♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Vice : Sınırsız Olanaklar Diyarı

Teknoloji sürekli ilerliyor ve limitler kırılıyor. Eğer yapılan robotlar bizler gibi hissedebilseydi ve düşünebilseydi o zaman onları köle gibi kullanabilecek miydik? Teknoloji ilerledikçe önemi iyice artan bu konu bizi başka bir soru daha soruyor: Eğer robotlar hissedebiliyorsa onlara nasıl davranmalıyız? 2015 yapımı Amerikan işi bilim kurgu macera “Vice” bu soruların cevaplarını arıyor.

Andre Fabrizio ve Jeremy Passmore üçüncü senaryolarında... İlk adımlarını ödüllü kısa filmlerle atan ikiliden Pressmore 2002’de “Crossing” ile ödüllü bir başlangıç yapmış ve dört yıl sonra ilk uzun metrajına da Hal Haberman ile birlikte yönettikleri “Special”la imza atmış. 2003’de çektiği kısa metrajı “Photo” ile ilk adımı atan Fabrizio ile yolları 2009’da kesişmiş. Pressmore’un yazıp Fabrizio’nun yönettiği kısa metraj “The Cleaner” ile başlayan ortaklık 2014’den bu yana üç filme yansımış durumda. 2012’de “Red Dawn”ın yeniden çevriminde senarist kadrosunda bulunmak Pressmore’un sektörde biraz daha tanınır hale gelmesini sağlamış olmalı. İkilinin ilk uzun metraj ortaklıkları geçtiğimiz yıl ülkemizde de vizyona giren vasat macera “The Prince” olmuştu. Klişelerden beslenen film oyuncu kadrosu sayesinde izlenip unutulmuşsa da 2015’e iki film sığdırmalarına yol açmış. Biri halen gösterimde olan “San Andreas” diğeri de “Vice”. Üç uzun metrajlarından görüneni en baştan söyleyeyim, yaratıcılıktan çok uzaklar ve daha gidecek çok yolları var. Yönetmen koltuğunda da ikinci kez birlikte çalıştıkları Brian A Miller oturuyor. Aksiyon ve gerilim harmanı vasat ev sineması filmlerinin yönetmeni olarak tanıdığımız Miller geçtiğimiz yıl “The Prince” ile birlikte “The Outsider”a imza atmış ama şanslıyız ki o vizyona girmemişti. “Senaryoyu okuduğumda hemen bu işi kabul ettim çünkü hikaye anti-ütopik bir yerle bugünün Amerika’sını birleştiriyor.” diyerek heyecanını aktaran yönetmen yine iyi bir kadroyla ve Bruce Willis ile çalışıyor. Son dönemde kötü filmlerle karşımıza gelen oyuncuya dizilerden tanıdığımız simalar Thomas Jane, Bryan Greenberg, Ambyr Childers, Johnathon Schaech, Charlotte Kirk ve Ryan O'Nan eşlik ediyor. Willis afişte adı başta yazılmış olsa da fazla görünmüyor, ağırlık “Ray Donovan”dan hatırlayacağımız ve geleceğin starı olarak bel bağlanan güzel oyuncu Childers ve Jane’in üzerinde... 

Bruce Willis’in canlandırdığı Julian’ın sorusuyla açılışını yapıyor film: “Hiç ulaşılması imkansız bir şey istediniz mi?” Ve “Vice” ile tanışıyoruz. Robotların çalıştığı işletmenin hizmetleri sınırsız... “Sınırların, kanunların ve yaptırımların olmadığı bir dünya hayal edin, Vice’a hoşgeldiniz.” Şehrin merkezinde kurulu alternatif dünyanın üyeleri bütün suçları işleyebiliyor ve fantezilerini gerçekleştirebiliyor. Şehrin gelirine yüksek miktarda ödediği vergiyle katılan Vice konusunda kimsenin şikayeti yok, biri hariç. Üyelerin buradaki tatminle yetinmeyip suçlarını gerçek dünyaya da taşıdığını düşünen polis Roy üstlerine karşı gelerek suçluları girmesi yasak olan yerde aramaya ve Julian’la konuşmaya kadar götürebiliyor işi. Hikayemizi şekillendiren robotla da çok geçmeden tanışıyoruz: Kelly... Hafızaları 24 saatte bir silinen ve her şeye yeniden başlayan, kollarında taşıdıkları bilekliklerle hem kontrol edilen hem de ayırt edilebilen robotlardan biri. Her şeyi tetikleyen hafızasındaki flashbeckler oluyor ve “Vice” ne olduğunun farkına varan robotunu kullanarak sorularını soruyor.

Hangi tarihte ya da yerde olduğumuzu bilmediğimiz bu dünyayı kurmakta beceriksiz bir film “Vice”, atmosferini kuramadığı gibi sanat yönetmenliğinde de sınıfta kalıyor. Daha çok düşük bütçeli bir dizinin vasat pilotları havasıyla inandırıcılığın çok uzağında. Kötü senaryosunun da buna katılmasıyla neresinden tutulsa elde kalan bir filme dönüşüyor. Bir şekilde tam olmasa da atmosfer kurulmaya çalışılmış, hikayenin çatısı kurulmuşken olabilecek en ucuz numaralara girişerek klişeler denizine balıklama atlıyor. Kopya robotumuzun orjinalinin hikayesi ve yolların kesişmesi gibi kolay adımlar türün öncüllerinden alıntılar. İşin içine hiç polisi karıştırmadan robotunun keşfine odaklanarak maceraya atılsa ve sorularını sorsa çok daha iyi değerlendirilebilecek bir fikri basit formüllerle heba etmiş Fabrizio ve Passmore...  Derdini anlatmaktan çok uzakta. Yönetmen Miller da bir türlü tempoyu ayarlayamamış ve seyircisini hikayesinin peşine takmayı başaramayarak sadece oyuncuları kameraya almış o kadar. 

“Robotlara nasıl davranmalıyız?” sorusunun cevabını vermek için bir kaç fırın ekmek yemesi gereken “Vice”, bilim kurgu olmanın yanından bile geçemediği gibi vasat bir macera olmayı bile beceremeyen berbat bir film olarak sınırsız olanaklar diyarındaki 96 dakikayı heba ediyor...



Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template