İletişim Yayınları’ndan Eylül Yenileri

Çarşamba, Ağustos 31, 2016 by Serkan Murat KIRIKCI
İletişim Yayınları 3 Eylül’de raflarda yerini alacak kitaplarını duyurdu. Ercan Kesal’ın yeni kitabı “Cin Aynası”, Ahmet Karcılılar’ın yeni romanı “Mavinin Reddi”, Uğur Mıstaçoğlu’nun öykü toplamı “Sağ Elim Doluydu” ve Pelin Buzluk’un yeni öykülerinden oluşan “En Eski Yüz” ayın Türkçe edebiyat yenileri… Türkiye sinemasının en önemli isimlerinden Lütfi Ö. Akad’ın anılarını kaleme aldığı “Işıkla Karanlık Arasında”, Elçin Aktoprak ve A. Celil Kaya’nın Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde düzenledikleri uluslararası konferansın metinlerinden oluşan “21. Yüzyılda Milliyetçilik – Teori ve Siyaset” adlı derleme ve Henry Jenkins’ın yeni bir medya çağının başladığı görüşünü savunduğu “Cesur Yeni Dünya – Teknolojiler ve Hayran Kültürü” de ayın başvuru kaynağı kitapları…

Cin Aynası / Ercan Kesal
İletişim Yayınları, daha önce büyük bir ilgiyle karşılanan Peri Gazozu ve Nasipse Adayız adlı kitaplarını yayımladığı Ercan Kesal’ın yeni kitabı Cin Aynası’nı okurlarla buluşturuyor. Ercan Kesal’ın kendine has üslubuyla kaleme aldığı bu metinler sinemadan edebiyata, siyasetten kültüre birçok farklı alana uzanırken hayatın önemli anlarına dokunuyor. Kesal, bir bakıma ölüm ve kötülük üzerine olduğu kadar insan onuru ve direnmek üzerine de okurlarıyla sohbet ediyor…

“‘Kimsenin birbirine acımadığı, herkesin kolayca birbirinden nefret ettiği, birinin ötekine yardım etmeyi aklından dahi geçirmediği soğuk ve umutsuz bir dünya’da yaşıyoruz. Yalnızlıktan korktuğumuz ama sürekli yalnız kalmaya çalıştığımız, yalnızlığımızın yetmediği ve bitmediği bir çağdayız. (...)

Galeano’dan ilham alırsam; birlikte kurtulmak için ve yeniden buluşabilmeyi ümit ettiğim için yazıyorum. Kederlerimi, iç sıkıntılarımı ve başkalarında da fark ettiğim acıları anlatmak için yazıyorum. Kendime acı vereni açıklamak, içimde büyüyen sevinci ve coşkuyu da hemen paylaşmak için yazıyorum. (...) 

Sokaktan duyduğum cümleleri ‘cesaret ve kehanetle bezeyip yeniden asıl sahiplerine gönderdiğimde’ onlardan gelecek işaretin merakıyla yazıyorum.”

Ercan Kesal “kendi kendimizle derdimizin” sır kâtipliğini yapıyor. Peri Gazozu kitabının izinde, insan halleri üzerine sohbet ediyor okuruyla. Ahlâkın “utanmayı bilmek” demek olduğunu bilerek, “çocuk aklının” safiyetini severek, rüyalarını kalbine sorarak…

Ölüm, zulüm, acı, kötülük üzerine… Direnmek, insan onuru, devrimci inat üzerine… “Adamı adam eden analar” üzerine… İyilik, güzellik, çocuklar, insanlık ve sinema üzerine yazılar. Kederli ve yine de ümitli.
Türkçe Edebiyat, 292 Sayfa, 21 TL


Mavinin Reddi / Ahmet Karcılılar
Orhan Kemal Roman Armağanı sahibi Ahmet Karcılılar’ın yeni romanı Mavinin Reddi İletişim Yayınları tarafından edebiyatseverlerin beğenisine sunuldu. 12 yıl aradan sonra yeni bir roman yazan Ahmet Karcılılar, David'in ünlü "Marat'nın Ölümü" tablosundakine benzer bir biçimde ölen bir ressam için yapılan soruşturmayı anlatıyor. Mavinin Reddi'nde bir yandan resim tarihinde, diğer yandan da ressam Aryan Terzigil'in ölümünde arkeolojik kazılar yapılıyor. Bu siyasi polisiyeyi soluk soluğa okuyacaksınız.

