♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Sel Yayıncılık'tan Ocak Yenileri

Sel Yayınları Ocak ayını beş kitapla karşılıyor. John Steinbeck’in destansı bir direnişi konu aldığı büyük romanı “Bitmeyen Kavga”, Toni Morrison’a Pulitzer Ödülü’nü kazandıran “Sevilen” ve Alfred Jarry’nin otorite-karşıtı ve anti-militarist tavrını ortaya koyduğu “Günler ve Geceler - Bir Asker Kaçağının Romanı” ayın romanları. Thomas Bernhard’ın hayatının dönüm noktalarını sakınmasızca açtığı otobiyografik beşlemesinin üçüncü kitap “Nefes – Bir Karar” ile sürerken, Enis Batur’un “Edebiyat ve Sanat Üzerine Denemeler”i ise dördüncü cilt olan “Öteki Pusula” ile tamamlıyor. 


Bitmeyen Kavga * John Steinbeck
Eserlerinde işçi sınıfının gündelik ilişkilerini, yaşam koşulları ve mücadelelerini, çağımızın toplumsal meselelerini tüm insani ayrıntılarıyla resmederek haklı ününe kavuşmuş olan John Steinbeck, büyük romanı Bitmeyen Kavga’da destansı bir direnişi konu alıyor. 

Son derece zor koşullarda yaşayan ve aldıkları ücretle karınlarını bile doyuramayan meyve toplayıcıları örgütlenerek ellerindeki yegâne silah olan greve başvururlar. Kapitalist toprak sahipleri ise mücadelenin yayılmasını engellemekte kararlıdır. Çok güçlü ve kendilerinden emindirler, işçilerin örgütlenmesini yeri gelirse kanla, yeri gelirse grev liderlerini satın alarak yıkmaya hazırdırlar, fakat hesaba katmadıkları bir unsur vardır. 

İnsanlığın bitmeyen kavgasını tüm gerçekliğiyle resmederek bir destana dönüştüren Steinbeck, kapitalist düzenin dayanaklarını derinden sarsan, kuşaklar boyunca başkaldıranlara esin kaynağı olan bir roman yaratırken mücadelenin açmazlarını da sergilemekten geri durmuyor. 

JOHN STEINBECK, babası Prusya, annesi ise İrlanda göçmeni ırgat bir ailenin çocuğu olarak, 1902 yılında Kaliforniya’nın Salinas kentinde doğdu. Çocukluk ve ilk gençlik yılları boyunca okul dışındaki zamanını Salinas Vadisi’ndeki çiftliklerde çalışarak geçirdi. Eserlerinin çoğunda da mekân olarak burayı seçti. Erken yaşlarda yazar olmaya karar veren Steinbeck, 1919’da girdiği Stanford Üniversitesi’nde yalnızca yazarlığına katkısı olacağını düşündüğü derslere katıldı. Öğrenimini sürdürdüğü altı yıl boyunca tezgahtarlık, ırgatlık, marangozluk, laborantlık, boyacılık, kapıcılık gibi pek çok işte çalıştı. Steinbeck’in ilk romanlarından başlayarak emekçilerin yaşam koşullarını ve ilişkilerini başarıyla yansıtabilmesinde bu yaşam deneyimi etkili oldu. Üniversiteyi bıraktıktan sonra New York’a giderek gazetecilik yapmayı denedi ancak yazılarının büyük kısmını yayımlatmayı başaramayarak Kaliforniya’ya döndü. İlk romanı Altın Kupa (1929) fazla ilgi görmedi. Yazarlık yeteneği 1935 yılında Yukarı Mahalle’nin yayımlanmasının ardından dikkat çekti. Bu eserini her biri klasik sayılan Bitmeyen Kavga (1936), Fareler ve İnsanlar (1937) ve Pulitzer Ödülü kazanan Gazap Üzümleri (1939) takip etti. Kitaplarında işçi sınıfının gündelik ilişkilerini, yaşam koşullarını ve mücadelelerini, döneminin ve çağımızın en temel toplumsal meselelerini tüm insani ayrıntılarıyla resmetti. Sardalye Sokağı, Cennetin Doğusu, Al Midilli ve daha pek çok başyapıt veren yazar 1962 yılında edebiyata katkılarından dolayı Nobel Edebiyat Ödülü ile onurlandırıldı. Eserleri edebi değerleri kadar güncellikleriyle de övgü alan ve birçoğu sinemaya uyarlanan Steinbeck, 1968 yılında öldü.
Özgün Adı: In Dubious Battle 
Türkçesi: Gün Zileli
Çağdaş Dünya Edebiyatı / Roman
316 sayfa, 22 TL


Sevilen * Toni Morrison
Kölelik cehennemine içeriden bir gözle bakan Sevilen, çocuklarıyla birlikte kölelikten kaçan bir kadının özgürlük savaşını anlatıyor. Geçmişin ağırlığını omuzlarından yıllar sonra dahi indiremeyen, onun hayaletleriyle boğuşan Sethe, annelik vicdanıyla, kadınlığıyla ve ait olduğu toplumla hesaplaşıyor.

