♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Halktan Biri : Sisteme Çomak

Salı, Mayıs 08, 2018
•
Sanatın ve sanatçının sürekli yıpratıldığı ve sistematik olarak geriye itildiği günlerden geçiyoruz. Dönemin iktidarının her sanat dalına sürekli tuhaf yorumlar getirdiği günlerden. Ucubeye benzeyen heykellerden baletlerin kostümlerine kadar birçok yorumla şaşırdığımız günlerden. Tek adam iktidarının getirdiği tek ağız düsturundan dolayı yandaşların aldığı cesaretlerle iyice ayyuka çıktı bu sanat düşmanlığı. Bu konuda hemfikirsek, bireye önemli bir görev düşüyor: Kültür-Sanat’a daha fazla sahip çıkmak, etkinliklere katılmak. Özellikle de tiyatroya. Bizi bize anlatan oyunların peşine düşmek gerek. Sistemi, bireyi eleştiren, düşündüren oyunları kapalı gişe oynatmak… “Halktan Biri” tastamam öyle oyunlardan işte… Çokça sahnelenen, Devlet Tiyatroları programında da yer almış bir oyun. Muhalif bir metin… Ankara Sanat Tiyatrosu’nun 50. Yılında Mehmet Atay ve Mahir İpek’in performanslarıyla hafızalara kazınan bir oyun. Tam adıyla “Halktan Biri - Travis Pine”, Tiyatro Agon’un yorumuyla 7 Mayıs gecesi Mersin’de sahnelendi.

Sam Bobrick’in yazdığı oyunun yönetmenliğini üstlenen Salih Yıldırım sahneyi de Mustafa Çavuş, Ramazan Durak ve Mert Asma ile paylaşıyor. Oyuna dair bilgiyi de bültenlerinden paylaşayım: Politik komedi olan “Halktan Biri” oyununda Travis Pine orta sınıftan, ekonomik kriz nedeni ile işinden atılmış bir yurttaştır. Ülkesinin Yönetilme biçiminden ve gidişatından memnun olmadığı için sürekli Amerikan başkanına mektuplar yazmaktadır. Bir gün kapısını çalan bir FBI ajanından, yazdığı mektuplarını, başkanın okuduğunu öğrenir ve o günden sonra hayatı, sıradan bir yurttaş olarak, bir hayli değişir. Oyunda Travis Pine’ın başından geçenler, oldukça düşündürücü bir o kadar da eğlendirici bir anlatımla seyircinin karşısına çıkıyor.

Devlet ajanının kapısını çalmasıyla hayatı değişen Travis Pine, Amerikan Başkanı’nın salaklığından şikayetçi. Bunu de her mektubunda dile getiriyor. Başkan da göndermiş ajanını. Tek isteği artık mektup yazmaması… Üstelik bunun için her şeyi vermeye de hazır. Teklifi kabul eden Travis, sisteme dahil oluyor ama bir türlü tutmuyor düzen. Başkan salaklıklarına devam ettikçe Travis de kağıda kaleme sarılıyor. Ajanlar da yeni tekliflerle kapısını aşındırıyorlar. Travis ne zaman vazgeçecek? her seferinde ikna olacak mı? Kandırılmaya devam edecek mi? Bu soruların cevaplarını izliyoruz.

Gayet akıcı bir metin Halktan Biri… Defalarca sahnelemiş oyunun Tiyatro Agon yorumu da sade dekoruyla metne önem verdiği gösteriyor ilkin. Oyunculuklar da gayet iyi. Üzerlerine düşeni yaparak metnin akmasını sağlamışlar. Salih Yıldırım sıcak, samimi ve sevilesi bir karakter ile bizden biri olmayı başarmış. Özdeşleşmeyi de kolaylaştırmış. Sistem, devlet ve halk üçgeninde işlerin nasıl yürüdüğüne dair bir sistem eleştirisi sunuyor Halktan Biri. Ajanların kapıyı çalmalarıyla gayet ritmik… Bu da seyircinin oyuna ısınmasını sağlıyor. Argo ve küfürü de kullanıyor. Sözünü sakınmıyor. Güncel göndermeler de yapmaya müsait. Özellikle de oyunda tarif edilen Amerikan Başkanı’nın bizi yönetenlere ne kadar benzediği düşünülürse. Liderlerin çıkarlarını ön planda tutmasını, halktan uzaklaşmasını, beceriksizliklerini, kirli ilişkileri ve çıkar çatışmalarını anlatıyor ve düşündürüyor.  Sistem, devlet ve halk üçgenine dair eleştirel bir söylence. Finali de çok iyi. İzlenmesi gereken oyunlardan biri.

