♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

İlk Bakış: Evil Dead / Kötü Ruh

Sam Raimi’nin 1981 yapımı kült olmuş hit korku filmi The Evil Dead’in sabırsızlıkla beklenen yeni uyarlaması “Evil Dead/Kötü Ruh”, ünlü orijinalinin tüm heyecanı ve keyifli dehşetini bir dizi şok eden yeni sürprizlerle birleştirerek, izleyenin kanını dondurmak üzere 19 Nisan’da vizyona giriyor... 

Yaşadığı kayıp ve bağımlılık yüzünden hayatı altüst olmuş genç bir kadın olan Mia (Jane Levy) zorlukları atlatmasına yardım etmeleri için ağabeyi David (Shiloh Fernandez) ve onun kız arkadaşı Natalie (Elizabeth Blackmore) ile çocukluk arkadaşları Olivia (Jessica Lucas) ve Eric’ten (Lou Taylor Pucci) kendisiyle birlikte aileden kalma rüstik kulübeye gitmelerini ister. Mia oraya vardıklarında, arkadaşlarının önünde törenle son zulasını da yok ederek, bir daha uyuşturucu kullanmamaya yemin eder.

İçeri girdiklerinde ise, terk edilmiş kulübeye birilerinin izinsiz girmiş olduğunu anlarlar. Kiler içleri doldurulmuş düzinelerce hayvanla çevrelenmiş, iğrenç bir mabede dönüştürülmüştür. Eric orada bulduğu eski bir kitaptan çok etkilenir. Kitabın gizemli içeriğine kendini kaptıran genç adam ondan bölümleri yüksek sesle okurken yaratmak üzere olduğu dehşet verici sonuçlardan tamamen habersizdir. 

Mia uyuşturucu krizinin gitgide kötüleşmesi yüzünden dağılmaya başlar ve oradan kaçmaya çalışır; ancak gördüğü korkunç bir imgelem yüzünden geri döner. Kulübedeki davranışları o kadar şiddetli bir hâl alır ki arkadaşları onu bağlamak zorunda kalırlar. Dışarıda kopan tehlikeli fırtına yüzünden kulübede mahsur kalan gençler, sırayla birbirlerine cephe almaya başlarlar. Saldırganlıklarının şiddeti an be an artarken, David’in hayal bile edilemeyecek bir seçim yapması gerekir. 

Evil Dead/Kötü Ruh”un başrollerini Jane Levy (“Suburgatory”), Shiloh Fernandez (Red Riding Hood), Lou Taylor Pucci (Carriers), Jessica Lucas (Cloverfield) ve Elizabeth Blackmore (Legend of the Seeker) paylaştı. Fede Alvarez senaryosunu Rodo Sayagues’le birlikte yazdığı bu filmle yönetmenliğe adım attı. Filmin yapımcılığını Rob Tapert (30 Days of Night), Sam Raimi (Spider-Man serisi) ve (aynı zamanda ilk filmde oyuncu ve ortak yapımcı olarak yer alan) Bruce Campbell; yönetici yapımcılığını Nathan Kahane (Hope Springs, The Grudge), Joe Drake (Hunger Games, Juno), J.R. Young (The Possession) ve Peter Schlessel (Drive); ortak yapımcılığını ise Nicole Brown (The Possession, 50/50) ve Matthew Leonetti, Jr. (The Possession, The Amazing Spider-Man) gerçekleştirdi. Filmin yapım sorumluluğunu Sally Campbell üstlendi. “Evil Dead/Kötü Ruh”un görüntü yönetimi Aaron Morton (“Spartacus: Vengeance”), yapım tasarımı Robert Gillies (Bridge to Terebithia), kurgusu Bryan Shaw (“Spartacus: Vengeance”), kostümleri Sarah Voon (“Mercy Peak”), orijinal müziği Roque Baños (Intruders), saç ve makyaj tasarımı Jane O’Kane, protez makyaj tasarımı ise Roger Murray’in imzasını taşıyor.

