♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

İlk Bakış: Amphibious / Derindeki Yaratık

Dağıtımcıların, yaz aylarının olmazsa olmazı ucuz korku filmlerine müşteri bulma çabasının son örneği “Amphibious”, “Derindeki Yaratık” adıyla 27 Haziran’da gösterime giriyor...

Hollanda Endonezya ortak yapımı filmin senaryosunu dört kişilik bir ekip kotarmış... Prodüktör olarak bildiğimiz San Fu Maltha, ucuz korku filmlerinin her şeye yeten adamlarından ve William Hurt’lu 2011 yapımı “Hellgate”den hatırlayacağımız John Penney, yönetmen/senarist/kompozitör kimliğiyle türün ilginç adamlarından Somtow Sucharitkul’dan oluşan ekibin son ismi aynı zamanda yönetmenliği de üstlenen Brian Yuzna... “Bride of Re-Animator”, “Beyond Re-Animator”, “Return of the Living Dead III” ve “The Dentist” serisiyle kült mertebesine yükselen Yuzna bu kez denizler altında... Doğal olarak tanınmış isimlerin yer almadığı oyuncu kadrosunun başını Elke Salverda, Francis Magee, Janna Fassaert ve Michael Pare çekiyor...

Deniz biyoloğu Skylar Shane Kuzey Sumatra denizi açıklarındaki tarih öncesi hayat formlarına ait yaptığı araştırmada kendisine yardım etmesi için bir tekne kaptanı olan Jack Bowman ile anlaşır.Yolculukları sırasında denizin ortasındaki balıkçı platformuna sığınan ikili burada kimsesiz bir çocuk olan Tamal ile tanışır. Tamal bir büyücü olan amcası tarafından balıkçı platfoırmunda hizmetli olarak çalışması için satılmıştır ve Skylar'a kendisini oaradan kurtarması için yalvarır. Tamal'ın yanlarına gelmesi ile birlikte garip olaylar ortaya çıkar... Ve karanlık suların altında onları bekleyen gittikçe büyüyen dehşetin farkına varırlar. 

Yuzna ve arkadaşlarının b-türü korkularını sevenler için bile tuhaf bir durum söz konusu... 2010 yapımı film, dört yıl sonra vizyonda... Pirana serisinin üç boyutlu olarak yeniden çevrildiği yıla denk gelmesi tesadüf değil elbette... Gişeye büyükler gelirken, video piyasasına gelen küçüğü görevini üstlenen film, prömiyerini de aynı yıl İspanya’da Sitges Uluslararası Fantastik Film Festivalinde yapmış... Endonezya, Kuveyt ve Japonya’dan sonra gösterime girdiği dördüncü ülke olma onurunu sağolsun dağıtımcılar bize bahşetmiş... Amerika’daki sınırlı salon gösterimlerinden aldığı kötü eleştiriler de filmin sonu olmuş... Efektler ve öykü beğenilirken, türün olmazsa olmazı çıplaklık, vahşet ve komedinin eksikliğinden dem vuran fanatikler Yuzna’nın bu kez baltayı taşa vurduğunu söylüyor... Gelelim fragmana, buram buram türün en iyi döneminin ruhuyla bezeli bir nostalji hissiyatı vermesiyle gönül çeliyor... Evet her şeyi çok ucuz ama türün fanatikleri için sinema salonunda yaşanacak bir keyif çağrısı var... İzlerken, video kaset furyasında yapılan gece maratonlarını hatırlatacak, anılar canlanacak... Dönemi ve türü bilmeyenler içinse beklentilerin altında kalacağı kesin...



Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template