♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Unfinished Business : Gez, Gör, Kızıştır!

Komedi filmlerini ezik karakterlerin üzerine kurarak eğlendirme alışkanlığı seyirciden aynı oranda rağbet görmese de yeni örnekler gelmeye devam ediyor. Yapımcıların son numarası, diğer favori konular yolculuk ve ikinci şansla birleştirip biri saf salak üç kuşak eziği anlatmak olmuş ve ortaya 2015 yapımı Amerikan işi “Unfinished Business” çıkmış... 

İzlemek için komedi bakınanlara ümit veren künyeye sahip bir film var karşımızda... Steve Conrad yazmış, Ken Scott yönetmiş. “The Weather Man” ve “The Pursuit of Happyness” ile parladıktan sonra “The Promotion”la şaşırtan Conrad, son olarak “The Secret Life of Walter Mitty”nin senaryosuyla kendini affettirmişti. Yazıp yönettiği “Starbuck” ile 2011 yılına damgasını vuran Scott, iki yıl sonra aynı filmi bu kez Amerika’da “Delivery Man” adıyla tekrar çekmişti. İki başarılı ve yaratıcı ismin yan yana gelişi doğal olarak bir beklenti yaratıyor. Bu beklentiyi düşürmek için bakılması gereken yerse oyuncu kadrosu. Güldüremeyen komedyen Vince Vaughn, şantaj karşılığı mı oynadı acaba dedirten usta Tom Wilkinson, “Neighbors” ile parlayan Dave Franco başı çeken üçlümüz olurken onlara kısa rolleriyle Sienna Miller, Nick Frost ve James Marsden eşlik ediyor. 

Konusuna vakit kaybetmeden giren filmlerden biri “Unfinished Business”... Dan Trunkman ile tanışıyoruz... Şirketin ödemeleri düşüreceğini öğrenince müdürüne kafa tutuyor ve istifa ediyor. Kendi şirketini kurup rekabet edecek başarısını göstererek hesaplaşacak... Daha kapı önünde ekibini de kuruyor. Yaş haddinden kapı önüne koyulan Timothy ve iş başvurusu için gelen Mike ile girişiyorlar işe. Bir yıl geçmesine rağmen bir ofis bile tutamamışlar, restoranda buluşuyorlar derken ilk iş antlaşmasını gerçekleştirmek üzere iş gezisine çıkıyorlar. Bu iş gezisi de filmimizin konusu. Hazırlıklar yapılıyor, el sıkışma aşamasına geldiklerine inanıyorlar ama başka bir teklifin de masa olmasıyla rekabet de işe dahil oluyor ve macera başlıyor.

Macera dediysek ortada bir hareket ya da peşinden gidilebilecek kırıntı yok filmde. Conrad o kadar kötü ve dağınık bir senaryo yazmış ki isim benzerliği şüphesi bile yaratıyor. Dan tipik bir aile babası, agresif kızı ve şişman oğlu ile ezik kotasını arttırıyor ve saçma sapan ödev konusu ile babalık sorgusunun da filme ilişmesini sağlıyor. Yaşlı kurt Timothy, karısını aşağılamak ve düz duvara tırmanacak azgın tekeden ibaret. Ekibin saf üyesi Mike içinse ne söylense az. Aşırı salaklığın da bir sınırı olduğunu düşünüyorsanız yanılmanız için yaratılmış bir karakter ve güldürmek yerine filmden soğutuyor.

Bir yandan aileyi öven, ezik de olsan kendin ol güçlü kal mesajı veren film, diğer yandan bel altı manyağı... Penis göstermeye bayılan ve bunun üzerinden bolca espriyi döndürmeye çalışan çağ dışı bel altı espri üretme çabası bir noktadan sonra kayışı da koparıyor neredeyse. Tamamen üstten bakışla, karikatürize ederek güldürmeye çalıştıkça batıyor. Çok dağılınca toparlanmakta zorlanan senaryonun aslında uğraması gereken başka duraklar var ve hepsinin de dibinde. Bir öğrenci evinde kalmaları, G8 zirvesine dalmaları, otel odası diye bir sanat galerisinin cam odasını tutmaları gibi komediyi daha iyi işletecek malzemeleri hiç değerlendirememiş Conrad, önemsiz detay olarak arka fon malzemesi yapmış. İşi tamamen bel altı esprilerine, hakaretlere bağlayınca da izlemesi her saniye eziyete dönüşmüş. 91 dakika gibi görünse de hissedilen süresi 900 dakika desem abartmış olmam.

Klişe tiplemelerle üç eziği deplasmana yollayıp ucuz ve yaratıcılık yoksunu esprilerle güldürmeye çalışan “Unfinished Business”, çağ dışı komedi olarak kötü film denmesini bile hak etmiyor.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template