♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Kristen Stewart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kristen Stewart etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Destansı Final: "Alacakaranlık Efsanesi : Şafak Vakti Bölüm 2"

Salı, Kasım 13, 2012
Alacakaranlık Efsanesi’nin çok büyük merakla beklenen, Oscarlı yönetmen Bill Condon tarafından yönetilen ALACAKARANLIK EFSANESİ: ŞAFAK VAKTİ BÖLÜM 2, milyonları büyüleyen bu romantik destanın tüm sırlarını ve gizemini açıklığa kavuşturuyor. 

ALACAKARANLIK EFSANESİ: ŞAFAK VAKTİ BÖLÜM 2’de Bella (Kristen Stewart) dönüşüm geçirmiş halde gözlerini acar – o artık bir anne ve sonunda...bir vampirdir. Eşi Edward (Robert Pattinson) onun güzelliği, hızı, alışılmadık otokontrolü karşısında adeta büyülenmiştir. Yeniden doğan Bella kendisini hiç daha canlı hissetmemiştir ve en iyi arkadaşı Jacob Black (Taylor Lautner), Bella ve Edward’ın sıradışı kızları Renesmee (Mackenzie Foy) ile mühürlenmiştir.  Bu kadar az rastlanır bir türün aileye katılımı onları güçlendirse de, bir sure sonra hepsini tehlikeye atabilecek güçleri ateşlendirmiş olur. 

Alacakaranlık, Alacakaranlık Efsanesi, Alacakaranlık Efsanesi: Yeni Ay, Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma ve Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1’i karşımıza getiren mücadele, romantizm, tutuku, gizem ve aksiyonun daha da fazlasıyla Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1, tüm dünyaca sevilen bu aşk, aile, cesaret, güç ve kader masalını bir sonuca bağlıyor. Stephenie Meyer’ın çok satan kitap serisinden yola çıkaraki romanlar ve film gelişmiş bir kültürel fenomeni oluşturuyor ve her bölümü sabırsızca bekleyen, çok sadık ve dünya çapında bir hayran kitlesi tarafından takip ediliyor. 

İki bölümlük adaptasyonun 2.bölümü olan Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1’in yönetmeni Bill Condon; Stephenie Meyer’ın Breaking Dawn romanından uyarlanan senaryosu ise Melissa Rosenberg’e ait. Kristen Stewart, Robert Pattinson Taylor Lautner yine başroldeler. 

Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2   16 Kasım 2012’de sinemalarda. 

FENOMENİN SON BÖLÜMÜ

Alacakaranlık Efsanesi film serisinde Kristen Stewart, Robert Pattinson ve Taylor Lautner başrollerde, 17 yaşındaki Bella Swan’ın küçük bir kasaba olan Forks, Washington’a babasının yanına taşınması, burada Edward Cullen isimli soluk yüzlü, kendisini geri çeviren ama bir o kadar da gizemli olan sınıf arkadaşına aşık  olması anlatılıyor. İkisi de onalrı bir arada tutan bu çekimi inkar da edememektedirler...Edward kendisinin ve ailseinin vampire olduğunu itiraf ettiğinde bile. İşler yeterince karmaşık değilmiş gibi Bella’nın en iyi arkadaşı Jacob Black da bir kurttur ve tamamen vampirleri yok etmek için varolmaktadır. 

Romanlar ve filmler dünya çapında bir fenomen yarattı. Alacakaranlık’ın Kasım 2008’de sinemalarda ilk gösteriminden beri geçen 4 senede roman seirsinin her bir bölümü de çok satan kitap listelerinde birinci sıraya oturdu ve filmin her bölümü hasılat rekorları kırdı. Alacakaranlık Efsanesi’nin 4 filmi bugüne kadar Amerika’da $1 milyar civarında ve dünyada $2.5 milyar gişe hasıaltına ulaştı. Yalnızca Amerika’da 30 milyon üzerinde DVD/Blu-ray satışı elde edildi.  Film serisinin resmi Twitter hesabı  @Twilight 1 milyon kullanıcı tarafındantakip edilen ilk film hesabı oldu. 