1981’de, The Evil Dead kapalı ve açık sinemalarda gösterime girdiğinde, sinema seyircisini dehşete düşürmenin ve izleyicileri ikiye bölmenin yanı sıra, yönetmen Sam Raimi, yapımcı Rob Tapert ve aktör Bruce Campbell’in kariyerinin de başlangıcını oluşturdu. Parti yapmak için uzak bir orman kulübesine giden beş arkadaşın kazayla korkunç karanlık güçleri serbest bırakmasını konu alan The Evil Dead, bir kült klasiği ve milyonlarca hayranın korku filmi deneyimine adım attığı film olarak yaratıcılarını bile şaşırttı. 

Üç amatörün kısıtlı bir bütçeyle hâlâ tüm zamanların en korkunç filmlerinden biri kabul edilen The Evil Dead’i yaratmasından bu yana geçen 30 yıl içinde filmin fanatik izleyici sayısı büyümeye devam etti. Raimi, Tapert ve Campbell filmi yeniden yapmayı birkaç yıldır tartışıyordu. “The Evil Dead’i yaparken çabamız bir sonraki günü çıkarabilmekti. Sonradan iki bölümü daha çekilen başarılı bir seri olacağını hayal bile edemezdik” diyor Tapert.

Yeni film “Evil Dead/Kötü Ruh” bugüne dek yapılmış en özgün ve başarılı korku filmlerinden The Evil Dead’in cesur bir yeni yorumu. Raimi, Tapert ve Campbell’ın yapımcılığını üstlendiği “Evil Dead/Kötü Ruh” 21. yüzyılın teknolojisi ile klasik ve en güzel korku öğelerini birleştirerek yeni nesil sinema seyircisini dehşete sürüklemeye hazır.

Raimi dördüncü film yapma fikrine sıcak bakan ilk isimdi: “Beyaz perdede bu kez yüksek kaliteli görsellik ve müthiş bir akustikle tekrar anlatılmayı hak eden harika bir hayalet hikayesi olduğunu yürekten hissettim. İlk filmi 16 milimetreyle çekmemiz gerekmişti. Ayrıca ses de monoydu çünkü bırakın 5+1 surround sistemi, stereoya bile paramız yetmemişti. Film sadece altmış kopya falan basılmıştı, dolayısıyla çok az sinemada seyirciyle buluştu. Sınıflandırılmadığı için sadece belli yerlerde büyük ekran gösterildi. Bu yüzden de insanlar filmi ya videodan ya da DVD’den izlediler. Beyaz perdede gösterildiğindeyse görüntü ve ses kalitesi düşüktü”. 

Öte yandan, Campbell ise aynı malzemeyi yeniden kullanmaya en az meyilli olan kişiydi. “Hayranları Freddy ve Jason’ı ve diğer tüm sevilen korku filmi karakterlerini tekrar tekrar izlediler. Bir film daha yapılması için talep vardı” diyen Campbell, şöyle devam ediyor: “Ama elimde elektrikli testere, üzerimde gömleğimle etrafta daha kaç yıl koşturacağım? Bunun bir zaman aşımı olmalı”. 

Raimi ise orijinal filmin yeniden yorumunun genç bir sinemacı için harika bir araç olacağını hissettiğini söylüyor: “Bu, kamp ateşi etrafında nesilden nesle anlatılan ve zamanla gelişen bir hayalet hikayesi”. 

Bu kez hikayeyi anlatan kişi yönetmen Fede Alvarez. Raimi, “Fede harika bir sinemacı” diyor ve ekliyor: “Benim hayalet hikayemi, eşsiz bir ses ve görüntüyle, beyaz perdede, her zaman olması gerektiği gibi daha önce görülmemiş biçimde yeni nesle anlatan kişinin o olmasını istedim”.

