♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Crimson Hill : “Albümümüzde, Kabullenemediğimiz ve Reddettiğimiz Şeyleri İşledik”

Crimson Hill, yeni dönem işini hakkıyla yapan İstanbul'lu isveç tarzı melodik death/thrash yapan gruplarımızdan. Grubun gitaristi Ahmet Aydemir ile uzun süredir çıkması beklenen albümleri ''DENİED''i ve grubun çalışmaları hakkında konuştuk.

Öncelikle grubun ismiyle başlamak istiyorum. Neden Crimson Hill? Eminim bunun bir hikayesi vardır.
Aslında bu çok garip oldu. Biz grubu kurduğumuzda hatta birçok bestemizi dahi yaptığımızda hala bir isme sahip değildik. Artık bir isim bulalım diye düşünüp tartışmaya başladığımızda, bir türlü kendimizi ifade eden ve kulağa hoş gelen bir isim bulamamıştık. Birçok isim arasına sonradan Crimson Hill ismi de eklendi. Bu herkesin hoşuna gitti fakat öneren kişinin, aynı zamanda eski bass gitaristimizin soyadının ingilizcesiydi bu. Evet biraz garip oldu tabi ama bu isim bazı parçalarımızla ve düşüncelerimizle bağdaşıyordu. Bu şekilde Crimson Hill ismi bulundu.

Tahmin ettiğim gibi ama aklıma şu da gelmişti Kızıltepe ile alakası var mı diye..
Bir de "Mardin'li misiniz?" sorusunu çok duyuyoruz aslında :)

Aslında grubun adı bilinçli olarak Kızıltepe’den gelse daha etkili olurdu. Çünkü doksanları belki hatırlarsın, Kızıltepe faili meçhul cinayetler, ohal, zorla göç ve kirli politikalarla anılıyordu…
İyi yakalamışsın gerçekten. Kendisi ilk bass gitaristimizdi, şu anki kadromuzda bulunmamaktadır malesef.

Evet. Malesef ülkemiz de dahil olmak üzere Ortadoğu ve Asya'da birçok katliamlar, faili meçhuller, kana bulanmış olaylar yaşandı, yaşanıyor. İnsanlar inanç, dil, ırk ve bazı çıkarlar uğruna katlediliyor, şiddete maruz kalıyor, sömürülüyor. Bizim ismimiz de aslında bunların hepsini kapsıyor. Zaten albümümüzün ismi olan Denied, herhangi bir parçamızın ismi değildir. Denied kelime olarak reddedildi demektir ve biz albümümüzde kabullenemediğimiz, reddettiğimiz şeyleri işledik.

Parçalarınızda nelerden bahsediyorsunuz?
Söylediğim gibi kabullenemediğimiz, reddettiğimiz şeyleri işledik. Bunlar o kadar fazlaydı ki; mümkün olduğunca bahsedebilmek için bazı parçalarımızda bahsettiğimiz konular çok net iken birçoğunda ucu açık anlatımlar yaptık. Mesela albümdeki ilk parçamız “Truth Within” ile şanssız doğan bir erkek ve bir kız çocuğunun hayatı boyunca başlarından geçenler anlatılmaktayken hemen peşinden gelen parçamızda “White Turns To Black” ile hayatın kötüye giden değişimi anlatılıyor. Albümdeki parçaların çoğu “White Turns To Black”te olduğu gibi genel anlatımlar içeriyor. Kısacası bazı parçalarımızda direkt bir konuyu anlatırken, çoğu parçamızda biz size hisleri veriyoruz ve gerisini sizin düşüncelerinize bırakıyoruz. Tabii ki genel olarak bakıldığında yaşamdaki kabullenilemeyecek şeylere karşı aşırı kin, öfke ve nefret var. Son parçamız “Salvation” ile de kurtuluş yolu arıyor ve albümü tamamlıyoruz.

