♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

İlk Bakış: Snow Queen / Karlar Kraliçesi

2012 yapımı üç boyutlu Rus animasyonu “Snow Queen”, “Karlar Kraliçesi” adıyla 5 Nisan’da vizyona giriyor. Çocuklara yönelik masala, yönetmeniyle yapımcısının görüşleri ve fragmanı eşliğinde daha yakından bakalım...

Karlar Kraliçesi, yeni bir dünya yaratmaya niyetlenir. Bu dünyada, duyguların yerini tekdüzelik alacak; insanların ruhları kutuptan esen dondurucu rüzgarlarla donacaktır. Bu amaçla, Karlar Kraliçesi yeryüzünü buzlarla kaplar ve yeryüzünde sanat adına ne varsa, tamamını yok etmeye girişir. Sihirli bir aynanın dediğine bakılırsa, Karlar Kraliçesi’nin bu emeline ulaşmasının önünde son bir engel kalmıştır: Yaptığı aynalarda, insanın sadece sureti değil, ruhu da yansıyan cam ustası Vegard. Günlerden bir gün, kutup rüzgarları Vegard Usta’yı ve karısı Una’yı alır götürür. Ama onlar, bu arada, oğulları bebek Kai ile kızları Gerda’yı saklamayı başarmıştır.

Günler geçer… Karlar Kraliçesi’nin hizmetkarı, Gerda’nın kardeşi olan Kai’yı bulur ve bu çocuğun Vegard’ın selefi olduğuna karar verir. Böylece, Kai kaçırılıp Karlar Kraliçesi’nin sarayına götürülür.  Bunu duyan Gerda buzlar ülkesine doğru yola çıkar; bu yolculukta önüne çeşitli zorluklar çıkacak, Kai’yı kurtarmaya giderken yeni dostlar edinecek, Karlar Kraliçesi’ni en sonunda yenilgiye uğratacak ve dünyanın dört bir yanındaki insanların yüreklerini tekrar ısıtacaktır.

Çift yönetmenli filmin, yapımcılarından biri de son dönemde ülkesinin önemli yönetmenlerinden Timur Bekmambetov. İkiliden Vlad Barbe, ilk yönetmenlik deneyiminde. Maksim Sveshnikov ise 2004 yılından bu yana, senaryolarıyla işin içindeki isim. Adları bize kadar gelmeyen çok sayıda uzun metrajın senaryosuna imza atan Sveshnikov, “Sapsan” ve “The Three”den sonra üçüncü kez yönetmen koltuğunda oturuyor.

“Karlar Kraliçesi’nin senaryosunu yazmaya başladığımda, bu filmin yönetmenliğini de yapacağım aklımın ucundan geçmezdi.” diyor Sveshnikov... “Başlangıçta, bu projeye senaryo yazarı olarak dahil oldum. Günbegün senaryoyu yazarken, klavyenin harflerine her bastığımda, her biri diğerinden daha da heyecan verici, türlü türlü ayrıntı gözümün önünde belirmeye başladı. Karakterler yavaş yavaş ete kemiğe büründü, renkleri netleşti, hem anlattığımız masal ile ilgili şaşırtıcı bir çok detay belirginleşti, hem de son derece zeki diyaloglar gelişti. Bu kocaman dünyanın eşsiz atmosferi, büyüsü ve içinde barındırdığı sırlar beni benden aldı. Ve sonunda Karlar Kraliçesi’nin büyüsünün etkisiyle buz kesmiş dünyayı gösteren ilk taslaklar ortaya çıktığında, uçsuz bucaksız buzların ortasında bir başına dolaşan minicik Gerda’yı gözümün önünden geçirdim ve işte tam o anda, bu masala gerçeklik kazandırabileceğimi fark ettim!

Bu masalı izlemeyi, dokunaklı öyküsünü beyaz perdeden geniş kitlelere ulaştırmayı öylesine istiyordum ki sonunda, yapımcıları beni yönetmen yapmaya ikna ettim. Üç boyutlu animasyon filmi çekmek çok zor bir iştir. Ama bir işin başı ne kadar zorsa, sonu da o kadar büyüleyici olabiliyor işte.”

Projenin nasıl doğduğuna ilişkin detayları ise yapımcı Yuri Moskvin, şu sözlerle anlatıyor...
“Birçok kişi bana bu projeyi neden seçtiğimi sordu. 2008 yılında, beyaz perdeye aktarmak için dokunaklı bir masal arıyordum. İşte o günlerde, Maxim ve Vadim Sveshnikov ile karşılaştım. Onlardan Karlar Kraliçesi ile ilgili bir senaryo yazmalarını istedim. İlk taslak elime bir ay sonra ulaştı. Hemen, yapım aşamasına gerekli olan ekibi kurmaya giriştik.

O anda, bu projeyi neden seçtiğim belli oldu: Elimde büyüleyici ve çok güzel yazılmış bir masal vardı, profesyonel ekibim hazırdı ve başka kimse Karlar Kraliçesi filmi çekmiyordu.

Filmimizde karakterlerin güçlü tipler olmasını istedik; insanda güçlü duygular uyandıran çekişmeli bir konuyu ele almak istedik. Hans Christian Andersen’in yazdığı bu masalı alıp günümüz izleyicisinin beğenisine uyarladık: Sonunda, yepyeni bir masal, yeni karakterler ve farklı bir stil yaratmış olduk.

Bu masalın konusu son derece uluslararası bir konu olduğu için, Rus animasyon ekolünün dışına çıkarak, dünyadaki animasyon geleneğinin en iyi özelliği olan stereoskopik 3 boyutlu formatta çalışmaya karar verdik. Bu yaklaşımla, projemizin uluslararası ilgi göreceğini düşünüyoruz.”

Ekolünün dışına çıkarak, dünya animasyonlarına yaklaşmaya çalışan “Snow Queen”, hedefini şimdiden tutturmuş görünüyor. Sekiz ülkede yakalanan vizyonda bunun göstergesi... Fragmanı izlediğimizde görünen de, teknik anlamda başarılı bir iş çıkarıldığı... Makyajın altında neler olduğunu görmek içinse 5 Nisan’ı beklememiz gerekiyor...



Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template