♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Harbinger Down : Donmuş Misafir

Uzaydan gelen varlıkların, bilinmeyen organizmaların araştırmacıların önemli keşiflerini kabusa çevirmelerine artık yabancı değiliz. Türün önemli klasikleri “Alien”, “The Thing” başta olmak üzere bir çok filmde bu kabusa tanık olduk ve hatta bazıları çok sevdik seriye dönüşmelerini sağladık. O yaratıklarla 1986’dan bu yana haşır neşir olan ve yaratıkların beyazperdedeki suretlerini yaratan Alec Gillis ilk yönetmenlik denemesine soyununca doğal olarak o yabancılardan birini misafir etmiş setine. 2015 yapımı “Harbinger Down” o klasiklerden el alarak kotarılmış, gecikmiş bir ilk film...

Senaryoyu da kotaran Gillis, “Alien 3” ve “Starship Troopers” ile oscar adayı olmuş bir yaratıcı. “Aliens”, “Demolition Man” ve “Jumanji” başta olmak üzere bir çok filmde karakter efektlerini yaratıcı kadrosunda yer alan Gillis, ilk yönetmenlik denemesinde Lance Henriksen, Camille Balsamo, Matt Winston, Winston James Francis ve Reid Collums’un başını çektiği oyuncu kadrosuyla çalışmış.

Harbinger gemisindeyiz... Bir yengeç gemisinde. Alaska civarında, Bering denizinde seyir halinde olan gemide mürettebatın dışında üç kişilik bir ekip de mevcut. Beluga balinasının izini süren ekip, buzulların erimesiyle göç yolları değişen balinaları araştırma projesi için çalışıyor. İçlerinden birinin bir buzulun içinde gördüğü ışık da her şeyi değiştiriyor. Güvertiye çıkarılan buzulun içinden çıkan bilinmeyen yaratık, mürettebatı ham yapmak üzere harekete geçiyor.

B türü filmini seksenli yılların video filmleri havasıyla çekmeyi tercih etmiş Gillis. Türün önemli klasiklerine de selam yollamayı ihmal etmiyor. Vasat oyuncu kadrosundan pek verim alamasa da yaratıcılığıyla bunu göz ardı etmemizi sağlıyor. Özellikle “The Thing” ile benzerliği herkesin malumu. Ki 2011’de aynı adla çekilmiş prequel’in yaratıcı kadrosunda yer almış olması da sürpriz değil. Geride kalan filmlerden edindiği tecrübelerden bir karma yaratarak tahmin edilebilir bir karma yapmış ve ağırlığı da yaratığına vermiş. Öncesini, sebepleri, mantığı falan bırakmış yaratığın tam olarak göründüğü ilk sahneye kadar amaç değil araç olarak kullanmış her şeyi. Zaten filmin izlemesi keyifli kısmı da ondan sonrası. Zayıf kurgusu sebebiyle konuya girmesi uzun sürüyor ve seyircinin sıkılıp kaçmasına yol açıyor. Biraz daha tempolu girişip nabza şerbet vererek ilerlese ikinci yarıda hem kendisi coşacak hem seyirci... Yanlış tercihleriyle filme de kötü başlıyor. İlk anlarda el kamerası çekimleri ile “yoksa bu bir buluntu film mi” paniği yaşatması çok gereksiz. 

Öncüllerine saygıda kusur etmeyen ve onların havasına yakın duran “Harbinger Down” vasat bir film de olsa türün fanatiklerine suçlu zevk yaşatmak için bekliyor. Sinefillerin kayıtsız kalmamasında fayda var.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template