♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

İlk Bakış: The Barrens / Şeytanın Ormanı

Testere II, III, IV filmlerinin yönetmeni Darren Lynn Bousman ile True Blood dizisinin yıldızı Stephen Moyer’i buluşturan “Şeytanın Ormanı / The Barrens”, “400 yıldır çözülemeyen dehşet dolu bir sır” sloganıyla 15 Mart’ta sinemalarda...

Testere serisiyle tanınan Bousman’ın son filmi The Barrens, mitlere dayanan korkutucu bir hikayeyi anlatıyor. Richard Vineyard ailesiyle beraber hafta sonu geçirmek için New Jersey’nin güneyindeki Barrens korusuna kamp yapmaya gider. Bazı rivayetlere göre burada 400 yıllık bir geçmişi olan korkunç Jersey Şeytanı yaşamaktadır. Jersey Şeytanı, yöre halkı tarafından 13. çocuğunu şeytana kurban etmeye zorlanan bir annenin hikayesine dayanan bir efsanedir.  Rivayetlere kulak asmayan Vineyard ailesi mükemmel kamp alanını bulmak için birlikte ormanın derinliklerine doğru ilerler. Bir süre sonra ormanda vahşice öldürülmüş hayvanlar bulunmasıyla ve kamptan genç bir çocuğun kaybolmasıyla olaylar korkutucu bir hal alır. Bu sırada Richard da bir şeyin onları takip ettiğinden şüphelenmeye başlamıştır. Çok geçmeden tatilleri paranoya ile dehşetin sınırlarında dolaştıkları bir yolculuğa dönüşür.

3 Testere filmini yöneterek kariyerinde hızlı yükseliş yaşayan Bousman, filmografisini tuhaf filmler ve seçimlerle dolduran bir isim... Testere sonrası, 2008 yapımı “Repo! The Genetic Opera” gibi cesur bir girişimle dikkat çeken Bousman, 80’lerin klasiği “Mother's Day”i yeniden çekmiş ve ortaya iyi bir çıkarmıştı... Tarih sevdalılarının nabzına şerbet veren “11-11-11” faciasından sonra yine cesur denemeye soyunup, müzikal korkuyu “The Devil's Carnival”la ikiledi. Son filmi “The Barrens” ile yeniden klasik korkuya dönüş yapmış... Senaryosu da Bousman’a ait filmin oyuncu kadrosu dizi destekli, Stephen Moyer, Allie McDonald, Mia Kirshner, Shawn Ashmore... Konu bildik, senaryosunu kendi yazdığı filmlerin hep vasat olması tesadüf değil artık... 2012 yapımı film, sadece sınırlı sayıda sinemada yaptığı gösterimin hemen ardından ev sinemasına transfer olmuş, orda da pek dikiş tutturamamış... Fragmandan da anlaşıldığı üzere, klişeler ve ucuz numaraların perdede arz-ı endam edeceğini kestirmek zor değil... Aslında direk ev sinemasında bekliyorduk, beklemeye devam etsek daha iyi.... “İzlemezsem çatlarım” diyenleri tutmayalım...



Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template