♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Film Kritikleri

Kitap Kritikleri

Dizi Kritikleri

Son Yazılar

Filmekimi 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Filmekimi 2011 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Filmekimi'nin Ardından

Pazartesi, Ekim 17, 2011

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Filmekimi’nin, 8-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilen İstanbul ayağı sona erdi. Geçtiğimiz haftasonu boyunca İzmirli sinemaseverlere de film keyfi yaşatan Filmekimi, Ekim ayı boyunca Bursa, Konya, Trabzon ve Diyarbakır’da sinemaseverlerle buluşmaya devam edecek.

Filmekimi’nin yoğun ilgi gören İstanbul gösterimleri 15 Ekim Cumartesi günü 21.30 seansıyla sona erdi. Onuncu yılında yine büyük ilgi gören Filmekimi’nde, 8 gün boyunca 4 salon ve 161 seansta gösterilen 40 film, 47 bin sinemaseverle buluştu ve salonlardaki doluluk oranı %99’a ulaştı.

İlk kez düzenlendiği 2002 yılından bu yana İstanbullu sinemaseverlerden büyük ilgi gören Filmekimi, ilk sekiz senesinde evsahipliği yapan Emek’in yokluğunda Atlas ve Beyoğlu’nun yanı sıra Cinebonus Maçka G-mall ve Nişantaşı City’s sinemaları olmak üzere toplam 4 salonda izleyicilerle buluştu. 1 Ekim’de bilet satışına başlanan Filmekimi gişelerinde uzun kuyruklar oluştu, birçok filmin bileti satışa çıktıktan kısa süre sonra tükendi.

Onuncu yılında, Avrupa Birliği programı MEDIA Mundus’un desteği ve Saraybosna, Sofya ve Transilvanya film festivalleriyle işbirliği halinde İstanbul sınırlarını aşan Filmekimi’nin İstanbul’dan uzak ilk hafta sonu İzmir’de gerçekleştirildi. İzmirli sinemaseverlerle ilk kez buluşan ve izleyiciden büyük ilgi gören Filmekimi, 13-16 Ekim tarihleri arasında YKM Cinebonus’ta düzenlendi. 16 seansta 16 farklı filmin gösterildiği Filmekimi programında yer alan Lars von Trier’in Melankolia, David Cronenberg’in Tehlikeli İlişki ve Jean-Pierre Dardenne ile Luc Dardenne’in Bisikletli Çocuk filmleri, İzmirli sinemaseverlerin en çok ilgi gösterdiği filmler oldu.

Filmekimi yeni sinema sezonunu müjdelemeye Bursa, Konya, Trabzon ve Diyarbakır’la devam ediyor. 16 filmden oluşan Filmekimi seçkisi 20-23 Ekim’de Bursa Burç ve Konya’da KuleSite Avşar Sineması, 27-30 Ekim’de Trabzon’da Cinebonus Forum Trabzon ve Diyarbakır’da Avrupa Sineması’nda izleyicilerle buluşacak. Bilet fiyatları Bursa, Konya ve Trabzon için 8 TL ve 5 TL (indirimli), Diyarbakır için 5 TL ve 3 TL (indirimli) olarak belirlendi. Biletler, Biletix üzerinden ve gösterimlerin olacağı sinemalardan temin edilebilir.

Medya sponsorluğunu CNBC-e, Radikal ve Radyo Eksen’in üstlendiği Filmekimi gelecek yıl yine Ekim ayında İstanbullu sinemaseverlere merakla beklenen, ödüllü filmleri sunacak. Programla ilgili ayrıntılı bilgiye filmekimi.iksv.org adresinden erişebilir.


Filmekimi Heyecanı Yarın Başlıyor

Cuma, Ekim 07, 2011

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından, bu yıl onuncusu düzenlenen Filmekimi, 8 Ekim Cumartesi günü başlıyor! Sinemaseverlerin her yıl olduğu gibi coşku ve heyecanla karşıladığı sonbaharın film haftası Filmekimi’nde bu yıl, merakla beklenen taptaze 40 film izleyicilerin karşısına çıkacak.

Filmekimi, 15 Ekim tarihine kadar 8 gün boyunca Beyoğlu’nda Atlas ve Beyoğlu sinemalarının yanı sıra Nişantaşı City’s ve Cinebonus Maçka G-Mall olmak üzere 4 sinemada yaklaşık 170 seansta izleyicilerle buluşacak. Filmekimi programı ve ek gösterimlerle ilgili ayrıntılı bilgiye filmekimi.iksv.org adresinden ulaşılabilir.

Müzikseverlerin kaçırmaması gereken 2 film

Müziklerini Nick Cave, Atticus Ross ve Shigeru Umebayashi’nin bestelediği Af Günleri / Days of Grace, Filmekimi’nin en çok ilgili gören filmleri arasında... Meksikalı yönetmen Everardo Gout’un son filmi, futbolun en önemli olaylarından Dünya Kupası’nın Meksika’daki yankılarını, idealist bir polis olan Lupe’nin gözünden anlatıyor. Cannes'da özel bir geceyarısı seansında gösterilen Af Günleri, yozlaşma, şiddet, intikam konuları üzerine kurulu, sürükleyici bir film.

En tanınmış ve etkili rock gruplarından İzlandalı Sigur Rós’un arşiv görüntülerinin sert, soyut ve yoğun görsel ayrıntılarla kaynaştırdığı belgeseli Inni, daha önce Arcade Fire hakkındaki Miroir Noir filmini çeken tecrübeli yönetmen Vincent Morisset imzası taşıyor. Sigur Rós'un Heima'nın ardından yer aldığı bu ikinci müzik belgeseli, Eylül ayında Venedik Film Festivali'nde özel bir seansta ilk kez gösterildi.