Gelelim işin Mersin ayağına. Böyle muhalif bir oyunun hem de amatör bir tiyatro topluluğunca sahnelenmesi sevindirici. Emeklerine sağlık her şeyden önce. Lakin seyirci? Toplasak 50 kişi gelmişti sadece. Salon boştu. Fazlasıyla boştu. Fena bir yağmur bastırmıştı. Salonun şehre uzaklığı da etkenlerden biriydi ama bunlar bahane olmamalıydı. Mersin seyircisi maalesef sınıfta kaldı her zamanki gibi. Yağmur sesinden ve salonun boşluğundan etkilenmeyen, enerjileri ve performanslarıyla tiyatro severlere keyifli anlar yaşatan Tiyatro Agon’u ayakta alkışlamalı. Travis Pine kağıda kaleme sarılıp Başkan’ı nasıl etkiliyorsa, sisteme nasıl çomak sokuyorsa sanata sahip çıkarak çomak gösterilmeli, hatırlatılmalı.


Antabus : Kuzulardan Kurtlara

Perşembe, Şubat 08, 2018
•
Apartmanda tanıdık ses duyarsanız ne yaparsınız? Bir kadının çığlığı, bir tokat sesi, bir çocuğun ‘vurma baba’ diye haykırışı… Kulaklarınızı tıkar devam edersiniz o mis gibi hayatlarınıza. Çünkü aile içinde yaşanan gayet olağan şeylerdir bunlar. Karışırsanız kötü olan siz olursunuz. Ya bu sesler günaşırı devam ederse? ‘E yeter be!’ mi dersiniz? Yoksa ‘kadın da amma doymadı be!” mi? Bir süre sonra üçüncü sayfa haberine dönüşürse vicdanınız sızlamaz mı hiç? Oradaydınız. Uyarmadınız. Aramadınız. Yardım çağrısını duymazdan geldiniz. Oysa hepiniz oradaydınız be! Oradaydınız…

Artık herkes için olağan karşılanan, kimselerin şaşırmadığı bir hayat hikayesi Leyla’nınki. Leyla Taşçı’nın.. Köyden gelip İstanbul’a yerleşen, tutunmaya hatta yırtmaya çalışan fakir bir ailenin kızı. Erkek egemen dünyanın çarkına ‘eve para girsin’ diye sokulmaya zorlanan bir Leyla. “Antabus” onun öyküsü. Seray Şahiner yazmış, Erdal Beşikçioğlu’nun genel sanat yönetmenliğinde Tatbikat Sahne’sinde, İlham Yazar’ın yönetmenliğinde 2015 yılında seyirciyle buluşmuş bir oyun Antabus. İlk andan bu yana seyircisinden alkış tufanı koparmış ve ödüllere uzanmış bir oyun.

17 Ocak Çarşamba akşamı Mersin’de Kırmızı Sanat sayesinde Yenişehir Kültür Merkezi’nde sahnelendi. Nihayet oyunu izleme fırsatı bulmanın keyfini çıkaralım derken maalesef salonun dolmadığını gördüğümde üzüldüğümü belirteyim. Küçücük salonun dolmasını beklerdim ama neyse buna da şükür dedim. Meğer erken davranmışım. Maalesef daha oyunun ortasına gelmeden Nihal Yalçın, seyircisine bağırmakta buldu çözümü: “Siz çıkar mısınız dışarı!” Sürekli telefonuyla meşgul olan ve ısrarla sessize almayan o seyirci çıkmadı. Ve yine çaldı telefonu. Mersin seyircisi yine, defalarca kez olduğu gibi sınıfta kaldı. Karşınızda neredeyse hiç susmadan bir buçuk saat boyunca performans sergileyen biri varken o telefonla neden oynar insan?

