♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

İlk Bakış: Yabancı

Türkiye’yi sarsan 78 kuşağının ve kayıp çocuklarının hikâyesini anlatan “Yabancı” 19 Nisan’da vizyona giriyor. Dünya Prömiyerini Varşova Film Festivali’nde yapan ve beğenilen filme daha yakından bakalım...

Senaristliğini ve yönetmenliğini Filiz Alpgezmen’in, yapımcılığını Eylem Akın ve Ali Alpgezmen’in yaptığı; başrollerini Sezin Akbaşoğulları ve Caner Cindoruk’un paylaştığı “Yabancı” filminin İstanbul çekimleri 28 Temmuz’da, Paris çekimleri 7 Ağustos’ta tamamlandı. 

Yan rollerde Serkan Keskin, Selen Uçer, Enginay Gültekin ve Güzide Balcı gibi başarılı oyuncuların yer aldığı filmin kamera arkasında da oldukça geniş ve usta bir ekip çalıştı.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra Fransa’ya iltica etmiş devrimci bir ailenin kızı olan Özgür’ün ve onun, ilk defa geldiği Türkiye’de tanıştığı Ferhat’ın öyküsünü anlatan “Yabancı”, darbenin etkisini yaşamış bir neslin birbirinden tamamen farklı iki üyesi üzerinden; bir mücadeleyi, bir tarihi, bir ülkenin bugününü anlatıyor. Fransa’da doğup büyümüş bir mülteci kızını canlandıran Sezin Akbaşoğulları, filme hazırlanmak için, usta oyuncu Ülkü Duru ile iki ay boyunca Fransızca ve Fransız kültürü üzerine çalışmalar yürüttü.

Akbaşoğulları, yine filmde bulunan ve kendisine bir köpeğin eşlik ettiği sahneler için köpek eğitmeni Targan Kozak’ın filmde de birçok yerde göreceğimiz Dutch Shepherd cinsi köpeği Action ile uzun süre hazırlık çalışmaları yaptı.

Özgür, Fransa’da mülteci bir ailenin kızı olan, hayattan ve her tür aidiyetten kopuk yaşayan genç bir kadındır. Babası Hüseyin’in ölümü üzerine onun son arzusunu yerine getirmek İstanbul’a gelir. Babası otuz senedir hasret olduğu ülkesine gömülmek istemiştir. Fakat Hüseyin’in 12 Eylül sürecinde vatandaşlıktan atılmış olması Özgür’ün önüne büyük bir engel olarak çıkar. Bu engel, Özgür’ü Türkiye bürokrasisi, İstanbul ve kendi içinde bir yolculuğa zorlar.

Bu yolculukta Özgür, annesinin ve babasının birbirinden tamamen zıt akrabalarıyla ve en önemlisi darbenin geleceğini yok ettiği kayıp neslin bir başka üyesi Ferhat ile tanışacaktır. Özgür mücadelesi süresince, İstanbul’un gecekondu mahallelerinden Beyoğlu’nun arka sokaklarına, yeni tip muhafazakar “kurtarılmış bölgeler”den devlet dairelerinin sıkıcı griliğine kadar İstanbul’un ve Türkiye’nin tüm gerçek yüzlerine dokunacaktır. Hüseyin ve karısı Selma’nın, diğer yüz binler gibi idealleri için mücadele ettiği, çok sevdiği fakat bırakmak zorunda kaldığı bu ülkeyi, bir de burada ve orada “Yabancı”lığa mahkum edilmiş 80 neslinin gözünden izleyeceğiz.

Özgür ve Ferhat ile birlikte biz de Türkiye’nin son otuz senede geçirdiği dönüşüm ve değişimleri, bir kadının varoluş ve köklerini bulma hikayesinin arka fonunda akıllıca gizlenmiş ayrıntılarda bulacağız. Devrim mücadelesine ve bu mücadeleyi cesaretle veren devrimci nesillere karşı yürütülen savaşın, ikinci nesiller ve Türkiye’nin bugünü üzerindeki yansımalarını bulacağımız film; güçlü senaryosu, toplumcu-gerçekçi yapısı, slogancı olmayan ancak sağlam bir siyasi söylemi elden bırakmayan vizyonuyla, ses getirmeye aday bir yapım olarak göze çarpıyor.

“Yabancı”nın öyküsünü ve senaryosunu da kaleme alan yönetmen Filiz Alpgezmen, ince ince işlediği bu kurgusal yolculukta hem seksen darbesinin faşizmini en ağır biçimde yaşayan devrimci üyelere sahip bir ailenin ferdi olmanın hem de hikayede konu edilen ikinci neslin bir üyesi olmanın getirdiği gözlem ve tecrübelerden de son derece akılcı bir biçimde faydalanıyor.

“Yabancı”; abartıya ve popülizme bulaşmadan; 12 Eylül 1980 darbesine, Türkiye’ye, İstanbul’a ve cesaretiyle koca bir ülkeyi sarsan neslin doğarken yabancılığa mahkûm edilmiş kayıp çocuklarına farklı bir bakış sunuyor.

Tiyatro yönetmenliğinden 2005 yılında tv dünyasına geçen ve altı diziye imza atan Filiz Alpgezmen, ilk sinema filmi deneyimiyle, dikkat çeken bir işe imza atmışa benziyor. Oyuncu kadrosuna da itirazım yok... Konunun dikkat çekici olmasının yanında, benzer konuda bir türlü dört başı mamur örneği çıkaramayışımız geliyor akla... Bu kez olmuş gibi... Sezonun en iddalı yerli yapımı ifadesi biraz fazla olsa da, merakla bekliyoruz...



Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template