♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Komşu Kızı Sunağında

Nostalji, retro derken dizi ve filmlerde de sıklıkla karşılaştığımız geçmiş atmosferlerinin etkisi kültür alanında yeni tüketim rağbetini beraberinde getirdi. O yılları yaşayanlar özlemle hasret giderirken, dönemi bilmeyenler de günlük kullanımlarındaki her şeyin köklerine dair hikayelerle eğleniyor. Bu durum, geçmişi yad ederken atalarını bulmuş gibi sevinen gençler ile o geçmişte tıpkı onlar gibi olanlar arasındaki kuşak mesafesini azaltıyor. Zira bugün gündelik hayatımızın parçası olan ne varsa seksenler ve doksanlarda da vardı. Sadece gelişti ve değişime uğradı. Dünün küçük toplulukları bugünün popüler bireylerine dönüştü. Dün alay edilen bugün saygı görür oldu. Bu değişimlere şahit olmak her iki taraf içinde eğlenceli bir maceraya dönüşmüş durumda. Üstelik sürekli tekrarlanacak bir formül. Bu formülü uygulayarak okuru çağıran Jason Rekulak, “İmkânsız Kale” ile eğlenceli bir macera yaşatıyor.

Özellikle dizi dünyasının başarılı örneklerle yaşattığı seksenler/doksanlar atmosferinin günümüz kültürüne etkileri büyük. “Stranger Things”in seksenleri tam anlamıyla yaşatması ve göndermeleri seyirci için büyülü gerçeklik durumunda. Bir de işin sinema yönü var elbette. Son yıllarda birer birer o dönemin popüler gişe canavarlarının yeniden çevrilmesiyle 1970 ve sonrası doğumlular dejavu yaşıyor denebilir. “Jurassic Park”a, “Terminatör”e, “Rambo”ya oğulları ve torunlarıyla gidip eğlenebilirler. İki taraf içinde risksiz bir formül bu. Üreten için sıfırdan bir şey yaratıp buna inandırmak gibi bir zorluk ortadan kalkarken, girizgahtaki uzun tanımlamalardan kurtulmak da cabası. Tüketen için daha ilk anlarından itibaren tanıdık bir evren ile zaman yolculuğuna girmek kolayca özdeşleşmeyi beraberinde getiriyor. İyi formüle edilip uygulanırsa şaşmayacak risksiz formülü denemiş “İmkânsız Kale”de Jason Rekulak. Okuru 1987 yılına götürerek dönemin popüler kültürüyle donatan menüsüyle zenginleştirerek macera ve aksiyon dolu bir aşk hikayesi anlatmış.

New Jersey doğumlu yazar, uzun yıllardır Quirk Books’ta yayıncılık yapmakta. İşin mutfağında yer almanın avantajıyla beğenilen kitaplara aşina. Hayalet yazar olarak yazdığı kitaplar olsa da kendi adıyla yayımlanan ilk kitabı olmuş “The Impossible Fortress”. 2017 Şubat’ında raflara düşen roman kısa sürede sevilmiş ve “Ernest Cline’in “Başlat”ını sevenlerin bayılacağı eser” sıfatıyla gözden kaçmamış. Tahmin edildiği gibi bayılmışlar ve 2018 en iyi genç yetişkin romanı dalında Edgar Ödülü adaylığına kadar uzanan bir başarı öyküsüne dönüşmüş. Pek çok dile çevrilen roman bizde de Temmuz ayında “İmkânsız Kale” adıyla İthaki yayınları etiketiyle raflarda yerini aldı.

1987 yılındayız. Üç lise öğrencisiyle tanışıyoruz: Billy, Alf ve Clark. Dönemin en güzel kadını Vanna White’ın fotoğrafları Playboy’da yayımlanmış. Çarkıfelek programının hostesi olarak döneme damga vuran sarışının çıplak pozlarını görmek için yaşları yetmeyen üçlü bu arzu nesnesine ulaşmak üzere kafa patlatıp planlar yapıyor ve uygulamaya koymak üzere kolları sıvıyor. Zelinsky’nin dükkanındaki dergilere ulaşma hedefli bu özel görev için bilgisayar aşığı Billy’nin dükkan sahibinin kızı Mary Zelinsky ile yakınlaşmak için attığı ilk adımla macera başlıyor. 

Öncelikle kapağı dikkat çeken roman, muhtemelen bu yılın en güzel kapaklarından birine sahip. Üstelik kapakla da sınırlı kalmıyor. Her bölümün başına basic diliyle komutlar eşlik ediyor. Oyun dünyasına dair göndermeler ve selam çakmaların yanı sıra dönemin popüler şarkılarını, filmlerini de anarak yarattığı atmosferin içinde her şeyi mümkün kılmış Rekulak. İlk aşkı da, ilk hayal kırıklıklarını da, o gençlik yıllarının “birimiz hepimiz için” arkadaşlığını da her sayfadan taşırmayı başarmış. Okuru kısa sürede avucunun içine alarak üç arkadaşın peşine takıp sayfaları soluksuz çevirmesini sağlamış. Fazlalıklar ve gereksiz yan yollara sapmadan, tempoyu hiç düşürmeden ilerleyerek finale koşturuyor. Seksenleri yaşatmanın yanı sıra geleceğe de selam çakmayı ihmal etmiyor. 

“Uzun uzun bilgisayar programcılarının gelecekteki önemiyle ilgili konuştu. Yakın zamanda herkesin evinde bilgisayar olacağı tahmininde bulundu. İnsanların ceplerinde bilgisayar taşıyacaklarından ve hatta bedenlerine bilgisayar giyeceklerinden emin olduğunu söyledi. Heyecanla, “Gofret kadar bir bilgisayar hayal edin,” deyince tahminlerinin saçmalığına güldük; bildiğin Jetgiller’den fırlamış gibiydiler.” Seksenler atmosferini şarkılar, oyunlar ve filmlerle yaşatırken geleceğe bakışıyla gülümseten soluksuz bir macera İmkânsız Kale. Günümüz nerdlerinin bayılacağı, “Stranger Things” ve benzeri dizilerin hayranlarına yeni kapılar açacak bir roman. Seksenleri yaşayanların yüzünde ise gülümsemeler açtırıyor. Kitaba adını veren oyunu oynamak üzere son sayfadaki davet ile de kuşakları sitede birleştiriyor.

BirGün Kitap’ın 214. sayısında yayımlanmıştır.

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template