♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Tom Hanks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tom Hanks etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

“Cloud Atlas”tan Yeni Fragman

Cumartesi, Eylül 08, 2012
Son dönemin en çok beklenen filmi "Cloud Atlas”; Tom Hanks, Halle Berry ve Jim Broadbent’li kadrosuyla yeni fragmanını yayınladı.  

David Mitchell’in çok satan kitabından uyarlanan filmde, Hugh Grant, Hugo Weaving, Jim Sturgess ve Ben Whishaw gibi isimler de yer alıyor. “Cloud Atlas”, 22 Mart 2013’te gösterime girecek.



ilk Bakış, Fragman: Cloud Atlas

Cuma, Temmuz 27, 2012
Wachowski kardeşler ile Tom Tykwer’in ortak yönetmenliğinde çekilen Cloud Atlas’tan ilk görseller ve fragman yayınlandı.

Gerek bütçesi, gerek kadrosu gerekse de konusuyla merakla beklenen yapımlardan biri olan film, aynı adlı David Mitchell romanı uyarlaması. Altı farklı hikayeden oluşan konu, geçmişten günümüze uzun bir zaman dilimini geleceğe bağlıyor. Birbirini etkileyen farklı hayatlarda işin cabası…

Halle Berry, Hugh Grant, Hugo Weaving, Jim Broadbent, Susan Sarandon ve Tom Hanks'in başrollerde oynadığı film, oyuncularını birden fazla rolle karşımıza getirecek. İzlemek için beklememiz gereken tarihse 26 Ekim…

Filmden görseller ise Facebook sayfamızdan görülebilir...





Nora Ephron [1941 - 2012]

Çarşamba, Haziran 27, 2012

Romantik komedi deyince ilk akla gelen isim olan ve türün son 25 yılına damgasını vuran senarist, yazar, yönetmen, yapımcı Nora Ephron, lösemi ile verdiği savaşı kaybederek hayata gözlerini yumdu.

On parmağında on marifet olan Ephron, 71 yıllık yaşamına sinema dünyasındaki görevlerinin yanısıra oyun yazarlığı, gazetecilik ve blogger’lığı da eklemişti.

19 Mayıs 1941’de New York’ta senarist anne babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Ephron, sanatın içine doğdu. Kolej sonrası Newsweek’te postalara bakan kız olarak girdiği basın dünyasında gazeteciliğe kadar yükseldi. Yazdığı parodilerle imza attığı filmlerin temelini kurmaya başladı. 1979’da girdiği sinema-tv dünyasında, 1983’te Mike Nichols’un yönettiği “Silkwood”un senaryosuna imza atıp, İlk senaryosunda gelen oscar adaylığıyla romantik komedideki ilk ayak seslerini duyurdu. Dört yıl sonra Nichols bu kez, Ephron’un romanı “Heartburn”ü beyazperdeye uyarladı. 

1986 yılı ise patlama yılı oldu. Unutulmaz romantik komedi “When Harry Met Sally…” ile hem yıla damgasını vurdu, hem de romantik komediyi yeniden diriltti. Bir erkekle kadının arkadaş olup olamayacağından dem vuran film, Meg Ryan’ın dillere destan orgazm taklidi sahnesiyle de sinema tarihine kazındı. 90’ların tüm romantik komedilerinin özeti olan film, peşinden gelen birçok filmin öncülü olarak etiketlendi. Yönetmenliğini Rob Reiner’ın yaptığı film, Ephron’a oscar dahil 3 adaylığın yanısıra Bafta’dan ödül getirdi.

14 filmin senaryosuna imza atan Ephron, sekiz filmin yönetmen koltuğunda oturdu. Bunlardan en önemlileri Tom Hanks ve Meg Ryan ikilisinden “Sleepless in Seattle”, “You've Got Mail” olurken, son olarak 2009 yapımı “Julie & Julia” ile karşımıza çıktı. 

