♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

The Stroller Strategy : Bir Pusetin Getirdikleri

Dünya sinemasında nasıl bir ilerleme olursa olsun, ne kadar gelişirse gelişsin tonunu kaybetmeyen, aynı havayı tekrarlayarak yakalayan ve birbirine benzer örneklerle ilerlemese de gerilemeyen tür sinemaları var... Önemli gibi görünmese de, o havayı kaybetmemek ülke sinemalarının can damarı... Her seferinde kitlenip kaldığımız Yeşilçam filmlerinin havasını çoktan kaybettiğimiz için en iyi biz anlarız bu durumu örneğin... Fransızlarsa ısrarla kaybetmiyor... Bildik konularına, klişe tiplemelerine rağmen her yıl pazara sunulan Fransız romantik komedileri bir şekilde kendini izletmeyi başarıyor... Orijinal adıyla “La stratégie de la poussette”, bizde gösterime giren adıyla “Aşk Taktikleri”, bu yolun yolcusu örneklerden...

Aktörlükten yönetmenliğe geçerken kısa filmlerle ısınma turları atan Clément Michel, ilk uzun metrajında senaryoyu ve diyalogları da kotarmış... Yetmediği yerlerde işbirlikçisi de Louis-Paul Desanges olmuş... 2009 yapımı gerilimler “Gerilim hattı / High Lane” ve “Mutants”ın senaristi olarak tanıdığımız Desanges de ilk kez türe bulaşmış böylece... Kendisine de rol veren Michel, oyuncu kadrosunu da Raphael Personnaz, Charlotte Lebon, Jerome Commandeur, Camelia Jordana, Julie Ferrier ve François Berléand’dan oluşturmuş... Büyük bütçeli Amerikan filmlerinde de görmeye başladığımız Perssonaz ile modellikten oyunculuğa geçiş yapan Lebon aşık çiftimizi canlandırıyor... Lebon’un özellikle bazı sahnelerde Winona Ryder’ın gençliğini andırması da filmi izlenir kılanlardan... 2012 yapımı filmin ardından onun da yükselişi sürüyor şu sıralar...

Her fransız romantik komedisi için çok iyi açılış yapan “La stratégie de la poussette” bir partide tanışıp ilk görüşte aşık olan çiftini on dakikada evlerinin merdiveninde bir yıllık ilişkinin bitişine kadar götürüyor... Eve girmeden, sadece merdivende işlenen ilişki hayli yaratıcı bir giriş olmuş... Sonrasıysa bolca klişe... Çocuk istememesi başta olmak üzere bir çok sorun üzerine terkedilen Thomas, üzerinden bir yıl geçmesine rağmen Marie’yi hala unutamamış, depresyon halinde... Yeniden geri kazanma uğraşında... Neyse ki sadece romantik komedilerde olan bir şans kapısını çalıyor... Kaza yapan komşusunu hastaneye kaldırdıklarında, bebeği de kucağına bir fırsat olarak düşüyor... Yan karakterlerin de devreye girmesiyle, çocuklu dul erkeklerin kolayca kadın tavladıklarına dair yargıdan bolca yararlanmaya başlıyor film... Thomas da artık bu fırsatı kullanmak üzere harekete geçiyor, Marie’yi yeniden bularak yeni profilini gözler önüne seriyor ve başlıyor macera...

Bir yalanın etrafında dönen ve çiftlerin birbirini kazanma uğruna neler yaptıklarını anlatan film, tüm klişeleri kullanarak öngörülebilir finaline dek yürüyor... Giriş sahnesi ve müzikleri dışında herhangi bir artısı olmayan film türün gereklerini yerine getirerek, gereksiz zaman harcamadan 90 dakikasını tipik izle unut kıvamında geçiriyor... 

Kasım 2012’de iki festivalde gösterildikten sonra ülkesinde Ocak 2013’de vizyona giren film, ilgi görmemiş ve türün fanatiklerince de çok sıradan bulunmuştu... Amerika’da sınırlı salonda gösterim şansı bulabilen ve 3255 dolar gibi hayli komik bir gişe rakamı tutturan “Aşk Taktikleri”nin sonu seyirciden beklediğinin aksine hüsran olmuştu... Bizde de gösterim fırsatını geçtiğimiz yaz sezonunda bulmuş ve 28 Haziran’da seyirci karşısına çıkmıştı... 20 kopyayla 15 hafta gösterimde kalarak 26872 seyirci bulabilmişti kendisine... Onu da fragmanın yanıltıcılığına ve pazarlamasına bağlamak gerek...

Seyircisini “Hareketli, komik ve göz kamaştırıcı olan bu karakterlere film boyunca siz de âşık olacaksınız...” diyerek çağıran film, herhangi bir karakter yaratma çabasına girmeden kartonlarla idare ediyor ve klişe bir formülü olabilecek en basit şekilde işliyor... Mutlak mutluluk çocuktadır... Kadınlar sevgililerinden çocuk istemediği için ayrılır, ama unutmazlar erkeklerini... Erkeklerin onları tavlaması için mış gibi yapmaları yeterlidir... Bu kadar basit bir mantıkla yola Michel, ilk yönetmenlik denemesinde sınıfta kalmış... Türün meraklılarını bile zorlayan Fransız romantik komedisi yaratmak gibi zor bir işi başarmış... Bu başarısını da filmin yanına bile yaklaşmayarak taçlandırmak sizin elinizde...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template