♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Sel Yayıncılık'tan Eylül Yenileri

Sel Yayıncılık Eylül ayını beş kitapla karşılıyor. John Steinbeck’in sinemaya da uyarlanan başyapıtı “Cennetin Doğusu” ve Zola, Maupassant, Huysmans, Céard, Hennique ve Alexis gibi dünya edebiyatının klasikleşmiş yazarlarından savaşın insanlıkdışılığına, dehşetine ve anlamsızlığına dair bu unutulmaz savaş karşıtı öykülerden oluşan “Médan Geceleri” ayın edebiyat kitapları. Alain Badiou’nun Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı’sı “Gerçek Yaşam” Red Kitaplığı dizisinin, George Orwell’ın “Günlükler” dizisinin ilki “Savaş Günlükleri” günlük serisinin ve Didier Nourrisson’un “Sigaranın Kültürel Tarihi” de Kültür Sanat Kitaplığı dizisinin yenileri…

Cennetin Doğusu * John Steinbeck
Nobel Ödüllü yazar John Steinbeck derinlikli olay örgüsü ve her biri tanıdık özellikler barındıran büyüleyici karakterleriyle Cennetin Doğusu’nda, insanlık tarihinin Âdem’den bu yana en eski ve vazgeçilmez anlatısına, yani iyilik ve kötülüğün bitmek bilmez çekişmesine ve aralarındaki karmaşık ilişkiye modern bir yorum getiriyor.

Geçtiğimiz yüzyıl başında Amerika’da ayakta kalma mücadelesi veren iki ailenin yollarını cennetvari topraklarda, Salinas Vadisi’nde kesiştiren Steinbeck, kötülüğün bir yazgı mı yoksa iyiliğe ulaşmak için özgür iradeye başvurularak aşılması gereken bir basamak mı olduğunu kutsal kitapların mitolojilerine göndermeler ve zengin metaforlarla, kuşaklara yayarak irdeliyor.

Habil ile Kabil, çiftçi ve çoban, çılgınlık ve bilgelik, erdemlilik ve ahlaksızlık, kardeşlik ve haset, insan ve insan, “Bugüne kadar yazdıklarım, bu kitap için bir hazırlık niteliğindeydi” diyen Steinbeck’in görkemli anlatısında çarpışıyor.

JOHN STEINBECK, babası Prusya, annesi ise İrlanda göçmeni ırgat bir ailenin çocuğu olarak, 1902 yılında California’nın Salinas kentinde doğdu. Çocukluk ve ilkgençlik yılları boyunca okul dışındaki zamanını Salinas Vadisi’ndeki çiftliklerde çalışarak geçirdi. Eserlerinin çoğunda da mekân olarak burayı seçti. Erken yaşlarda yazar olmaya karar veren Steinbeck, 1919’da girdiği Stanford Üniversitesi’nde yalnızca yazarlığına katkısı olacağını düşündüğü derslere katıldı. Öğrenimini sürdürdüğü altı yıl boyunca tezgâhtarlık, ırgatlık, marangozluk, laborantlık, boyacılık, kapıcılık gibi pek çok işte çalıştı. Steinbeck’in ilk romanlarından başlayarak emekçilerin yaşam koşullarını ve ilişkilerini başarıyla yansıtabilmesinde bu yaşam deneyimi etkili oldu. Üniversiteyi bıraktıktan sonra New York’a giderek gazetecilik yapmayı denedi ancak yazılarının büyük kısmını yayınlatmayı başaramayarak California’ya döndü. İlk romanı Altın Kupa (1929) fazla ilgi görmedi. Yazarlık yeteneği 1935 yılında Yukarı Mahalle’nin yayınlanmasının ardından dikkat çekti. Bu eserini her biri birer klasik sayılan Bitmeyen Kavga (1936), Fareler ve İnsanlar (1937) ve Pulitzer Ödülü kazanan Gazap Üzümleri (1939) takip etti. Kitaplarında işçi sınıfının gündelik ilişkilerini, yaşam koşullarını ve mücadelelerini, döneminin ve çağımızın en temel toplumsal meselelerini tüm insani ayrıntılarıyla resmetti. Sardalye Sokağı, Cennetin Doğusu, Al Midilli ve daha pek çok başyapıt veren yazar 1962 yılında edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü ile onurlandırıldı. Eserleri edebi değerleri kadar güncellikleriyle de övgü alan ve birçoğu sinemaya da uyarlanan Steinbeck, 1968 yılında öldü.
Özgün Adı: East of Eden, Türkçesi: Roza Hakmen, Çağdaş Dünya Edebiyatı, Roman, 656 sayfa, 40 TL