Şahane bir metin var elde. Hepimizin aşina olduğu bir üçüncü sayfa haberini anlatıyor Antabus. Şahiner, bu sert öyküyü mizahla harmanlayarak yazmış. Nihal Yalçın da o yalın sahneyi geze dolaşa arşınlayarak tüm bedeniyle oynuyor. Hatta oynamıyor, o binlerce kadından biri oluyor. Müthiş bir performansla nefes nefese aktardı tüm kadınların sözlerini. Eril dünyadaki dişil çığlığı yankılandırdı. İçimize işletti. Yer yer güldürdü. Yo yo hayır, güldürürken düşündüren bir oyun değil bu. Hayat kadar gerçek. Hayat kadar sert… Kadın olmanın lanetlerine dair bir zincirleme. En kötüsü de itiraz edebileceğimiz tek nokta yok. Zaten oyunun özelliği de bu. Sonunda yapacağınız muhasebe ile eve dönmek.

“Başkasının canının yanıyor olması artık hiçbirimizi ilgilendirmiyor çünkü çok insanın canı yanıyor. Devlet zulmü kadına yapıyor ama en büyük kurban erkek, her zaman bunu söylüyorum. Kadının tutunacağı en büyük yer sevgisi. Kadın sevmeyi becerebilir. Oyunda kadın kızını seviyor, kadın çiçek seviyor, kadın uyumayı istiyor, onu seviyor. Ama adam sevemedi, çünkü erkekler sevgi gösterince zayıf, beceriksiz olarak anılabiliyor. Aynı şeyi doğaya yapıyor, hayvana yapıyor, yapıyor yapıyor yapıyor… O kadar alıştırıldık ki, çocuğa bile yapıyor gözünü kırpmadan. Ona Kürt diyor yapıyor, diğerine Alevi diyor yapıyor, ötekine ‘Affedersin Ermeni” diyor yapıyor. Mevzunun kadın olduğuna gelene kadar o kadar çok acı var ki ortada, ‘Al şimdi bir de kadın meselemiz çıktı’ diyebilenler bile olabiliyor” diyerek özetliyor bir röportajında Nihal Yalçın durumu… Çözülememiş kadın meselelerimizi görmezden gelmeye devam etmemek için izlenmesi gereken bir oyun “Antabus”. Şaşırmadığımız için sesimizi çıkarmadığımız artık bize sıradan gelen bir masal bu. Kurtların hep kuzuları yediği bir masal… Bu kez masalı kuzular kurtlara anlatıyor. Nihal Yalçın’ın performansıyla büyüttüğü Leyla’ya kulak verin.

Tiyatrokare 25. Yılına Yeni Oyunu “Ahududu”yla Giriyor

Salı, Kasım 15, 2016
•
Tiyatrokare, 25. tiyatro sezonuna yeni bir komedi ile merhaba diyor. Dünyanın en ünlü starları tarafından yorumlanan oyunun başrollerinde, Ahududu kadınları olarak bu kez Suna Keskin ve Melek Baykal var! Melek Baykal, bu oyunla, yıllar sonra yeniden tiyatroya dönüyor.

Dünyada en çok sahnelenen oyunlardan olan, Joseph Kesselring’in “Arsenic and Old Lace” adlı eseri, “Ahududu” adıyla usta tiyatrocu Nedim Saban tarafından yeniden derlenerek seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Kara komedinin en iyi örneklerinden sayılan “Ahududu”, insanları huzura kavuşturmak, yalnızlıklarından kurtarmak için zehirleyen Müşfike ile Mürşide ve onların çevresindekilerin hikayesini anlatıyor. Oyundaki ahududu kadınlarını Suna Keskin ve Melek Baykal oynuyor.

Melek Baykal, yıllar sonra bu oyunla sahneye dönüyor. Oyunun diğer rollerinde Cem Güler, Halim Ercan, Bülent Seyran, Dicle Alkan, Birol Engeler, Özgür Yetkin var. Nedim Saban da bu oyunda, deli tiplemesiyle yıllar sonra, tiyatronun perde arkasından perde önüne geçiyor.

Ahududu 17 Aralık’ta Kozyatağı Kültür Merkezi’nde perde diyecek ve Aralık ayında Kadıköy Halk Eğitim Merkezi, Profilo Kültür Merkezi, Ankara Şinasi Sahnesi’nde sahnelenecek. Oyunun biletleri, 15 Kasım’dan sonra Biletix ve gişelerde satışa sunulacak.