Ağlayan erkeklerin, sadece kendi hislerini önemsediğini söyleyen ve kadınların uzak durması çağrısında bulunan Ephron; ayrıca bir tiyatro oyunu, üç deneme kitabı sahibi…

Romantizm ana temasını küçük ayrıntılarla süslemesiyle ön plana çıkan Romantik Komedilerin son meleği, ölümsüzlük mertebesine hayattayken ulaşan ender isimlerden biriydi...

Wachowski’lerin “Cloud Atlas”ından Kareler

Perşembe, Aralık 29, 2011
Wachowski’lerin filmi “Cloud Atlas”tan ilk görüntüler geçen hafta gelmişti. Şimdi ise, film hakkında biraz daha ipucu alabileceğimiz yenileri ortaya çıktı. Bunlardan birinde ise “Seul, 2144” yazısını görmekteyiz. Gelecekteki dünyayı konu eden proje için, bu pek de şaşırtıcı olmadı.
 

David Mitchell’in kitabından uyarlanan film, farklı kıtalarda ve ülkelerde geçen altı hikayeden oluşuyor. Kadrosunda Halle Barry, Hugh Grant, Tom Hanks, Susan Sarandon, Hugo Weaving, Ben Whishaw, James D’Arc ve Jim Sturge‘ı barındıran “Cloud Atlas”, Wachowski kardeşler ile Tom Tykwer yönetiminde.




Tom Hanks Faşizmi Ortaya Çıkaracak

Çarşamba, Kasım 30, 2011
Tom Hanks, “Saving Private Ryan”daki başarısını tekrarlamak üzere kolları sıvadı. Universal’in 2. Dünya savaşı draması olan “In The Garden Of Beasts” yapımcılığı için evet dedi.

Amerika’lı yazar Erik Larson’un aynı isimli romanından uyarlanacak olan yapım, 1933 yılında Berlin’de ABD büyükelçiliği yapan William Dodd’un gerçek anılarını anlatıyor. 

Ülkenin savaşa girmesiyle birlikte, Dodds’un kızının askerlerden biriyle yakınlaşması, diğer taraftan Hitler’in milliyetçilik maskesinin düşerek faşizmin ortaya çıkması konu ediliyor.

“Extremely Loud And Incredibly Close”dan İlk Fragman ve Afiş

Perşembe, Eylül 29, 2011
Warner Bros., Jonathan Safran Foer’in aynı adlı romanından uyarlanan “Extremely Loud and Incredibly Close” için ilk fragmanı sundu.  11 Eylül saldırısında ölen babasının şehrin bir yerine gizli bir mesaj sakladığını öğrenen Oskar’ın, babasının dolabında gizemli bir anahtar bulması ve New York’ta bunun uyacağı kilidi araması anlatılıyor. 

Thomas Horn, Tom Hanks, Sandra Bullock, Max Von Sydow, Viola Davis, John Goodman, Jeffrey Wright ve James Gandolfini’nin yer aldığı filmin yönetmeni “The Reader”dan hatırlayacağımız Stephen Daldry. “Extremely Loud and Incredibly Close”, 25 Aralık 2011’de belirli sinemalarda gösterime girerken, 20 Ocak 2012’de tüm sinemalarda yerini alacak. 

Ron Howard, Kayıp Sembol’ü Yönetmeyecek

Perşembe, Temmuz 28, 2011
Bilindiği gibi, ünlü yönetmen Ron Howard’ın Da Vinci Şifresi tüm dünyada 578 milyon dolar hasılat yaparken, ikinci film Melekler ve Şeytanlar da 485 milyon dolarla bunu izlemişti. Haliyle Sony, hat-trick yapmak istedi ve Dan Brown’ın yazdığı serinin üçüncü kitabı Kayıp Sembol’ü çekmek için kolları sıvadı. Kitabı uyarlaması için Steven Knight ile anlaşırlarken, Dan Brown da senaryo üstünde çalışmalara başladı. Fakat ne Tom Hanks, ne de yönetmen Ron Howard’ın tekrar kadroda olacağına dair bir haber gelmedi.

