♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Z Raporu: Sekiz Yıl Biterken

Aslında hiç sevmem doğum günleri başta olmak üzere özel günler ve yıl dönümlerini... Her yıl tekrarlanan, öncekinden farksız kutlamaları da komik ve anlamsız bulurum... Ama uzun süredir bir istisna var artık... Her 14 Kasım özel gün haline geldi sekiz yıldır... Geleneksel olarak ne oldu ne bitti yazmakta farz olmaya başladı...

Kpk’nın doğum günü, yayına başlama tarihi 14 Kasım 2006... Dile kolay, bir blogun sekiz yıl yayın yapması kolay değil o kadar... Hele her gün güncellenerek sekiz yıl, hiç kolay değil... Bugünün yazısını yayınlarken, yarını düşünmeye başlarsınız... O yazının sosyal ağda paylaşılması, gelen yorumların takibi derken ciddi bir mesaidir blog... Yazı için kaynak olacak malzemeyi aramayı da buna ekleyin... Kolay değildir, motivasyon için de yapabileceğiniz bir şey yoktur... O kadar çok blog var ki, yarın bıraksanız sizi kim özleyecek? Haliyle o günden bugüne geçen zamana dair bir Z raporu ile durumu özetlemek lazım...

2006’da blog denen mecra konusunda neredeyse kimsenin bilgisi yoktu o zamanlar... Blog paneli bile o kadar kısır ve kısıtlıydı ki, bir albeni yaratmıyordu... Bugün gelinen seviyede artık blogspot ve wordpress üzerinden öyle siteler kuruluyor ki, blog olduğu bile anlaşılmıyor... Siz istediğiniz kadar yayın yapın, ziyaretçi gelmesi için link vereceğiniz ortam yoktu... Bugün yazıların altındaki bütonlar ile saniyede tonla sosyal ağ sitesine link yayabiliyor, paylaşabiliyorsunuz... Üstelik severse ziyaretçi size bırakmıyor bu işi, kendisi yapıyor... Artık düzenli yayınla blogunuz marka haline gelebiliyor... İnternetteki sansürlemeler ve yandaşlıklar sonrasında, bloglar artık bağımsız mecra olarak önemli yer tutuyor... İlk dönemlerde herhangi bir kuruma mail attığınızda, küçümsüyorlardı... Blog olarak bir etkinliğe katılmak söz konusu bile değildi... Örneğin film festivallerine akredite olmak için böyle bir seçenek yoktu, müzik festivalleri için de aynısı geçerliydi... Bugün gelinen noktada, artık davetlerle kalmadı iş, özel etkinliklerle bloggerlar toplanıyor artık...

Kpk’nın sekiz yıl içerisindeki yeri farklı olmadı elbette... Aynı doğrultuda gelişti... Kendim çaldım, kendim oynadım uzun süre... Bazı genel geçer kurallardan uzak durma tercihiyle, bağırmadan çağırmadan yayına devam ediyorum... Bunu yazdım, şu filme kritik yazdım, şu albüme bunu dedim kalıbından uzakta, keşifçisine açık çizgide kalacak hep... Blogdan bahsedilsin diye nabza şerbet vermiyorum...

Kpk’nın sekizinci yılı, en verimli dönemi oldu... Yeni okurlar geldi, ben buradayım dedi, beğeniyorum demekten çekinmedi... Karşılıklı iletişime daha açık bir dönemin kapısını da açtı... Yazılar konusunda ne diyeyim, rakamlar yeterli... Arşivde 4500’ü aşkın yazı var ve sayı katlanarak devam ediyor... Yayın içeriğinde değişime gittim bu yıl, ondan bahsedebilirim... Yeni video ve klipler, filmleri ilk fragmanlarından hareketle yorumladığım ilk bakış sona erdi... Artık sinema içeriği sadece kritiklerden oluşuyor... Müzik içeriği de sadece aylık raporla sınırlı... Kitap konusunda da gelen bültenleri, sadece ilgimi çekenlerin yayınlarıyla sürdürüyorum...

Hep merak edilen, tepkilerin nasıl olduğu... Her zaman dediğim gibi, ziyaretçi sayısını ve onunla gelen detaylı istatistikleri hiç incelemiyorum... Bana her zaman hesaplı iş gibi gelmiştir bu... En çok tıklanan yazıyı irdelemek, her şeyi değiştirir örneğin... Yayına başladığımdan bu yana hiçbir yazıyı okunsun diye yazmadım, paylaşılsın diye kalemimi de abartmadım... Her yazıda üç nokta bulunmasına dair sürekli gelen küfür ve hakaret içeren yorumlara, maillere kulak asmadım... Böyle de devam edecek...

Daha fazla uzatmadan olan bitenle bitireyim yazıyı... Kpk bu yıl özellikle yayınevlerinden destek gördü... Hayykitap, Final Yayınları, Timaş ve Kırmızı Kedi yeni çıkan kitaplarını gönderdiler... Son olarak da İletişim Yayınları, belirttiği kadarıyla ilk kez bir bloga kitap gönderdi... (Onları da instagram hesabımda günün kargosu olarak paylaşıyorum...) Sadece anasayfaya bakarak iyi bir izlenim verdiğini dillendirenler çoğaldı... En büyük ödül bu olsa gerek... Sergilerden gelen davetler iyice süreklilik halini aldı... Son olarak da Jack White konseri için davetiye geldi... Bu arada, zannedildiği gibi albüm raporları için firmalardan cd gelmiyor, bir dönem Ada Müzik gönderiyordu, onlarda artık göndermiyor... Son bir yılın öyküsü de kısaca böyle...

Laf kalablığını geçelim, en önemli öykü sizsiniz! Şu anda bu yazıyı okuyor olmanız... Sekiz yıldır okuyan, paylaşan, burdayım diyen, farkeden, keşfettikten sonra çevresine aktararak yeni okur getiren dostlar... Sağolun, varolun...

Sevgi ve dostlukla...


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template