Serinin her filminde görev alan yapımcı Wyck Godfrey anlatıyor, “İlk film yeni doğan bir aşkla ilgili, ikincisi bir kayıp, üçüncüsü seçim, dördüncüsü evlilik ve aile olmanın zorlukları ve son film de bu aileyi korumakla ilgili.”
Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1, üç ana karakter olan  Bella, Edward ve Jacob’ı, Bella’nın sonunda vampir olduğu gerçeğinin üstesinden gelmeleri ve sevdiklerini korumak zorunda kalmaları çerçevesinde karşımıza çıkarıyor. 

“Bu film, tam olarak önceki filmin bittiği an ile başlıyor.” diyor Bölüm 1’i de çeken Oscar® sahibi yönetmen Bill Condon.  “Tamamı film jeneriği olan bir sekansla açmak istedim filmi, eski filmlerin her birinden görüntüler olan ve müziksel motifle döşeli bir açılış. Her bir kompozitör temsil ediliyor ve bu da sizi ilk Alacakranlık filminin hissiyatına  götürüyor. Geniş manzaralardan aniden Bella’nın vücudunda zehir gezerkenki ara kesitlere giriyoruz...ve gözünü açıyor. Işıl ışıl ama soyut da bir sahne – ta ki o yeni bir bakışa alışana kadar. Sonra birden odağını buluyor ve karşımızda Edward.” 

Condon ekliyor, “İki film arasındaki kırılma, Bella’yı vampir olarak görmeye alışmanıza olanak veriyor. Bella tamamıyla yeni bir hayata başlıyor – farklı bir film, o artık bir vampir.  Serinin bu noktasında, babası Charlie insan oalrak kalan tek kişi olmuş oluyor. Herbir karakter doğaüstü bir yaratık b bölümde. Bölüm 2 çok farklı bir deneyim sunuyor ve bu da beni çok heyecanlandırdı. … aynı romandan iki farklı film yapabilmek büyük bir şanstı.”

“Bella'nın bir vampir olarak uyanmasıyla başlıyoruz,” diyor Godfrey.  “Önceki filmlerde, yeni vampir olanlarla ilgili gösterdiğimiz ve açıkladığımız herşey bu bölümde Bella’nın başına geliyor. Görsel oalrak izleyiciye her türlü detayı vermeye çalıştık; etraftaki her sesi duyma, hızlılık ve hareketlerdeki güçlülük. Birdenbire Bella iyileşmiştir,  Edward onu hala sevmektedir, Renesmee hayattadır fakat yine birdenbire Bella o bastırılamayan susuzluğa yenilir...ve onun ilk avına çıkarlar.” 

Yazar ve yapımcı Stephenie Meyer ekliyor, “Bella artık mükemmel bir netlikle sezinliyorr..onun için herşey değişiyor. Fiziksel olan herşey ona çok kolay gelmeye başlıyor…sanki bir süpergüç kazanmış gibi. Tğm bu ni değişimleri, inanılmaz yoğunluktaki susamışlığıyla da dengelemesi gerekiyor. Ama o bunun başına geleceğini biliyordu. Benim mitolojim içersinde daha dönüşüm başlamadan vejeteryan bir vampire olmayı seçen ilk vampire o. Bu yüzden de kendinden öncekilerden farklı olarak, kimseyi öldürmemeye baştan kendini adamış. Kana susamanın korkunç olacağını biliyor ve buna kendini hazırlıyor ki diğerlerinin yaşadıklarını yaşamasın. Bella bu istek va hazırlıkla hareket ettiği için, yeni vampire olmuş olma haliyle başedebiliyor.”

Cullen evine geri döndüğünde, Bella eşi benzeri olmayan kızı Renesmee ile ilk kez tanışıyor ve onun gizli yeteneğini öğreniyor, önceden bilmedikleri ve başa bela seviyedeki hızlı büyümesi…ve Jacob’un ona karşı olan özel bağı. 