AHUDUDU Oyun Künyesi
Yazan: Joseph Kesselring
Uyarlayan/ Yöneten: Nedim Saban
Dekor: Barış Dinçel
Kostüm: Günnur Çaras
Yardımcı Yönetmen: Erdinç Doğan
Oyuncular: Suna Keskin/ Melek Baykal/ Nedim Saban/ Cem Güler/ Halim Ercan/ Bülent Seyran/ Dicle Alkan/ Birol Engeler/ Özgür Yetkin

Oyun Takvimi:
17 ARALIK CUMARTESİ SAAT:20:30 KOZZY KÜLT. MERK.
18 ARALIK PAZAR SAAT:18:00 KADIKÖY HALK EĞİT.
19 ARALIK PAZARTESİ SAAT:20:30 KAYSERİ
20 ARALIK SALI SAAT:20:30 KONYA-AKSARAY
21 ARALIK ÇARŞAMBA SAAT:20:30 ANKARA ŞİNASİ SAHNESİ
22 ARALIK PERŞEMBE SAAT:20:30 ANKARA ŞİNASİ SAHNESİ
24 ARALIK CUMARTESİ SAAT :20:30 İSTANBUL PROFİLO AVM
25 ARALIK PAZAR SAAT:16:00 İSTANBUL PROFİLO AVM
26 ARALIK PAZARTESİ SAAT:20:30 MALTEPE TÜRKAN SAYLAN
8 OCAK PAZAR SAAT:15:30 İSTANBUL KENTER TİYATROSU
12 OCAK PERŞEMBE SAAT:20:30 BALIKESİR
13 OCAK CUMA SAAT:20:30 BANDIRMA
14 OCAK CUMARTESİ SAAT:20:30 İZMİR A.K.M
15 OCAK PAZAR SAAT:20:30 İZMİR A.K.M
18 OCAK ÇARŞAMBA SAAT:20:30 İSTANBUL ATAKÖY YUNUS EMRE
22 OCAK PAZAR SAAT:18:00 İSTANBUL KADIKÖY HALK EĞİT.
28 OCAK CUMARTESİ SAAT:20:30 İSTANBUL KADIKÖY HALK EĞİT.
29 OCAK PAZAR SAAT:15:30 İSTANBUL KENTER TİYATROSU
11 ŞUBAT CUMARTESİ SAAT:20:30 İSTANBUL KADIKÖY HALK EĞİT.
19 ŞUBAT PAZAR SAAT:18:00 İSTANBUL KADIKÖY HALK EĞİT.


Sen İstanbul'dan Daha Güzelsin 11 Kasım'da Kadıköy Theatron'da Başlıyor!

Perşembe, Ekim 27, 2016
•
BAM ekibinden mesaj var. “Sen İstanbul'dan Daha Güzelsin” 11 Kasım'da Kadıköy Theatron'da başlıyor.

...ayağını sertçe yere vurmaya başladı... Tak! Tak! Tak! Tak!
...kalbim bir tuhaf atmaya başladı... Küt! Küt! Küt! Küt!
...ter mi, gözyaşı mı bilmiyorum... karanlıkta bir ses duyuyorum... Pıt! Pıt! Pıt! Pıt!

Bir aileden üç kuşak kadının sürekli değişen ve yükselen bir ev ekseninde birbirlerine söyleyemedikleri ve iç seslerinden oluşan bir dertlenme, arkada İstanbul. Kendilerine bir adım mesafeden anlattıkları elli senelik bir hikaye.

Yazan/ Yöneten: Murat Mahmutyazıcıoğlu
Oyuncular: Ayfer Dönmez, Başak Kıvılcım Ertanoğlu, Melis Öz
Yönetmen yardımcısı: Tuğba Sorgun
Kostüm: Meltem Tolan
Işık: Cansu Kahvecioğlu
Afiş, Fotoğraflar, Tanıtım filmi: Serkan Ertekin
Süre: Yaklaşık 70 dk

Rezervasyon için:  0541 739 47 24 
Online bilet için: www.biletiva.com/event/G3610

facebook.com/BAMistanbul
twitter.com/bamistanbul
instagram.com/bam_istanbul
Adres: Söğütlüçeşme Caddesi no:64 Bulvar Çarşısı - Zemin Kat


Mekan Artı Sezonu 3 Haziran'da “Burada.Bugün” ile Kapatıyor!

