♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Kuzgun ve Sırma : Yazgıları Düş Gücünde Saklı

Bir bibliyofilseniz kitaplarınızı görenlerin tepkileri bellidir. Büyükler iç çekerek özenir ve varsa okuma kaygılarını dillendirir. En güzel tepkiyi ise küçükler verir. Hiç alışık olmadıkları bir yığın arasına dalmanın şaşkınlığını anlamlandırmaya çalışırlar. Çevrelerinde kitap okuyan yoksa daha da ilginçleşir bakışları. Ve çoğunlukla da özenirler. Kitap okuma alışkanlığı ve sevgisinin yeni nesile aktarılmasında en önemli paylardan biri de bu özenleridir. Bu yüzden her kitaplıkta mutlaka çocuk kitaplarının da bulunması gerektiğini düşünenlerdenim. O hevesi yeşertmek için güzel kitaplar o raflarda olmalı. Eve gelen çocukların soluğu kitaplığımın önünde almasını da seviyorum bu yüzden. Her gelişlerinde saymaya girişmeleri, kapaklarını incelemeleri gibi eğlenceler yaratmalarının yanı sıra okumak da istiyorlar. İşte tam bu sırada güzel bir kitaba ihtiyacınız var. Öyle bir kitaptan bahsedip tavsiye edeceğim. “Kuzgun ve Sırma” tam da öyle bir anda duyulan tüm ihtiyacı karşılamakla kalmıyor, keyifli bir sohbet imkanı da sağlıyor.

Yayımlanmış sekseni aşkın kitabı ve ödülleriyle usta yazar Ayla Çınaroğlu’nun kitabı “Kuzgun ve Sırma” Kasım ayında yapmıştı ikinci baskısını. Mustafa Delioğlu’nun resimlediği kitap, iki benzemez karakterin yollarının kesişmesine dair masal tadında kısa bir öykü. Dört bölümden oluşuyor. İlk bölümde Sırma’yı tanıyoruz. Koca kız olmuş ama tembellikte üstüne yok. Arkasını toplamaktan yorulan üvey annesi çok şikayetçi bu durumdan. İkinci bölümde ise Kuzgun’u tanıyoruz. Köye sonradan gelmiş ve dükkan açmış ama sorunlar yaratmış, yaşatmış. Dışlanmasının ardından ormanda yaşamaya başlamış. Deli Kuzgun adıyla anılır olmuş. Çınaroğlu iki karakteri de tanıtırken ekliyor, kimse tamamen iyi ya da kötü olamaz. “Kuzgun ve Sırma” ile masal tadında bir karşılaşma yaşıyor kahramanlarımız. Son bölüm “Sonrası” ise kitabın en güzel yanı... “Yok, yok, benden bu kadar... Sonrasını, daha da fazlasını anlatacak değilim” diyor yazar, karşılaşma sonrası oluşan tüm ihtimalleri okurlarına bırakıyor. En zevkli kısım da böylece ortaya çıkıyor. Kitabı bir çocukla okuyorsanız beraber harika zaman geçiriyorsunuz. Ben öyle yaptım...

Geçtiğimiz hafta Teyzemin torunları bizdeydi. Üç torundan ikizler sülalenin gözbebeği, ablaları da biraz onların gölgesinde kalmaktan muzdarip olsa da büyümenin sorumluluk almanın eşiğinde. Her zaman olduğu gibi soluğu yine kitaplığın önünde aldılar. Son gördüklerinden sonra yeni eklenenleri bulma oyunu oynadık yine. Zorlanmadan yenileri buldular. Sonra da ne okuyalım diye düşününce “Kuzgun ve Sırma” da karar kıldık. Hevesle okurken, tam en heyecanlı yerinde, eğlencenin başlayacağı yerde bitmesiyle düş kırıklığına uğradılar önce. “E o zaman biz getirelim devamını” deyince parladı gözleri. O zaman dikkat etmemiz gerekiyormuş. Tekrar okumamız lazımmış. Üçüncü okumadan sonra aldılar sözü. Herkes kendi fikrini söyledi ve kendi sonunu yazdı. Tahmin edilebileceği gibi üçü de farklı sonlar yazdı. İkizler olabildiğince gerçeküstü takılarak yeni kahramanlar eklerken, ablaları kısaca ayırdı ikiliyi. Hikayeden yola çıkarak o kadar çok şey konuştuk ki buraya sığdırmam zor. Hayal güçleriyle yeniden inşa ettikleri öykünün sonsuz ihtimali var. Bunun farkına varınca arkadaşlarıyla da okurlarsa neler olacağının heyecanı sardı içlerini. Çok sevindikleri hediye kitapları ellerinde düşler kurarak gittiler. 

“Kuzgun ve Sırma”nın yazgılarını çocukların düş gücü belirliyor. Her çocuğun zihnini açacak ve düş gücünü harekete geçirtecek şahane bir kitap. Öğretmenler için de önemli bir kaynak. Kendinize bir iyilik yaparak alın ve çocuğunuzla birlikte okuyarak o ihtimallere gömülün.


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template