Emma's Chance : Atları Kurtarmak

Pazar, Ağustos 14, 2016 by Serkan Murat KIRIKCI
Hiç ata bindiniz mi? Bir atla kısacık da olsa bir an paylaştınız mı? Göz göze geldiniz mi hiç? Cevabınız hayırsa, ne kaçırdığınızın farkında değilsiniz. Eşsiz bir şeydir, öyle kolay kolay anlatılacak bir şey değildir. Evcil hayvanları besleyebilirsiniz, onları seversiniz evet... Gelip dizinizde yatarlar ona da evet ama bir atla mesafe almak bambaşka bir şeydir. Onunla tek vücut olmanın tarifi de yoktur pek. Varsa da benim dilim dönmez. En iyisi bunu hissettiren bir filmden bahsedeyim size... 2016 yapımı aile filmi “Emma's Chance” bir atla neler paylaşabileceğinizi hissettirerek duygulandırıyor.

Seyircisiyle direkt olarak ev sinemasında buluşan filmin öyküsü Tyler W. Konney’in imzasını taşırken, gerçek olaylardan esinlenilmiş. Senaryoyu da kotaran Anna Elizabeth James ise ilk uzun metrajı için yönetmen koltuğunda. Kısa filmlerin ardından ilk sınavını veren James, iyi bir aile filmi için gereken oyuncu kadrosunu da kurmuş. Greer Grammer, Joey Lawrence, Missi Pyle, Joey Lawrence, Jennifer Taylor, Christina Robinson, Ryan McCartan ve Lia Marie Johnson’ın başını çektiği kadronun tanıdık simalarının en ilginci sekiz sezon boyunca gözümüzün önünde büyüyen büyüyen “Dexter”ın Astor’u C. Robinson’ı genç kız olarak görmek. 

Hemen baştan söyleyeyim “Emma's Chance” tam bir pazar sineması kuşağı aile filmi. Küfürsüz, kötüsüz, cinsellikten uzak iyilik, güzellik filmi... İzleyenin kendini iyi hissedeceği, yer yer gözyaşı da dökebileceği bir sıcaklık taşıyor. Üstüne bir de hayvan severleri mest edecek mesajlar da veriyor. Hikayesinin ana çatısını da meşhur “ikinci şans” oluşturuyor.

Lise öğrencisi Emma ile tanışıyoruz. Okulunda başarılı olan genç kızımız son dönemde değişmiş. Arkadaşları ile daha çok takılmaya başlamış, dersleri asmış ve notları da düşmüş. Bu değişimin son noktası da civardaki at çiftliğine izinsiz girmek oluyor. Arkadaş kurbanı olarak suçu üstlenen Emma’nın cezası o çiftlikte zorunlu hizmet olarak belirlenince de macera başlıyor. “Atların sahip olduğu çiftlik” Kırmızı Kova’da ahır temizleyerek başlayan zorunlu hizmet ile hayatının değişmesini izliyoruz.

Kırmızı Kova demişken parantezi açalım... Güney Kaliforniya'da bulunan Red Bucket Equine Rescue at ve eşekleri kurtaran bir kurum. Iskartaya çıkarılıp unutulduğu anda kendini mezatta bulan atların sonunun mezbaha olmaması için çabalayan Kurtarma ve Rehabilitasyon merkezi, 2009 senesinden beri üç yüzü aşkın at ve eşeği kurtarmış ve iyileştirilmiş. İyileştirdikten sonra da onları evlat edinecek yeni sahiplerini bekliyorlar. 

Anna Elizabeth James hesabını çok iyi yapmış. Seyircisine tanıdık bir öykü sunuyor. Derli toplu şekilde anlatarak seyircisinin sıkılmasına, dağılmasına izin vermeden süreyi eritiyor. Değişen hayatları, atla kurulan dostluğu, kötülerin eninde sonunda cezasını çekeceğini gösteriyor. Ağır çekimden, müzikten sonuna kadar faydalanarak etkiyi katlıyor. İzleyicinin gönlünü de daha ilk yarım saat dolmadan kazanıyor. Evet tüm bunlar yeni şeyler değil ama çok etkili ve dokunaklı. 

Ailecek izlenecek iç ısıtan bir film arayanlar için biçilmiş kaftan “Emma's Chance”... En başta Kırmızı Kova’nın varlığına sevineceksiniz, sonra atların ne kadar özel olduklarını göreceksiniz. Daha ne olsun? Belki "redbucketrescue.org"u ziyaret edip bağış da yaparsınız kimbilir?


0 blogger-facebook:

Yorum Gönder

Etiketler