Jacob içten içe halen Bella’nın üzerine titriyor olsa da, artık önceliği Renesmee.  “Kitapta en sevdiğim bölümlerden biri, Jacob’ın onun kızını mühürlediğini itiraf ettiği andı. Bella da büyük ihtimalle izleyicinin de vereceği bir tepki veriyor; ‘Şaka mı bu?’ Ve sonra ona gününü gösteriyor” diyerek gülüyor Rosenberg.  “Bella’yı bir anne, koruyucu ve en güçlü vampire olarak gördüğümüz sahne bu. İzleyicinin de Jacob’ın durumunu gerçekten anlamasına ve kucaklamasına yardım eden bir durum.” 

Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 1, Bella ve Edward’ın bir aile olmalarına odaklanıyordu; Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2 ise o aileyi koruyabilmek üzerine. “Filmin başında Vella’nın yeni bir vampire olması ve kızıyla ilk kez tanışması yer alıyor. Bu aile – Bella, Edward ve Renesmee – kıryerindeki evlerinde birlikte hayatlarının tadını çıkarıyorlar.” Godfrey.  “Tehlike, Renesmee ölümsüz bir varlık sanılınca başgösteriyor çünkü Volturi’nin yasak kıldığı bir durum bu. O yüzden de Bölüm 2’nin ana tehditi, Volturi’nin Renesmee’nin ölümsüz olduğunu duyması ve bunun asla kabul edilemez olması. Bu durumda Volturi, Cullen klaanından tek seferde ve sonsuza dek kurtulmak için biraraya geliyor.”

Ölümsüz bir çocuk, dönüştürülmüş bir çocuk demek ve nasıl yeni doğan bir vampire control edilemez bir susamışlığa sahipse, ölümsüz bir çocuk  da sır saklamaktan yoksundur. Denali kardeşlerden biri Volturi’yi Cullenların yanındaki bu çocukla ilgili uyarıyor. “Irina belirli bir mesafeden Renesmee’yi yanlış anlıyor ve aniden bambaşka bir filme geçiyoruz…dünyadaki tüm vamprilerin buluşup birbirlerinin karşısına geçtikleri destansı bir aksiyon filmine dönüşüyor,” diyor Condon.  

“Cullenlar yeniden tehlike altındalar ama bu sefer büyük bir mesele.” diyor Meyer.  “Önceki filmlerde Bella' tehdit altındaydı ama onu korumak için kendilerini riske atıyorlardı ama tamamen yokolma tehditleri yoktu. Bu, hepsinin yok edileceği bir durum. Volturi yaklaşıyor ve hepsini ortadan kaldırmak üzere geliyor. Cullenların yapabileceği hiçbir şey yok. Kaçamazlar, saklanamazlar. Ölüme mahum ediliyorlar.”
Meyer ekliyor, “Cullenlar bir suç işlemediklerini biliyorlar, o zaman herşey bundan mı ibaret? Volturi onların gerçekten özürü olmayan bir suç işlediğini mi düşünüyor? Yoksa herşey Aro’nun rekabetinden mi ibaret, ne yapsalar farketmeyecek miydi? Fakat en iyisini umarak, Cullenlar bütün arkadaşlarını biraraya getirerek  Renesmee’nin Volturi’nin düşündüğü gibibir yaratık olmadığını anlatmaya çalışıyorlar. Cullenlar, Volturi’yi yavaşlatabilirlerse kendilerini anlatabileceklerini umuyorlar.”