Gerçek Yaşam * Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı * Alain Badiou
Çağdaş kapitalizm gençlere, kimi zaman iç içe geçen iki seçenek sunar: Gününü gün et ve/veya düzenin basamaklarında hızla yükselmeye çalış!

Yaşayan önemli filozoflardan ve eylem insanlarından Alain Badiou, Gerçek Yaşam – Gençliği Yoldan Çıkarmaya Yönelik Bir Çağrı’da derlenen konuşmalarında, her iki seçeneğin de yaşamın gerçekliğini örten bir yanılsama olduğunun altını çiziyor. Tıpkı yüzyıllar önce Sokrates’in yaptığı gibi, sadece yaşı değil ruhu her daim genç olanlara eleştirel ve özgür düşüncenin kanallarından geçerek hayatın ve hazzın gerçeğine erişmenin ipuçlarını sunarken, sistemin çizdiği sınırları da aşmaya davet ediyor.

Orta yaşlıların tahakkümü altındaki çağdaş toplumlarımızda adı var kendi yok gençler ile toplumsal hayattan dışlanan yaşlı kuşağın ittifakının devrimci potansiyelleri üzerinde dururken, “ebedi ergen” kalmaya mahkûm oğlanlar ile gençliğini yaşamadan kadınlığa hızla adım attırılan kızlara, düzenin tuzaklarından kurtulup kendini var etmenin, isyanın, aşkın ve şiirin kapılarını aralıyor.

Her yaştan “gençler” için felsefenin kılavuzluğunda eşsiz bir yoldan çıkma çağrısı...
ALAIN BADIOU, 1937 doğumlu felsefeci, romancı ve oyun yazarı. Paris’teki Uluslararası Felsefe Okulu’nda ve École Normale Supérieure’de dersler vermektedir. Akademik kariyerinin yanı sıra siyasal alandaki militan kişiliğiyle de tanınır. Uzun bir süre Fransız Genç Komünistler Birliği’nin önde gelen üyelerinden biri olan Badiou, komünizmi günümüz koşullarında savunmakta ve gerek göçmen işçilerle ilgili gerekse uluslararası plandaki mücadelelerde aktivist bir düşünür olarak yer almaktadır. Birçok roman, oyun ve deneme kaleme almış olan Alain Badiou’nün Türkçeye çevrilmiş pek çok eseri bulunmaktadır. Yüzyıl (çev. Işık Ergüden, 2011) da yayınevimiz tarafından yayınlanmıştır.
Özgün Adı: La vraie vie: Appel, à la corruption de la jeunesse, Türkçesi: Işık Ergüden, RED Kitaplığı: 05, 90 syf., 12 TL

Médan Geceleri * Öyküler 
Natüralizmin öncüsü Émile Zola’nın Médan’daki evinde toplanan dönemin önde gelen yazarları geçmişin anılarına dalarlar ve bu sohbet ortamının sonucunda ortaya 1870 Fransa-Prusya Savaşı’nı konu alan altı öykü çıkar. 1880 yılında yayınlanan ve Médan Geceleri adı verilen bu öykü derlemesi edebiyat çevrelerinde geniş yankı uyandırır.