Yakında albümünüz çıkacak. Yanlış hatırlıyorsam düzelt, iki yıl önce bu çalışmanın 2013’te çıkacağından bahsediyordunuz. Neden bu kadar gecikme yaşandı?
Malesef doğru hatırlıyorsun. Öncelikle bir aksilik çıkmazsa en geç Temmuz ayının başında yayınlamayı düşünüyoruz. İlk çıkış tarihimiz olarak 2013 yılının başları gibi düşünüyorduk fakat ardından planlarımız biraz aksayınca tüm çalışmaları tamamladık ve 1 Haziran 2013'te yayınlamaya karar aldık. Bu süreçte de ülkemizi ve insanlarımızı çok yakından ilgilendiren Gezi Ayaklanması yaşandı. Böylesine bir durumda bırakın albüm yayınlamayı, hayatımızı durdurduk ve belki de kurtuluşumuz olabilecek bir mücadeleye biz de ortak olduk. Ardından ülkemizde hiç durulmayan üzücü olaylar yaşadık. İnsanlarımız öldürüldü, baskılar arttı, iş cinayetleri ve en son Soma Faciası derken gündem hep bizim için daha öncelikli oldu. Böyle bir yılı yaşarken bizler de fırsat buldukça düzenlemeler yaptık. Parçalarımızı tekrar düzenlemeden geçirdik, tasarımlarımızı geliştirdik ve birçok yol kat ettik. Aslında geç olması bizi üzse de şu anki çalışmamızın geçen yıl yayınlamayı düşündüğümüze göre çok daha iyi olduğunu düşünüyoruz. Bu sebepten dolayı üzüntümüz biraz azalıyor ve yerini heyecana bırakıyor 

Çıkacak çalışmada kaç parça parça olacak. Formatı dijital mi olacak yoksa cd mi? Bundan da bahseder misin?
Albümde dokuz parça yer alıyor. Dijital olarak yayınlanmasının dışında ilk etapta sınırlı sayıda CD de basılacak. Fakat talep olması durumunda tekrar CD basımları olacak. Yayınlandığında tüm dijital platformlardan ulaşılabilecek. Sizler de hak verirsiniz ki günümüzde birçok şey gibi müzik çalışmaları da dijital ortamda daha yaygın ve ulaşılabilir oluyor. O yüzden öncelik olarak Dijital düşündük. Ama arşivlerinde albümümüzü bulundurmayı isteyen koleksiyoncuları, bizlere destek verenleri ve bizleri merak edenleri de unutmadık. Bu yüzden de çok özenerek hazırladığımız CD çalışmalarımızı sizlerle paylaşacağız. Ayrıca yine koleksiyoncuları ve nostalji sevenleri düşünerek, Gunebakan Production aracılığıyla sınırlı sayıda kaset basımı olacaktır.

Umarım çok kişiye ulaşırsınız. Çünkü ben parçaları dinledim muhteşem olmuş albüm kapağı desen öyle. İnşallah hak ettiğini bulur. Anladığım kadarıyla çok çok fazla emek var. Bu kalabalıkta neler yapıyorsunuz su yüzüne çıkmak için?
Beğendiğine çok sevindim. Çok fazla emek harcadık gerçekten. Birçok kişinin de desteğiyle bu duruma gelebildik. Umarım sesimizi mümkün olduğunca çok kişiye duyurabiliriz ve yine umarım ki daha fazlasına duyurabilmemiz için de imkanlar çıkar. Su yüzüne çıkmak için tamamen kendi içimizden gelenleri yapmaya çalıştık. Herhangi bir gruba benzesin veya tarza hapis kalsın istemedik. Melodic Death Metal yapalım dedik ama gruptaki herkesin farklı bir tarza eğilimi olmasından kaynaklı olsa gerek; kendi tarzımızı oluşturduğumuza inanıyoruz. Müzikal kalitemizin yanı sıra farklılığımızın bizi su yüzüne çıkarabileceğini düşünüyoruz. Çünkü bir veya birkaç grubu örnek alarak çıkmadık yola. İlk birkaç parçamız Melodic Death Metal tarzına benzese de sonrakilerde gerçekten farklı şeyler ortaya çıktı ve artık grup olarak bunu benimsedik. Her tarzdan bir tutam var. Bunun ortaya çıkmasındaki farklı bir nokta ise farklı ezgiler kullanmak isteyişimiz oldu. Bazı parçalarımızın melodilerinde bunu fark edebilirsiniz. Parçalarımızın bazılarında İsveç Death Metal tadı alırken, bazılarında ise heavy metal riffleri, thrash riffleri duyabilirsiniz. Dediğim gibi, harmanladık ve kendi tarzımızı oluşturmaya çalıştık.

