♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

A.M.I. : Burada Hepimiz Deliyiz

Teknoloji geliştikçe insanın yapay zeka ile ilişkisi de gelişiyor. Cep telefonları adeta ayrılmaz parçası, eline ait bir parça gibi. Elbette bu duruma dair teoriler ve hikâyeler edebiyat ile sinemadan geliyor. Yapay zekanın henüz bilmediğimiz sınırsızlığına ve nelere sebep olabileceğine dair bir film “A.M.I.”

Hikâyenin ve dolayısıyla da senaryonun sahipleri aktörlük de yapan iki isim: Evan Tylor ile James Clayton. Fikrin sahibi Clayton ilk senaryosuna imza atmış. Taylor ise yedinci senaryosunda. B türü filmlerle bilinen Taylor, ilk senaryosuna 1996’da “For a Few Lousy Dollars” ile imza atmış, bir yıl sonra “Stag” ile adını duyurmuş bir isim. Prodüktörlüğe de aynı zaman diliminde geçiş yapınca peşi sıra korku filmleri gelmiş. “Ripper”, “11:11”, “Ripper 2: Letter from Within” ve “Wrecker” özgün konulara sahip olmasa da türü sevenlerin izlediği filmler. A.M.I de bu halkanın devamı. Yönetmen koltuğunda da ev sineması pazarına film üreten isimlerden Rusty Nixon oturuyor. 2014 yapımı mistik gerilim “Down the Line” ile başlayan Nixon, 2016’da “Candiland” ile adını duyurmuş ve üç festivalden altı ödülle başarısını taçlandırmış. Bir yıl sonra aynı şeyi “Residue” ile tekrarlamış. İki filmin de başrol oyuncusunun Clayton olduğunu belirtmeden geçmeyelim. A.M.I.’nin doğuşu da bu işbirliğinin sonucu. Oyuncu kadrosu da adını ezberlemediğimiz ama simalarını bildiğimiz isimlerden oluşuyor. Debs Howard başı çekerken Philip Granger, Sam Robert Muik, Havana Guppy, Veronica Hampson ve Lori Triolo ona eşlik edenler.

A.M.I. bizi Cassie ile tanıştırıyor. Annesinin ölümünü atlatamamış ve sevgilisinin ilgisizliği yüzünden boşlukta. Tesadüfen bulduğu bir telefonun ona seslenmesiyle bir nebze moral bulan ve gülümseyen Cassie, programın dozu arttırmasıyla harekete geçiyor ve olaylar gelişiyor.

Telefona yüklü olan program yalnızlığı giderici özelliklere sahip… Sesin değiştirilebilir olması, kamera ile sürekli izleyebiliyor olması gibi özelliklerle kısa sürede kişinin hayatının bir parçası ve en yakın arkadaşı haline geliyor. Cassie’nin güvendiği arkadaş, annesine benzeyen sesle konuşup, annesi gibi seslenince insanlara dair gerçekler de çıkıyor ortaya. Elbette gerilim filmindeyiz ve yapay zekanın talimatları başlıyor. Seri cinayetler izliyoruz özetle.

İyi bir açılışla başlayan film kısa sürede her şeyi anlaşılır kılarak seyircisinin ilgiyi hiç kaybetmemesini sağlayarak ilerliyor. Konu bildik, işleyiş sürprizsiz ve her şey beklendiği gibi. Buna rağmen konunun gerçeğe yakınlığı ile senaryonun gayet iyi oluşu sayesinde hiç aksamıyor. “Burada hepimiz deliyiz” diyor A.M.I. Bu hepimizin başına gelebilir sonuçta. Yan öyküye, mesaja, ekstra bir arayışa girmeden standart bir korku/gerilim öyküsü anlatıyor film. Alacakaranlık kuşağı senaryolarından biri gibi işliyor. Nixon çok temiz iş çıkarırken oyuncular da elinden geleni yapıyor. Kanada yapımı filmin küçük bağımsız olmak yerine gişeye oynayabilecek bir potansiyeli var aslında. Bu potansiyeli doğrulayan da katıldığı festivallerde beğenilerek ödül adaylıkları kazanması…

Yaşadığı boşluğu yapay zeka ile dolduran ve onun talimatlarıyla kan döken kızın öyküsü su gibi akan bir gerilim. Vasatı aşan başarılı bir iş… Çok şey beklememek kaydıyla türü sevenler için keyifli 87 dakika vaat ediyor. 

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template