Bir renk neyi reddedebilir; yahut bir ressam, resimlerinde maviden başka renk kullanmayarak ne anlatır? Üstüne üstlük “Marat’nın Ölümü” gibi ölmüşse... Diyelim bu sorular cevaplandı, Marat’dan bihaber bir başkomiser nasıl olur da bunun bir cinayet olduğunu düşünür? Soruşturduğu tüm cinayetlerde aşklarını ve unutamadıklarını bularak, peşinde ağır bir yük sürükleyerek, her taşın altına baka baka… 

“Tabii ki birebir aynısı değildi; Marat’nın başındaki sargı, küvetteki örtüler, yandaki küçük masa, sağ elindeki tüy kalem, sol elindeki kâğıt yoktu Fikret’te ama gözlerinin aralık olmasından mı, yeşil duş perdelerinden mi, o küçük pencereden giren ışığın banyoyu aydınlatışından mı bilmiyorum, bir şekilde aynıymış duygusu uyandırıyordu bakarken.”

Ahmet Karcılılar, tuhaf bir ölümü anlatırken okuyucuya bir resmin monografisini sunuyor. Mavinin Reddi uzun bir sessizliğin ardından gelen derin, akıntılı, sert bir polisiye.
Türkçe Edebiyat, 240 Sayfa, 19,50 TL


Sağ Elim Doluydu / Uğur Mıstaçoğlu
Geçtiğimiz yıllarda Noğmal adını verdiği romanı İletişim Yayınları tarafından yayımlanan Uğur Mıstaçoğlu bu kez öykülerini bir araya getirdiği Sağ Elim Doluydu ile edebiyatseverlerin karşısına çıkıyor. Kısa öykülerden oluşan Sağ Elim Doluydu’da muzip metinlerle karşılaşacak, adeta bu metinlerin yaydığı iyimserliğe ortak olacaksınız.

“Yaklaşık yarım saat önce gönderdiği ekran görüntüsünde şarjının yüzde altmış dört olduğunu görmüş biri olarak, “Canım şarjım bitiyor, Ferruh beni eve bırakacak, sabah ararım” mesajına inanmamı bekliyor olmasına hayli içerlemiştim. Zaten öyle, “canım”lık “aşkım”lık bir durumumuz yok. Hissedilmeden, zırt pırt söylenmek suretiyle içi boşaltılmış, anlamını yitirmiş sözcükler bunlar. Lafügüzaf. İki kere çıkmışlığımız, bir kere sevişmişliğimiz var. Hepsi bu. İyi sevişiyor olmasının konumuzla bir ilgisi olmadığı için oralara girmiyorum. Ve fakat Yeliz’in Ferruh’la sevişebilme ihtimali aklıma gelince çıldıracak gibi oluyorum. Sevişir sevişir. Bana n’oluyor ki? Nasıl sevişir canım, olur mu öyle şey? Öyle her önüne gelenle yatılır mı? Acaba ona da “aşkım”, “canım” diyor mudur?” 

Sokağın, apartmanın, yeni taşınan komşu kızların, Allahsız ateistlerin, cep mesajlarının, kına gecesinin, kısa filmlerin, gözyaşının, bakkalın, annelerin ve kavgaların sesiyle Uğur Mıstaçoğlu. Biraz şaşkın, çokça neşeli ve epeyce geveze. Sonra patlayan tekerler. Sonra hevesler. Sonra rüyalar. 

Sağ Elim Doluydu kısa, iyimser hikâyeler. Güneş her gün doğuyor, gerisini âşıklara sorun.
Türkçe Edebiyat, 107 Sayfa, 11,50 TL


En Eski Yüz / Pelin Buzluk
Kaleme aldığı öykülerle Yunus Nabi Nayır ve Selçuk Baran öykü ödüllerini kazanan Pelin Buzluk’un yeni öykülerinden oluşan En Eski Yüz, İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. Son dönem çağdaş Türkçe edebiyatın en önemli genç yazarlarından Buzluk’un öykülerinde acılarla dolu sokakları, ölmeye yatan aşkları ve kuytu pencereleri bulacaksınız…

“Yokuşun başında ha düştü ha düşecek bir siluet görüyorum. Yaklaşıyor mu, uzaklaşıyor mu... Birazdan odamız odun ateşiyle, kandil aleviyle, ıhlamur kokusuyla, radyonun duyulur duyulmaz sesiyle ısınıyor. Kar uyuşturuyor aklımızı. Neredeyse yeniden uykumuz gelecek. Yokuştan inip gelen adam unuttuğum bir anda pencerenin dibinde beliriveriyor.”