Cesetlerin ve yıkıntıların ortasında “Zafer!” naraları atan aptal subaylardan, sözde vatansever burjuvaların savaş ortamında iyice su yüzüne çıkan ikiyüzlü ve aşağılık ahlakına, “düşman”la savaşmayı beklerken tek yapabildikleri şey müdavimi oldukları genelevi yerle bir etmek olan “kahraman”lardan, tek bir emirle askerleri ölüme gönderip kendileri zevk ve sefa içinde gününü gün eden generallere ve askerlerin dostluk, korku, hastalık, gözyaşı, bit, pislik, ölüm ve firarına hiç eskimeyen ve değişmeyen bir tablo...

Zola, Maupassant, Huysmans, Céard, Hennique ve Alexis gibi dünya edebiyatının klasikleşmiş yazarlarından savaşın insanlıkdışılığına, dehşetine ve anlamsızlığına dair bu unutulmaz savaş karşıtı öyküler ilk kez Türkçede...

ÉMILE ZOLA, 1840-1902 yılları arasında yaşamış, en popüler Fransız romancılardan biri olarak edebiyatta natüralizmin öncüsü kabul edilir. Tüm dünya dillerine çevrilmiş, sinemaya uyarlanmış sayısız romanın yazarıdır.
GUY DE MAUPASSANT, 1850-1893 yıllarında yaşamış, gerçekçi, natüralist ve fantastik edebiyatın önde gelen Fransız yazarlarından biri olarak sayısız öyküsüyle dünya edebiyatında yerini almıştır.
JORIS-KARL HUYSMANS, 1848-1907 yılları arasında yaşamış, natüralizmin, dekadan akımın ve sembolizmin önde gelen yazarlarından olup özellikle Orada ve Tersine adlı romanlarıyla tanınmış Fransız yazardır.
HENRY CÉARD, 1851-1924 yılları arasında yaşamış Fransız natüralist yazar, romancı, şair, tiyatro yazarı ve edebiyat eleştirmeni.
LÉON HENNIQUE, 1850-1935 yılları arasında yaşamış natüralist romancı ve tiyatro yazarı.
PAUL ALEXIS, 1847-1901 yıllarında yaşamış natüralist Fransız romancı, tiyatro yazarı ve sanat eleştirmeni.
Özgün Adı: Les Soirées de Médan, Emile Zola, Guy de Maupassant, Joris-Karl Huysmans, Henry Céard, Léon Hennique, Paul Alexis, Türkçesi: Yaşar Avunç, KlasikSel: 06, 239 syf., 18 TL

Savaş Günlükleri * Günlükler 1 * George Orwell
George Orwell’ın hayatındaki önemli anları ve dönemleri kayıt altına aldığı Günlükler’inin ilk kitabı Savaş Günlükleri, İkinci Dünya Savaşı’nın tüm yerküreyi altüst eden ilk yıllarında hem gündelik yaşama hem de genel politik atmosfere dair bir panorama sunuyor.

Hitler faşizminin engellenemez gibi görünen ilerleyişinin ardından Fransa’nın teslim olmasıyla değişen dengeler, Londra üzerinde aylarca süren bombardıman ve Almanya’nın Sovyetler Birliği’ne saldırması gibi pek çok kritik sürece tanıklık ederken notlar tutan Orwell, uluslararası politika kadar işgal beklentisi içindeki bir halkın psikolojisini de gözler önüne seriyor.

Yurt savunması için milis kuvvetlerine katılan, ardından antifaşist propagandaya katkı sağlamak üzere BBC’de çalışmaya başlayan Orwell’ın dönemin pek çok önemli edebiyatçısı ve siyasetçisine dair izlenimlerini ve yorumlarını da içeren Savaş Günlükleri, savaşın yarattığı psikolojinin hayatın her alanını nasıl etkilediğini gösteren bir belge niteliğinde.

