♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Fazıl Say “İlk Şarkılar”ıyla Mersin’deydi!

Geçtiğimiz ay şiirlerle yoğurduğu klasik formatlardaki şarkılarından oluşan “İlk Şarkılar” albümünü yayınlayan Fazıl Say, peşi sıra çıktığı turnede Mersin’i yine ihmal etmedi... Konserde de söylediği üzere onuncu kez Mersin’de konser veren Say, ilk kez Mersin Büyükşehir Belediye Kongre ve Sergi Sarayı’ndaydı... 

Geçtiğimiz yıl 26 Aralık'ta konser veren Say, güzel tesadüfle bu kez 27 Aralık'ta sahnedeydi... Tam da Gezi’nin ikinci sezonu başladı denen günün akşamında sahnedeydi, şarkıların arasında gündemden konuşmayı da ihmal etmedi... İki bölümden oluşan konserin ilk bölümünü resitaline ayıran sanatçı, Beethoven’in “Ayışığı Sonatı” ile başladı ve Chopin’den iki “Nocturne” sonrası, yaşadığımız gündemi hatırlatarak bu dönemde hayatını kaybeden genç insanlar için “Kara Toprak”ı çaldı... Peşi sıra ara vermeden sahneye çağırdığı Serenad Bağcan ile birlikte “İlk Şarkılar” salona doldu... Ki salon konusunda da minik bir bilgi verelim, her etkinliği takip eden basın mensupları olarak uzun süre sonra ilk kez dolu salonla karşılaştık... Tamamen dolu salonla, Mersin izleyicisi Say’la birlikte geceyi güzelleştirdi böylece... Bizse el mahkum basamaklara oturarak vardık keyfe...

Konserin ikinci bölümünde her şarkının öncesinde mikrofonu eline alan Say, hem şairler hakkında bilgiler verdi, hem de kısa anektodlarla seyirciyle bağ kurdu... Ki en azından ben bunca konserdir Say’ın bu kadar çok konuştuğunu duymamıştım... Nazım Hikmet’in “Memleketim”iyle başlayan konser, Metin Altıok ustanın “Düşerim” ve “Bu Kekre Dünyada”sıyla devam ederken, sanatçının düştüğü notu buraya da düşeyim... Bu yıl hem Nazım’ın 50, Altıok’un 20. ölüm yıl dönümleriydi... Cemal Süreyya’nın “Dört Mevsim”iyse konserin en muhteşem anlarından biriydi... Şiirin ve bestenin güzelliği bir yana, Bağcan şarkıyı söylemekle kalmayıp şiirin mikrofon başı tiyatrosunu oynadı desek yeridir... Jest ve mimikleriyle, beden diliyle sahnede göz aldı... Say da albümün gecikmesinin sebebinin aradığı ses olduğunu, bu sesin özelliklerini anlattıktan sonra Bağcan’ın hakkını seyirciye teslim ederek alkışlattırdı... Sırada Hayyam vardı, ve elbette gülüşmeler oldu... Daha da çok gülmemizi sağlayan şeyse, Say’ın anlattığı anektod oldu... Turnenin önceki konserlerinde tam da bu şarkıyı çaldıkları sırada gelmiş istifalar, iki gecedir... “Akılla Bir Konuşmam Oldu” bu anlamda özel diyen Say, uyarısını da ekledi: “Tam şu anda saate bakın, yine bir istifa olduysa bu anda olmuştur”... Can Yücel’in “Sardunyaya Ağıt”ı da Bağcan’ın devleştiği şarkılardandı... Pir Sultan Abdal’ın “Sordum Sarı Çiğdeme”si, iki Orhan Veli şiiri “Efkarlanırım” ve “İstanbul’u Dinliyorum”undan sonra konser, albümünde en iyi şarkısı olan ve gezi olayları sırasında bolca da paylaşılan Muhyiddin Abdal şiiri bestesi “İnsan İnsan” ile sona erdi...

Tamamen dolu salonun ayakta dakikalarca alkışlamasına, üç kez selam vermek için sahneye geri dönmesine rağmen bis yapmadı Say... Ki, neden yapmadığına da hayli şaşırdık... Neyse ki konser sonrasında cd’leri imzalayarak gönlümüzü aldı... Geceye keyif katan konser için; önce her turneye çıktığında Mersin’i es geçmeyen Fazıl Say ve şiirlerlerle bağlarını koparmayan onları sesiyle yaşatan vokaliyle Serenad Bağcan’a ve salonu dolduran izleyiciye teşekkür etmeli... Sayelerinde, onca kaosun arasında üstelik aynı saatlerde Taksim’de müdahale ve çatışmalar yaşanırken, şarkılarla nefes aldık ve konser neymiş, keyif neymiş bildik...

Fotoğraflar: Ömer Serdar Kocapınar

Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template