♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Max : Köpek Bahane Propaganda Şahane

11 Eylül saldırısı sayesinde aradığı düşmanı ortadoğu’da bulan Amerikan sineması her fırsatı kullanmaya devam ediyor. Sniper, gazi, travma sonrası stres bozukluğu derken iş sonunda köpeklere de gelmiş. Yaz sezonunda gişede de beklentileri karşılayan izleyici dostu olarak ses getiren Max, güvenlik güçlerinin eğitimli destek kuvveti köpeklere odaklanıyor. Afganistan’da ölen köpeklere adandığının da altını çizmeyi ihmal etmiyor. 

Boaz Yakin ve Sheldon Lettich’in senaryosunu kotardığı filmin yönetmeni de Yakin. 90’lı yıllara damga vuran klasik “Bloodsport”ın senaristi olarak adını duyan Lettich, Jean-Claude Van Damme’lı filmlerle ünlenmiş ve yönetmenliğe de geçiş yapmıştı. Son olarak 2006’da “The Hard Corps”u yazan ve yöneten Lettich’in geri dönüşü de filme militarizm sosu eklemek için olsa gerek. Aynı dönemde “The Punisher”in senaristi olarak sinemaya adım atan Yakin de 1999’da yazıp yönettiği “Fresh” ile müthiş bir çıkış yapmıştı. Bir yıl sonra “Remember the Titans” ile devam eden Yakin “Prince of Persia: The Sands of Time” ve “Now You See Me”nin senaristlerinden biri olarak gişe başarısını da tatmış bir isim. 2012’de yazıp yönettiği “Safe”in ardından yeniden motor demiş. Oyuncu kadrosunu da tanıdık simalardan oluşturmuş. Thomas Haden Church, Luke Kleintank, Lauren Graham, Robbie Amell, Jay Hernandez, Owen Harn, Josh Wiggins, Mia Xitlali ve Dejon LaQuake dizilerden tanıdığımız yüzler.

“Köpekler, 1. Dünya Savaşı'ndan beri Amerikan ordusunda kullanılmaktadır. Irak ve Afganistan'da 3000'den fazla köpek kullanılmıştır. 2003'ten bu yana 26 köpek ve 25 eğitmen, vatanına hizmet ederken ölmüştür. Bu hikaye, onların anısına adanmıştır.” notu aslında bizi nasıl bir filmin beklediğini özetliyor. Filme adını veren köpeğe odaklanırken gerekli tüm numaralar çekilecek ve tüm mesajlar verilecek. Açılışını Afganistan’da yapan film, Max ve Kyle ile tanıştırıyor bizi. Silah ve patlayıcıları bulmakla görevli kahraman köpek tüm maharetini sergiliyor. Sonraki görevde işler ters gidince Kyle ölüyor ve Max de ülkeye geri dönüyor. Ölüm onu etkilemiş ve savaştan dönen askerlerin sendromundan muzdarip o da. Uyutulması düşünülürken Kyle’ın cenazesinde kardeşi Justin’e farklı davranarak yakınlık gösterince işler de değişiyor. Max bu kez bir ailenin parçası olarak hayatlarını değiştiriyor...

Tamamen formüle olan filmin senaryosu o kadar zorlama ki neredeyse hiçbir ayrıntı atlanmamış. Olayların Texas’ta geçmesi, babanın bıyıklı bir gazi olması, annenin sürekli gülücükler saçmaktan ibaret olması, Justin’in ilgisiz ergenliği, en yakın arkadaşının meksikalı olması, kötülerin de daha ilk sahneden kendini belli etmeleri... Saymakla bitmeyecek hesapları tam da hedeflediği propaganda için yapıyor film. Max hayatına girince Justin’in hemencecik bir kız arkadaşı oluyor, popüler bir gence dönüşüyor. Elbette bu dönüşümün sonu kahramanlık...

Tamamen klişelerden faydalanarak ilerleyen filmin karakter yaratmak gibi bir derdi yok. Olabildiğince tanıdık tiplemeler üzerinden karikatür olarak kalıyorlar. Bu da inandırıcılığın yerinde yeller esmesini sağlıyor. Gişe için yapılmış bir propaganda filmi olsa da en azından daha sıcak bir atmosfer ile aile filmine daha yakın bir ton bekliyor insan. Ama ne mümkün... Hedefi neyse tamamen ona odaklanarak en ufak fırsatı dahi kaçırmadan seyircisini mesaj bombardımanına tutuyor. Diyalogların bu kadar düz mantıkla kreş seviyesinde olması da bu hesabın sonuçlarından. Böylece ortada ne doğallık kalıyor ne dişe dokunur bir sahne ne de mantıklı herhangi bir an... Vermek istediği duyguları bir bir ıskalayan filmin süresi de bir hayli uzun. 111 dakika gibi görünse de hissedilen en az üç katı oluyor. Köpekli filmler arasındaki yeri de ancak sonlarda olabilir.

20 milyon dolar bütçeli film 26 Haziran’da ülkesinde vizyona girmiş ve hafta sonu gişesiyle bu rakamın yarısını toplayarak umut da vermişti. Bu kadar Amerikan bir filmin 12 ülkede daha gösterime girmesi de şaşırtıcı bir başarı. Ekim ayı itibariyle halen süren gösterimlerle hem seyirciden tam not almış hem de gişeden istediğini toplamış durumda. Bizde vizyona girip girmeyeceği ise şimdilik belli değil.

Kahraman Amerikan askerlerini anlatmak için köpekleri kullanarak propaganda yapan Max’e film demek sinemaya hakaret olur. Tam anlamıyla uzak durulması gereken bir kamu spotu...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template