En azından Howard, Kayıp Sembol için yönetmen koltuğunda olmayacağını açıkça belirtti. Belki filmin yapımcılığını üstlenebileceğini belirten yönetmen, aynı karakter ve aynı hikayelerin yer aldığı işleri daha fazla tekrarlamak istemediğini söyledi.

Toy Story 4 Hazırlığı Başladı...

Salı, Haziran 28, 2011

Günümüz Animasyon filmlerinin miladı Toy Story başarılı üçüncü filmden sonra dördüncü maceraya göz kırpıyor. Her ne kadar üçüncü filmle seriye veda edileceği duyurulsa da Tom Hanks'ten gelen haber bunun aksini söylüyor...

Sihirli Şehir / City of ember

Salı, Mart 31, 2009
Aydınlığa çıkan serüven…

2003’te yayınlanan kurgu roman “The City of Ember” sonunda beyazperde de. Konunun 1980’li yıllardan beri hep aklında olduğunu belirten, kitabın yazarı Jeanne DuPrau “Benim çocukluğum 50’li yıllarda geçti. Bu nedenle aklımda hala nükleer savaş korkusunun güçlü anıları vardır. İnsanlar o yıllarda nükleer savaş çıkarsa neler olabileceği üzerinde konuşurlardı. Bomba sığınakları inşa ediyorlardı. Bütün bunların bende derin etki bırakması kaçınılmazdı” diyor.
Çocukluğundan aklında kalanlarla yola çıkan Jeanne DuPrau kendi kendisine şu soruyu sordu: Günün birinde tüm insanlar dünya üzerinde bir şehire mülteci olarak sığınmak zorunda kalırsa ne olur? İnsan ırkını müthiş bir tehlikeden korumak için inşa edilen Sihirli Şehir işte böyle doğdu. Daha kitap yayınlanmadan el yazımı müsvettelerini okuma fırsatını bulan yönetmen Gil Kenan, filmin yıldızının da Sihirli Şehri ta kendisi olduğunu fark ederek “Bu öyküde şehir başlıbaşına bir karakterdir” diyerek yola koyuldu.
Kenan ana fikrin şehir olduğunu kararına sonuna dek inandığını, başarılı bir şehir yaratak göstermiş. Şehrin dokusu da, zamandan bağımsızlığı da, sosyal kuralları da son derece başarılı şekilde yansıtılmış. Sıkıcı yan faktörlere, öykülere hiç girilmemiş...
İlk başta kutunun elden ele geçmesi, hele ki kutuyu taşıyanın düşüp ölmesi gayet hoş… Tarzını direk belli eden doğru bir açılış yaparak başlıyor “Sihirli Şehir”…
Karakter yaratımları da yerli yerinde ve tadında… Kefaret filminden hatırlayacağımız Saoirse Ronan’ın canlandırdığı Lina Mayfeet ve Harrow bu serüvenin baş aktörleri. Ronan’ın filmdeki önemini de yine Kenan şu sözleriyle değiniyor ki, gayet yerinde tespitler bunlar…“Lina’yı bulmak için altı ay boyunca dünyada dolaşmadığımız ülke kalmadı. Saoirse Ronan ile tanıştığımızda Lina’nın sesini duyduğuma ikna oldum. Tıpkı Lina gibi Saoirse de doğa harikası bir kızdır. Bugüne kadar onun gibisini görmemiştim. Yetenekleri üzerinde tam kontrole sahip olduğunu gördüm. İstediği anda gaza basıp istediği anda frene basarak yavaşlamasını bilen bir oyuncuydu. İzleyicinin özellikle Saoirse’in adeta insanı esir eden gizemli bakışlarına dikkat etmesini istiyorum.”
Küçük kardeş Popy, büyükanne, kilerci ve belediye başkanı da hayli renkli karakterler… Belediye Başkanı rolünde Bill Murray’ı izlemek de ayrı bir keyif… Diğer bir yan rolde Harrow’un babası olarak mucit adam rolünde Tim Robbins’i görmek de aynı değerde…