GEORGE ORWELL, 1903 yılında Bengal’de doğdu. Kısa bir süre sonra annesiyle İngiltere’ye taşınan Orwell, 1911 yılında disiplinli bir Katolik okulu olan St Cyprian’s’ta öğrenim görmeye başladı. Burslu olarak gittiği Eton Koleji’nden mezun olduktan sonra, o sırada bir İngiliz sömürgesi olan Burma’da bulunmuş; kısa süreliğine buranın polis teşkilatında görev yapmıştır. Bu memuriyet döneminde şahit olduğu acımasız uygulamalar, emperyalizme karşı geliştirdiği derin öfkeye katkıda bulunmuştur. Orwell’ın hem okul hayatı ve sömürge ülkelerdeki deneyimleri hem de İspanya İç Savaşı döneminde Franco’ya karşı savaşacak gönüllülere katılarak gittiği İspanya’daki deneyimleri, sonradan yazılarını etkileyecek gözlemlerle doludur. Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell’ın en önemli iki eseri Hayvan Çiftliği (1945) ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1949) genel anlamda totaliter rejimlerin olduğu kadar, bu rejimleri yaratan insani hırsların da yergisi niteliğindedir. Derin gözlem yeteneğini sade bir üslupla birleştiren Orwell; roman, deneme ve fabl gibi çeşitli türlerde eserler vermiştir. Orwell, ardında on adet kitap ve sayısız makale bırakarak 1950 yılında Londra’da ölmüştür. Denemelerinden oluşan Kitaplar ve Sigaralar (2012), Neden Yazıyorum (2013), Balinanın Karnında (2015), Faşizm Kehanetleri (2016) ve Dali’den Karakurbağasına Bazı Düşünceler (2016) adlı derlemeleri yayınevimiz tarafından yayınlanmıştır. Savaş Günlükleri ise tamamını yayınlayacağımız Orwell-Günlükler dizisinin ilk kitabıdır.
Özgün Adı: War-Time Diary: 28 May 1940-28 August 1941 and War-Time Diary: 14 March 1942-15 November 1942, Türkçesi: Levent Konca, Çağdaş Dünya Edebiyatı, Günlük, 175 syf., 14 TL

Sigaranın Kültürel Tarihi * Didier Nourrisson
Didier Nourrisson, tütünün Kızılderililerce ilk kullanımından günümüze, sigaranın dört başı mamur bir kültürel tarihini yazıyor.

Nourrisson, Sigaranın Kültürel Tarihi’nde anlatımına edebi bir lezzet katmakla kalmıyor, tütünün Yeni Dünya’daki keşfinden zaman içerisinde bir ihtiyaç malzemesine dönüştürülerek metalaştırılma, popülerleşip yaygınlaşma, yerkürenin bir kısmında silinmeye başlarken başka coğrafyalarda kendine yeni piyasalar yaratma hikâyesini ustalıkla resmediyor.

İflah olmaz tiryakilerin, sosyal içicilerin, içmese de rahatsız olmayanların, tövbekârların, yıllarca içip bıraktıktan sonra rahatsız olanların, toptan karşı duranların, ağzına sürmeyenlerin keyifle okuyacağı; yolu anılardan, belgelerden, edebiyattan, çizim, şarkı, film ve reklamlardan; keder kadar keyiften de geçen kışkırtıcı bir tarih yazımı...

DIDIER NOURRISSON, École Normale Supérieure’ün Cachan’daki şubesinde öğrenim gördü. Lyon’daki Claude Bernard Üniversitesi’nde ve Lyon Pedagoji ve Eğitim Yüksek Okulu’nda yakın tarih profesörüdür. Çalışmaları daha çok içki, tütün, uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı maddelerin tarihi üzerinedir. Bu alanda sonuncusu Une histoire du vin (2017) olmak üzere, Le saga Coca-Cola (2008), Histoire sociale du tabac (2000), Le Buveur du XIXe siècle (1990) gibi pek çok kitap yazmış, sayısız makale yayınlamıştır.
Özgün Adı: Cigarette: Histoire d’une allumeuse, Türkçesi: Alev Er, Kültürel Tarih Kitaplığı: 08, 300 syf., 24TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template