Keanu : Serin Esinti

Çarşamba, Eylül 07, 2016 by Serkan Murat KIRIKCI
Fotoğraf düzenleme programlarının yaygınlaşmaya başlamasıyla yeni bir eğlence kültürü oluştu. Montajlar, gifler, capsler derken çağın komedi ihtiyacını karşılayan yeni türün etkisi her şeye yayılıyor. Sinema da bundan nasibini almazsa olmazdı elbette. “Key and Peele”nin yaratıcıları duruma uyanmış ve klasik bir aksiyon/komedi’nin içinde küçük bir kediyi monte etmişler. Bir uyuşturucu trafiğinin ortasında kalan küçük kedi “Keanu” da filmde adını vermiş.

Beş sezondur beğeniyle izlenen komedi şovu “Key and Peele” ekibinin filminde başroller, senaryo ekibi ve yönetmen yerli yerinde. Jordan Peele senaryoyu Alex Rubens ile kotarırken ilk uzun metraj sınavlarını da vermiş. Yönetmen koltuğunda oturan Peter Atencio da ikinci uzun metrajında. Kısa metrajların ardından 2010’da bilim kurgu/korku/aksiyon “The Rig” ile sınıfta kalan Atencio nihayet doğru proje için motor deme fırsatı yakalamış. Jordan Peele ile Keegan-Michael Key’e Tiffany Haddish, Method Man, Jason Mitchell, Luis Guzmán, Nia Long ve Will Forte eşlik ediyor.

Bir uyuşturucu üretim mekanına yapılan baskınla açılan film, seyircisini çatışmanın ortasındaki yavru kedi ile tanıştırıyor. Ağır çekimlerle süslenen bu çatışmanın içinden kaçarak kurtulan kedi, bir kapının önünde duruyor. Ayrılık acısı çeken Rell’in hayata bağlanmasını sağlıyor ve adı da “Keanu”ya dönüşüyor. Fotoğraf çekimleriyle orijinal işler çıkarak Rell’in hayatı kedisinin kaybolmasıyla alt üst oluyor. Evine yapılan baskından kimlerin sorumlu olduğunu öğrenerek kedisine yeniden kavuşmak üzere arkadaşı Clarence ile bilmediği dünyada maceraya atılıyor.

“Keanu” ana fikrini iyi değerlendirerek ve olabildiğince süsleyerek iyi bir açılış yaparak kedi severlerin gönlünü fethediyor. Ama bu fetih hali çok uzun sürmüyor ne yazık ki… Yavru kediye bir rol biçemeyen, bir karaktere büründüremeyen senaryonun bu eksiği Rell ve Clarence üzerinden giderme çabası da sonuçsuz kalıyor. Çok bildik iki karakter hem doğal durmuyor hem de abartılı oyunculuklarla işi iyice sulandırıyorlar. Atıldıkları maceranın da klişe tiplemelerle süslü olmasıyla filmin tüm eksileri ortaya çıkıyor. Bir türlü ilerleyemiyor, sündürülmüş bir lastik izlenimi vuruyor Keanu. Tahmin edilebilirliği diyaloglara kadar zorluyor. Her sahnenin birbirinin tekrarı hissi yaratması ve herhangi bir komik sahne olmaması da cabası. Bir şekilde filmi yarılayabilen izleyicisini uykuya teslim etmek için de elinden geleni yapıyor. Oysa fikir güzel… Kült filmlere yapılan kedi göndermeleriyle süslü afişleriyle bu fikri iyi değerlendirdiğini gösteren ekip, iş filme gelince tıkanmış. Kısa metrajlık bir senaryoyu çekiştirip sündürmekten öteye geçememiş. 

Key and Peele referans olarak alındığında beklentilerin çok altında kalan “Keanu” buna rağmen 15 milyon dolarlık bütçesini kurtararak gişeden mutlu ayrılmış. 29 Nisan’da Amerika’da gösterime giren filmin başka ülkelerde gösterim şansı bulamaması da durumu gösteriyor. Kedi manyağı biri olarak teoride güzel görünen fikrin pratikte bu kadar kötü olması sıkıcı bir ters köşeden öteye geçmezken geriye bitmek bilmeyen 100 dakikalık eziyet kalıyor. Serin esintiden ise eser yok…


0 blogger-facebook:

Yorum Gönder

Etiketler