Özel Yetenekli Yeni Vampirlerin Özeti 

Renesmee –Cullen Klanı
*Doğaüstü gücü:  İnsanların tenine dokunarak onlara düşüncesini aktarabiliyor. Şimdiye kadar kimse onun yeteneğini bloke edemedi. Melez doğduğu için, inanılmaz bir hızla büyüyor ve hem vampire hem de insan özellikleri taşıyor. Akli olarak vampire hızıyla öğreniyor ve aklında bilgi tutuyor. Aynı zamanda atan bir kalbi de var, insan yemeği yiyebiliyor ve uyuyabiliyor. 
Oyuncu:  Mackenzie Foy

Eleazar –Denali Klanı
Doğaüstü gücü: Yetenekli vampirlerin türünün ve gücünün ne olduğunu algılayabilme. 
Oyuncu:  Christian Camargo

Kate – Denali Klanı
Doğaüstü gücü:  Dokunduğu herkeste elektro şok gibi bir sarsıntı yaratabilme gücü. 
Oyuncu:  Casey LaBow

Alistair – Nomad
Doğaüstü gücü:  Hem insanları hem de nesnelerin izini sürebiliyor. Aradığı herhangi bir şeyin yönünü tespit edebiliyor fakat bunu spesifik bir lokasyona indirgemesi biraz zamanını alıyor. Aradığı şey her ne ise, hareket halindeyse, asla yakalayamayabilir. 
Oyuncu:  Joe Anderson

Benjamin – Mısır Klanı
Doğaüstü gücü: Elementlerie tkileyebiliyor - su, toprak, ateş ve havayı. Etrafındaki fizikseld dünyayı  isteği doğrultusunda manipüle edebiliyor; telekinetic güç gibi. 
Oyuncu:  Rami Malek

Zafrina – Amazon Klanı
Doğaüstü gücü:  Güçlü aldatıcı yetenek. Hedefinin istediği ilüzyonu görmesini ya da hiçbir şey görmemesini sağlayabiliyor. Görüş alanındaki herkesi etkileyebiliyor. 
Oyuncu:  Judi Shekoni

Maggie – İrlanda Klanı
Doğaüstü gücü:  Birinin yalan söyleyip söylemediğini anlayabiliyor. 
Oyuncu: Marlane Barnes

Siobahn – İrlanda Klanı 
Doğaüstü gücü:  :  Hiçbir yeteneği olmadığına inanıyor fakat bazıları onun sadece isteğiyle olayların sonucunu etkileyebildğinden şüpheleniyor. 
Oyuncu: Lisa Howard

Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2’nin çekmleri Aralık 2010’da Louisiana’da başladı. Son iki filmin aynı anda gerçekleşen çekimleri üç ayrı ülkede gerçekleşti ve 2010 ile 2011 yıllarında 6 ay sürdü; 2012 Nisan’ında da ek aksiyon sahneleri çekildi. 

Yapımcı Wyck Godfrey ve ortak yapımcı Bill Bannerman bir kez daha sette gün be gün yapımcı Stephenie Meyer ile, onun yarattığı mitolojiye akıl danışarak ilerlediler. Başarılı yapım ekibi ve  yönetmen Bill Condon ile son bölümlerde Oscar® sahibi görüntü yönetmeni Guillermo Navarro, ASC; yapım amiri Richard Sherman; ve kostüm tasarımcısı Michael Wilkinson ile çalıştı.  İki filmde de Oscar® sahibi görsel efekt tasarımcısı ve süpervizörü John Bruno ve Terry Windell yönetiminde geniş bir görsel efekt ekibi çalıştı.  Kurguda Virginia “Ginny” Katz, A.C.E, ve Alacakarnalık Efsanesi ekibi, besteci Carter Burwell ve müzik süpervizörü Alexandra Patsavas, film ekibi filmi tamamlarken müzikler üzerine çalışmaya başlamışlardı. 

Filmin hayranları melez çocuk Renesmee’yi ekranda görmek için sabırsızlanıyorlar; ve tabii vampirler ile kurtların da dahil olduğu sonu gelmeyen savaş ile dünyanın her yanından gelen yeni vampirlerin özel güçlerini de.  