Ay batarken, ay susarken… Uzun ve eski acılarla sokaklar, siluetler, arsız gözler, kimsesiz sesler, dolmuşun kokusu, başka türlü olsaydı acısı, kuytu pencereler, ölmeye yatan aşk. Radyoda şarkılar şarkılar… Pelin Buzluk, şehrin en koyu gecesinin öykülerini yazıyor En Eski Yüz’de. Kuruyan, gelip geçen. Doğan güne karşı. Hayat, izbe bir meyhanede tek başına bir kadın…
Türkçe Edebiyat, 84 Sayfa, 9,50 TL


Işıkla Karanlık Arasında / Lütfi Ö. Akad
Türkiye sinemasının en önemli isimlerinden Lütfi Ö. Akad’ın anılarını kaleme aldığı Işıkla Karanlık Arasında, İletişim Yayınları tarafından gün yüzüne çıkartıldı. Işıkla Karanlık Arasında’da Akad’ın sinema macerasının başlangıcından itibaren geçirdiği tüm aşamaları görecek, sinema tarihimizin köklerine kadar ineceksiniz. Hem bir edebiyat metni, hem de bir tarih kitabı gibi okuyabileceğiniz bu kitap, uzun süre elinizden bırakamayacağınız bir başucu kitabı…

Işıkla Karanlık Arasında Türkiye sinemasının “ustasız ustası” Lütfi Ö. Akad’ın anıları, aynı zamanda sinemaya duyulan tutkunun kitabı… Akad’ın yapım yönetmenliği ile adım attığı sinema dünyasında yavaş yavaş sinemanın büyüsüne kapılışı, ilk filmi, “görerek - duyarak - okuyarak” değil deneyerek öğrenme süreci, Türkiye’nin dört bir yanında kurulan setler, oyuncu seçimleri, Halide Edip Adıvar, Orhan Kemal, Vedat Türkali, Yaşar Kemal, Selim İleri gibi edebiyatçılarla yürütülen senaryo çalışmaları, ülke sinemasının ahvali, genç sinemacılara verilen usta bir el ve bir yandan devam eden hayat… 

“Sinema işine girmeyi hiç ama hiç düşünmemiştim, böyle bir iş de yoktu aslında. Sinemayı tiyatrocular ek bir iş olarak yapıyorlardı. Diyeceğim meslek değildi. Aslına bakılırsa hiçbir zaman da meslek olmamıştır. Olsa olsa bir tutkudur sinema. Akıllı uslu insan işi değildir; tutkulu insan işidir.”

Akad, sadece geçtiği bu yolları anlatmakla kalmıyor, yarattığı özgün sinema dilini de tüm ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. Sadri Alışık’tan Hülya Koçyiğit’e, Türkan Şoray’dan İzzet Günay’a, Yılmaz Güney’den Fatma Girik’e Türkiye sinemasının usta oyuncularının beyaz perdeyle yeni yeni tanıştıkları ana şahit olurken, bir sinemanın doğuşuna doğrudan tanık olacaksınız.

Işıkla Karanlık Arasında sinemaseverler için bir başucu kitabı niteliğinde…
Anı, 480 Sayfa, 34,50 TL


21. Yüzyılda Milliyetçilik - Teori ve Siyaset / Derleyenler: Elçin Aktoprak, A. Celil Kaya
İletişim Yayınları, Elçin Aktoprak ve A. Celil Kaya’nın Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde düzenledikleri uluslararası konferansın metinlerinden oluşan 21. Yüzyılda Milliyetçilik – Teori ve Siyaset adlı derlemeyi yayımlıyor. Makaleler, milliyetçiliğin 21. yüzyılda geçirdiği ve geçirebileceği değişimleri irdelerken, Türkiye özelindeki meselelere geniş bir bölüm ayırarak bu önemli konuyu gündelik gündeme sıkıştırmadan ele alıyor. Milliyetçilik üzerine yeniden düşünmek için eşsiz bir çalışma…