Oyunculuğuyla büyüleyen karizmatik Dominic Cooper bu kez Saddam Hüseyin’in Oğlu Rolünde

Kaçırılmaması gereken başka bir film ise Lee Tamahori imzalı Şeytanın İkizi / The Devil’s Double. Film, Saddam Hüseyin’in oğlu Kara Prens Uday Huseyin ile kendisine benzerliğinden dolayı görevlendirdiği subay Latif Yahya’nın ilişkisini ele alıyor. Uday Hüseyin ve Latif Yahya’nın para, güç, yalan, kan ve şiddetle örülü bu gerçek gangster öyküsünde Dominic Cooper hem Uday’ı hem de Latif’i canlandırıyor. Bu rolde harikalar yaratan yakışıklı oyuncu Cooper’a Ludivine Sagnier eşlik ediyor.

Hafta sonu seans değişikliğine dikkat!

Filmekimi’nde hafta bir seans değişikliği var: Cinebonus Maçka G-Mall’da 9 Ekim Pazar günü saat 13.30’da gösterilecek genç yetenek Andreas Öhman’ın İsveç’in Oscar adayı olan filmi Aşkın Formülü Yok ile 10 Ekim Pazartesi saat 19.00’da gösterilecek; 2005 yılında ilk filmi C.R.A.Z.Y. ile dünya çapında müthiş ilgi toplayan Kanadalı genç yönetmen Jean-Marc Vallée’nin Ruh Eşim adlı filmlerin yerleri teknik bir nedenden ötürü değişmiştir. Sinemaseverlere duyurulur.

Hafta sonu kaçırılmaması gereken filmler

Bulgar yönetmen Kamen Kalev'in ikinci filmi olan ve Parisli bir çiftin çıktıkları tatilde başına gelen beklenmedik olayları konu alan Ada / Island,  8 Ekim Cumartesi saat 19.00’da ve 9 Ekim Pazar saat 11.00’de Beyoğlu Sineması’nda.

Kuzey Kore, Güney Kore ve Çin arasına sıkışmış Yanji kentinde geçen, araba kovalamacaları, cinayetler ve bıçaklı kavgalarla dolu bir aksiyon-gerilim filmi Ölüm Denizi / Hwanghae, 8 Ekim Cumartesi Nişantaşı City’s’de saat 21.30’da.

Filmekimi Biletleri Nerede?

Filmekimi biletleri, Filmekimi sinemaları ve Biletix üzerinden satın alınabilir. Filmekimi’nde hafta içi gündüz seansları 5 TL, hafta içi 19.00 ve 21.30 seansları ile hafta sonu tüm seanslar 14 TL (tam) ve 8 TL (indirimli). Lale Kart sahipleri, biletlerinde %25’e varan özel indirimden yararlanabiliyor.

Bilet bulamayan sinemaseverlere ufak bir hatırlatma: Seans öncesi gişelerde teslim alınmayan davetiyeler satışa sunuluyor. Görmek isteyip de bilet bulamadığınız filmler için, gösterimlerden önce sinema salonlarına uğramanızda fayda var.

Filmekimi Türkiye’nin Beş Kentine Daha Gidiyor

Filmekimi 10. yılında, İstanbul sınırlarını aşarak Türkiye’nin beş kentine daha sinemanın en iyi ve en güncel örneklerini götürecek. Filmekimi ve bu yılki İstanbul Film Festivali programında gösterilen filmlerden oluşturulan özel seçkinin gösterimleri, 13–16 Ekim’de İzmir’de, 20–23 Ekim’de Bursa ve Konya’da, 27–30 Ekim’de ise Trabzon ve Diyarbakır’da yapılacak.



Filmekimi Programına Süpriz Bir Film Eklendi: Utanç

Cuma, Eylül 30, 2011
Yönetmen ve Video Sanatçısı Steve MacQueen’in Son Filmi Utanç, Fimekimi’nin 40. Filmi Oldu.

İKSV tarafından 8-15 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek Filmekimi, 8 gün boyunca Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı City’s ve Cinebonus Maçka G-Mall olmak üzere 4 sinemada sinemaseverlerle buluşacak.

Filmekimi 10. yılında bir hafta boyunca, dünyanın belli başlı festivallerinde ödüller kazanmış, Berlin, Cannes, Venedik ve Toronto’da dünya prömiyerlerini yapan filmlerden usta yönetmenlerin son yapıtlarına, programa eklenen sürpriz filmle beraber, 40 filmlik bir seçkiyle izleyicilerin karşısına çıkacak.

İlk filmi Açlık / Hunger ile büyük başarı yakalayan video sanatçısı Steve Mcqueen’in ikinci filmi Utanç / Shame, 40. film olarak Filmekimi programına eklendi. Utanç / Shame, 14 Ekim Cuma gecesi Atlas Sineması’nda, geceyarısı seansında gösterilecek.

Utanç’ın başrolünde yönetmenin ilk filmi Açlık’ta olduğu gibi yine son dönemin gözde oyuncularından Michael Fassbender yer alıyor. Filmde otuzlu yaşlarında, cinsel dürtülerine hakim olamayan, her daim azgın bir New Yorkluyu canlandıran Michael Fassbender bu filmdeki performansıyla Venedik’te bu yıl En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nün sahibi oldu. David Saplantı, ihtiyacın doğası ve hayatta yaptığımız seçimler üzerine, son derece sakin ve minimalist bir film olan Utanç, Cronenberg’in filmlerinden esinlenmiş.

Filmekimi Biletleri 1 Ekim’de Satışta

Perşembe, Eylül 22, 2011

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Filmekimi, 8-15 Ekim tarihlerinde, 8 gün boyunca Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı City’s ve Cinebonus Maçka G-Mall olmak üzere 4 sinemada sinemaseverlerle buluşacak.