Kor Şehri, insanlığın bir nevi kendi nuh gemisini inşa etmesi öyküsüne dayanıyor. Sonunun gelmesini istemeyen insanoğlu, yarattığı şehri dokusunu koruyarak kendi saflığını, iyiliğini korumayı deniyor. Bu arada Belediye Başkanlarının bu planı öğrenmesini, zamanı geldiğinde şehirden çıkıp, yeryüzünde yaşamaya başlamalarını sağlayacak çanta da kayboluyor.
Lena ve Harrow’un öyküdeki rolleri ise kilit roller. Şehir artık elektrik kesintileriyle sonuna geldiğinin işaretlerini veriyor. Jeneratör’de çalışmak isteyen Harrow ile Belediye Başkanının soyundan gelen Lena’nın ortak macerası, kutunun yardımıyla şehirden çıkışı keşfetmelerinin öyküsünü anlatıyor Sihirli Şehir…
Şehirden çıkışa tanıklık edene kadar, mantık sorgulaması yapacak zaman bırakmayan da bir tempo söz konusu ki, filmin en büyük avantajı da o. Bazı eksikleri kapatan, yamayan tempo ve fantastik dünya filmin en büyük artısı konumunda. Bunda Kenan’ın üzerinde durduğu şehrin yaratımının da etkisi büyük elbette…
Şehirden çıkış macerasının başlamasına kadar olan bölümde yine de soru işaretleri mevcut. Karanlık şehirle ilgili hiçbir ayrıntının verilmemesi, şehrin koca bir mahalle gibi çizilmesi, hiç kimsenin şehrin diğer kısımlarına gitmemesi filmi eksik bırakan yanlardan…
Çıkış yolu ne kadar sistemli ve parlak fikirlerin yansıtılmasına dayanıyor gözükse de, bolca hata içermekte. Yerin altında gözüken şehrin çıkışının yukarıya değil de, aşağıya doğru yapılan yolculukla sonlanması bolca soru işareti ve tatminsizliği de yanında getiriyor. Bu çok net görünen hata, kötü finalinde habercisi oluyor… Filmin sonunda atılan taşın şehre ulaşması ile ayyuka çıkan ikinci hata da, taşın atıldığı delikten nasıl olup ta şehir halkının kafasını yukarıya kaldırıp güneş ışığını göremediği gerçeği…
“City of Ember”in cesaret verici ve moral yükseltici temasının yanısıra keyifle izlenecek bir seyirlik olduğuna dikkat çeken Tom Hanks sözlerini şöyle sürdürüyor: “Küçük bir belirtiyle başlayan büyük bir puzzle bulmaca vardır. Bu küçük belirti kısa zamanda ipucuna dönüşür. Oradan bir kanıt elde edilir. Ardından bir sırra ulaşılır. Tüm bunların sonucunda da fantastik bir maceraya geçit sağlayacak bir tünele açılan bir geçiş yolu bulunacaktır.”
Yönetmen Gil Kenan’ın filmle ilgili son sözleri ise şöyle: “Bir yönetmen olarak daima özlemini çektiğim bir dünyayı yaratma fırsatı buldum. Tamamen kendine özgü bir dünyanın çok özgün görselliği içerisinde ışık ve hayat dolu karakterlerlere eşlik eden gizem perdesi beni her düzeyde tatmin etti. Bu çok özel projenin sinema salonlarına hareket ve heyecan getireceğini düşünüyorum. Evrensel temasıyla, dinamit gibi kadrosu, yaratıcı tasarımları ve çok farklı öyküsüyle her yaştan izleyiciye hitap eden bir büyüleyici bir film oldu.”İnsanlığın kurtuluşu adına, ampüllerle aydınlatılarak kurulan şehirden, güneşin aydınlattığı yeryüzüne uzanan Sihirli Şehir kendisine, bariz hatalarına aldırmayacak serüven ortağı aileler arıyor…
 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template