♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Brittany Runs a Marathon : Bir Sokaktan Maratona

Fazla kilolar sadece sağlık sorunu değil yaşamın her anını etkileyen bir katalizördür. Psikolojik olarak da yıpratır insanı. Kişi eğer o kilolarla barışık değişik değilse önündeki en önemli engel haline gelir. Yaşam hep öyle sürecek değildir ya, biri, bir şey, bir olay her şeyi yeniden rayına oturtabilir. Brittany Forgler gibi… 2019 yapımı küçük bir bağımsız komedi “Brittany Runs a Marathon” fazla kilolarıyla dertli bir kadının öyküsünü anlatıyor.

Amazon stüdyolarının yapımcısı olduğu film, 2017 sonunda yapılan duyuru ile başlamıştı macerasına. Bir ilk film olarak kimsenin dikkatini çekmemişti. 2015 yapımı tv filmi “LFE”nin senaristlerinden biri olan, bir yıl sonra da yeniden çevrim “MacGyver”ın bir bölümünün senaryosunu yazan Paul Downs Colaizzo ilk uzun metraj denemesine soyunmuş. Ev arkadaşı Brittany O'Neill’in hayat hikâyesinden esinlenerek yola çıkmış. Filmin sonunda da onun fotoğraflarıyla teşekkür etmeyi eksik etmiyor. Oyuncu kadrosu da aynı mütevazılıktan nasibini almış. “Workaholics”in Jillian’ı, animasyon dizilerin seslendirmecisi Jillian Bell’in başrolde yer alırken, Michaela Watkins, Utkarsh Ambudkar, Lil Rel Howery ve Micah Stock da ona eşlik eden isimler.

28 yaşında bir kadının hikâyesi bu. Brittany Forgler fazla kilolarını dert edinen, hayallerinden çoktan vazgeçmiş, dikkat çekmeyen, kendince espriler yapsa da pek güldürmeyen bir kadın. Komşunu aşağılayan, ev arkadaşının uzaklığı ve her fırsatta aşağılamalarıyla kötü bir hayat sürüyor. Sürekli geciktiği işini kaybetmesiyle başlayan olaylar silsilesinin sonunda evinde ağlama krizine girmişken o sevmediği komşu kapıyı çalıp iyi misin diye sorunca yenilenme başlıyor. Kilo vermek üzere koşmaya başlayan Brittany önüne hedef olarak New York Maratonunu koyuyor.

Brittany Runs a Marathon, tam bir değişim ve dönüşüm hikâyesi. Sıcak ve samimi bir hikâye. Jillian Bell’in biraz suratsız ve itici olması dışında izleyiciyle bağ kuran bir film. Senaryonun öyle şaşırtıcı numaraları yok, bilinmedik ya da işlenmedik bir şey de yok ama ana karakterini çok iyi işliyor. Gerek cümleleri, gerek beden diliyle her olay ve ayrıntıyla Brittany’i ete kemiğe büründürüyor. O sayede sonuna kadar izlenebilen küçük bir öykü olmayı başarıyor. Yoksa ortada çok özel bir durum yok. Şişman bir kadının kendine olan güvensizliğiyle başlayıp her şeyi aşarak hayatını düzeltmesini anlatıyor işte. Gişe filmleri gibi mottolar, özlü sözler söylemeden sadece anlatıyor o kadar. Kilolarla barışmalı, kendini sevmeli mesajını onca andan sonra seyircinin zaten çıkaracağı ortada. Paul Downs Colaizzo ilk filminde iyi iş çıkarmış. Seyircinin gözüne girmek için çaba sarf etmiyor, beklenen sonu öyle kolayca vermiyor. Dolambaçlı yollar, krizler ve sinir anlarıyla her şeyi elinde tutuyor. Doğallıktan şaşmadan sadece ana karakterine odaklanmış ve onun mücadelesine herkesi şahit olmaya çağırmış. 104 dakikalık süresine rağmen yormayan, temposunu ve akıcılığını koruyan film hedeflediğini başarmış.

Çekimleri 2017 New York City Maratonunda başlayan film iki yılın sonunda tamamlanabilmiş. 2019’da prömiyerini yaptığı Sundance Film Festivalinde bir ödülle de taçlanarak şahane başlangıç yaptıktan sonra birkaç festival daha gezmiş. Seyirciden iyi geri dönüş alarak ödüllere aday olmuşsa da sonrası gelmemiş. Beş sinemada gösterime girme fırsatını da yakalayan film Kasım ayından itibaren internet üzerinden seyircisini bekliyor. Fazla beklentiye girmemek kaydıyla kendini bir insan hikâyesine bırakabilenleri tatmin etme garantisi taşıyor. Brittany’nin öyküsünden çıkarılabilecek pek çok doğru var.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template