Bu yıl 10. yaşını kutlayan Filmekimi, bir hafta boyunca, dünyanın belli başlı festivallerinde ödüller kazanmış, Berlin, Cannes, Venedik ve Toronto’da dünya prömiyerlerini yapan filmlerle usta yönetmenlerin son yapıtlarının da aralarında bulunduğu 39 filmle izleyicilerin karşısına çıkacak. Filmekimi programına eklenen 9 film arasında;

• Aralarında Life on Mars, Eastenders ve Doctors’ın da bulunduğu birçok TV dizisinin yönetmeni S. J Clarkson’ın, İngiltere’nin en sevilen yemek yazarı Nigel Slater’in acı-tatlı otobiyografik öyküsünü beyazperdeye aktardığı Tost / Toast,

• Everardo Gout’un Dünya Futbol Kupası’nın Meksika’daki yankılarını anlatan ve müziklerini Nick Cave, Atticus Ross ve Shigeru Umebayashi’nin bestelediği filmi Af Günleri / Days of Grace,

• Filmekimi takipçilerinin Şark Oyunları adlı filmle yakından tanıdığı Bulgar yönetmen Kamen Kalev’in ikinci filmi Ada  / The Island,

• Aki Kaurismäki’nin Cannes’da Fipresci Ödülü’nü kazanan son filmi Umut Limanı / Le Havre,

• Ellen Barkin, Ezra Miller ve Kate Bosworth gibi isimlerin yer aldığı güçlü oyuncu kadrosuyla dikkat çeken, Sam Levinson’ın son filmi Mutlu Bir Gün / Another Happy Day,

• Yarattığı tartışmalarla ses getiren İtalyan sinemacı Nanni Moretti’nin, merceğini bu kez Papalık makamına çevirdiği son filmi Habemus Papam,

• Daha önce Arcade Fire hakkındaki Miroir Noir filmini çeken tecrübeli yönetmen Vincent Morisset’in İzlandalı post-rock grubu Sigur Rós’un arşiv görüntülerini sert, soyut ve yoğun görsel ayrıntılarla kaynaştırdığı belgeseli Inni yer alıyor.

İzleyicilerin heyecanla beklediği Filmekimi broşürleri, 24 Eylül Cumartesi gününden itibaren Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı City’s ve Cinebonus Maçka G-Mall sinemalarından ve İKSV’den 1 TL karşılığında temin edilebilecek.

Filmekimi Biletleri 1 Ekim’den İtibaren Biletix’te

Filmekimi biletleri, 1 Ekim Cumartesi saat 11.00’den itibaren; Biletix satış noktaları, www.biletix.com, Biletix çağrı merkezi (0216) 556 98 00 ile Atlas, Beyoğlu, City’s ve G-Mall gişelerinden satışa sunulacak.

Filmekimi’nde hafta içi gündüz seansları (11.00, 13.30, 16.00) 5 TL.
Haftaiçi 19.00 ve 21.30 seansları ile hafta sonu tüm seanslar tam 14, indirimli 8 TL.
Lale Kart sahipleri için indirimli ön satış günleri 28, 29 Eylül ve 30 Eylül.
Filmekimi gösterim saatleri, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30.

Filmekimi Türkiye’nin Dört Bir Köşesine Sinemanın En İyi ve En Güncel Örneklerini Götürecek

Filmekimi 10. yılında, İstanbul sınırlarını aşıyor ve Avrupa Birliği programı MEDIA’nın da desteğiyle Türkiye’nin beş kentine daha sinemanın en iyi ve en güncel örneklerini götürüyor. Filmekimi ve bu yılki İstanbul Film Festivali programında gösterilen filmlerden oluşturulan özel seçkinin gösterimleri, 13–16 Ekim’de İzmir’de, 20–23 Ekim’de Bursa ve Konya’da, 27–30 Ekim’de Trabzon ve Diyarbakır’da yapılacak.

Bilet fiyatları, İzmir için öğrenci 8 TL, tam 10 TL;  Bursa, Konya ve Trabzon için öğrenci 5 TL, tam 8TL;  Diyarbakır için: öğrenci 3 TL, tam 5 TL olarak belirlendi. Bu beş şehirdeki biletler de yine Biletix üzerinden 1 Ekim Cumartesi tarihinden itibaren satışa çıkacak.

Filmekimi Programı Açıklandı

Çarşamba, Eylül 07, 2011

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Filmekimi, 8–15 Ekim tarihlerinde izleyicilerle buluşuyor. 10. yaşını kutlayan Filmekimi’nin bir de sürprizi var: Filmekimi, bu yıl ilk kez İstanbul sınırlarını aşıyor ve Türkiye’de beş kentte daha sinemaseverlerle buluşuyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen Filmekimi’nde, dünyanın belli başlı festivallerinde ödüller kazanmış, Berlin, Cannes, Venedik ve Toronto’da dünya prömiyerlerini yapan filmlerle usta yönetmenlerin son yapıtlarının da aralarında bulunduğu 40’a yakın film izleyicilerin karşısına çıkacak.

Zengin programıyla Filmekimi, 8–15 Ekim tarihlerinde, 8 gün boyunca Beyoğlu’nda Atlas ve Beyoğlu sinemalarının yanı sıra Nişantaşı City’s ve Cinebonus Maçka G-Mall olmak üzere 4 sinemada izleyicilerle buluşacak.

Filmekimi 10. yılında, İstanbul sınırlarını aşıyor ve Türkiye’nin beş kentine daha sinemanın en iyi ve en güncel örneklerini götürüyor. Filmekimi ve bu yılki İstanbul Film Festivali programında gösterilen filmlerden oluşturulan özel seçkinin gösterimleri, 13–16 Ekim’de İzmir’de, 20–23 Ekim’de Bursa ve Konya’da, 27–30 Ekim’de ise Trabzon ve Diyarbakır’da yapılacak.