Alacakaranlık Efsanesi: Şafak Vakti Bölüm 2, Bella’nın Renesmee’niin doğumu sırasında vampire dönüşmesi ile başlıyor ve bu esnada Cullenların evinde de bir çok aksiyon gerçekleştiği için ilk kısım iki mekanda geçiyor. Bella ve Edward’ın romantic kırevi gibi mekanlarda – ki bugüne kadar filmin hayranlarının sadece hayallerinde yer alan mekanlar bunlar – artık Bella ve Edward’ın iki eşit vampir olarak sonsuza dek beraber olacakları yerler olarak karşımıza çıkıyor. Filmin dünya çapındaki yayılımı da düşünülünce, sahneler birçok farklı ülkede yer alıyor – İtalya, Mısır, Rusya ve İngilitere sahneleri Louisiana’da çekiliyor. Tüm Alacakaranlık filmelrinde olduğu gibi, sahnelerin çoğu yine ormanda, bol ağaçlı yerlerde geçiyor – özellikle Bella’nın ilk kez ava çıktığını gördüğümüz sahneler ve destansı finalde Volturi ile karşı karşıya gelinen sahnelerde- tüm dünyadaki hayranların büyük merakla beklediği o sahnelerde... 

Kristen Stewart’tan Zoe Saldana’ya Kadro Günlüğü

Çarşamba, Ağustos 15, 2012

Pamuk Prenses ve Avcı”nın gişedeki başarısı kaçınılmaz olarak devam filmini getirmişti. İlk filmin kadrosu korunacakmı soruları arasında, David Koepp senaryoyu yazmaya başlamıştı. Yönetmen Rupert Sanders, yaptığı açıklamayla Kristen Stewart’ın ikinci filmde yer almayacağını söylerken, sebebi konusunda herhangi bir bilgi vermedi. Filmin gişesine katkısı büyük olan Stewart'ın ikinci filmde yer almayacak olması bakalım ne sonuçlar doğuracak.

Eastern Promises”in devamı konusunda yaşanan gelişmeler olumsuzluklarla sonuçlandı ve proje iptal oldu. Viggo Mortensen ve Vincent Cassel’in yer alacakları duyurulan filmin ekim ayında motor demesi gerekiyordu ama David Cronenberg, iptal olma sebebini açıklamadı. Bu karardan duyduğu memnuniyetsizliği “karardan hoşlanmayanlar Focus’tan James Schamus’a sormalı… Bu onun kararı” diyerek dile getirdi.

True Blood’ın Martha’sı olarak tanıdığımız Dale Dickey, “Iron Man 3” kadrosuna katıldı. Mayıs 2013’te vizyona girmesi beklenen filmin kadrosu da neredeyse tamamlanmış durumda. Hatırlatalım kadrosu korunan devam filminde yönetmen koltuğu Shane Black’e devrolmuştu.

Tracy Letts’in aynı adlı kitabından uyarlanacak “August: Osage County” kadrosu genişlemeye devam ediyor. John Wells’in yöneteceği film Meryl Streep ve Julia Roberts’ın anne-kızı canlandıracak olmasıyla dikkat çeker hale gelmişti. Juliette Lewis, Abigail Breslin Margo Martindale ve Dermot Mulroney kadroya eklenen son isimler oldu.

Grace Kelly biyografisi “Grace of Monaco” kadrosuna iki oyuncu daha katıldı. Nicole Kidman’ın Kelly’i canlandıracağı, Olivier Dahan‘ın yöneteceği filmin ikinci kadın oyuncusu Paz Vega olmuş, kadroyu şekillendirecek aktörler beklenmeye başlanmıştı. Frank Langella ve Tim Roth henüz hangi rolleri canlandıracakları açıklanmasa da kadroya katıldı.

The Hunger Games: Catching Fire” kadrosu tamamlanmaya başladı. Jena Malone ve Philip Seymour Hoffman,  Amanda Plummer, Tony Shalhoub, Sam Claflin ve Melissa Leo’nun ardından kadroya katılan son isim Stephanie Leigh Schlund oldu. Francis Lawrence’ın yöneteceği filmde Schlund, Cashmere adlı karaktere can verecek.

