde bizi tavsiye etmesi, Ada Müzik’in kritiklerimizi kendi sitesinde de kullanması, röportajlar sırasında iletişim kurunca bize değer verip, ilgisini eksik etmeyen müzisyen dostlarımızın gösterdiği teveccühleriyle oluşan manevi destekler var ki, ne kadar teşekkür etsek yetmiyor.  

“Blog kardeşliği” uygulaması ile bloggerlar arasında bir bağ oluşturuyorsunuz. Sizi bu uygulamayı kullanmaya iten sebepler nelerdir?
Blogların yapısal olarak yayına başlar başlamaz birçok teknik cambazlık yaptığı herkesin malumu... Backlink yöntemi, seo taktikleri, alexa formülleri gibi işlerle uğraşmayı çok doğru bulmuyorum. Bloggerlar arası bir bağ oluşması gerektiğinden yola çıkarak, yine bağırıp çağırmadan tamamen iyi niyetle birbirimize manevi destek vermek için oluşan bir uygulama... Bu iyiniyetin doğru anlaşılması için, her başvuruyu kabul etmiyor, içeriğin yakınlığına bakıyorum. Ama bu konuda ilk günlere göre aynı hevesi taşımadığımı söyleyeyim... Zaman içerisinde kardeşliği kötüye kullananlar olunca, sayımız beşe düşmüş durumda...

Blogunuzda bir Chaplin köşesi olması dikkatimizden kaçmadı. Peki, neden Chaplin?
Çok uzun uzadıya cevap vermeye gerek yok aslında... Yazı okunduğunda nedeni görülecektir... Sinemanın emekleme döneminde yer alan ve halen etkisini sürdüren, bu etkiyi de sanatın tüm alanlarında görebildiğiniz bir deha... Bu dehayı gösteren bu türde bir yazı olmaması da, kendine ayrı bir sayfa doğurmuş oldu...

Blogum dergisi yılın bloğu ödülleri kapsamında kendi alanınızda dereceye girerek büyük bir başarı sağladınız. Bu başarı blogunuza nasıl katkıda bulunacaktır?
Okurlar bilirler, ödülleri destekleyen umursayan biri değilim... Onların ısrarıyla katılıp, derece almak, blogdan önce okurların başarısı... Oylamaya yaptıkları çağrılar ve paylaşımların karşılığını almasına sevindim... Yedi yıllık süreçte, uzak durduğum bir mecraydı ödüller yarışmalar... Daha çok, bir şekilde keşfedilmeyi bekleyen bir koleksiyondu benim için ama, bu dereceyle daha fazla kaşif gelecek olması en önemli katkı olacak...

Okuyucularınıza vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?
“Her sabah gazetelerden sonra bakıyorum” diyerek, çok sevdiği filmi, kitabı ya da albümü kpk’da keşfettiğini söyleyerek desteklerini esirgemeyen, iki gün yeni yazı olmasa kötü birşey mi oldu diye düşünme inceliğini gösteren okurlara ve bugüne dek kpk’ya emeği geçen dostlara, biliyorum yetmez ama sizin aracılığınızla teşekkür ediyorum... Ve elbette tüm blogum dergisi ailesine...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template