İlk kez düzenlendiği 2002 yılından bu yana İstanbullu sinemaseverlerden büyük ilgi gören Filmekimi geçen yıl 43.000 kişiyle izleyici rekoru kırmıştı. Sekiz yıl boyunca Emek Sineması’nda gerçekleştirilen Filmekimi, Emek’in yokluğunda Atlas, Beyoğlu, Cinebonus Maçka G-mall ve bu yıl eklenen Nişantaşı City’s gibi farklı salonlarda izleyicilerle buluşmaya devam ediyor.

Filmekimi programı ve 10. yıl sürprizi, 6 Eylül Salı akşamı Cezayir Restaurant’da yapılan bir basın toplantısıyla duyuruldu. Basın toplantısında konuşma yapan İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan “Filmekimi 10. yılında artık Türkiye’nin en önemli sinema etkinliklerinden biri. Bir haftalık bir sürede, %100’e varan doluluğuyla, yeni sinema sezonunun müjdecisi. İlk yıllarında tek sinemada 20 filmle yola çıkan Filmekimi,  seyirciler tarafından sabırsızlıkla beklenen, dört sinemada yaklaşık 40 filmin gösterildiği bir festivale dönüştü. 10. yılımızda Avrupa Birliği programı MEDIA’nın da desteğiyle İzmir, Bursa, Konya, Trabzon ve Diyarbakır’da gösterimlerin yapılacağı, Türkiye’yi kapsayan bir etkinliğe imza atmanın mutluluğunu yaşıyoruz.” dedi.

FİLMEKİMİ TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR KÖŞESİNE
SİNEMANIN EN İYİ VE EN GÜNCEL ÖRNEKLERİNİ GÖTÜRÜYOR!

Filmekimi 10. yılında yalnızca İstanbul’da değil, Türkiye’nin beş şehrinde daha sinemanın en iyi ve en güncel örneklerini sunuyor. Filmekimi kapsamında bu yıl Avrupa Birliği MEDIA programının desteğiyle İstanbul’un yanı sıra, İzmir, Bursa, Konya, Trabzon ve Diyarbakır’da hafta sonları gösterimler yapılacak ve böylece Filmekimi Türkiye’nin dört bir yanında yeni sinema sezonunu müjdeleyecek.

Filmekimi seçkisi 13–16 Ekim’de İzmir YKM Cinebonus, 20–23 Ekim’de Bursa Burç ve Konya’da Kule Site Sineması, 27–30 Ekim’de Trabzon’da Cinebonus Forum Trabzon ve Diyarbakır’da Avrupa Sineması’nda izleyicilerle buluşacak.

İstanbul dışındaki kentlerde yapılacak gösterimlerin programı, ağırlıklı olarak Avrupa filmlerinden oluşacak.

Bilet fiyatları İzmir için 10 TL ve 8 TL (indirimli), Bursa, Konya ve Trabzon için 8 TL ve 5 TL (indirimli), Diyarbakır için 5 TL ve 3 TL (indirimli) olarak belirlendi.

Bu beş şehirdeki biletler de yine Biletix üzerinden, İstanbul’daki biletlerle aynı tarihlerde satışa çıkacak.


FİLMEKİMİ BİLETLERİ NE ZAMAN, NEREDE?

Filmekimi biletleri, 1 Ekim Cumartesi saat 11.00’den itibaren;

-           Biletix satış noktaları,
-           www.biletix.com,
-           Biletix çağrı merkezi (0216) 556 98 00 ile
-           Atlas, Beyoğlu ve City’s gişelerinden satışa sunulacak.

Filmekimi’nde hafta içi gündüz seansları (11.00, 13.30, 16.00) sadece 5 TL.

Haftaiçi 19.00 ve 21.30 seansları ile hafta sonu tüm seanslar tam 14, indirimli 8 TL.

Filmekimi boyunca filmleri en büyük indirimlerle ve öncelikli olarak izleme şansı Lale Kart sahiplerinin olacak. Lale Kart sahipleri biletlerini % 25’e varan indirimlerle alacaklar. Lale Kart sahipleri için ön satış günleri 28, 29 Eylül ve 30 Eylül.

Filmekimi gösterim saatleri, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30.
Filmekimi’nin medya sponsorluğunu CNBC-e, Radikal ve Radyo Eksen üstleniyor.
Filmekimi’nin afişlerini ve tanıtım kampanyasını ise bu yıl da Alametifarika gerçekleştirdi.
  
 FİLMEKİMİ PROGRAMINDA NELER VAR?


Cannes Film Festivali’nin Çok Ses Getiren, Ödüllü Filmleri Filmekimi’nde

           BİSİKLETLİ ÇOCUK / LE GAMIN AU VELO / Jean-Pierre Dardenne & Luc Dardenne

Rosetta, L’enfant / Çocuk, Le fils / Oğul, Le Silence de Lorna / Lorna’nın Sessizliği gibi filmleriyle birçok festivalden ödüllerle dönen Dardenne Kardeşler, son filmleri Bisikletli Çocuk ile Filmekimi izleyicisiyle buluşuyor. Screen dergisine göre “çocukluk hakkında yapılmış en iyi filmlerden biri” olan Bisikletli Çocuk, Cannes’da Jüri Büyük Ödülü’nü Nuri Bilge Ceylan’ın Bir Zamanlar Anadolu’da filmiyle paylaştı. Film, babasının artık onu istemediğini söyleyen ve yetimhanede bir başına kalan 11 yaşındaki Cyril’in iyimser, bir o kadar da masalsı hikâyesini anlatıyor. Başroldeki küçük Thomas Doret oyunculuğu ile büyük beğeni topladı.

           MELANKOLİA / MELANCHOLIA / Lars von Trier

Çektiği her filmiyle olay yaratan Danimarkalı yönetmen Lars von Trier’in son filmi Melankolia Filmekimi’nin en çok ses getirecek filmlerinden. Cannes Film Festivali’nde gerek konusu gerekse yönetmeni Lars von Trier’in demeçleriyle oldukça konuşulan Melankolia, yönetmeninin kendi sözleriyle “dünyanın sonu hakkında güzel bir film”. Kirsten Dunst ile Charlotte Gainsbourg’un iki kız kardeşi canlandırdığı filmin kadrosunda Kiefer Sutherland, Charlotte Rampling gibi deneyimli isimler de yer alıyor. Kirsten Dunst, bu rolüyle Cannes Film Festivali’nde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nün de sahibi oldu.