Zoe Saldana, Nina Simone biyografisi “Nina” kadrosuna katıldı. Kimi canlandıracağı açıklanmadığı için dedikodular aldı yürüdü… Mary J. Blige’in ünlü cazcıyı canlandıracağı açıklanmış olsa da, rolün Saldana’ya verildiğine dair söylentiler azımsanacak gibi değil. Özellikle yapımcıların bu konuda bastırdığı gelen haberler arasında. Cynthia Mort’un yazıp yöneteceği filmin sinopsisi açıklanmadığından, sadece Simone’un asistanıyla yaşadığı ilişkiye dayanacak dendiğinden şimdilik ne desek boş…


“On The Road”dan Yeni Fragman

Salı, Ağustos 07, 2012
On The Road” bu yıl sonunda İngiltere’de gösterime girecekken fragmanı da internetteki yerini aldı.

Kerouac’ın romanından uyarlanan film 70’li yılları konu alırken, yapımcı koltuğunda Francis Ford Coppola var. 12 Ekim’de vizyonda olacak filmin kadrosunda ise Garrett Hedlund ve Kristen Stewart’ı görmekteyiz. Amerika'da ve bizde ne zaman gösterime gireceği ise şimdilik belli değil.

Güncelleme: Yeni Fragmanla birlikte vizyona giriş tarihi de belli oldu... Birçok Avrupa ülkesinde vizyonda olan ve 21 Aralık'ta sınırlı küçük çaplı bir Amerika vizyonu görecek "Yolda", bizde 22 Mart'ta gösterime girecek...





Yeni Fragman: The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2

Çarşamba, Haziran 20, 2012
The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2'nin ilk geniş fragmanı, duyurdulduğu gibi prömiyerini az önce yaptı...



İlk Fragman: The Twilight Saga Breaking Dawn Part 2

Salı, Mart 27, 2012
Merakla beklenen finale dair ilk fragman sonunda yayınlandı. 16 Kasım'da gösterime girecek Alacakaranlık serisinin final bölümünden gelen bir dakikalık teaserda Bella ile Edward'ın sonunda durumu eşitlediğini görüyoruz...



Ve The Twilight Saga: Breaking Dawn - Part 1'den İlk Görseller...

Cumartesi, Temmuz 30, 2011
2008'de uyarlanmaya başlayarak vampir fırtınasını yeniden başlatan, ergen kuşağın hit serisi Alacakaranlık, dördüncü kitabın uyarlamasıyla dönüyor. Serinin en beğenilen kitabı ve kilit olayların yaşandığı öyküsü olarak bilinen Şafak Vakti'nin ilk bölümü Kasım ayında geliyor.

Her seneye bir Alacakaranlık yaşatan ekibin bu seneki hamlesi de Şafak Vakti'nin ilk bölümü olacak. Oyuncu kadrosunun aynen korunduğu filmin yönetmeni Kinsey ve Dreamgirls'den anımsadığımız oscarlı senarist ve yönetmen Bill Condon. 

18 Kasım'da dünyayla aynı anda vizyona girecek filmin kaynak kitabının özeti ise şöyle:

Bella ve Edward evlenirler ama balayları Bella'nın hamile olduğunu farketmesiyle yarıda kesilir.Bella'nın hamileliği hızlı ilerlemektedir ve bu da onu güçsüz yapmaktadır. Bella'nın hayatını kurtarmak için Edward'ın fetüsün çıkarılması gerektiği ile ilgili ısrarına rağmen Bella gittikçe daha da çok sevdiği bebeğini yerinde tutmaya kararlıdır. Sonra , Bella kızları Renesmee'yi dünyaya getirip ölmek üzereyken Edward ona zehrini enjekte edip vampire dönüştürür. İsmi Irına olan bir vampir Renesmee'yi görür ve geçmişteki hatalardan birinin ,ölümsüz çocuk, tekrarlandığını düşünerek Volturi'lere haber verir. Cullen'lar çocuğun ölümsüz çocuklardan olmadığını doğrulamak için tanıklar toplarlar ve Volturi'yi Renesmee'nin vampirlere ve onların sırlarına karşı tehlike oluşturmayacağına dair onları ikna ederler ama huzurları kaçmıştır.

