♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

She's Just a Shadow : Hepimiz Gölgeyiz


Yönetmenlerin bazı görüntüleri gereğinden fazla önemsemesine, her filmlerinde kullanmalarına gözlerimiz aşina. Tarantino’nun ayak fetişi gibi belirgin imzalar izleme keyfine farklı bir heyecan katıyor. Peki ya bu fetişler abartılırsa? Neredeyse filmin tamamı bu fetiş görüntülerinden oluşursa? Ortaya ne çıkar sahi? Bu sorunun cevabını 2019 yapımı Amerikan işi “She's Just a Shadow”da bulmak mümkün. Adam Sherman fetiş görüntülerle donattığı filminde çıplaklık ve şiddeti estetize etmeye çalışıyor.

“Wristcutters: A Love Story”nin prodüktörlerinden biri olarak tanıdığımız Adam Sherman olabildiğinde çiğ görüntülerle yetmişlerin vahşi korkularını seven ve onlara öykünen bir yönetmen. Hem renk skalasında hem de filmi donatan müziklerde bu atmosferi gözetiyor. 2004 yılında korku ile komediyi harmanladığı “Dead Doll” ile ilk yönetmenlik denemesine soyunduğunda iplerle öldürme fetişine seksi de bolca iliştirmişti. Yeni bir şey anlatmayan bu öykünmenin kimseleri tatmin etmemesi sürpriz olmadı. O da direksiyonu dramaya kırarak “Happiness Runs” ile çıktı izleyici karşısına 2010’da. Yine vasatlarda seyreden bir film yapmıştı ama Beverly Hills Film Festivali jürisi sevdi ve üç ödülle taçlandırdı. İki yıl sonra gelen “Crazy Eyes” döneme uygundu. Partilemekten ve içmekten vazgeçmeyen bir adamın tanıştığı kız sayesinde değişip değişmeyeceğine odaklanan filmin onca festival gezmesine rağmen seyirciyi iten yanı sonunu getirmeyi zorlaştırıyordu. Vasatı aşamayan bir film daha. Üç filmlik serüven şunu açıkça gösteriyordu: Sherman’ın derdi bir şeyler anlatmak değil. Onun derdi tamamen göstermek. Aklındaki şahane görüntülerden bir potpori yapmak. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek olmadığı bilinen bir gerçek ne de olsa. Bu bağlamda “She's Just a Shadow”u ciddiye alıp uzun uzun yorumlamaya gerek yok aslında. Sherman’ın amacının ne olduğunu bilerek izlemek gerektiğini vurgulamak yeterli olacak. Konusundan işleyişine daha yarım saat dolmadan bu sonuca ulaşmamak da zor zaten.

She's Just a Shadow, bir fetiş filmi. Her saniyesi çıplaklık ve şiddet içeriyor. Renk paleti de kırmızı ağırlıklı. Gerisine neredeyse hiç gerek yok. Birkaç hikayenin kesişimini anlatıyor. Bunu anlatırken de iç seslerden faydalanıyor. Güzel bir japon madam, gangster ve sadist bir seri katil ana öykülerin kahramanları. Madam vasıtasıyla sürekli içki ve uyuşturucu alemlerinin içinde kalıyor. Ekstrayı da aşan çıplaklıkla donatıyor her sahneyi. Çırılçıplak fahişeleri neredeyse iki dakikada bir gösteriyor, keyifle gösteriyor. Gangster sayesinde de kanların fışkırdığı şiddeti keyifle ekliyor paletine. Suç ailesinin üçüncü ayağı da ülkeyi korkuya boğan bir seri katil. Kaçırdığı kadınları çırılçıplak ve iple bağlanmış olarak raylarda ölüme terk eden bir katil. Ölüm anlarını çektiği videoları da yayımlıyor. Bu üç hikayenin kesişimini izliyoruz demek isterdim ama Sherman’ın öyküyle pek işi yok. Her şeyin gölge olduğuna dair nutuk çekmek dışında bir derdi de yok. Ortada bir senaryo da yok zaten. Estetize etmek istediği şey belli. Bolca çıplak kadın, bolca kan ve şiddetten ibaret tüm dakikalar. Takip edilir bir konu yok haliyle. Bolca karakter olsa da herhangi birini derinleştirmeyi de düşünmemiş. Arada düş sahneleriyle simgesel denemelere soyunuyor ama o da sık tekrar yüzünden çok etkisiz kalıyor. Hal böyle olunca kaçınılmaz olarak absürt sahnelerle arada bir parlayan bir film ama bütünlükten çok uzak. Sherman’ın Uzakdoğu fetişi üzerinden yaratıcılıktan uzak üstten bir bakış. Tarantino yüzünden alışılan ve sevilen o ucuz romanlardan biri.

Amerika’da sınırlı sayıda salonda vizyona girdikten sonra eylül sonu itibariyle internet üzerinden seyircisini arayan film, çıplaklık ve şiddetle dolu ucuz romanları sevenlere görsel ziyafet yaşatmak için bekliyor. Geri kalanlar ise yüz on sekiz dakikayı sabırla sayacak ya da uyuklayacak.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template