♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Sel Yayıncılık'tan Haziran Yenileri

Sel Yayınları Haziran ayını beş kitapla karşılıyor. Erich Kästner´in 1930’ların Almanyası’ndan 2000’ler Türkiyesi’ne dikkate değer bir pencere açan romanı “Bok Yoluna Gitmek”, Schopenhauer’in aşk, evlilik, toplum, akademi, arkadaşlık, tarih ve insanlığa dair fikirlerini tutkulu biçimde ortaya koyduğu söyleşilerden oluşan “Arthur Schopenhauer: Bir Filozofun Huzurunda”, Türker Ayyıldız’ın 2011 Orhan Kemal Öykü Ödüllü kitabı “Vapurlara Küsmek”, Sara Ahmed’in mutlu olma zorunluluğunun dayattığı ahlaki düzeni eleştiren ve sorgulayan çalışması “Mutluluk Vaadi” ve Michel Pastoureau’nun siyahın; dil, toplumsal alışkanlıklar, sanatsal yaratılıcılık ve simgeler dünyasındaki yerini ve gelişimini belirgin bir şekilde ortaya koyduğu “Siyah – Bir Rengi Tarihi” ayın yeni kitapları olarak raflarda.


BOK YOLUNA GİTMEK * Erich Kästner
“Çöküş ve ahlaki çürümeye karşı, devlet ve ailede namus ve disiplin için; Heinrich Mann, Ernst Glaeser ve Erich Kästner´in yazdıklarını ateşe veriyorum.”

10 Mayıs 1933’de Berlin Opera Meydanı bu sözlerle yankılanırken, Kästner kenarda, kitaplarının genç Naziler tarafından yakılışını izliyordu.

Kästner‘i faşist histerinin hedef tahtasına oturtan eserlerinin arasında Bok Yoluna Gitmek de vardı. Almanya’daki politik ve ahlaki çöküşü eleştiren ve yükselen Nasyonal Sosyalist tehlikeye karşı insanları harekete geçmeye çağıran roman, uyarıcısı olduğu yozlaşmanın hışmına uğramıştı. Üstelik ikinci kez! İlk yayımlandığı sırada, Naziler henüz iktidarda bile değilken ağır bir sansüre uğrayan kitap, bu kez tamamen yasaklanıp ateşe mahkûm edilmişti.

Elinizdeki edisyon, bu önemli eserin, yayınlanışından yıllar sonra, Sven Hanuschek’in yoğun mesaisi ve değerli editörlük notlarıyla titizlikle hazırlanan sansürsüz tam metnidir. 1930’ların Almanyası’ndan 2000’ler Türkiyesi’ne dikkate değer bir pencere açacağını düşündüğümüz Bok Yoluna Gitmek, politik ve ahlaki yozlaşmanın sonuçlarıyla erken bir yüzleşme şansı veriyor...

ERICH KÄSTNER, Şair, yazar, tiyatro eleştirmeni ve senarist. 1899’da Dresden de doğdu. 1917’de orduya alındı. Ona bir kalp rahatsızlığına da mal olan, sert ve acımasız ordu eğitimi ve sürmekte olan dünya savaşının dehşeti, antimilitarist ve pasifist kimliğinin temeli oldu. Savaş sonrası, Leipzig Üniversitesi’nde Alman dili ve edebiyatı, tarih, felsefe ve tiyatro tarihi okudu. 1928’de yazdığı Herz auf Taille isimli şiir kitabı ve 1929’da yayımlanan Emil und die Detektive isimli çocuk kitabı, yazara uluslararası bir ün kazandırdı. Bunları Lärm im Spiegel (1929) ve Ein Mann gibt Auskunft (1930) adlı şiir kitapları izledi. En önemli eseri sayılan Bok Yoluna Gitmek (Der Gang vor die Hunde) romanı ise sansürlenerek, farklı bir isimle (Fabian. Die Geschichte eines Moralisten / Fabian. Bir Ahlakçının Hikâyesi) 1931’de yayımlandı. Nasyonal Sosyalist tehdide karşı, solu birliğe çağıran; Dringender Appell für die Einheit / “Birlik İçin Acil Çağrı” bildirisinin imzacılarından oldu. Nazi iktidarı döneminde kitapları yakıldı, yazması yasaklandı, Gestapo tarafından sorgulandı. Georg Büchner Ödülü, Hans Christian Andersen Ödülü, Lewis Carroll Ödülü, Lessing Büyük Alman Edebiyat Ödülü gibi pek çok ödüle de layık görülen yazar, 1974’deki ölümüne dek üretmeye ve savaş karşıtı harekete destek vermeye devam etti.
Özgün Adı: Der Gang vor die Hunde
Türkçesi: Suzan Geridönmez
Çağdaş Dünya Edebiyatı / Roman
302 sayfa, 22 TL


