♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Krizalitler : Irkın Arılığına Sadakat

Bazı romanlara çok geç kalıyoruz. Özellikle popüler kültürü etkileyerek çığır açan ve birçok klasiğin öncülü olarak kabul edilmiş romanları uzun yıllar sonra karşılıyor olmak okur için kahredici. Kuşkusuz bu gecikme okuma keyfinden yiyor en çok. Daha önce okusak büyük etki yaratacak, şaşırtacak bir atmosferin tanıdık olmasına yol açıyor. “Krizalitler” de bu hasarı kısmen alan romanlardan biri ve nihayet ilk yayımlanışından 40 yıl gibi uzun bir süre sonra Delidolu kitap etiketiyle raflarda.

John Wyndham’ın “Krizalitler”i ilk baskısını 1978 yılında yapmış ülkemizde. Sevim Raşa tarafından yapılan çeviri, Yankı Yayınları’nca yapılmış. Bu kadar önemli bir roman olmasına rağmen hiç bir açıklama olmadan, romana hiç uymayan bir kapakla albeniden uzak bir baskıyla raflara düşmüş. Adını sonradan duyan genç kuşağın yana yakıla sahaflarda aradığı saklı bir hazineye dönüşmüştü yıllar içinde. Nihayet beklenen iade-i itibar Delidolu kitaptan gelmiş. İyi bir çeviri ile ciltli kitap olarak keşifçisini bekliyor. Bir klasikle yetinmeyiz diyecek olanlara da “Merak etmeyin, güçlü kalemin diğer kitapları yolda” diyerek müjde vermeyi de ihmal etmemişler.

Tam adı John Wyndham Parkes Lucas Beynon Harris olan İngiliz yazar çeşitli mahlaslarla yazmaya başlamış. İlk romanlarını 30’lu yıllarda John Beynon mahlasıyla yayımladıktan sonra, 50’lerde Wyndham adıyla basılan romanları ile şöhreti yakalamış. 1951’de yayımlanan romanı “The Day of the Triffids / Triffidlerin Günü” ile başlayan süreçte ürettikleriyle iz bırakmış. Soğuk savaş paranoyasının bilim kurgu üzerindeki etkisini yansıtan 50’li yılların Altın Çağ olarak kabul gördüğü dönemin önemli yazarlarından biri. 1955 yılında yayımlanan “The Chrysalids / Krizalitler” ve 1957’de yayımlanan “The Midwich Cuckoos” literatürde klasik olarak çoktan yerini almış. “The Day of the Triffids” film ve diziye dönüşürken, “The Midwich Cuckoos” da iki kez “Village Of The Damned” adıyla sinemaya uyarlanmış. “Krizalitler” hiç uyarlanmamış olsa da fantastik bilim kurgular ve çizgi romanlar üzerindeki etkisini her sayfasında görmek mümkün. 

Krizalitler, birkaç bin yıl sonrasının dünyasında geçen bir hikâye anlatıyor. “Büyük Gazap” adı verilen bir felaket dünyayı vurmuş ve değiştirmiş. İnsanlık yeniden ayağa kalkma döneminde. Çeşitli adlarla bölünmüş dünya hakkında kimsenin bilgi sahibi olmadığı bir dönem. Anlatıcımız David Strorm, bizi kendi toplumuyla tanıştırıyor. Waknuk, ayakta kalmaya çalışıyor ve bu konuda kesin kurallara sahip. “Normal”in Tanrı’nın sureti olduğuna inanıyorlar ve bu tarifin dışında kalan her şeyi şeytanın oyunu olarak görüyorlar. Her türlü fiziki mutasyondan korkuyorlar ve bunun bir felaket habercisi olduğunu düşünüyorlar. Bu kafirliğin yayılmaması için de çeşitli uygulamalar var. Tarlalar yakılıyor, hayvanlar öldürülüyor, bebekler de ancak bir müfettişin onayından geçebildiği kadar yaşam hakkına sahip. Erkeklerin, üç kez mutant doğuran eşlerini boşama hakkı var. İncil’in anlattıklarının dışındaki her şeyden korkulan karanlık bir distopya kuran Wyndham, telepatik güçlere sahip gençlerle fitili ateşliyor ve kaçış macerası üzerinden insanların ırkın arılığına sadakat uğruna ne kadar ileri gidebileceğini anlatıyor.

Wyndham, anlatıcısını sevdirerek romana başlarken baskıcı atmosferi mükemmel kurmuş. Her karakterle romanı zenginleştirerek ilerlerken soluk soluğa bir tempoyla hem macerayı işletiyor hem de bu yeni uygarlık üzerinden toplumun korkularına ayna tutuyor. Normallik, anormallik, öteki, tanrı ve uygarlık gibi birçok kavramı irdeleyen roman, insanların farklı olandan ne kadar çok korktuğunu belgeliyor. Özellikle David’in amcası Axel ile her konuşması, bu kavramlar üzerine okurla etkileşimli bir sorgulamayı doğuruyor. Dini inanışın insan üzerindeki etkisi üzerinden bakarsak izlerini her film, dizi ve romanda görmek mümkün... Farklı olandan ölesiye korkma halini ve sınıfsal ayrımı da birçok örnekte halen görüyoruz. Mutant olarak ele aldığımızdaysa özellikle X-Men üzerindeki etkisi çok daha belirgin. Romanın en çok iz bırakan anlarıysa kıyamet ve düşünce üzerine söyledikleri... Kadim Halk olarak adlandırılan insanlar Tanrı tarafından “Büyük Gazap”la cezalandırılmış. Bunun sebebi “mükemmelliğin kibiri” diyor Krizalitler. Kibir yüzünden kıyameti tekrar yaşamamanın formülünü de anlatıcısının telepati grubu üzerinden veriyor. Herkesin tüm düşüncelerini birbirine aktarabilmesi, kolektif düşünce gücü yazarın yarattığı distopyanın anti tezi olan ütopya.  

John Wyndham’ın “Krizalitler”i aradan geçen 61 yıla rağmen tazeliğini ve etkileyiciliğini koruyor. Aradan geçen zaman romanın dünyasını daha tanıdık hale getirmiş olsa da, neleri etkilediğini fark ettikçe keyifli bir okumaya da yol açıyor bu durum. Son yıllarda özellikle genç yetişkin kategorisi romanların dört elle sarıldığı Post-apokaliptik bilimkurgunun içinin nasıl boşaldığını da görmek mümkün. Uygarlığa yazılmış uyarı niteliğindeki roman, her nesli etkileyecek bir hazine. Aradan geçen zamanda yaşanan tüm gelişmelere ve özellikle internet sayesinde daha iç içe geçmesine rağmen insanlık farklı olandan korkmaya, her şeyi yaftalamaya devam ettikçe de kült mertebesinde kalmaya devam edecek. Ta ki sadakat duyulacak saf bir ırk kalmadığını fark edinceye dek. 

Krizalitler / John Wyndham
Özgün Adı: The Chrysalids
Türkçeleştiren: Niran Elçi
Tür: Bilimkurgu
Basım Tarihi: Ocak 2016
246 Sayfa
Etiket Fiyatı: 22,00 TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template