♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Vivir dos veces : Asal Sayıyı Aramak

“Onu bu kadar özel yapan ne? Neydi?”
“Pi sayısı gibi. Matematiği çok seviyorum çünkü saf mantıktan oluşuyor. Sayılar mantıklı ve tahmin edilebilir. Ama aniden bu uyumun ortasında pi sayısı var. Sonsuz ve gizemli bir sayı. Canlı bir sayı. Hiçbir model izlemeden kendi yolunu yaratır. Bu, matematiği mantığa ve aynı zamanda sihre dönüştürür. Margarita benim için buydu. Sihir.” 

Yetmiş yaşında bir matematikçinin gençlik aşkını neden aradığı sorulduğunda verdiği cevap bu. 2019 yapımı İspanyol işi “Vivir dos veces” bu arayışı görüldüğü gibi matematikle katlıyor. Netflix’in Ocak filmlerinden biri olarak izleyicisini bekliyor.

Senaryosunu María Mínguez’in yazdığı filmin yönetmen koltuğunda Maria Ripoll oturuyor. Kısa filmci Mínguez ilk uzun metraj senaryosunu kotarırken Avrupa sineması takipçilerinin komedi filmleriyle hatırladığı Ripoll da üç yıl aradan sonra yeniden koltukta. 2001’de senaryosuna Ang Lee’nin de katkı verdiği “Tortilla Soup” ile ilk denemesinden başarıyla çıkan Ripoll, iki yıl sonra fantastik sulara dalıp “Utopía” ile boyunun ölçüsünü aldıktan sonra romantik komedi ile dramda sabitlenerek yola devam etmiş bir isim. “Tu vida en 65'” ve “Rastres de sandal” ile ödül avcısına da dönüşmüş ve iz bırakmıştı. “Ahora o nunca” ve “No culpes al karma de lo que te pasa por gilipollas” ile yaşadığı düşüşün ardından verdiği arayı iyi değerlendirmişe benziyor. “Vivir dos veces” ile daha evrensel ve sevimli bir öykü yakalamış. Kadroyu da ülkesinin ödüllü oyuncularından kurmuş. “El ciudadano ilustre” ile yıldızlaşan Oscar Martínez, “La novia” ile tanınan Inma Cuesta başı çekerken Mafalda Carbonell ve Nacho López ile çekirdek kadro tamamlanmış. 

Valencia’dayız… 70 yaşındaki Emilio ile tanışıyoruz. Matematik profesörü olarak geçen yılların ardından aşkı sürüyor. Sudoku tutkunu olarak geçen günlerinde tv ve cep telefonuna yer olmayan mütevazı bir yaşamı var. Çözümü imkansız diyerek gazeteyi arayıp sudokuyu hazırlayanı fırçalama girişiminin ardından kendini hastanede buluyor. Doktor karşısında ter dökerken hayatını değiştirecek teşhisle yüzleşiyor. Alzheimer başlangıcı ile sınanacak zaman dilimleri artık. Doktora kimsem yok dese de tıbbi mümessil kızı Julia ile de tanışmış oluyoruz. Aksak kızı ve aldatan eşiyle sorunları görmezden gelen bir hayat sürerken aldığı haberle onu da yeni sınavlar bekliyor. Torununun sayesinde cep telefonuyla tanışan Emilio’nun “burada herkesi bulabilirsin” sözüne “peki ya Margarita?” sorusuyla da macera başlıyor.

Hayli nahif ve sevimli bir senaryoya sahip film öncelikle çekirdek aile sıcaklığını oluşturarak izleyiciyle bağ kurmayı başarıyor. Sonrasında da arayış ve yol macerasına kırıyor rotasını. Emilio’nun torunuyla ve kızıyla ilişkilerinin sevimliliği ile matematik aşkının kazandırdığı derinlikle de kolayca akıyor. Ki matematiğin hayatında taşıdığı anlam konusunda ilgi çekici sözlere sahip… Alzheimer konusuna yaklaşımı da hayli sevimli… Kötü şeylerin olmadığı, her şeyin pozitif gerçekleştiği, iyi müziklerle donatılmış, tekrarlara dayanan yapısıyla ailecek izlenecek bir Pazar sineması kuşağı hoşluğu çıkmış ortaya.  Arayışın sonunun da tatmin edici olduğunu belirtelim. 

Eylül 2019’da ülkesinde gösterime giren film izleyicisinden olumlu geri dönüşler almış ve ASECAN ödüllerinde En iyi İspanyol filmi adaylığı ile öne çıkmış. Premios del Audiovisual Valenciano’dan aldığı altı ödülle de taçlanmış. 7 Ocak itibariyle de Netflix üzerinden “Live Twice, Love Once” adıyla izleyiciye sunulmuş durumda. Yer yer kahkaha attıran dengeli, sevimli ve nahif bir 101 dakika içeriyor ve hangi yaşta olunursa olunsun insanın kendi asal sayısını er geç bulacağını anlatıyor. Netflix’in karşısına ailecek geçmeyi sevenler için ideal…


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template