Peki konserler nasıl geçiyor? İstanbul dışı konser nasıldı, Uludağ Üniversitesi festivali? Bar konserlerinden farkı nedir, gelen giden izleyici açısından?
Crimson Hill olarak konserlerimizde aldığımız olumlu tepkiler sonucunda ilk konserlerden itibaren materyallerimizi topladık, yeni besteler yaptık, tamamen albüm çalışmalarına yoğunlaştık. Az sayıda fakat etkili olabilecek, bizlere artı sağlayabilecek konserler vermeye çalıştık. İlk 3 konserimizden sonra kendi parçalarımızı çalmaya başladık. Konserlerimizde gayet olumlu tepkiler alıyoruz. Seyirci olarak değerlendirecek olursak da eski zamanlar gibi değil tabii ki. Ama yine de birçok konserimizde hatırı sayılır kitleler ile buluştuk. Uludağ Üniversitesi'ndeki konserimizde, öncesinde ve sonrasında gerçekten çok keyifli dakikalar geçirdik. Bizlerle çok yakından ilgilendiler. Buradan Uludağ Üniversitesi Müzik Topluluğu'na da çok teşekkür etmek istiyorum. Sıradan bar konserleri ile kıyaslanamayacak farklar var tabii ki. Gerek Sahne ve Organizasyon, gerekse gruplara gösterilen ilgi çok daha üst düzeyde. Bu arada söylemeden geçemeyeceğim bu sene konserler açısından çok şanssızdık. İstanbul Rock Festivali ve yine Uludağ Üniversitesi konserlerimiz iptal oldu.

Metal Summer Festival alt grup oylamaları yada ne bileyim elemesi diyeyim nasıldı? Neler oldu? Yaşananları anlatır mısın?
Headbang Dergisi'nin Metal Summer Festival için ön grup yarışması düzenlediğini gördük ve katılmak istediğimizi bildirdik. Sonuçta Manowar, Arch Enemy ve Pentagram ile aynı sahneyi paylaşmak bizim için önemli bir adım olabilirdi. Jürilerin ön eleme sonrasında seçtikleri 10 grup arasına kalmayı başardık. Bu 10 grup içerisinden halk oylaması ile seçilen 1. grup sahne almaya hak kazanacaktı. Ardından oylamalardaki şaibeler nedeniyle oylamalar iptal edildi ve yine Juri oylaması ile belirlendi. Juri oylamasında ise 3. olduk ve dolayısıyla sahne alamadık. Ama bizim için iyi bir adımdı. Yeni kurulan bir grup olmamıza ve bizlerden hiçbir materyal, performans istenmemesine rağmen, sadece piyasadaki varlığımız ve yayınladığımız ürünlerin kalitesiyle 3. olmak ta bize doğru yolda olduğumuzu gösterdi.

Grup olarak müzik dışında ne işle uğraşırsınız? Mesala sıradan bir günde neler yaparsınız?
Vokalimiz Mete, Gitaristimiz Can ve Davulcumuz Hasan öğrenciler. Ben ve Bass Gitaristimiz Gürkan ise farklı özel şirketlerde çalışmaktayız. Yoğunluklarımızdan dolayı çok fazla görüşememekteyiz. Stüdyodan stüdyoya ya da yeni bir gelişme için toplantı olduğunda görüşebiliyoruz. Bunların dışında görüştüğümüzde ise yerli gruplarımıza destek olabileceğimiz etkinliklere katılırız.

