♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Escape Plan The Extractors : Ne Ekersen Onu Biçersin

Sylvester Stallone ve Arnold Schwarzenegger’i kaçılması imkansız görünen hapishanede bir araya getiren aksiyon 2013 yılında büyük ilgi çekmiş, seyircisini de memnun etmişti. Beş yıl sonra gelen ikinci filmin daha gösterime girmeden devamının da yapım aşamasında olduğu haberleri sürpriz olmamıştı. 2018 yapımı “Escape Plan 2: Hades” kimseyi memnun etmese ve kötü bir devam filmi olsa da üçüncü film karşımızda. “Escape Plan: The Extractors”, artık üçleme halini alan kaçış aksiyonunda sıradanlaşmanın ötesine geçiyor.

Bu kez daha belirgin konumlarla pek sürprizlerle donatılmayan filmin künyesinde yine değişiklik var. Serinin yaratıcısı Miles Chapman yeniden kalem oynatırken ona yönetmen koltuğuna da oturan John Herzfeld eşlik etmiş. Seksenler ortasından doksanlar sonuna kadar tv ağırlıklı işler çıkaran ve aktörlük de yapan senarist/yönetmen Herzfeld, Stallone ile 1986 yapımı “Cobra”da birlikte oynamış bir isim aynı zamanda. Senaryosunu da yazdığı “Two of a Kind” ile 1983 yılında ilk yönetmenlik sınavını veren Herzfeld, 1996 yılında “2 Days in the Valley” ile adını duyurmuştu. Halen kariyerinin zirvesi olarak andığımız filmin ardından irili ufaklı tv filmlerinde devam ettikten sonra 2001 yılında “15 Minutes” ile yeniden gişeye çıkmıştı. Altı yıl sonra aksiyon/suç/gerilim kırması “The Death and Life of Bobby Z” ile iyi iş çıkarmış 2014 yılında da “Reach Me” ile komediye meyletmişti. Beş yıl sonra yeniden uzun metraj için işbaşı yaparken hakim olduğu türe dönüş yapıyor yeniden. Oyuncu kadrosunda da belirgin bir değişiklik yok. Sylvester Stallone yine başrolde, ona Dave Bautista, 50 Cent, Jaime King, Jin Zhang, Harry Shum Jr. ve Devon Sawa eşlik ediyor.

“Escape Plan The Extractors” serinin üçüncü filmi olarak farklı bir yere konuşlanıyor. İlk iki filmde gördüğümüz teknolojik hapishane aksiyonundan vazgeçilmiş. Onun yerine klasik bir intikam öyküsüne odaklanıyor. Gayet bildik bir kaçırma olayı sonrası Ray Breslin ve ekibi kolları sıvıyor ve kurtarma harekatına girişiyor. Her şey oldukça sıradan ve bildik. Hong Konglu bir teknoloji firmasının patronunun kızı kaçırılır. Geride kalan yakın korumaya bir de kızın eski koruması eklenir. Korumanın cebindeki flash diskin üzerinde Ray Breslin yazınca taraflar bir araya gelir. Breslin’in kız arkadaşının da kaçırılmasıyla olaylar içinden çıkılmaz hal alır. Sadist ruhlu fidyeci talimatlarını sıralarken, Breslin ve ekibi de yola çıkar. Ekibi yine bir hapishane beklemektedir…

Son derece klişe olaylar ve diyaloglarla ilerleyen film basit bir kurtarma operasyonunu anlatıyor. İki Uzakdoğuluya ayrılmış solo sahnelerle bir parça heyecan yükseltiyor gözükse de beklenmedik hiçbir an ya da sürpriz içermiyor. Her şeye yol açan intikamı da “ne ekersen onu biçersin” gibi beylik bir söylemle açıklıyor. Sovyet topraklarını mesken tutarak aksiyonu da karanlığa taşıyor. Senaryo ezberden, yönetmen gereğini yapmış, oyuncular da oradan geçiyorken sete katılmış havası hakim. Tüm bu vasatlığa rağmen ikinci filmden daha iyi olduğunu söyleyeyim. Yani bu da kötünün iyisi anlamına geliyor.

Düşük bütçeli ucuz prodüksiyon, tamamen ev sineması düşünülerek yapılmış. 8 Haziran’da Danimarka’da video prömiyerini yapmasının ardından ülkeyle sınırlı kalmayarak yayıldı. 2 Temmuz’da DVD ve Blu-ray formatlarında Amerikan izleyicisine de sunulacak. Orijinal filmin çok uzağına düşen, aynı kadronun bambaşka bir filmi gibi görünen “Escape Plan The Extractors” bolca mantık hatası ve “yok artık” nidaları arasında 97 dakikayı eritiyor. İzle-unut ile vakit kaybı arasında bir yere konuşlanıyor.

PS: İlk iki filmin kritiklerini de başlıklara tıklayarak okuyabilirsiniz…

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template