♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Scouts Guide to the Zombie Apocalypse : Sonsuza Dek İzciyiz!

Gençlere kendi kendine yetme ve doğada hayatta kalma eğitimi vererek, karakter ve fiziksel gelişimlerini desteklemek amacı güden uluslararası bir hareket olarak 1908 yılından itibaren tüm dünyaya yayılarak örgütlenmiş bir topluluk olan İzcilik, artık nostalji haline gelmiş durumda. Din, dil, ırk, cinsiyet ve benzeri hiçbir ayrım gözetmeyen; herkese açık; gönüllülük esasına dayalı, politik hedefleri olmayan, eğitim amaçlı bir gençlik hareketi olarak eski popülaritesini arıyorken sinemada buldu. İzci kamplarını konu alan film ve dizilerden sonra 2015 yapımı korku komedi harmanı “Scouts Guide to the Zombie Apocalypse”de dünyayı zombilerden kurtarmak İzcilere düşüyor.

Korku filmi öğelerinden faydalanarak kan ve şiddeti de eğlence hammaddesi haline getiren gişe eğlenceliklerinin örneklerinden “İzciler İçin Zombi Kıyameti Rehberi”nin arkasında dört kişilik bir senaryo grubu var. Lona Williams’ın öyküsünü Carrie Lee Wilson, Emi Mochizuki ve Christopher Landon senaryolaştırmış. Wilson ve Mochizuki 2008 yapımı “College Road Trip”ten sonra ikinci ortak üretimlerinde. Yönetmen koltuğunda da oturan Landon ise ikinci “Paranormal Activity” filminden bu yana senaryosuna katkı verdiği seriden sonra nefes alma fırsatı bulmuş. Kısa filmlerinin ardından 2007 yılında “Blood and Chocolate” ve “Disturbia”nın senaryolarıyla hızlı başlangıç yapan Landon, üç yıl sonra senaryosunu da yazdığı “Burning Palms” ile ilk yönetmenlik sınavını da vermişti. Dört filmlik “Paranormal Activity” macerasının sonunu “Paranormal Activity: The Marked Ones”ın yönetmenliğiyle taçlandıran Landon yeniden ilk filminde olduğu gibi korku komedi harmanında almış soluğu. Gençlerden oluşan kadro ile enerji depolamış. Tanıdık simalardan oluşan oyuncu kadrosunun başını Tye Sheridan, Logan Miller, Joey Morgan, David Koechner, Sarah Dumont ve Halston Sage çekiyor. 

Mevzumuz olabildiğince basit... Bir tesisteyiz. Kafası güzel bir temizlik görevlisinin salaklığı sayesinde ilk zombiyi görüyoruz ve virüsün yayılacağını anlıyoruz. Sonra izci üçlümüz ile tanışıyoruz. Ben, Carter ve Augie... Ben ve Carter artık herkese alay konusunu olmak istemedikleri için izciliği bırakma kararını almışlarsa da Augie’ye nasıl söyleyecekleri endişesinde... Her şeye onun yalnız kalmaması için katlandıklarını anlıyoruz. Koca okulda aralarına kimsenin katılmadığı bir ezikler kulübü olarak görüyorlar izciliği... Augie için önemli bir rozetin alınacağı akşam aynı zamanda yeri gizli bir partide var. Ben ve Carter yeri öğrenmenin sevinciyle partiye kaytarma planları da yapıyor. Virüsün kasabalarına yayılmasıyla parti planları değişiyor ve eğlence başlıyor. İzcilerin öğrendiklerini uygulama zamanı...

Çok bildik olsa da fikir gayet iyi. Eğlenmek için gereken her şey burda mesajı veren fragman ve görselleriyle de pazarlaması yapılan film ne yazık ki yarattığı beklentinin altında. İyi açılış yaparak güldürmeye başlayan film konusuna ve vaat ettiği zombi kıyametine bir hayli geç başlıyor. Zaten karakterleri gördüğümüz anda anlayacağımız konuyu işlemek için gereksiz zaman harcıyor. Ben’in kime aşık olduğunu ilk sahneden anlıyoruz. Hatta onu kurtarmak için şövalyeliğe kalkışacağını da anlıyoruz ama Landon mutlaka dillendirmek istiyor. Filmin temel sorunu tam da bu... Filmi herkesin anlayacağı şekilde anlatma çabası bir noktadan sonra ucuz güldürüye de kapı açıyor. Bel altı espriler ve fantezilerle güldürme çabasına girişiyor. Zombi kadın memesi görmek, dişsiz zombinin ısırmak istediği kıçı yalaması ve düşmek üzereyken penisten çekmek... Bunlar sizi güldürür mü bilmem ama espri düzeyinin hali bu... Sıkıcı değil, bir şekilde zaman akıyor ama çok ritimsiz inişli çıkışlı olunca hep bir eksiklik hissi uyandırıyor. Aslında Landon gerekli ortamı hazırlıyor. Daha fantastik olabilse zıvanadan çıkabilecek ortamı değerlendirmek yerine risk almadan ucuz espriler ve klişelerle ilerlemeyi tercih ediyor. Bu tercih de seyircinin tüm beklentilerine yanıt veren nabza şerbet bir izle-unut filminin ortaya çıkmasıyla sonuçlanmış. Filmi izleyip izlememe tercihiniz de buna göre şekilleniyor. Eğer arkadaş ortamında “şimdi şu olacak, şimdi bu olacak” diyerek tüm beklediklerinizin çıkmasına hep birlikte gülenlerdenseniz tam size göre. Fazlasını bekleyenlerdenseniz hiç vakit kaybetmeyip türün öncüllerini deneyin.

15 milyon dolarlık bütçesiyle Ekim sonundan itibaren bolca ülkede sinema salonlarını saran eğlencelik devam filmi için kapıyı aralamış durumda. Hedeflediği yaş kitlesi durumdan memnun. Bir yandan zombileri katlederken diğer yandan da ergen komedisi öğelerini kullanarak bel altı esprilerle ilerleyen katliam harcayacak boş vakti olanlar için beklentileri düşük tutmak kaydıyla keyifli 93 dakika yaşatabilir. 


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template