♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Goodnight Mommy : Ürküten Ninni

Gösterildiği her yerde sansasyona dönüşen, filmi izlerken bayılan izleyicilerin hikayeleri ile şöhreti kulaktan kulağa yayılan Avusturya işi gerilim “Ich Seh Ich Seh” ya da uluslararası adıyla “Goodnight Mommy”, “Ölümcül Oyun” adıyla türü sevenlere şölen yaşatmak üzere vizyonda.

“Goodnight Mommy” 9 yaşındaki ikizler Lukas ve Elias’ın hikayesini anlatıyor. İkizler, estetik bir operasyon geçirdikten sonra yüzü bandajlı bir şekilde eve dönen annelerinin gerçek anneleri olup olmadığından şüphelenmeye başlar. Ancak kasabadan uzakta, ormanlık bir alanda olan evlerinde onlara yardım edecek kimse yoktur.

Yabancı Dilde En İyi Film Oscar’ı dalında son dokuza seçilen ve Haneke’nin “Funny Games”ini akıllara getiren filmin yapımcılığını Avusturyalı yönetmen Ulrich Seidl üstlenmiş. Yönetmenin 2001 yapımı “Hundstage”den itibaren birlikte çalıştığı senarist eşi Veronika Franz ilk yönetmenlik sınavında yalnız değil. 2012 yapımı dökümanter “Kern”in ardından Severin Fiala ile ikinci kez bir arada. Senaryoyu da birlikte yazan ikili, filmi sakinliğin hüküm sürdüğü tek mekanda ağırlıklı olarak üç oyuncuyla kotarmış. Elias Schwarz ve Lukas Schwarz ilk rollerinde, Susanne Wuest’i ise dizi izleyicileri “Judas Goat”tan hatırlayabilir.

Ninni ile açılan film seyircisini hiçliğin ortasında bir yerde karşılıyor. Modern bir çiftlik evi ama zamandan bağımsız döşenmiş bir ev olarak dikkat çekiyor. Seyircisini de hiçliğin ortasına bırakmak için her unsuru özenle seçtiğini gösteren ikili Lukas ve Elias’a odaklanmamamızı istiyor. Anneleri ağır bir trafik kazası geçirmiş ve geçirdiği estetik ameliyatın ardından döndüğü evde nekahat döneminde. Bir dizi kurallara uyarılarını yapıyor. Çocuklara baskı olarak dönen bu kuralların ardından annenin farklı davranışlar sergilemesiyle şüphe tohumları da ekiliyor. Bu şüphenin ardından giden film çocukların “annemiz nerede?” sorusunun cevabını aramasını işliyor.

Mantıklı açıklamalar getirmeye uğraşmayan film, ağır ve sakin bir şekilde geçiriyor ilk yarısını. Çocuklar gibi düşünmemizi ve annenin değişip değişmediğini düşünmemizi istiyor. Şüphe tohumlarını ustalıkla ekiyor. Tüm numaralarını ve rahatsız ediciliğini ikinci yarıya saklamış. Aile içi bu tür değişim olasılığının hepimiz için içselleştirilmesi mümkün bir şüphe. Bunun üzerine oynayarak gerilim yaratan film sürekli kafa karıştırarak oynadığı oyunlarla seyirciyi esir alıyor. Tam hamlesini yaptığı anda kimin tarafında yer alacağımızı seçmek de bu yüzden zor. Bu yüzden çok basit görünen sahnelerin etkisi de katlanıyor. Anne ile çocukları arasındaki baskıcı ortam seyirciye de aynı baskı ile geçmiş oluyor böylece. 

Franz ile Fiala yakaladıkları tonla muazzam iş çıkarmış. Ama aynı şeyi senaryo ve diyaloglar için söylemek zor. Paranoyayı hızlıca yaratan ikili sıkça tekrara düşüyor. Nereye bağlayacak sorusunun cevabını vermekte de geç kalıyor. Araya sıkıştırılmış Kızılhaç gönüllülerinin ziyareti gibi gereksiz sahneler de cabası. Hiçliğin ortasında yüzü bandajlı anne ile tuhaf ikizlerin arasını çok iyi izole ederek yarattığı gerilimi layıkıyla taçlandıramıyor. Kötü bir final tercih edilmiş. Tempoyu düşürerek harcanan onca zamandan sonra fazla aceleci final tercihi tatmin etmiyor. Üstelik çocukların eylemi de beklenmedik tamam da hiç inandırıcı değil. “Funny Games”n akıllara gelmesine yol açan şiddeti de iyi kullanamıyor, filmin genelindeki ton ve işçilik açısından da hayli geride. 

Prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan 2014 yapımı film, iki yılı festival gediklisi olarak geçirirken övgülere ve ödüllere boğulduktan sonra hayli gecikmeli de olsa vizyonda. Eksiklerine rağmen yakaladığı ton sayesinde türü sevenler bu ürperten ninniye kulak vermeli ve keyfini çıkarmalı.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template