Alvarez sinema sahnesine 2010 yapımı kısa filmi Panic Attack’le adım attı. Uruguay’ın başkenti Montevideo’nun dev robotların saldırısına uğradığı, beş dakikalık, son derece yaratıcı bir gerilim olan Panic Attack, YouTube’da şu ana kadar 7 milyon kez izlendi ve bir anda sinema sektörünün dikkatini çekti. 

Raimi ile Tapert, hızla yayılan söz konusu kısa filmin çok sayıdaki hayranları arasındaydılar. Bu kısa metrajlı çalışmayı, Ghost House Pictures bünyesinde, korku-gerilim türüne büyük katkı sağlamış olan Nathan Kahane ve Joe Drake’le birlikte uzun metrajlı bir filme dönüştürmesi için genç yönetmenle hemen anlaşma imzaladılar. “Fakat çoğu zaman olduğu gibi, o proje uzadı” diyen Tapert, şöyle devam ediyor: “Sam, Fede’nin büyük bir destekleyicisi olduğu için, onu ‘Evil Dead/Kötü Ruh’a dahil etmeyi önerdi. Fede senaryoyu da ortağı Rodo Sayagues’le birlikte yazmayı çok istedi. Bu amaçla tam kapsamlı bir sunum yaptı. Bize filmde Bruce’un karakterini yeniden kullanmak zorunda olmadığımızı gösterdi. Bruce böylece bunu yeni bir proje olarak görebildi ve yapım nihayet hız kazandı”.

Alvarez ile Sayagues yapımcı ortaklara The Evil Dead için şaşırtıcı bir yeni yorum sundular. Üstelik bu yorum hem orijinal filmin özüne sadıktı hem de yeni karakterlerle birlikte hikayede incelikli değişiklikleri beraberinde getiriyordu. Yönetici yapımcı J. R. Young, “Bruce, Rob ve Sam bu sunumda kendilerininkine benzer bir ruh gördüler. Fede ve Rodo bir ‘Evil Dead’ filmi yapmanın neler gerektirdiğini anlamışlardı. Ayrıca, filmi kendilerinin yapmayı da başarmışlardı” diyor.

Yazar-yönetmen Alvarez her zaman öncelikli amacının mümkün olan en korkunç filmi yaratmak olduğunu belirtiyor: “Sunumunu yaptığım film benim için ilk kez 12 yaşında izlediğim filmdi, The Evil Dead’di. Bu film daha önce gördüklerime hiç benzemiyordu ve çılgın bir evrende geçiyordu. Yeniden yaratmak istediğim hava işte buydu ki hepimiz de bu fikir üzerinde hemen anlaştık”. 

Alvarez şöyle devam ediyor: “Kendimizi tek bir şeye adamıştık: Orijinale dair gerekli ve zamandan bağımsız olanları koruyup, geri kalanını güncellemeye. Çok yakın bir arkadaş grubunun güvenli olması gereken bir yerde bulunmaları fikrini koruduk. Oraya vardıklarında ise birbirlerini öldürmeye çalışıyorlar. Bana göre, bu çok korkutucu bir düşünce, bir zombi filminde yabancıların sizi tehdit etmesinden çok daha ürkütücü. En iyi arkadaşlarınız bir bir size cephe alıyor. Duvarlar üzerinize geliyor. Orijinalin büyüsü kısmen buydu ve aklımdan hiç çıkmadı”.

Orjinal filmin büyüsünü herkes teslim ediyorken, sırf teknik olarak yetersiz diye yeniden çekilmesini onaylamıyoruz elbette... Monoymuş, görüntüler kötüymüş falan hikaye... Bu yüzden kült olmadı mı? Sinemanın güzelliği, tekniği ne olursa olsun öyküsü iyiyse hakkını teslim etmemiz değil mi? Korku klasiklerinin çağdaş uyarlamalarla tüm ruhunu kaybettiğine o kadar şahit olduk ki, korkuyla yaklaşıyoruz... Dolayısıyla oyuncu kadrosuymuş, yönetmenmiş tek tek değerlendirmeye gerek yok... Merakta etmiyor, beklemiyoruz...



Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template