♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Altkültür Festivali, Fanzin Çıkış ve Erken Yılbaşı Partisi : Byzantion Fest

28 Aralık’ta Kadıköy Performans Hall’da çok özel bir gece yaşanacak. “Altkültür Festivali, Fanzin Çıkış ve Erken Yılbaşı Partisi” alt başlığıyla düzenlenen “BYZANTİON FEST”’in hedefi, altkültür bağlarının daha fazla sıkılaşması, hep bir arada olan fakat bir türlü gerçek anlamda bir araya gelemeyen kişilerin kaynaşması, yeni fikir ve düşüncelerin ortaya çıkması, fanzinin ilk sayısının piyasaya sürülmesi... Gecede altı grup da sahne alacak. Biz de merakla beklediğimiz festival hakkında merak edilenleri, etkinliği gerçekleştiren Alper Erkut’tan dinleyelim dedik...

Bu festivali ilk duyduğumda çok heyecanlandım, çünkü bu tarz etkinlikler maalesef eskisi kadar sık olmuyor. Bu etkinliğin oluşumundan bahseder misin? Ve ertelenmeseydi daha önce olacaktı. Neden ertelendi? Bu fikir nasıl ortaya çıktı?
Aslında bu tarz alt kütür etkinlikleri geçmişte daha çok oluyordu. Örnek vermek gerekirse; noizine fest 1,2 diyebiliriz. Noizine fest’lerde tek gün içerisinde 7,8 grup sahne alırdı, bence sahnesi yok denecek kadar az olan bir yerde böyle bir şey olması pozitif bir durum. Ayrıca buradaki bir diğer önemli nokta da bu festivalin Kadıköy'de olması... Kadıköy'de önceden böyle bir etkinliğe rastlamadım, belki olmuştur fakat benim haberim yok. Aslında bu etkinliği daha farklı şekilde yapmayı planlıyordum fakat düşündüğüm şeyleri hayata geçirebilmem için kolektif çalışmaya ve insanların bizim yaptığımız işlere ilgi duyup katılım göstermesine ihtiyaç var. Bu organizasyon da gelişmesini umduğum düşüncelere hizmet ediyor bir bakıma. Festivalin ertelenmesinin nedeni, etkinliğin olacağı mekanın tadilatıyla alakalıydı. Mekan sahipleri zemindeki parkeleri değiştirirken zemin altındaki boruların patladığını görmüşler, haliyle ileri bir tarihe ertelemek zorunda kaldım. Aslında daha iyi oldu çünkü bu organizasyon şu anda erken bir yılbaşı partisi havasında da geçecek...

Peki bu festivali diğer festivallerden ayıran özellikleri neler?
Diğer alt kültür festivallerinden ayıran özelliği soruyorsan öyle bir özellik yok. Bir kişi ya da bir kolektif alt kültür organizasyonu yapıyoruz diyorsa eğer elbet ki bunun farkındadır. Farkında olmasa bile dışarıdan ne olduğu anlaşılacaktır. Fakat alt kültür organizasyonlarını popüler kültür organizasyonlarından ayıran farkları soruyorsan burada iş biraz değişir. En basitinden alt kültür organizasyonları tüketimi hedef almaz, odak noktası bu değildir. Bu basit örneği okuyup süzgecinden geçiren herkes biraz düşünüp ne demek dediğimi iyi anlayabilir.

Benim ilgimi en çok çeken şey burada çalan grupların d.i.y kültürüne yakın olmaları hatta bizzat içinde olmaları. Biraz da d.i.y kültüründen bahseder misin? Doksanlarda bu kültür yaygınken şimdilerde bu çok az.
Bu durum içinde yaşadığımız tüketim toplumuyla ilgili. Biz hayatın çok küçük bir bölümüne şahit olabiliyoruz, jenerasyonlar geçtikçe algılar bir bir yıkılıp insanlar ilk başladıkları yere geri dönebilirler. Kısaca bu illüzyon devam edebileceği gibi sona da erebilir. D.i.y kültürünün şimdilerde azaldığını düşünmemekle beraber daha klas bir noktaya geldiğini bile söyleyebilirim. Varlığın herhangi bir şeyi kendisinin gerçekleştirmesi kadar ona haz verebilecek başka bir şey olduğunu düşünmüyorum ve bu durum günümüzün vahşi, çılgın, tüketime dayalı gerçekliğinde fark yaratıyor. Konu meta değil, hiç bir zaman olmadı konu tamamen gerçekleştirmekle alakalı ve tabi ki robot değiliz, anlamak o kadar da zor değil fakat bir şeyi anladığında değişim başlamış demektir...

