Ece Temelkuran, Edebiyatta 20. Yılında, Bütün Eserleriyle Can Yayınları’nda…

Salı, Ekim 25, 2016 by Serkan Murat KIRIKCI

Gazeteciliğinin yanı sıra edebiyatçılığıyla da çok konuşulan, son yıllarda yazdığı Muz Sesleri, Düğümlere Üfleyen Kadınlar ve Devir romanlarıyla edebiyat dünyasında kendi sesini bulmuş olan, yüz binlerce okuyucuya ulaşan ve kitapları birçok yabancı dile çevrilen Ece Temelkuran, yazarlığının 20. yılında bütün eserlerinin yeni baskılarıyla bir kez daha sevenlerinin karşısına çıkıyor.

İlk kitabı olan Bütün Kadınların Kafası Karışıktır’da kadınların küçük, komik, bölük pörçük öykülerini anlatan Ece Temelkuran, Kıyı Kitabı’nda, öteki ile ben’i birbiri üzerinden tanımlamaya zorlayan dünyaya inat, aradaki kırılgan çelişkiyi sorguluyor. 

Ece Temelkuran’ın şiir-metinlerinden olan İç Kitabı, yazarın kendi iç yolculuklarından, hesaplaşmalarından yola çıkan bir kitap. Ardından kaleme aldığı Dışarıdan - Kıyıdan Konuşmalar’da ise bize yıllar önce yazdığı yazılarında bugüne ilişkin kaygılarını anlatıyor. İçeriden – Kıyıdan Konuşmalar ise Ece Temelkuran’ın yayımlandıkları yıllardan bugüne hep o gizli tarihimize dokunmayı sürdürürken içinde yaşadığımız bulanık zamanın ilk işaretlerini veriyor. 

Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita, Venezuela’daki devrim denemesinin, dünya kadar büyük bir düşün yaşama geçirilirken kendisi kadar büyük sorun ve sorularla giriştiği hesaplaşmanın gözlemlerinden oluşan bir belgesel anlatı.

Ne Anlatayım Ben Sana! iki kez yazılmış bir kitap. İlkin Oğlum Kızım Devletim adıyla 1996 yılının Mayıs- Haziran ayları arasında ölüm oruçlarını anlatan bir kitaptı. Ancak Türkiye’nin sökülen hikâyeleri bir yün çilesi gibi dolaşmaya devam edip F tipi cezaevleri, açlık grevleri, ölüm oruçları canlar almayı sürdürünce bu kez Ne Anlatayım Ben Sana! adıyla genişletildi ve yeniden yazıldı. 

Edebiyatçı kimliğiyle gazeteciliği iç içe geçmiş olan Ece Temelkuran’ın bu iki disiplin arasında geçişlerle kurduğu ve Hrant Dink “yaz” dediğinde yazacağını aklına bile getirmezken daha sonra ona adadığı ‘Ağrı’nın Derinliği, başkasının tarihine bakmanın kendi tarihini yeniden kurmak için ne kadar gerekli olduğunu gösteriyor. 

İlk romanı Muz Sesleri’nde ise Ece Temelkuran aşkın ve savaşın başkenti Beyrut’tan , en büyük gürültülerin içinde hayatı ayakta tutan küçük ama inatçı sesleri anlatıyor. İkinci Yarısı kitabında bir yandan ömrün ilk yarısını geride bırakmanın hesabını toplarken bir yandan da yazmakla kendini var eden genç bir kadını izliyor ve okurlarına izlettiriyor. Kayda Geçsin’de ise edebiyatın kıyısında duran yazılarıyla, bugünü belirleyenin adım adım gelişinin not defterini tutuyor.

Düğümlere Üfleyen Kadınlar, dünya değişirken büyülü bir yolculuğa çıkan dört muhteşem kadının, düşmenin ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesi. Ece Temelkuran, Ortadoğu’yu baştan başa kat eden bu yol romanında hayata ve kadınlara taze bir nefes üflüyor. Son romanı Devir – Dilsiz Kuğular Zamanı’nda ise yalnızca çocuk gözümüzle bakınca hatırlayacaklarımızı anlatıyor. Dilsiz kuğuların dün söylediklerini yarına devrediyor.

ECE TEMELKURAN, İzmirli ve 1973 doğumlu. 1993’ten başlayarak 20 yıl muhabirlik ve köşe yazarlığı yaptı. Bütün Kadınların Kafası Karışıktır (1996), Oğlum Kızım Devletim-Evlerden Sokaklara Tutuklu Anneleri (1998), İç Kitabı (2002), Kıyı Kitabı (2002), İçeriden-Kıyıdan Konuşmalar (2004), Dışarıdan-Kıyıdan Konuşmalar (2004), Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita (2006), Ne Anlatayım Ben Sana! (2006), ‘Ağrı’nın Derinliği (2008), Muz Sesleri (2010), İkinci Yarısı (2011), Kayda Geçsin (2012), Düğümlere Üfleyen Kadınlar (2013) adlı kitapları yazdı. 2010’da İngiltere’de Deep Mountain (‘Ağrı’nın Derinliği), 2011’de ABD’de Book of the Edge (Kıyı Kitabı) adlı kitapları yayımlandı. Muz Sesleri, aralarında Hollandacanın da olduğu beş dilde yayımlandı. Düğümlere Üfleyen Kadınlar ise Almanya, Çin ve Fransa’dan sonra İngiltere’nin de aralarında bulunduğu 13 ülkede yayımlanmayı bekliyor. The Guardian, New York Times, Franktfurter Allgemeine Zeitung, Newstatesman, New Left Review, Le Monde Diplomatique, Berliner Zeitung gibi gazete ve dergilerde makaleler yazdı. 2007’de Saint Anthony’s College’ın akademik davetlisi olarak bir yıl Oxford’da bulundu. Uluslararası Af Örgütü ve Prens Claus Vakfı’nın davetlisi olarak Amsterdam’da 2013 yılı için “Özgürlük Konuşması”nı yaptı. Türkiye’yi anlattığı “Çılgın ve Hüzünlü” kitabı Almanca ve İngilizce olarak yayımladı, çeşitli dillerde yayımlanmayı bekliyor. Beyrut, Tunus, Paris’te yaşadı. Şimdi zamanını İstanbul ve Zagreb arasında geçiriyor.

Ece Temelkuran’ın Can Yayınları’ndaki kitapları
Devir, 2014 
Muz Sesleri, 2016 
Düğümlere Üfleyen Kadınlar, 2016 
Bütün Kadınların Kafası Karışıktır, 2016 
İç Kitabı, 2016 
Kıyı Kitabı, 2016 
Dışarıdan Kıyıdan Konuşmalar, 2016 
İçeriden Kıyıdan Konuşmalar, 2016 
Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita!, 2016 
Ne Anlatayım Ben Sana!, 2016 
‘Ağrı’nın Derinliği, 2016
İkinci Yarısı, 2016 
Kayda Geçsin, 2016

Ece Temelkuran demişken, "Devir" üzerine yazdığım kritiği de buraya tıklayarak okuyabilirsiniz...

0 blogger-facebook:

Yorum Gönder

Etiketler