♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Wer : Dolunay Etkisi

Roman serileriyle yeniden dirilen fantastik yaratıkların sinema ve dizilere etkisi deyim yerindeyse yeniden yükleme gibi oldu neredeyse... Özellikle “Twilight” serisinin yarattığı patlama, “The Vampire Diaries” dizisinin ekranları yeni yaratıklarla dolduran adımı derken eskinin korkulan vampir ve kurt adamları şimdinin sevilen, saygı duyulan ve özenilen yaratıkları haline geldi... Mükemmel bir hayatmış gibi seyircinin önüne serilen bu durumun tam tersini işleyen bir film “Wer”... Buluntu film özelliklerini taşıyarak, mistik gerilim yaratmaya çalışan ve son sözünü ancak finalde söyleyebilen bir film...

Senaryosunu William Brent Bell ve Matthew Peterman’ın kotardığı filmin yönetmenliğini de Bell üstlenmiş... İkilinin birlikte kotardığı üçüncü film... Yönetmenliğe 1997’de komedi “Sparkle and Charm”la başlayan Bell, ikinci filminde korku gerilime yönelmiş ve Peterman’la birlikte çalışmaya 2006’da “Stay Alive” ile başlamış... Klişe konusuna rağmen vasatı aşan filmin gördüğü ilginin ardından adlarını herkese duyurmaları altı yıl sonrasına denk düşüyor... Şeytan çıkarma filmlerine farklı bir yaklaşım sunan ve şüphelerin peşinden giden “The Devil Inside”, 2012’nin en iyi örneklerinden biri olmuştu... 1 milyon dolar bütçeli filmin ikiliye geri dönüşü de elli katı gişe rakamları, ödüller ve neredeyse her ülkede gösterime girmesi oldu... Bu başarının sebeplerini irdelemiş olmalılar ki, aynı mantıkla bu kez kurt adam meselesine bakmışlar... Yine tanıdık simalarla çalışmışlar... “Criminal Minds”dan A.J. Cook, fantastik filmlerin aranan yüzlerinden biri haline gelen “The Originals”ın Mikael’i Sebastian Roché, “Chuck”ın Lester’ı Vik Sahay, “Cavemen”in Thorne’u Stephanie Lemelin, Simon Quarterman ve Brian Johnson oyuncu kadrosunun başı çeken isimleri...

Bell ve Peterman yine Amerika dışını mesken tutuyor kendine... Bu kez Fransa’dayız... Amerika ile bağı da avukat ve uzman sayesinde sağlıyoruz... Yabancılaşma hissi ve kanun farklarını da film yedirmek için kullanılan bu durum aynı zamanda kurt adam mevzuunu Amerikalılar için romantizmin beşiği olan ülkede işleyerek seyircisine de ters köşe yaptırmayı seçmiş... Beklenmedik olayları hiç beklenmedik yerde yaşayacak olması, izleyici için mistik gerilimin temelinin kolayca oluşmasını da sağlamış... Konusuna ilk saniyesinden itibaren balıklama dalıyor “Wer”... Bir buluntu film izliyoruz, aile piknikte... Kameranın zum yaptığı dolunayın hemen ardından çalılıkların ardından gelen bir şey, köpekle başlıyor ve aileyi katlediyor... Durumu kritik olarak kurtulabilen kadının verdiği tarifle filmin ana öyküsü de başlamış oluyor... O şey ne? Bir hayvan mı, bir insan mı? Polis soruşturmasının sonucunda yakalanan kişiyle tanışıyoruz sonra... İkili, avukatla özdeşleşip onun gibi bakmamızı istiyor... Dev cüsseli, kıllı ve suratsız bir adam Talan... Aslında olan biten sorusunun peşinden akan film, senaryosundaki manevralarla 89 dakika boyunca finaldeki cümleye yürüyor... Her şey o cümle için... Hep birlikte itiraf edilmesi gereken tanımlama için...

Bir polis soruşturması mantığıyla ilerleyen “Wer” dersine iyi çalıştığını sürekli gösteriyor hiç bir ayrıntı atlamadan... Sanığın kurban olma ihtimali hayli mantıklı örneğin, hukuk sisteminin farklılıkları sayesinde kanıtlara dair işleyiş de aynı kuşkuları ve soruları getiriyor... Finale yürürken bolca soru biriktiriyor... İkinci yarıdan itibaren girişilen kurt adam sorgusunda da hayli bilimsel olarak yaklaşarak basit kalıpların dışına çıkma tercihi çok yerinde... Kurt adam varsa niye olur konusunda çok iyi sebep-sonuç ilişkisi kuran film, türe ilgi duyanlar için sırf bu cevaplar uğruna bile izlenmesi gerekenlerden biri olduğunu gösteriyor... 

Detaylarla iyi süslenen merak uyandırıcı sorgusuna rağmen, aksiyona da göz kırpmak isteyen ikili en büyük yanlışı da orada yapıyor... Kötü efektler ve seçimlerle gereksiz bir gösteriyle işi av filmine dönüştürerek getiriyorlar filmin sonunu... Oysa işin drama yönü çok daha iyi ve filmin başarısı da orda... Saldırılar, cinayetler, kafa koparmalar hadi neyse de ikinci yaratıkla düello hadisesi iyice ucuz numara... Seyirciye istediklerini verdiklerini düşünüyor olsa gerek Bell ve Peterman... Kendi meydan okumalarına yenilmiş oluyorlar daha çok... Sordukları sorulara çok basit yanıt vererek, finale kadar getirdikleri şüpheyi de öldürüyorlar... 

Kurt adam meselesine bilimsel yaklaşan ve detaylı senaryosuyla finale kadar iyi işleyen “Wer”, sonuca ulaşamasa da fantastik yaratıklara dair farklı ve özgün bir deneme... Bu yaratıklara ilgi duyanların izlemesi gereken bir seyirlik...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template