Cumartesi, Mayıs 28, 2016
•
Mekan Artı 2015-2016 sezonunu 3 Haziran’da “Burada.Bugün” ile Kapatıyor! Igor Bauersima’nın yazdığı, Murat Baykan’ın çevirdiği ve Mert Öner’in yönettiği ‘‘Burada.Bugün’’ Türkiye’de ilk defa Mekan Artı’da sahneleniyor. Oyunda sevilen oyuncular Büşra Develi ve Sercan Badur yer alıyor.

Çağdaş Alman tiyatrosunun önemli isimlerinden Çek asıllı yazar, yönetmen Igor Bauersima’nın yazdığı oyun ‘‘Norway.Today’’, ‘‘Burada.Bugün’’ adıyla Şubat ayında Türkiye’de ilk defa Mekan Artı’da sahnelenmiş ve prömiyerini 26 Şubat’ta yapmıştı. Mert Öner’in yönettiği oyunun kadrosunda genç oyuncular Büşra Develi ve Sercan Badur yer alıyor. 

Bauersima, ‘‘Burada.Bugün’’ü 2001 yılında gerçek bir olaydan esinlenerek Basel Schauspielhaus tiyatrosu için yazdı. 2001 yılında en iyi metin ödülü ve izleyici özel ödülleri gibi ödüller alan oyun, daha sonra 25 dile çevrildi ve 2003-2004 sezonunda dünya çapında 200’den fazla tiyatro tarafından sahnelenerek Bauersima’ya, oyunları en çok sahnelenen Alman yazar ünvanını kazandırdı.

Oyun, intihar etmeye karar veren ve bunu yaparken kendine eşlik edecek birini bulmak için internet üzerinden ilan veren Julie ve bu ilana cevap veren August’un intihara giden yolculuğunu anlatıyor. Bauersima, iletişim çağının yol açtığı iletişimsizliği, sanal dünyanın gerçekliğini sorgulayan iki genç üzerinden felsefenin temel sorularını tartışıyor; genç jenerasyonun ağzından varoluş sorusuna bir cevap arıyor.

Oyunun yazarı Igor Bauersima, metinleri kadar tiyatro ve sinemanın tekniğini harmanladığı sahne tasarımlarıyla da biliniyor. Murat Baykan’ın çevirisiyle Türkçeleştirilen oyun, Mekan Artı’nın bir sinema salonundan dönüştürülen yeni sahnesinde Mert Öner’in yönetimiyle oyunun ve gerçekliğin, sinemanın ve tiyatronun iç içe geçtiği bir anlatımla sahneleniyor.


Oyun Tarihi: 3 Haziran 2016 20:30 Cuma
Oyun Süresi: 85 dk
Bilet Fiyatları: 40/25

Mekan Artı (Bilgi & Rezervasyon):  0 538 879 82 92 - 0 212 224 57 56
www.mekanarti.com 
iletisim@mekanarti.com
Adres: Yeniçeriler Caddesi No:1 Çemberlitaş Alışveriş Merkezi / Alt Kat /Şafak Sineması İçi 
(Çemberlitaş Tramvay Durağı Yanı) 
Çemberlitaş / İstanbul


Kürt Tiyatrosu’nun Kitabı Çıktı

Pazar, Mayıs 15, 2016
•
Oyuncu ve yönetmen Aydın Orak’ın 15 yıl boyunca biriktirdiği Kürt Tiyatrosuyla ilgili bilgi, belge, fotoğraf ve dokümanları bir kitapta topladı. Kürt Tiyatrosu kitabı Doruk Yayınları’ndan çıktı.