           ELENA / Andrey Zvyagintsev

Dönüş ve Sürgün filmleriyle İstanbul Film Festivali takipçilerinin yakından tanıdığı Rus yönetmen Andrey Zvyagintsev’in son filmi Elena, Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünün kapanış filmi olarak gösterildi. Belirli Bir Bakış Jüri Ödülü‘nü de kazanan film, başroldeki karakter Elena’nın oğlunun geleceği uğruna verdiği zor kararla hüzünlü bir dönüşüme uğrayan hayatını beyazperdeye taşırken, günümüz Rusya’sında ahlak ve fedakârlık kavramlarını sorguluyor.

           SNOWTOWN / Justin Kurzel

Avustralyalı yönetmen Justin Kurzel’in 2005 yılında çektiği Blue Tongue’dan sonraki ikinci filmi Snowtown, Cannes’da bu yıl FIPRESCI Ödülü’nü kazandı. Film, Avustralya’nın Adelaide kentinin kenar mahallelerinde iki erkek kardeşi ve annesiyle birlikte yaşayan 16 yaşındaki Jamie’nin etrafındaki şiddetten kurtulmak için farkında olmadan azılı seri katil John Bunting’le yakınlaşmasının öyküsünü anlatıyor.

           ARTİST / THE ARTIST / Michel Hazanavicius

Michel Hazanavicius’un son filmi Artist’te başrolü üstlenen Jean Dujardin, muhteşem performansı ve Cannes’da kazandığı En İyi Erkek Oyuncu ödülünün rüzgarıyla şimdiden Oscar’larda adı geçen oyunculardan. Konuşmasız, siyah-beyaz ve eski filmler gibi saniyede 22 kare çekilen Artist, sessiz film çağına bir saygı duruşu niteliğinde… Film, 1927 yılında sesli filmlerin piyasaya çıkmasıyla kariyeri dibe vuran bir aktörün, George Valentin’in hikâyesini anlatıyor. Jean Dujardin, bu yıl 30. İstanbul Film Festivali’nde beğeni toplayan Küçük Beyaz Yalanlar ve Buz Sesi filmlerinde de rol almıştı.

           LA GUERRE EST DECLARÉE / Valérie Donzelli

Cannes Eleştirmenler Haftası’nın açılış filmi olan La Guerre Est Declarée, senaryosunu da yazan başrol oyuncuları Valérie Donzelli ve Jérémie Elkaïm’in kendi yaşadıklarından yola çıkarak çektikleri bir yapım. Film, oğullarının hastalığı yüzünden yaşamın acımasız, beklenmedik karmaşıklığına atılıveren genç bir çiftin aşkını canlı ve dinamik bir tarzda anlatıyor.

           BU BİR FİLM DEĞİL / THIS IS NOT A FILM / Mojtaba Mirtahmasb & Cafer Panahi

Cafer Panahi’nin son filmi Bu Bir Film Değil, Cannes’daki prömiyerinde gösterilmek üzere bir kekin içine saklı bir USB bellekte İran’dan Fransa’ya kaçırıldı. Ayna, Daire ve Ofsayt gibi başyapıtların yönetmeni Panahi’nin film yapması, “ulusal güvenliğe karşı işlenen suçlara” istinaden 20 yıl boyunca yasaklanmıştı. Panahi bu yüzden, yönetmen arkadaşı Mojtaba Mirtahmasb ile bir gün geçirerek bir şeyler içip bir şeyler atıştırırken üzerinde çalıştığı bir senaryoyu sahne sahne anlattı. Panahi filmde şu yakıcı soruyu da sordu: “Madem anlatılabiliyor, film yapmaya ne gerek var?”

           OLMAK İSTEDİĞİM YER / THIS MUST BE THE PLACE / Paolo Sorrentino

The Cure’un solisti Robert Smith’in biraz hırpalanmış halini andıran Sean Penn, “kariyerinin en eksantrik, en tuhaf ama harika performanslarından biriyle” Filmekimi’nde olacak. Oscar için şimdiden adı geçmeye başlayan Penn, Paolo Sorrentino’nın İngilizce çektiği ilk filmi Olmak İstediğim Yer’de emekli olmaya karar vermiş, ellili yaşlarındaki bezgin bir rock yıldızını canlandırıyor. Otuz yıldan uzun süredir görüşmediği babasının ölümü üzerine 2. Dünya Savaşı sırasında Auschwitz toplama kampında babasına işkence eden Nazi subayı bulmayı kendine misyon edinerek uzun bir yolculuğa çıkan Penn’e filmde Frances McDormand, Judd Hirsch ve Eve Hewson gibi isimler eşlik ediyor. Bu yıl Cannes’da Kiliseler Birliği Ödülü’nü kazanan filmin müzikleri David Byrne ve Will Oldham’a ait.

           PEKİ ŞİMDİ NEREYE? / WHERE DO WE GO NOW? / Nadine Labaki

İstanbul Film Festivali’nde açılış filmi olarak gösterilen ve büyük beğeni toplayan Karamel’in ardından Nadine Labaki senaryosunu yazdığı, yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlenip başrolünde de oynadığı son filmi Peki Şimdi Nereye? ile dinsel çatışmaları ve savaşın anlamsızlığını kadınların kıvrak zekâsı üzerinden eleştiriyor. Cannes’daki dünya prömiyerinde dakikalarca ayakta alkışlanan Labaki’nin mizah ve içtenlikle dolu son filmi, memleketi Lübnan’da hiçliğin ortasında güneşten kavrulmuş, savaşın ardından yaralarını sarmaya çabalayan küçük bir köyde geçiyor.