Ben bu festivali yapan arkadaşları tebrik etmek istiyorum ve pazar gününü iple çekiyorum. Biraz da gruplardan bahseder misin? Hatta okurlarımız için grupları tanıtır mısın?
İlk grup Saatleri Ayarlama Enstitüsü yeni bir grup, bas gitarda ben ve Paul ile beraber daha önceden Foton Kuşağı adlı grupta çalan Enes çalıyor. Enes gerçekleştirdiğimiz batı Avrupa turundan sonra ayrılıp böyle bir müzik yapmayı tercih etti kendisi daha önceden H.İ.S ve Lecture adlı gruplarda çalmıştı, o gruplarda bayağı iyi gruplar. Saatler'e dönersek; grubun tarzı post hardcore, screamo dolaylarında karanlık, sert ve melodik. Besteler üzerine çok çalışıyorlar dolayısıyla besteler ister istemez nitelik kazanıyor bu yol ile. Yurt dışındaki gruplardan örnek verecek olursak, la dispute, pianos become the teeth, loma prieta gibi örnekleri sıralayabiliriz...


İkinci grup Meth Shop Boyz, bu grupta çalan Çağatay ve Farukcan'ın extradan Sarinvomit adlı çok iyi bir metal grubu var. Basçı Alper Ekiz Lifelock’da çalıyor, gitarist Batuhan ise bir süre Chopstick Suicide'da çaldı. MSB bir hayli hızlı, çiğ melodileriyle lirikal anlamda dinlerken düşündürten gruplardan, sahneleri de iyi bence coşkulu çalıyorlar…


Üçüncü grup Poster İti, yaklaşık 10 yıldır bu topraklar üzerinde punk müziğini icra etmeye çalışıyorlar. Başlangıçları daha 77 punk gibiydi fakat şu anda son albümlerini dinlediğimde daha sert bir havaya büründüklerini görüyorum. İstanbul içi ve İstanbul dışında birçok organizasyonda çaldılar. Bir de mini bir Almanya turu gerçekleştirdiler yanılmıyorsam... Müzik tarzını seversin ya da sevmezsin bu kişisel bir durum fakat İstanbul da ki önemli alt kültür gruplarının başında geliyorlar bence…


Dördüncü grup Lifelock, onlarda 2000 yılından beri bir şekilde grup olarak devam ediyorlar. Under Pressure adında bir albümleri var ve bence bu topraklar üzerinde yapılmış en kaliteli kayıtlardan biri. Melodik hardcore, thrash, metal, punk birçok öğeyi müziklerinin içinde barındırıyorlar ve melodiler gerçekten iyi.


Beşinci grup Standback, bu grubun sahne performansı bence bayağı sıkı, net çalıyorlar ve enerjileri yüksek. Bestelerde yer yer breakdownlar yer yerde hızlı kısımlar mevcut. Yeni bir ürün kayıt ediyorlar diye biliyorum. En son Rusya'dan gelen Afonia konserinde çalmışlardı, bayağı iyiydi.


Son grup Mr.Mantis hakkında deneysel bir hardcore grubu diyebiliriz. Müziklerinde sıklıkla metal öğelerini gözlemleyebilirsiniz. Değişik gitar, davul, bas kombinasyonları mevcut. 8 konserlik Almanya turu gerçekleştirdiler. Çıkacak olan fanzinde onların röportajı da bulunuyor...

Festival nerede olacak, tam olarak saat kaçta olacak, giriş ücreti ne kadar olacak, yaş sınırı olacak mı en çok merak edilen şeyler de bunlar. Bunlar hakkın da da bilgi verir misin?
Festival Kadıköy'de Anadolu yakası Performans Hall'da gerçekleşecek. Mekanın yerini tarif etmek gerekirse; Rex sinemasından Akmar pasajına doğru inerken sol tarafta kalan Pizza Vegas'ın sağ çaprazındaki Güneşli Bahçe sokağın içine girip ilerlediğinizde mekana ulaşabilirsiniz. Konser 15 lira bilet alan kişilere 1 adet fanzin ve 1 adet bira hediye edilecek. Organizasyon tam olarak saat 19:00’da başlayıp 24:00 gibi bitecek ve yaş sınırı yok…

Fanzin içeriği nedir? Sadece bu etkinliğe özel bir çalışma mı?
Fanzin İstanbul ve çevresindeki alt kültür oluşumlarını, kişileri ve kolektifleri inceliyor. Her iki ayda bir çıkarmaya çalışacağız.

Son olarak söylemek istediklerin neler? Başka ne gibi etkinlikler yapacaksınız?
Etkinlik yapmak tek benim ya da bizimle ilintili bir olay değil. İşletmelerinde kendi kafalarınca stratejileri oluyor. Türkiye'de herhangi bir kültürün alt yapısı olmadığından dolayı herkes kendi koparabildiğine bakıyor bu yüzden organizasyonlara süreklilik kazandırmak da başlı başına sorunu çözmüyor. Organizasyona katılım, insanların bu ve bu tarz kültürlere ilgi göstermesi, öğrenmek istemesi, dinlemesi, yazması, çizmesi kısaca sanatsal öğelere merakının olması gerekiyor. Bunun üzerine uzunca konuşulur fakat bence her şeyden önemlisi eğlenmek ve bir şeyin parçası olabilmek...


Röportaj: Semih Şimşek


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template