♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

İlk Bakış: The Hypnotist / Hipnozcu

Lars Kepler’in çok satar romanından uyarlanan “The Hypnotist”, “Hipnozcu” adıyla 21 Haziran'da ülkemiz sinemalarında gösterime girmeye hazırlanıyor. Filmden yayınlanan ilk görsel ve fragman eşliğinde ilk bakışımızı atalım...

“Bir caninin bilinçaltına yolculuk” sloganıyla pazarlanan film, “Ejderha Dövmeli Kız”dan sonra Avrupa’yı kasıp kavuran bestseller olarak nam salan ülkemizde de “Hipnozcu” adıyla yayınlanan kitaptan uyarlanarak İsveç’in 2013 Oscar adayı olmuştu. Sadece adaylıkta kalması, gezdiği festivallerde de adaylıkla yetinmesi süpriz olmadı... Nefes nefese izlenecek gerilim olduğunu haykırsa da, romanın hayranları tarafından pek beğenilmemiş ve veto edilmiş durumda... Filmin yönetmen koltuğunda İsveçin uluslararası alanda adını duyuran yönetmeni Lasse Hallström oturuyor. Romanın senaryo dönüşümünü, ülkesinde çektiği kısa filmlerle henüz emekleme dönemini yaşayan Paolo Vacirca ile birlikte kotarmış. Oyuncu kadrosunda da tanıdığımız isimler yerine, yerel oyuncular kullanılmış: Mikael Persbrandt, Lena Olin, Tobias Zilliacus, Helena af Sandeberg ve Oscar Pettersson... Olin dışında ismen bildiğiniz oyuncular yok gibi görünebilir ama iskandinav sinemasının son dönemlerini takip edenler için tanıdık simalar olduğunu da ekleyelim... 

Gelelim filmin konusuna; Acımasız bir katil bütün bir aileyi katleteder. Kurtulan sadece biri vardır: Evin küçük oğlu. Fakat o da komadadır. Dedektifler polisin sorguya başlayabilmesi için çocukla hipnoz aracılığıyla iletişim kurmaya çalışır ve psikiyatrist Erik Maria Bark’ı çağırır. Böylece hala kayıp olan kız kardeşe katilden önce ulaşabileceklerdir. Ancak bir sorun vardır. Erik on yıldır bir daha hipnoz yapmamaya yeminlidir ama şimdi bir hayatı kurtarması gerekmektedir. Erik çocukla hipnoz aracılığıyla iletişim kurar fakat öğrendikleri kanını dondurur.

Çok satar öykülerin, özellikle gerilim romanlarının içinin ne kadar boş olduğunu, yaz tatilinde şezlongda hüpletildiğini biliyoruz ne de olsa... Fragmanı izleyince de durum pek değişmiyor... En azından sonuna kadar merakla izleyelim, bir parça da gerilelim bize yeter... İzlemek için vizyona girmesini beklemeye, meraklanmaya gerek yok...



Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template