ARTHUR SCHOPENHAUER: BİR FİLOZOFUN HUZURUNDA SÖYLEŞİLER, PORTRELER, ŞİİRLER
19. yüzyıl felsefesinin en üretken düşünürlerinden Arthur Schopenhauer; Kant idealizmi ve Doğu mistisizminden beslenerek geliştirdiği, irade gücü ve tasavvura dayanan düşünce sistemiyle, felsefe tarihinde edindiği o heybetli paydadan ve “seçkinci”, “sezgici”, “iradeci” gibi disiplinel tanımlamalarından mı ibarettir? Bir düşünür toplumsal normlarla birebir örtüşen, ideal bir profil çizmek ve yaşantısını bu kalıplar çerçevesinde mi sürdürmek zorundadır?

Arthur Schopenhauer: Bir Filozofun Huzurunda, Schopenhauer’in aşk, evlilik, toplum, akademi, arkadaşlık, tarih ve insanlığa dair fikirlerini tutkulu biçimde ortaya koyduğu söyleşilerden oluşuyor. Yolu; kendisine ve eserlerine karşı sürdürülen sessizlik politikasını bir komplo olarak değerlendiren, karşısındakilerin kişisel duygularına aldırış etmeyen, her şeye ve herkese karşı argüman üreten, hırslı, kibirli, sivri dilli fakat etten kemikten bir adamla kesişen bir dizi meslektaş ve çalışma arkadaşının gerçekleştirdiği söyleşilerden derlenen bu metin, okuyucuyu, radikal fikirlerini henüz tanıştığı kişilere söylemekten bir an olsun çekinmeyen düşünürle aynı masada karşı karşıya oturtuyor.

Eristik Diyalektik’te haklı çıkma sanatının inceliklerini ustalıkla öğreten Schopenhauer’in bunu nasıl icra ettiğine tanık olacaksınız.

ARTHUR SCHOPENHAUER, 22 Şubat 1788’de Danzig’de doğdu ve 21 Eylül 1860’da Frankfurt’ta öldü. Immanuel Kant’ın değer verdiği bir öğrencisi olan Alman filozof, Alman felsefe dünyasının ilklerdendir ve felsefi karamsarlık ve açıklığıyla dikkat çekmiştir. Schopenhauer’in irade üzerine analizleri, insani motivasyon ve tutku üzerine fikirleri ve yazım tarzı Friedrich Nietzsche, Richard Wagner, Ludwig Wittgenstein, Erwin Schrödinger, Albert Einstein, Sigmund Freud, Otto Rank, Carl Gustav Jung, Leo Tolstoy, Thomas Mann ve Jorge Luis Borges gibi, bugünün dünyasına büyük etkileri olan birçok düşünürü etkilemiştir.
Yayına Hazırlayan: Didier Raymond
Özgün Adı: Entretiens - Édition ´tablie et présentée par
Türkçesi: Barış Tut
Felsefe / Deneme
112 sayfa, 12 TL


VAPURLARA KÜSMEK * Türker Ayyıldız
Hayatın arka planını oluşturan ama bahsedilmeye layık görülmeyen olayları, özne olamamış insanları ve onların hikâyelerini yalın ve ustalıklı bir anlatımla birleştirerek öyküleştiren Türker Ayyıldız, insana ve insana dair olana duyduğu sevgiyi, umudu cesur bir sesle dillendirirken naifliğini korumayı başarıyor.

2011 Orhan Kemal Öykü Ödülü’ne layık görülen Vapurlara Küsmek, yaşamın çetinliğini ve bonkörlüğünü gözler önüne seren olaylardan göğsümüze bir yumruk gibi oturan acıları, içimizde ukde kalan meseleleri, yürek burkan detayları başarıyla damıtıyor.

TÜRKER AYYILDIZ, 1972’de Yozgat’ta doğdu. Marmara Üniversitesi’nde İktisat okudu. Öyküleri çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlandı. Vapurlara Küsmek ile 2011 Orhan Kemal Öykü Ödülü’nü aldı. İstanbul’da yaşıyor. Yazarın diğer kitapları: Kese Kâğıdına Sarılı Şeyler (Şiir, İskenderiye Yayınları, 2009); Şikeste (Öykü, Yapı Kredi Yayınları 2015)
Çağdaş Türk Edebiyatı / Öykü
96 sayfa, 12 TL


MUTLULUK VAADİ * Sara Ahmed
Sara Ahmed, Mutluluk Vaadi’nde arzularımızın ve mutluluğumuzun başkalarının mutluluğuna bağlı olması beklentisinin; “Sadece mutlu olmanı istiyorum” ve “Sen mutluysan ben de mutluyum” gibi gündelik söylemlerin sonuçlarını ele alıyor. Çağdaş toplumdaki mutlu olma baskısı ve zorunluluğunun kültürel eleştirisine odaklanan Ahmed, mutluluğun insanları yaşamda bazı tercihler yapmaya iten ve bazı tercihlerden uzaklaştıran bir karar olduğunu söyleyerek, mutluluğun yaşamlarını belli bir şekilde yaşayanlara verilen bir vaat işlevi gördüğü tespitinde bulunuyor.