Mezopotamya’da tiyatronun doğuşundan dengbêjlik geleneğine, 1893 yılı Osmanlı’da Kürt Tiyatrosu’ndan günümüze; Türkiye, İran, Irak, Suriye, Rusya, Ermenistan, Gürcistan, Ürdün ve Avrupa’ya kadar tüm detaylar belgeleriyle kitapta yerini alıyor. Ayrıca dengbêjlik ve tragedya karşılaştırmalı oyun geleneğiyle analiz ediliyor. Mardin’de bulunan 2 bin yıllık tiyatro maskları ne anlama geliyor? Kürt Tiyatrosu’nda dengbêjliğin yeri nedir? Yazar bunun gibi birçok soruyu da tartışmaya açıyor. Bugüne kadar Kürt Tiyatrosu’nun sahnesinden geçen tüm topluluk, oyun, mekân ve tiyatro insanlarına ayrıntılı ve görselleriyle yer alıyor. Oyuncu, yönetmen ve seyircilerin görüşleri zamanının mantığını anlamak için önemli bir yer tutuyor. Bugüne kadar Kürt Tiyatrosu ile ilgili Türkiye’de yayınlanan tek kaynak kitap olarak gün yüzüne çıkıyor. Önemli bir arşiv olan kitap geleneksel ve modern Kürt Tiyatrosu ile ilgili bilinmeyen tüm gerçekleri barındırıyor. 

AYDIN ORAK
1982’de doğdu. 1997’de tiyatroya başladı. Zincire Vurulmuş Prometheus, Ada, Bir Delinin Güncesi, Sen Gara Değilsin, Araf, Bir Dilin Ölümü, Nora, Kapan, Actor, Beceriksizler çevirdiği, yönettiği ve oynadığı bazı oyunlardır. Pervane, Fırtına, Mavi Adam, Siyah Karga rol aldığı bazı filmlerdir. Ölümün Rengi, Berivan, Cevher, Asasız Musa yönettiği filmlerdir. Oyun ve filmleriyle ulusal ve uluslararası birçok festivalin yanı sıra Avustralya, Avusturya, Almanya, Danimarka, Fransa, İsveç, İsviçre, Norveç, Mısır, Irak gibi birçok dünya ülkesinde defalarca gösterim ve turneler yaptı. 2003’te Tiyatro Avesta'yı kurdu. Saklı Duygular, Yaşar Kemal'in Teneke, Haşmet Zeybek'in Theodora ve Radikal Tiyatro yazdığı ve çevirdiği kitaplardır. Radikal Gazetesi, Gündem Gazetesi, Esmer, Başka, Önsöz gibi gazete ve dergilerde söyleşi, yazı ve makaleleri yayınlandı. 2012’de Bilgi Üniversitesi Sahne Sanatları ve Performans bölümünü terk etti. Araf oyunuyla En İyi Tek Kişilik Oyun ödülü ve Beceriksizler oyunuyla Yılın En İyi Erkek Oyuncu ödüllerini Direklerarası Tiyatro Ödülleri’nden aldı. İstanbul’da yaşıyor.

Kürt Tiyatrosu
Mezopotamya'da Tiyatronun Doğuşundan Modern Kürt Tiyatrosuna
Yazar: Aydın Orak
Sayfa Sayısı: 224
Etiket Fiyatı: 25 TL


Tiyatro Ak’la Kara, Sezonu Sevilen Oyunlarıyla Kapatıyor

Çarşamba, Nisan 20, 2016
•
2011 yılından beri sahnelediği 14 oyunla Kadıköy, Bahariye’deki kendi sahnesinde  seyircisine sağlam bir repertuar sunan Tiyatro Ak’la Kara, sezonu en sevilen oyunlarıyla kapatıyor. Kerem Kobanbay ve Savaş Özdural’ın kurucusu olduğu Tiyatro Ak’la Kara, 2015-2016 sezonunu, sevilen oyunlarından Kerem Kobanbay’ın yazdığı, Murat Sarı’nın yönettiği “Üç Nokta”, Brian Clarke’ın yazdığı, Savaş Özdural’ın çevirdiği ve Atilla Şendil’in yönettiği “Karar Kimin?” ve Leonard Gershe yazdığı Murat Sarı’nın yönettiği “Kelebekler Özgürdür” oyunu ile sezonu kapatıyor.