“Son derece değişik bağlamlarda kullanılan ‘milliyetçilik’ gibi jenerik bir terim ne tür ideal-tiplerle algılanabilir? Milliyetçiliğin krizi ve ‘ulus-devletin’ krizi arasında nasıl bir bağ kurulabilir? Hakim bir milliyetçilik, toplumun fragmantasyonunu tetikleyen ya da hızlandıran alt-milliyetçiliklere ya da her türlü çoğulluğu dışlayan askerileştirilmiş mezhebi ve/ya etnik aidiyetlere yer bırakabilir mi?” Hamit Bozarslan 

Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra bir yeni uyanış yaşayan milliyetçilik, 21. yüzyılda nasıl biçimlenecek, ne gibi roller oynayacak? Elinizdeki derleme, geniş bir bakış açısıyla bu sorulara cevaplar arıyor. Bu arayışın zeminini, milliyetçiliğin yeni zamanlardaki halini ve gelecek perspektifini tartışan yetkin kuramsal analizler oluşturuyor. Kitabın geniş kısmını ise Türkiye’yle ilgili meseleleri, dar gündeme sıkışmadan, yine kuramsal bir vukufla ele alan yazılar kaplıyor: Arap baharının dalgalandırdığı Ortadoğu’da ulusal kimlikler… Kürt meselesi… Türkiye’de milli kimlik tartışmaları… Avrupa Birliği bağlamında ve Avrupa’da milliyetçilik-ırkçılık… Kapitalizmle milliyetçilik ve ırkçılığın ilişkisi… Ve elbette, milliyetçiliği ‘aşmanın’ imkânlarına dair tartışmalar… Elçin Aktoprak ve A. Celil Kaya’nın Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde düzenledikleri uluslararası konferansın doğurduğu derlemede Elçin Aktoprak, İlker Aytürk, Tanıl Bora, Hamit Bozarslan, Martin van Bruinessen, Partha Chatterjee, Simten Coşar, Murat Çakır, Handan Çağlayan, Cuma Çiçek, Maria Holt, Joost Jongerden, A. Celil Kaya, Bahgat Korany, Will Kymlicka, Fırat Mollaer, Ephraim Nimni ve Baskın Oran’ın katkıları yer alıyor.
Araştırma – İnceleme, 480 Sayfa, 32TL


Cesur Yeni Medya - Teknolojiler ve Hayran Kültürü / Henry Jenkins
Henry Jenkins’ın yeni bir medya çağının başladığı görüşünü savunduğu Cesur Yeni Dünya – Teknolojiler ve Hayran Kültürü İletişim Yayınları’ndan çıktı. Jenkins, yeni bir dönem olarak nitelediği bu süreçte “medya tüketicileri”nin pasif durumdan aktif duruma geçtiklerini söylerken, eski medyanın sıklıkla iddia edildiği gibi yok olmadığını, ancak gelişen teknolojiler sayesinde işlevinin değiştiğini vurguluyor. Cesur Yeni Medya, Yıldız Savaşları veya Harry Potter hayranları gibi insan gruplarının doğrudan etki edebildikleri bu yeni medya çağını anlamak için kaynak bir kitap niteliğinde...

Henry Jenkins yeni bir medya çağına girdiğimizi iddia ediyor. Bu yeni çağda, medya tüketicileri pasif halden aktif hale geçiyorlar. Kendi istedikleri programları, yine kendi seçtikleri yayın araçlarından izliyorlar, en sevdikleri filmleri yeniden çekiyorlar, romanları yorumlayıp kendi dünyalarında yeniden yaratıyorlar ve tüm bunları birbirleriyle haberleşerek, ortaklaşarak yapıyorlar. Gittikçe genişleyen iletişim seçenekleri sayesinde sahip oldukları güç, medya holdingleri ve stüdyo sahipleri tarafından göz ardı edilemiyor; aksine medya tüketicilerinin bu büyük güçleri, holdingleri ve stüdyoları “hayran”larla işbirliği yapmaya zorluyor. Jenkins’e göre, kimilerinin iddia ettiğinin aksine, eski medya yok olmuyor, yeni teknolojilerle işlevi ve statüsü değişiyor. “Cesur Yeni Medya” Teknolojiler ve Hayran Kültürü, “Yıldız Savaşları”nın, Harry Potter’ın hayranlarının etkisinden bağımsız olmayan yeni medya gücünün toplumdaki karşılığını; din, eğitim, hukuk, siyaset ve reklamcılık alanlarındaki yansımalarını ortaya koyuyor.
Başvuru, 455 Sayfa, 31 TL


0 blogger-facebook:

Yorum Gönder

Etiketler