Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir?

Perşembe, Şubat 23, 2017 by Serkan Murat KIRIKCI
Todd May’in incelemesindeki sıradışı yaklaşımlardan birisi Deleuze’ün felsefi serüvenini gerçekliğe yönelik bir temas ve yoklama girişimi olarak görmesine dayanıyor. May, tıpkı doktorların göremedikleri ve görüntüleyemedikleri bir lezyonu elleriyle yoklamaya çalışması gibi Deleuze’ün ontolojik hamlelerinin de gerçekliği yoklama tasarısı olarak kavranabileceğini söylüyor. İşte asıl sorun da bu yoklama ve temas etme sürecinde insanın kurduğu dünyaların etik ve politik pencerelerinin özgürlüğe ne ölçüde imkan tanıdığı. May’inDeleuze monografisi bu pencerelerden birini açmak için “Bir Birey Nasıl Yaşayabilir?” sorusunu gündeme taşıyor.

Todd May’in analizine göre etik ve politik sorunsallar Antik Yunan felsefesinde “Bir insan nasıl yaşamalıdır?” sorusuna odaklanmıştı, özellikle de Sokrates’in sahneye çıkmasıyla birlikte temel sorun insan yaşamının nasıl bir hâl alması gerektiği olmuştu. Oysa modern dönem genel anlamdaki yaşam sorunsalını doğrudan doğruya kişinin eylemine yöneltmiş ama soruyu yine –meli/-malı kipinde formüle etmişti. May’e göre modern dünyanın krizleri bizleri üçüncü bir soruyla baş başa bırakıyor: “Bir birey nasıl yaşayabilir?” Sorunun kipi artık değişmiş ve bizim nasıl yaşayabileceğime odaklanmıştır. Özellikle bu soruyla uğraşan kıta felsefesi geleneğini ele alan May, Deleuze felsefesinin söz konusu soruyla yüzleştiği eksenleri ontolojik ve politik düzlemlerde yeniden irdeliyor. 

Kitap’ta Deleuze felsefesinin beslendiği birçok düşünürün yanı sıra özellikle üç felsefi gelenek ön plana çıkıyor: Spinoza, Bergson ve Nietzsche. Hatta Todd May bu üçlüyü Deleuze’ün kutsal üçlemesi olarak konumlandırmış. Deleuze’ün düşüncesindeki içkinliğin, sürenin ve olumlamanın kaynaklarını derinlemesine inceleyen yazar bilim, dil ve düşünce üzerindeki temalarla sorunsallarını açımlıyor. Yeni bilimsel devrimlerin çığır açıcı figürlerine ve özellikle de Prigogine, Monod ve Simondon’a değinerek özdeşliklerden ibaret olmayan bir dünyanın politik olanaklarını sorguluyor. Politik tartışmanın merkezindeki sorulardan birisi de “yeni” kavramının kendisi: Temsile dayanmayan yeni ifade biçimleri, birlikte yaşamanın yeni dışavurumları, toplumsal olanın yeniden kuruluşu... Kitabın son bölümünde May, işlediği tematik ve problematik eksenleri dört tema üzerinden yeniden okuyor. John Coltrane’in müzikal deneyleri, aşkın erotikası, Filistin direnişinin tarihsel izleri, kentlerin yeniden düzenlenme biçimleriyle Deleuze felsefesinin kavramları arasındaki irtibatın olanaklarına odaklanan yazar, bakışını gerçekliğin tüketilemeyen güçlerine çeviriyor.

“Tanrı’nın ölümü hem evrenbilimsel rollere hem de bireysel yükümlülüklere dair ilgiyi tasfiye eden yeni bir soruyu takdim eder: Bir birey nasıl yaşayabilir?”

“Japon origami sanatı kağıdın farklı ve ayırt edilebilir figürler oluşturacak şekilde katlanmasına dayanır: Kuğular, kaplumbağalar, insanlar, ağaçlar. Origamide kağıt kesilmez. Dışsal hiçbir öğenin müdahalesine izin verilmez. Her şey tekil kağıt parçasının bir ifadesi olarak gerçekleşir.”

Todd May, 1955 yılında New York’ta dünyaya geldi. Doktorasını 1989 yılında Penn State Üniversitesi’nde tamamlayan May, Clemson Üniversitesi Beşeri Bilimler Fakültesi’nde profesördür. Kıta felsefesi ve özellikle Fransız felsefesiyle ilgili çalışmalar yürüten yazar Michel Foucault, Gilles Deleuzeve Jacques Rancière’in felsefi düşünceleri üzerine birçok kitap yayımlamıştır.

Deleuze: Bir Birey Nasıl Yaşayabilir? / Todd May
Türkçesi: Sercan Çalcı
1. Baskı, Ocak 2017
248 Sayfa
23,00 TL


0 blogger-facebook:

Yorum Gönder

Etiketler