Kadınlık ve annelik duygularıyla müthiş bir şekilde harmanlamış Toni Morrison’ın bu dev eseri, zalimliklerle dolu bir tarihe ışık tutarken, siyahi bir ailenin merkezinde çok kişisel bir varoluş hikâyesinin duygu dolu inceliklerini ıskalamamayı başarıyor. 

Acı ve güzelliği yan yana getiren şiirsel diliyle Toni Morrison’a Pulitzer Ödülü’nü kazandıran Sevilen, büyülü atmosferi ve doğaüstü detaylarıyla fazlasıyla sahici bir masal… 

TONI MORRISON, (Chloe Anthony Wofford), 1931’de Ohio’da doğdu. Howard ve Cornell üniversitelerinde edebiyat eğitimi aldı. Tezini Virginia Woolf ve William Faulkner’in eserleri üzerine hazırladı. Texas Southern University’de ve Howard’da İngilizce dersleri verdi. İlk romanının tohumlarını da Howard’da katıldığı bir yazı grubunda attı. Daha sonraki yıllarda editörlüğün yanı sıra, akademide ders vermeyi sürdürdü. 1989’dan emekli olduğu 2006 yılına kadar Princeton Üniversitesi’nde beşeri bilimler kürsüsünde görev yaptı. National Book Critics Circle Award, American Book Award, Presidential Medal of Freedom, National Humanities Medal ve Sevilen adlı kitabıyla Pulitzer gibi pek çok önemli ödüle layık görülen Toni Morrison, 1993 yılında bütün yapıtları için Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanarak, bu ödülün verildiği ilk siyahi kadın oldu. Merhamet ve Sevilen’den sonra En Mavi Göz ve son kitabı God Help the Child da yayın programımızdadır. 
Özgün Adı: Beloved 
Türkçesi: Püren Özgören
Çağdaş Dünya Edebiyatı / Roman
352 sayfa,  25 TL


Günler ve Geceler - Bir Asker Kaçağının Romanı * Alfred Jarry 
Bir asker kaçağının romanı olan ve 1897’de yayımlanan Günler ve Geceler, Alfred Jarry’nin otorite-karşıtı ve anti-militarist tavrını ortaya koyarken, yüzyıl sonu Avrupa’sının bütünlüklü bir sunumunu da içeriyor. Kitabın yayımlanmasından kısa bir süre sonra patlak verecek olan iki dünya savaşını önceleyen yol ayrımında, tektipleştirilmiş bir toplum tasarısına ve militer bir düzen takıntısıyla yeniden oluşturulmuş yerleşik yapıya önce itkisel sonra da fiili bir karşı çıkışla direnen Jarry, estetlerin okullu ve kurumsal nüfuz taleplerinden psikometrik ölçütlere göre saflara bölünmüş steril bir Fransız İdealine dek tüm açmazlarıyla ortaya seriyor dönemini.

Romanın başkarakterleri olan iki kardeş, Sengle ve Valens, tüm o burlesk manzaranın ortasında Jarry’nin bilinçkatlarındaki öfke, hınç ve kara mizahı yankılamaktadır. Somut olmaktan ziyade zihinsel bir firar gerçekleştiren Sengle, sadece askerden değil, konformizmden, akıldan, yerleşik toplumun bütün kurallarından da firar edişin simgesidir. Jarry uzmanı J. H. Saintmont’un deyişiyle, “İki büyük tema kolayca fark edilir: Askerden firar ve erotik firar.” Romandaki tüm diğer karakterlerle birlikte, adı gibi, gündüzle gecenin, düşle gerçeğin birbirinin yerine geçtiği eserde, grotesk özelliklerle, deliliğe ve narsisizme aralanan kapı, kendi yarattığı mezalimin oyuncağı olmuş bir toplumun suretini gösterir.

ALFRED JARRY, 1873’te Fransa’nın Laval kentinde doğdu. Daha lisedeyken yazmaya başladı. Kısa ama üretken yaşamı boyunca pek çok tiyatro oyunu, roman ve öykü kaleme aldı. Genellikle sembolist hareketle bağdaştırılan Jarry’nin Kral Übü adlı oyunu Dadaizm, Gerçeküstücülük ve Fütürizm’in öncüsü olarak kabul edilmiş, Boris Vian, Georges Perec ve Raymond Queneau gibi isimleri derinden etkilemiştir. Çok farklı, melez ve karma üsluplarda yazan Jarry’nin oyun, roman, deneme ve gazete yazıları absürd edebiyatın ve postmodern felsefenin ilk örnekleri sayılabilir. Yaşamının son yıllarında Guillaume Apollinaire, André Salmon ve Max Jacob gibi döneminin ünlü isimleri için bir kült figür haline gelmişti. Jarry 1907 yılında Paris’te tüberküloz nedeniyle yaşamını yitirdi. Günler ve Geceler ile Patafizikçi Doktor Faustroll’un Davranış ve Görüşleri’nin yanı sıra yazarın Sezar Deccal isimli romanı da yayın programımızdadır. 
Özgün Adı: Les Jours et Les Nuits Roman de’un déserteur
Türkçesi: Işık Ergüden
Çağdaş Dünya Edebiyatı / Roman
144 sayfa,  12 TL