Usta Yönetmenlerin Son Filmleri Filmekimi’nde

           SENİN İÇİN / RESTLESS / Gus Van Sant

Amerikan bağımsız sinemasının usta isimlerinden, İstanbul Film Festivali Sinema Onur Ödülü sahibi yönetmen, senaryo yazarı, müzisyen Gus Van Sant’ın Milk’ten sonra çektiği son filmi Senin İçin ölümcül bir hastalığa yakalanan genç bir kız ile kendi kendinden kaçan genç bir adamın aşk öyküsünü konu ediyor. Alice in Wonderland ve The Kids Are All Right gibi yapımlardan seyircilerin yakından tanıdığı Mia Wasikowska ile usta oyuncu Dennis Hopper’ın oğlu Henry Hopper’ın başrolleri paylaştığı film dünya prömiyerini Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış bölümünde yaptı.

           SALGIN / CONTAGION / Steven Soderbergh

2000 yılında Traffic filmiyle En İyi Yönetmen Oscar’ını kazanan Steven Soderbergh türler arasında gezinmeyi seven bir yönetmen. Soderbergh bu kez de bir virüs salgınını konu edinen, oyuncu kadrosu yıldızlarla dolu bir aksiyon-gerilim filmiyle Filmekimi izleyicilerinin karşısına çıkıyor. Marion Cotillard, Matt Damon, Laurence Fishburne, Jude Law, Gwyneth Paltrow ve Kate Winslet gibi isimleri kadrosunda barındıran Salgın, küresel bir felaketi engellemek amacıyla zamana karşı koşan, ölümcül bir virüsün peşinde farklı ülkelerden bir grup doktorun mücadelesini anlatıyor. Film, halen devam etmekte olan Venedik Film Festivali’nde de gösteriliyor.

           A DANGEROUS METHOD / David Cronenberg

David Cronenberg’in merakla beklenen son filmi A Dangerous Method, senaryoyu da yazan Christopher Hampton’ın The Talking Cure adlı oyunundan beyazperdeye uyarlandı. Viggo Mortensen Keira Knightley ve Michael Fassbender gibi yıldızlarla dolu oyuncu kadrosuyla dikkat çeken film, 1904 yılında geçiyor ve psikolojinin iki büyük öncüsü Sigmund Freud ile öğrencisi Carl Jung’un ilişkisini ve bu iki büyük ismin aralarındaki dostluğun nasıl bozulduğunu anlatıyor. Cronenberg, bu yılki Venedik Film Festivali’nde ana yarışmada.

   KEVİN HAKKINDA KONUŞMALIYIZ / WE NEED TO TALK ABOUT KEVIN / Lynne Ramsay

Tanınmış İskoç yönetmen Lynne Ramsay, müziklerini Radiohead’den Johnny Greenwood’un yaptığı psikolojik gerilim Kevin Hakkında Konuşmalıyız ile Morvern Callar’dan dokuz yıl sonra sinemaya dönüyor. Filmin başrolündeki, kötü yürekli oğlunun yaptıklarıyla dünyası kararan bahtsız anne rolündeki Tilda Swinton, muhteşem performansıyla adını şimdiden Oscar adayları arasında geçirtmeye başladı. Tilda Swinton’a başrollerde John C. Reilly, genç yıldız Ezra Miller ve Ashley Gerasimovich eşlik ediyor. Lionel Shriver’ın Türkiye’de de aynı adla yayınlanan Kevin Hakkında Konuşmalıyız adlı ödüllü romanından uyarlanan film, bu yıl Cannes Film Festivali’nin en ses getiren filmleri arasındaydı.

Filmekimi’nde Bu Yönetmenlere Dikkat!

           TİRANOZOR / TYRANNOSAUR / Paddy Considine

Tanınmış İskoç oyuncu Paddy Considine, hem senaristliğini hem yönetmenliğini üstlendiği ilk filmi Tiranozor ile bu yıl Sundance’den hem En İyi Yönetmen, hem Jüri Özel Ödülü, Münih’ten ise En İyi İlk Film Ödülleri ile döndü. Film, karısının ölümünün ardından şiddet, acı ve öfke duyan Joseph’in dini bir yardım kuruluşunda çalışan Hannah ile yaşadığı dokunaklı aşk öyküsünü anlatıyor. Peter Mullan’ın başrolünde oynadığı bu sarsıcı film Considine’ın, tıpkı Mullan gibi, oyunculukta olduğu kadar yönetmenlikte de başarılı olduğunu kanıtladı.

           ERKEK FATMA / TOMBOY / Céline Sciamma

1980 doğumlu genç Fransız yönetmen Céline Sciamma’nın son filmi Erkek Fatma, oyunlar, çocuk dünyası ve mutlu güzel yaz günlerini fon alarak cinsiyetle ilgili kalıpları inceliyor.
Erkek Fatma, Berlin’den Jüri Ödülü ile dönerken, Philadelphia’da Gay – Lezbiyen Jüri Özel Ödülü, San Francisco’da Gay – Lezbiyen İzleyici Ödülü ve Torino’da Gay – Lezbiyen En İyi Film ödüllerini kazandı. 10 yaşındaki kız çocuğu Laure’un yeni taşındıkları kasabada kendisini erkek olarak tanıtmasını konu eden ve amatör çocuk oyuncuların olağanüstü performanslarıyla dikkat çeken Erkek Fatma, Berlin Film Festivali’nin Panorama ve Nesiller bölümlerinin açılışlarında gösterildi.