ÜÇ NOKTA
Akıllara zarar bir komedi!
Bitirim taksi şoförü Faruk, hayalperest oyun yazarı Tarık ve telaşlı bir yapıya sahip olan Sadık adındaki üçüzler aynı evde yaşamaktadır. Faruk, eve Hale adında bir masöz çağırmıştır. Tarık yayınevinden gelecek olan Jale’yi beklemektedir. Sadık ise bir cinayete tanık olmuştur ve ölen adamın karısı Lale, ifade vermesi için onun peşine düşmüştür. O gün temizlik günüdür ve temizlikçi Fatma, kişileri ve olayları iyice birbirine karıştırır. Ona âşık olan apartman görevlisi Siyami, Fatma’nın kafasını daha da karıştırır. Cinayeti işleyen Tayyar ve onun peşinde olan Komiser Bülent de eve gelince akıllara zarar bir koşturmaca başlar.
Bu zekâ işi komediyi seyrederken, gülmekten yorulacaksınız!
Yazan: Kerem Kobanbay
Yöneten: Murat Sarı
Oyuncular: Kerem Kobanbay, Bedia Ener. Levent Ünsal, Buket Dereoğlu, Vural Buldu, Devrim Atmaca, Nazlı Kar, Ahmet Taşdemir, Can Esendal.
Oyun Tarihleri
17 Nisan Pazar 17:00 
24 Nisan Pazar 17:00

KARAR KİMİN
Finale siz karar vereceksiniz! Belki de kararınızı ilk kez bu kadar sorgulayacaksınız…
Ken Harrison bir trafik kazası sonucu, boynundan aşağısı felç olmuş bir heykeltraştır. Altı ay hastanede geçen bir süreden sonra, iyileşme ümidi kalmayan Ken hastaneden taburcu edilmek ister. Hastanenin başhekimi Dr. Emerson ise hastane dışında Ken’in yaşayamayacağını belirterek bu karara karşı çıkar. Bunun üzerine Ken bir avukat tutarak hastaneye dava açar. Mahkemede yargıç her iki tarafı da dinledikten sonra, kararı toplum jürisi koltuğunda olan seyirciye bırakır. Jürinin vereceği karara göre oyunun sonu ya Ken Harrison’ın kendi isteğiyle hastaneden çıkmasıyla, ya da Dr. Emerson’ın onu zorla hastanede tutarak yaşamaya zorlamasıyla bitecektir.
Kendinizle yüzleşmeye hazır olun.
Yazan: Brian Clarke
Yöneten: Atilla Şendil
Oyuncular: Savaş Özdural, Hakan Altuntaş, Pelin Turancı, Fatih Gülnar, Ilgın Angın, Arzu Akın, Adem Türker, Mehmet Güler, Tanju Yıldırım, Buket İrtem, Gülnur Badakal.
Oyun Tarihleri
16 Nisan Cumartesi 20:30 
22 Nisan Cuma 20:30 
30 Nisan Cumartesi 20:30

KELEBEKLER ÖZGÜRDÜR
Dünyayı hiç görmemiş birinin gözünden görün...
Doğuştan görme engelli olan Don Baker , 35 yaşında ilk kez kendi başına yaşamaya başlamıştır. New York'taki küçük dairesinin karşısına Jill adında bir oyuncu taşınmıştır. Don ve Jill kısa bir süre sonra yakınlaşırlar. Jill dünyada hiç kimsenin görmek istemeyenler kadar kör olmadığını Don'dan öğrenir. Ve şimdiye kadar hiç görmediği bir dünyayı görür. Fakat bir süre sonra Don'ın annesi gelir ve onu kendi evine götürmek konusunda ısrar eder. Don bu ısrara karşı koyunca Bayan Baker, Jill'den kendisine yardımcı olmasını ister. Jill Don 'ın eve dönmesi için elinden geleni yapar. Fakat Bayan Baker oğlunu artık kendi ayaklarının üzerinde durması gerektiğini anlar. Don 35 yıl sonra, karanlık bir dünyada bile olsa yaşamaya başlamıştır.
Yazan: Leonard Gershe
Yönetmen: Murat Sarı 
Oyuncular: Kerem Kobanbay, Buket Dereoğlu, Bedia Ener, Hakan Çeliker.
Oyun Tarihleri
23 Nisan Cumartesi 20:30

Tiyatro Ak’la Kara;
Adres: Bahariye cd. Akyıldız pasajı no:92 Bahariye – Kadıköy
Telefon: 0216 541 43 59
http://www.tiyatroaklakara.com/ 
Facebook/Twitter: Tiyatro Ak’la Kara

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template