Ahmed, mutluluğu tüm yönleriyle incelerken antikçağ düşünürlerinden, tesir ve tutkular üzerine on yedinci yüzyılda yazılanlara, on sekizinci yüzyıldaki erdem ve eğitim konulu tartışmalardan ve on dokuzuncu yüzyıl faydacılığına kadar uzanan düşünsel tarihten yararlanıyor. Feminist, ırkçılık karşıtı ve queer eleştiriler yoluyla mutluluğun nasıl toplumsal baskıları meşrulaştırmak için kullanıldığını ve o baskıya karşı gelmenin nasıl mutsuzluğa yol açtığını da gösteriyor. Argümanlarını edebiyat ve sinema okumalarıyla da pekiştirerek mutlu olma zorunluluğunun dayattığı ahlaki düzeni eleştiriyor ve sorguluyor.

SARA AHMED, Londra Üniversitesi, Goldsmiths College Medya Bölümü’nde Irk, Etnisite ve Kimlik alanında dersler vermektedir. Yazarın feminist kuram, eleştirel ırk araştırmaları ve sömürgecilik sonrası kuram konularında araştırmaları vardır. Yayınlanmış çalışmaları arasında Differences that Matter: Feminist Theory and Postmodernism (1998), Strange Encounters: Embodied Others in PostColoniality (2000) ve Queer Phenomenology: Orientations, Objects, Others (2006) sayılabilir. Ayrıca International Journal of Cultural Studies, European Journal of Women’s Studies, New Formations, Borderlands ve Culture, Theory and Critique dergilerinde editörlük görevlerinde bulunmuştur. Yazarın Duyguların Kültürel Politikası adlı eseri de yayınevimizden çıkmıştır.
Özgün Adı: The Promise of Happiness
Türkçesi: Deniz Mayadağ
Queer Düş’ün / Kuram
325 sayfa, 24 TL


SİYAH - BİR RENGİN TARİHİ * Michel Pastoureau
Karanlıkların, ölümün ve cehennemin rengi olan siyahı ille de “olumsuz”, “kötücül” bir renk olarak görmemeli. Uzun tarihi boyunca, verimlilik, ölçülülük, saygınlık ve otoriteyle de özdeşleştirilmiş olan siyah, epeydir zarafetin ve modernliğin temsilcisidir.

Keşişlerin siyahından korsanların siyahına, ressamların siyahından terzilerinkine uzanan Michel Pastoureau, diğer renklerden farklı bir kadere ve simgeselliğe sahip olmuş, matbaanın icadına kadar renkler arasında apayrı bir yer işgal etmiş, Newton’un buluşlarıyla özel bir statü edinmiş, hatta renk olmaktan çıkmış siyahın izlerini yaradılış efsanelerinden 20. Yüzyılın sonlarına dek her alanda sürüyor.

Siyahın; dil, toplumsal alışkanlıklar, sanatsal yaratılıcılık ve simgeler dünyasındaki yerini ve gelişimini belirgin bir şekilde ortaya koyan Pastoureau, aynı zamanda son derece zengin ve sürükleyici bir kültür tarihi panoramasını da gözler önüne seriyor.

MICHEL PASTOUREAU, 1947 doğumlu Ortaçağ tarihçisi; renk, görüntü, sembol, arma uzmanı. École Pratique des Hautes Études’de profesör. Yayımlanmış çok sayıdaki eseri arasında özellikle L’étoffe du Diable. Une histoire des rayures et des tissus rayés (Şeytan Kumaşı. Çizgilerin ve Çizgili Kumaşın Tarihçesi, Türkçesi: İbrahim Yılmaz, İletişim Yayınları, 1997); Le Petit Livre des couleurs (Renklerin Küçük Kitabı - Dominique Simonnet ile birlikte) ve Bleu. Histoire d’une couleur (Mavi, Bir Rengin Tarihi, Türkçesi: İnci Malak Uysal, İmge Yayınları, 2005) sayılabilir.
Özgün Adı: Noir, histoire d'une couleur
Türkçesi: Mesut Tufan
Kültürel Tarih Kitaplığı / Araştırma - İnceleme
220 sayfa, 18 TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template