           ÖLÜM DENİZİ / HWANGHAE / Na Hong-Jin

Kuzey Kore, Güney Kore ve Çin arasına sıkışmış Yanji kentinde geçen Ölüm Denizi, araba kovalamacaları, cinayetler ve bıçaklı kavgalarla dolu bir aksiyon-gerilim filmi.
“Bu yılın en zekice çekilmiş en yaratıcı aksiyon filmlerinden biri” olan Ölüm Denizi’nin yönetmeni Na Hong-Jin 2009’da aksiyon-gerilim filmi The Chaser / Takipçi ile büyük beğeni toplamıştı. Filmin başrol oyuncularından Ha Jung-Woo performansıyla 2011 Asya Film Ödülleri’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülüne de layık görüldü. Film bu yıl, Cannes Film Festivali’nin Belirli Bir Bakış Bölümü’nde gösterildi ve büyük beğeni topladı.

           THE FUTURE / Miranda July

Me And You And Everyone We Know / Ben, Sen ve Diğerleri ile büyük bir çıkış yapan ve kendine büyük bir hayran kitlesi edinen Miranda July, “kozmik bir aşk öyküsü” olan The Future ile iki yıl aradan sonra beyazperdeye dönüyor. Dünya prömiyerini Sundance’te yapan ve eleştirmenlerden övgü toplayan The Future, yaşamlarına yeni bir bakış açısı kazandırmaya çalışan bir çiftin öyküsünü anlatıyor. Filmde, Miranda July’nin kendini canlandırdığı otuzlu yaşlarındaki Sophie’ye Hamish Linklater eşlik ediyor.

           ALMANYA’YA HOŞ GELDİNİZ / WILLKOMMEN IN DEUTSCHLAND / Yasemin Şamdereli

2002 yılında çektiği Her Şey Türkleştirildi / Alles getürk! filmiyle dikkatleri üzerine çeken yönetmen Yasemin Şamdereli, Almanya’ya Hoş Geldiniz filmiyle 2011 yılında Alman Film Ödülleri’nden En İyi Senaryo Ödülü ile döndü. Film, 1964 yılında Almanya’ya giden bir milyon birinci “misafir işçi” olan Hüseyin Yılmaz’ın öyküsünü anlatıyor. Almanya’ya Hoş Geldiniz, Avrupa ve Almanya’da çok kültürlülük ve göçmenlerle ilgili tartışmaların sürdüğü bir dönemde 50 yıldır Almanya’da yerleşik Türklerin macerasını iyimser bir yaklaşımla ele alıyor. Film, bu yıl gösterildiği Berlin Film Festivali’nde de büyük ilgi topladı ve çok iyi eleştiriler aldı.

           RUH EŞİM / CAFÉ DE FLORE / Jean-Marc Vallée

2005 yılında ilk filmi C.R.A.Z.Y. ile dünya çapında müthiş ilgi toplayan ve İstanbul Film Festivali’ne de konuk olarak gelen Kanadalı genç yönetmen Jean-Marc Vallée, halen sürmekte olan Venedik Film Festivali’nde prömiyeri yapılan üçüncü filmi Ruh Eşim ile izleyici karşısına çıkıyor. Film, biri 1960’ta, diğeri günümüzde geçen ama birbirine paralel ilerleyen iki farklı olay örgüsünü bir şarkı ve bir mekânı birleştirerek izliyor. Eleştirmenlere göre film sevgiye dair fantastik bir macera, “aşk hakkında mistik ve doğaüstü bir yolculuk”.

           BEGINNERS / Mike Mills

Mike Mills, otobiyografik öğeler taşıyan filminde, babasıyla sürprizli ilişkisini gayet içten bir şekilde anlatıyor. Beginners, yıllar süren evliliğinden sonra, karısının ölümü üzerine eşcinsel olduğunu açıklayan 75 yaşında bir baba ve oğlu arasındaki ilişkiyi ve içten sevgiyi anlatan “harikulade yaratıcı bir komedi”. Mike Mills’in 2005 yapımı ilk filmi Başparmak İstanbul Film Festivali’nde gösterildiğinde büyük ilgi toplamıştı.

           ŞEYTANIN İKİZİ / THE DEVIL’S DOUBLE / Lee Tamahori

Lee Tamahori’nin son filmi Şeytanın İkizi, dünya prömiyerini Sundance’te yaptı.
Film, Saddam Hüseyin’in oğlu Kara Prens Uday Huseyin ile kendisine benzerliğinden dolayı görevlendirdiği subay Latif Yahya’nın ilişkisini ele alıyor. Kadınları dövmesiyle, insanları olur olmaz işkence edip öldürmesiyle meşhur, ahlaksız, hukuk tanımaz Uday Hüseyin ve Latif Yahya’nın para, güç, yalan, kan ve şiddetle örülü bu gerçek gangster öyküsünde Dominic Cooper hem Uday’ı hem de Latif’i canlandırıyor. Bu rolde harikalar yaratan Cooper’a Ludivine Sagnier eşlik ediyor. 

           TATİLDE KATİL / HOLIDAY / Guillaume Nicloux

Tanınmış oyuncu ve yönetmen Guillaume Nicloux’nun son filmi Tatilde Katil, tek bir mekânda geçiyor. Agatha Christie romanlarının kurallarını izleyen bu hareketli cinayet komedisi, cinsel hayatlarını canlandırmak ve evliliklerini kurtarmak amacıyla bir otele giden bir çifti, daha doğrusu komik bir suç sarmalında dibe vuran acayip karakterleri izliyor. Çaresiz çift, meşhur opera sanatçısı Eva Lopez’in ölümü üzerine baş şüpheli olarak görülüyor ve olaylar sarpa sarıyor.

           JANE EYRE / Cary Joji Fukunaga

Yönetmen Cary Joji Fukunaga ve senarist Moira Buffini, Charlotte Brontë’nin klasik başyapıtı Jane Eyre’yi beyazperdeye yeniden uyarladı. 19. yüzyılda geçen öykü, göz alıcı, zengin, romantik bir dönem filmine; ürpertici, gotik bir gerilime dönüştü. Buffini, aynı zamanda 30. İstanbul Film Festivali’nde gösterilen Tamara Drewe filminin de senaristiydi. Film, bir yetim olarak geldiği malikaneyi yıllar sonra terk eden Jane Eyre’in bu kararının ardından olanları anlatıyor. 