Son olarak kitabın en beğenilen diyaloglarından birini hatırlatalım...
"Sana söylemiş-," diye başladım.
"Biliyor musun 'sana söylemiştim'in bir kız kardeşi var Jacob?" diye sözümü kesti. "Adı da 'kes kesini'."

Twilight: New Moon / Alacakaranlık: Yeni Ay

Pazartesi, Mart 15, 2010
Bir Yanım Vampir, Bir Yanım Kurtadam, Her Yanım Hüzün

Kökleri ve ırkı olmayan tarihinde çok kahramana rastlanmayan Amerikalıların ezelden beri ürettiği süper kahraman şablonunun son kurbanları ergenler olmaya başladı… Sinemanın bu alandaki yadsınamaz etkisi dolayısıyla özellikle son dönemde ortaya çıkan kitap uyarlamalarıyla başlayan bir dizi filmle bu tuhaf dünyanın ve karmaşık çağın neresine ait olduğunu bulamayan kaybolmuş ergenlere, bakın içinizde sıradan olmayanlarda var düsturu enjekte ediliyor.

Harry Potter’la başlayan yeni dönemin başı çeken kahramanları da sürekli erkek bazlı… Ergen kızların hayallerini süslemesi planlanan adamlarda sihirbaz, vampir, poseidon’un oğlu gibi güçlü oluyor haliyle… Bu örneklerden sıyrılan ise “Alacakaranlık” oluyor imkansız aşkı anlatması dolayısıyla. Normal kızımız, güneşte dolaştığında ışıldayan vampire aşık olunca başlıyor her şey… Kitabı seri olunca ilk filmin başarısıyla bir maden de bulunmuş oluyor. Aslında çok klişe olan bir konuyu ergen dünyasına yerleştirerek farklı bir ambalajla sunan Alacakaranlık ilk filmle de iyi bir başlangıç yapmışken, ikinci filmle daha bildik sulara sürüklüyor izleyicisini…

Nedir mevzuu… Tuhaf bir şekilde severek ayrılmak zorunda olmak… Ayrılık demek de bize gösterildiği kadarıyla kalan için bolca hüzün ve kalp ağrısı… Ortalıkta ağlak ağlak dolaşmak, sessiz çığlıklar atmak, yataktan çıkmamak ve acıtması beklenen özlü sözler söylemek… Ve tabii her göz kapandığında rüyada da olsa görmeyi istemek… Çağımız ergeni hızlı aşk trafiğinde, sms’lerle ayrılırken, ayrılık acısı yaşayamayacak kadar uzun ilişkiler kuramazken önüne gelen bu masala sıkı sıkıya bağlanıyor elbette.

İlk filmi izlemeyen için anlam taşımayacak “New Moon” süresini esas kızımızın esas oğlandan kopmuş olmasının acısıyla, kalp ağrısıyla bol bol melul melul bakmasıyla geçiyor. Açılışta gördüğümüz finale giden yol hayli sıkıcı… Ne olacağını tahmin ettiğimiz içe işlemeyen çığlıklar dolayısıyla sıkıcı ve kasvetli gelen uzun dakikalar nihayete erdiğinde bir şey olduğu da yok… Beklendiği gibi oluyor her şey… Esas kızımız vampir sevgilisini unutamıyorken birde onların kan davalısı kurt adamla yakınlaşıyor. İki tarafı da imkansız aşklarla çevriliyor. Bol bol hüzünlü bakıyor hepsi o… Eli yüzü de düzgün olunca ergen oğlanlar ah bana aşık olsa da böyle baksa diye yapışıyor perdeye… Vampir oğlanımız zaten parıltılı, ergen kızlarımız da film boyunca gözüktüğü anları iple çekiyor… Tamamıyla pazarlama söz konusu elbette…

Ergen değilseniz, esas kızımıza ya da oğlanımıza zaafınız yoksa, bu oyuncak dükkanında size uygun bir ürün yoksa berbat bir film sizi bekliyor… Kalanlarda durum belli, alan memnun satan memnun, sahi bize ne oluyor…

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template