♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Terminus : Her Kötü Şey Sonsuza Dek Sürmez

İnsanlığın kaderini değiştirebilecek bir cisim dünyaya düşerse ne olur, kurtulur muyuz? Her kötü şeyi düzeltmek için kullanır mıyız? Evet diyeniniz var mı bilmem ama çoğunluk hayır diyecektir muhtemelen. İyice değerlenir, ele geçirmek için herkes peşinde koşar ve bu yolda heba olur gider. 2015 yapımı Avustralya işi mütevazı bilim kurgu draması “Terminus” da böyle düşünenlerden. Bolca soru işareti ve göndermelerle dolu film yine de umutlu, her kötü şey sonsuza dek sürmez diyor.

Bir ilk film Terminus. Marc Furmie, ödüllü kısa filmlerinden sonra senaryosuna da katkı verdiği ilk uzun metrajında. Yıla iki bilim kurgu sığdırmış Furmie. Terminus’da dünyayı mesken tutarken, diğer filmi “Airlock” da uzayı mesken tutmuş. Terminus’un senaryosunu kotaran iki isim de kısa filmlerden sonra uzun metrajlarına girişen isimler. Airlock’a da katkı veren Shiyan Zheng bizim için kapalı kutu iken Gabriel Dowrick’e “Skin Trade”den aşinayız. Jai Koutrae, Kendra Appleton, Todd Lasance ve Bren Foster’ın başını çektiği oyuncu kadrosu da tamamen yabancı isimler bizim için ama dikkatli izleyiciler için dizilerden tanıdık yüzler.

Yaşlı bir adamla tanışıyoruz. Hükümet görevlilerinin ziyaretiyle sorulara boğuluyor. Gözleri görmüyormuş ama şimdi görüyor. Mucizeye tanık olmanın şokunda ve sürekli aynı kelimeyi tekrar ediyor: Yeniden doğuş. Geçiyoruz başka bir kasabaya. David Chamberlain ile tanışıyoruz. Eşini kaybetmenin acısını henüz atlamamış, kızını okumak üzere uzaklara göndermiş kıt kanaat geçinen bir adam. Barda efkarını dağıtırken kavgaya karışan bir adam yardım ediyor. Sol ayağı dizinden itibaren olmayan gazimiz Zach ile de böylece tanışıyoruz. David arabayla eve dönerken gökyüzünden bir şey düştüğünü görünce dikkati dağılıyor ve kaza yapıyor. Taklalar atan arabadan tek bir sıyrık bile almadan çıkmakla kalmıyor eşini de görüyor. Gökyüzünden düşen cismi alıp evine getiriyor ve olaylar gelişiyor.

Hikayeye eve dönen kızı ve gazi Zach de katılıyor, hükümet adamları da cismin peşinde. Cismin gösterdikleri, eşinin söyledikleri, görüler derken dallanıp budaklanan konuyu anlatıp spoiler vermeyeyim ama ucunun bucağının olmadığını ve kıyamete kadar yürüdüğünü belirteyim. Bilim kurguyu işletirken dramayı da ihmal etmiyor Terminus. Zach’in hikayeye dahil olmasıyla anti-militarist söylemlerde de bulunuyor. Kimsenin kazanmayacağı savaş için asker alımlarını durdurun protestosunda bulunuyor. Başka bir gazinin umutsuzluğunu da yan öykü olarak işliyor. 

Terminus soru işaretleriyle dolu bir film. Her şeyin adını net olarak koymayan, göstermeyi seçen ve tespiti seyircisinden bekleyen bir bilim kurgu… Bu sorulara cevap vermeye pek gönlü olmadığı gibi göndermeleriyle farklı okumalara da kapı açıyor. Seyir zevkini yükseltiyor. Özellikle finaldeki gönderme her şeyi sıfırlayarak taçlandırıyor. Eldeki iyi senaryonun hakkını verme konusunda biraz sorunlu bir yönetmenlik sergiliyor Furmie. Atmosferi kurmakta gecikiyor, ilk yarıda tempo sorunu ile boğuşuyor ve oyunculuklardan tam olarak istenen verimi alamıyor. Neyse ki ikinci yarıda toparlayarak durumu kurtarıyor. Filmin daha klostrofobik atmosfere ihtiyaç duyduğunu, renk paletinin daha umutsuz tonlar gerektiğinin farkına varamamış ya da uygulayamamış. Senaryonun ihtiyaç duyduğu görsel dünyayı tam olarak kuramamış.

2015 yılında üç festivalde izleyiciyle buluşan Terminus olumlu eleştiriler alarak beğeni toplamış. İlginç hikayesiyle türü sevenler için taze kan olmuş. 22 Ocak itibariyle de dijital platformlardan sunularak izleyicinin keşfini bekliyor. Bulmaca şablonunu göndermelerle süsleyerek farklı okumalara olanak sağlayan bu keşif fırsatını kaçırmayın.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template