Bu arada az önce sormadım. Manowar konserini gidip izledin mi? Manowar olsun alt gruplar olsun konser nasıldı?
Malesef gidemedim. Ama gidenlerin özellikle ses ile ilgili sıkıntılar olduğunu, Manowar hariç diğer grupların (Arch Enemy dahil) ses seviyelerinin çok düşük tutulduğunu hatta bu yüzden seyircilerin oturarak tepki verdiklerini duydum. Bu tür olaylar tabi ki hoş değil ama maalesef her etkinlikte bu tarz şeyler olabiliyor. Bu etkinlikte biraz fazla kaçırmışlar.

Eminim sende bir çok festivale izleyici olarak gidiyorsundur. Ah ulan biz de orada çalmalıydık dediğin gruplar hangileri oldu?
Bu sayı aslında çok fazla olabilir. Ama etkinlik olarak soracak olursan UniRock etkinlikleri çok iyiydi fakat o zamanlar Crimson Hill yoktu. Herkesin sahne almak isteyeceği diğer stadyum konserlerini katmıyorum zaten hesaba. Grup olarak ise aynı sahneyi paylaşmayı en çok istediğim Dark Tranquillity, In Flames ve Amon Amarth olmuştur.

Yakında albüm çıkıyor. Gelecek için planlarınız neler?
Açıkçası bu sektörde en önemli şey süreklilik. Biz hobi olarak yapıyor olsak bile ne kadar ilerleyebilirsek ilerlemek istiyoruz. İlerlemekten kastımız tabii ki dinleyici kitlesi. Yaptığımız eserleri mümkün olduğunca çok kişiye ulaştırmak istiyoruz. Bunun için de daha çok çalışıp, yılmadan devam etmeyi düşünüyoruz. Ama tabii ki albüme gelecek tepkiler de çok önemli. Olumlu veya olumsuz tepkiler bize tarzımız, müziğimiz veya izleyeceğimiz yol ile ilgili fikir verecektir. Bizler de bunlara göre çalışmalarımızı daha iyi seviyelere taşımaya çalışacağız.

Aslında bir sonraki albümümüz için iyi bir yapım şirketi ile çalışmak da hedeflerimiz arasında. Çünkü iyi bir yapım, iyi bir reklam, iyi bir tanıtım demektir. Bu da bizi hedefimize daha çok yaklaştıracaktır.

Son olarak kpk okuyucularına ne söylemek istersin?
Sadece kpk okuyucularına değil de kpk aracılığıyla Türkiye'deki metal kitleyicisine birşeyler söylemek istiyorum aslında. Ülkemizdeki metal grupları eskisi gibi desteklenmemekte ve bu birçok grubun çalışmalarını bırakmasına veya ara vermesine sebep olmakta. Ellerinden geldiğince yerli gruplara destek olmalarını istiyorum. Destek olmak derken illa CD'lerini alın demiyorum ama takip edin, konserlerine gidin ve yapıcı, geliştirici eleştirilerde bulunun lütfen... Kpk okuyucularından da Crimson Hill'i takip etmelerini ve çıkacak albümümüz hakkında mutlaka bizlere yorumlarını iletmelerini istiyorum. Yorumlarınıza gerçekten çok önem veriyoruz. Bizlerle bu keyifli röportajı yaptığınız için çok teşekkür ediyoruz.
Röportaj: Semih Şimşek


Crimson Hill 
Mete Aker - Vocal
Can Ersalıcı - Guitar
Ahmet Aydemir - Guitar
Gürkan Yücel - Bass Guitar
Hasan H. Uçma - Drum

Web Site: www.crimsonhillband.com
Facebook Fan Page: www.facebook.com/crimsonhillband
Youtube Channel: www.youtube.com/crimsonhillband
Twitter Page: https://twitter.com/CrimsonHillBand
Google Plus Page: https://plus.google.com/102466954473794533799
Myspace Page: www.myspace.com/crimsonhill


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template