♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Coyote Lake : Misafirlere Yardım

Amerika Meksika sınırındaki bir pansiyon misafirlere yardım etme anlayışını alışık olmadığımız şekilde göstermiş. Bir meyve suyu sonrası sonsuz uykuya dalan misafirlerin her şeyi yok olmuş. Son uykularını gölün dibinde çeken misafirler ve pansiyonu işleten anne kızın öyküsünün esin kaynağı olduğu “Coyote Lake” de böyle doğmuş. 2019 yapımı bağımsız Latin Amerika işi bu yüzden beklenenden fazla ilgi çekerek buralara kadar ulaştı.

Gerçek olaylardan esinlenen filmin senaryosunu Thomas James Bond ile kotaran Sara Seligman yönetmen koltuğunda da oturuyor aynı zamanda. Kısa filmci Bond’un ilk önemli deneyimi. Seligman da ilk uzun metraj sınavında. İşin prodüksiyon tarafında daha çok görünen Sara Seligman, 2008 yılından bu yana dizi ve filmlerde görevden göreve koşturmuş. 2008 ile 2016 arasına dört kısa film sığdırmış. “Hawkins Hill” de senaryoyu yine Bond ile kotarmış. Çıkışınıysa iki ödül ve iki de adaylıkla taçlanan kısa filmi “Diego” ile yapmış. İlk uzun metraj sınavında da yine Latin Amerikan sineması örneğiyle karşımızda… İyi de bir oyuncu kadrosu mevcut. “Riverdale”in Veronica’sı olarak tanıdığımız Camila Mendes, “Babel” ile Oscar adayı olan usta oyuncu Adriana Barraza, “The Flash” ve “The 100” ile yüzüne aşina olduğumuz Neil Sandilands, ilk önemli rolünde Andres Velez, irili ufaklı birçok diziden tanıdığımız Manny Perez ve Charlie Weber başı çeken isimler.

Coyote Lake, mevcudu göstererek başlayan filmlerden. Göle dibine doğru süzülen bir ceset eşliğinde yapıyor açılışını. Böylece pansiyonun sahipleri anne kız ile tanışıyoruz. Kaya gibi sert bir anne Teresa ile gençliğinin baharında meraklı ve hayalperest kızı Ester. Pansiyonda kalan misafirlerini ikram ettikleri meyve suyuna ilaç karıştırarak uyutup öldürüyorlar. Bayılmalarının ardından naylona sarıp taş bağlayarak gölde açılıyor ve dibe bırakıyorlar. Kurbanların tam ölmediklerine de gölün dibine süzülürken şahit oluyoruz. Sonrasında misafirin arabasını ve eşyalarını iyice inceleyip gizledikleri parayı buluyorlar ve Teresa da her kurban için duvara çentik atıyor. Bunu niye yaptıklarına cevapları ise yeterince para biriktirince buralardan gitmek… Ester’in her şeye dayanma sebebi de bu gitme isteği. Her şey yolunda giderken ansızın gelen biri yaralı iki adamla olaylar değişiyor. Silahlı adamın onları rehin almasıyla işler başka yöne kayıyor.

Coyote Lake, gerilim filmi olarak sunulsa da bunu pek karşılamıyor. Bir kadın yönetmenin elinden çıktığı için daha çok duygulara ağırlık veren bir psikolojik dramaya meylediyor. Senaryonun ağırlık verdiği de Ester’in duyguları ve hayalleri. Karakterlerini net şekilde resmeden ve ilerledikçe derinleştiren film çıkmazlarını ve çatışmayı yaratıp çözümü de üretirken hep onu ön planda tutmuş. Lakin karşımızda çok özel bir hikâye yok. Annesi tarafından bastırılmış olduğu, erkek kıyafetleriyle kendini sakladığı gibi ayrıntılar bir anda ortaya çıkıyor. Bir erkekle karşılaşmasa hiç bilmeyeceğimiz özellikler gibi duran bu yapaylık bir türlü karaktere tam oturmuyor. Mendes’in Ester karakterini hep aynı duygusuzluk ve donuklukla canlandırmasının da bunda payı büyük. Ester’in gelen yabancı sayesinde gösterdiği gelişim ve ipleri ele alma süreci gerçekçilikten ve mantıktan uzak bir şekilde anlatılıyor. Senaryonun sürekli kolay yolu seçme sayesinde olabilecek en basit şeyler üzerinden ilerleyen film hiç şaşırtmadan ilerleyip yapıyor finalini. Heyecanlandırmadan, tempoyu yükseltmeden, ritmini koruyarak dümdüz bir şekilde ilerliyor. Az ve öz oyuncu ile tamamen izole ortamda bunca kolaycılık yüzünden ikinci yarıda bolca tekliyor ve sıkıcılıkla boğuşuyor. Gerilim tonunun eksikliği yüzünden kaçırılmış bir fırsat olarak kalıyor.

2 Ağustos itibariyle internet üzerinden izleyiciye sunulan “Coyote Lake” vasatlarda seyreden kekremsi bir gerilim denemesi. Bu haliyle ancak izleyecek hiçbir şeyi olmayanlara hitap ediyor.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template