Nefes - Bir Karar * Thomas Bernhard
Thomas Bernhard hayatının dönüm noktalarını sakınmasızca açtığı otobiyografik beşlemesinin üçüncü kitabı Nefes – Bir Karar’da, yine önemli bir kesite tanık ediyor okuru. Adeta ölümüne çalıştığı Kiler’den ağır bir hastalık nedeniyle kopmak zorunda kalan genç Thomas kendini, bütün entelektüel gelişimini borçlu olduğu dedesinin yatırıldığı hastanede bir ölüm koğuşunda bulur. Hayatının son demlerini yaşayanlar ve ümitsiz vakalar arasında, hem kendisinin hem de ailesinde tek iletişim kurabildiği insanın ölümünü çaresizce beklemek onda onulmaz yaralar açmıştır. Psikolojik çöküntü ve fiziksel ağrılarla boğuşmak, bir süre sonra varoluşuna ve geleceğine dair fikirlerinde yepyeni değişimleri getirecektir.

Bernhard yaşadığı ağır deneyimin yarattığı travmaları ve korkuları samimiyetle paylaşırken, okuru da bu büyük yazarın gelişim evrelerini sorgulamaya itiyor. 

THOMAS BERNHARD, (1931-1989) Hollanda’da doğup Avusturya’da büyüyen Bernhard, büyükbabası olan yazar Johannes Freumbichler tarafından bir sanatçı gibi yetiştirildi. Seekirchen’de ilkokula gitti, Salzburg’daki çeşitli okullarda orta öğrenime devam ederken 1947’de eğitimini bırakıp çıraklığa başladı. Gençliği boyunca yaşadığı solunum yolu rahatsızlıkları yüzünden 1949’da iki yıllığına sanatoryuma yatırıldı. 1952’de Salzburg’daki Mozarteum’da müzik eğitimini sürdürürken Demokratisches Volksblatt gazetesinde muhabirlik yaptı. 1957’den sonra geçimini esasen yazarlıktan sağladı. İngiltere’de ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşadıktan sonra 1965’te yeniden Avusturya’ya döndü. Çok sayıda ödül alan ve Türkçeye pek çok eseri çevrilen Bernhard’ın, Neden - Bir Değini, Kiler - Bir Kaçış’ın ardından otobiyografik beşlemesinin diğer kitapları da yayın programımızdadır. 
Özgün Adı: Der Atem - Eine Entscheidung
Türkçesi: Sezer Duru
Çağdaş Dünya Edebiyatı / Deneme
77 sayfa, 10 TL


Öteki Pusula - Sanat ve Edebiyat Üzerine Denemeler IV * Enis Batur
İnsan, tek başına ıssız bir adaya düşerse, ilk işi canını kurtarmanın yolunu aramaktır; okumayı yazmayı aklından geçiremez. Kör cahil değilse, hemen Robinson Crusoe’yu düşünecek, onun neler yapmış olduğunu anımsamaya çalışacaktır. Kitapları nasıl okuduğunuzu, ne kadarını sindirdiğinizi kavramanın bundan amansız yolu aslında yoktur! Bir dolu canalıcı ayrıntıyı üstünkörü okuduğunuz için anımsayamadığınızı şimdi “mış gibi yaparak” anlayabilirsiniz. Dahası, “ateş yakmak” Jack London’ın bir kitabının başlığı olmanın ötesinde “yaşama pratiği”nden ne ölçüde uzak bir eğitimden geçtiğinizi de kanıtlayacaktır size.

Tutalım ki hayatta kalmayı da, ateş yakmayı da başardınız. Elinize kalem kâğıt alacak hale ve kıvama geldiğinizde, geçmişte yazmayı istediğiniz konuların buharlaştığını görecek, kendi Robinsonluk koşulunuza sokulmayı deneyeceksiniz büyük olasılıkla. Orada karşınıza asal soru çıkacak, bambaşka bir kılığa bürünerek bu kez: Issız bir adadasınız, olası okurunuz yok artık, her şeye karşın yazma gereksinmesi duyuyor musunuz?

Gerçekte/n yazar olup olmadığınızı o köprüde tartacaksınız.

ENİS BATUR, Sel Yayıncılık, Enis Batur’un Edebiyat ve Sanat Üzerine Denemeler’ini;  Son Modernler, Yazının Sınır Boyuna Yolculuklar ve Karanlıktan Işık Yontanlar’ın ardından, dördüncü cilt olan Öteki Pusula ile tamamlıyor.
Çağdaş Türk Edebiyatı / Deneme
508 sayfa,  35 TL


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template