           OYUNUN SONU / MARGIN CALL / J.C. Chandor

Yönetmen J.C. Chandor’un ilk filmi Oyunun Sonu, 2008’de ABD’de patlayan finans krizinin Wall Street’te Lehmann Brothers benzeri bir yatırım bankasındaki etkilerini 24 saat boyunca izliyor. Sundance'te ilk kez izleyici karşısına çıkan, ardından Berlin’de Altın Ayı için yarışan bu finansal gerilim filmi, Zachary Quinto, Stanley Tucci, Jeremy Irons, Demi Moore ve Kevin Spacey’li müthiş oyuncu kadrosuyla dikkat çeken bağımsız bir yapım.

           MY PIECE OF THE PIE / Cédric Klapisch

En üretken Fransız yönetmenlerden Cédric Klapisch’in İspanyol Pansiyonu (2002), Rus Bebekler (2005) ve Paris’in (2008) ardından çektiği hareketli filmi My Piece of the Pie,  Dunkirk’te bir sanayi şirketinde çalışan, üç çocuk annesi France’ı izliyor. Başrollerini Karin Viard ve Gilles Lellouche’un oynadığı sosyal içerikli bu komedide, işinden yeni atılmış bir fabrika işçisi ile bir borsa simsarının birlikte yaşadığı olaylar mizahi bir şekilde aktarılıyor.

           DÜNYADA BİR GÜN / LIFE IN A DAY / Kevin Macdonald

Beşinci yıldönümünü kutlayan YouTube, Ridley ve Tony Scott’la işbirliği yaparak internet üzerinden, herkesten 24 Temmuz 2010 günlerini anlatan bir video günlüğü çekmelerini istedi. 192 ülkeden toplam 4.500 saatlik başvuru arasından işte bu film kotarıldı. İskoçya’nın Son Kralı filmiyle adını duyuran yönetmen Kevin Macdonald, Scott kardeşlerin yapımcılığında, “antropolojik bir çalışma” olarak tanımladığı son filmi Dünyada Bir Gün’de insana dair küçük anları, her tür âlemden sessiz, komik, iç burkucu anları bir araya getirdi. Sonuç, günlük hayatın evrenselliğini anlatan, tuhaf olduğu kadar göz alıcı bir kolaj, 21. yüzyıl yaşamının nasıl olduğunu gösteren, uzun metrajlı, müthiş “röntgenci” bir film.

           AŞKIN FORMÜLÜ YOK / SIMPLE SIMON / Andreas Öhman

İsveç’in Oscar adayı olan Aşkın Formülü Yok, genç yetenek Andreas Öhman’ın yönetmenliğini yaptığı üçüncü filmi. Filmin kahramanı, abisi Sam kız arkadaşı tarafından terk edilince dünyası altüst olan, Asperger sendromundan muzdarip Simon adında 18 yaşındaki bir genç. Hastalığı nedeniyle aşk ve duygu hakkında bir şey bilmeyen Simon, parlak zekâsını kullanarak tamamen bilimsel yöntemlerle abisi Sam’e yeni bir sevgili bulmayı kendine görev ediniyor.

           GÖKTEN BİR UYDU DÜŞTÜ / LE SKYLAB / Julie Delpy

Oyuncu, senaryo yazarı, yönetmen ve şarkıcı Julie Delpy, 2007 yılında büyük ilgi gören
Two Days in Paris / Paris’te İki Gün ve The Countess / Kontes’in ardından son filmi
Gökten Bir Uydu Düştü  ile Filmekimi’ne konuk oluyor. Delpy, filmin başrolünü de üstleniyor. Filmin öyküsü 1979’da, babaannelerinin doğumgününü kutlamak için Fransa’nın Brittanny bölgesindeki bir evde, yaz tatili sırasında bir araya gelen geniş bir ailenin iki gününe odaklanıyor. Gökten Bir Uydu Düştü, eğlenceli, insanın içini ısıtan, bir aileyi üç nesil boyunca izleyen dokunaklı bir komedi.

           UYUYAN GÜZEL / SLEEPING BEAUTY / Julia Leigh

Avustralyalı roman ve senaryo yazarı, yönetmen Julia Leigh’in kendi romanından beyazperdeye uyarladığı Uyuyan Güzel, “tuhaf bir cinsel kâbus” olarak tanımlandı. Filmin kahramanı, okul masraflarını karşılamak için tıbbi denek olmaktan arada bir fahişeliğe kadar çeşitli işlere girip çıkan Lucy. Uyuyan Güzel, Cannes jürisinde yer alan Jane Campion’ın sözleriyle “varoluşçu sinemanın çağdaş bir örneği, yürek yakan, korkutucu, şaşırtıcı ve güzel bir film”.

           Kahkaha Dolu Bir Animasyon:         
HIRSIZ KEDİ PARİS’TE / A CAT IN PARIS/ Jean-Loup Felicioli & Alain Gagnol

Kukla canlandırmacısı ve grafik tasarımcı Jean-Loup Felicioli ile Alain Gagnol’un yönetmenliğini yaptığı Hırsız Kedi Paris’te sinemaseverleri çocukluklarına götürecek sımsıcak, kahkaha dolu bir animasyon… Film, başroldeki kedi Dino’nun gündüzleri sahibi Zoé, geceleriyse Paris’in arka sokaklarında meşhur hırsız kedi Nico arasında birbirinden apayrı ikili dünyasında geçiyor. Le Monde gazetesinin “bir müzik ve renk senfonisi” olarak nitelendirdiği, kara filmlerden esinlenen, ilk gösterimini Berlin Film Festivali’nde yapan Hırsız Kedi Paris’te, caz esintileri taşıyan müzikleriyle de dikkat çekiyor

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template