♫ ♪♫ ♪•♫♪ 2006'dan bu yana Film, Dizi, Müzik ve Kitaplar üzerine Yazılar Diyarı... ♫ ♪♫ ♪ ♫ ♪♫

Soykırımdan Kurtuldu, Gurulara İlham Kaynağı Oldu: Yaşayan Mucizenin Kitabı Şimdi Türkiye’de

Alice Herz Sommer, Franz Kafka’nın, Freud’un, Rilke’nin hafta sonları konuk olduğu bir evde büyüdü. 39 yaşında tanınmış bir piyanistti. Ailesi  Naziler tarafından katledildi. Toplama kampında geçirdiği 2 yılın ardından hayatına ve müziğe devam etti. 108 yaşında hayatını kaleme aldı ve pozitif yaşam gurularının ilham kaynağı oldu.

“Yaşayan Mucize” olarak anılan Sommer’in olay kitabı, Alice’in Dünyası  İnkılâp Kitabevi’nden çıktı!

“Alice Herz Sommer hayatıyla ve eserleriyle, düşünce biçimlerimizin hayatımızı değiştirdiğinin canlı kanıtı”,  “Alice, insan ruhunun her türlü felaketin üstesinden gelebilecek kadar güçlü olduğunun kanıtı” Bu sözleri dünyaca ünlü yaşam gurusu Antony Robbins ve diğer meslektaşları söylüyor. Alice gülümsemenin, sevginin ve şükran duygusunun, aklın sınırlarını zorlayan vahşetle bile başa çıkabileceğini defalarca kanıtladı ve gülümseyerek mucizeler yaratmaya devam ediyor.  

Peri masalına korkunç son!
Alice’in hayatının her bir dönemi ayrı ayrı sinema filmlerine konu olacak türden. 1903’te Prag’da zengin ve entelektüel Sommer Ailesi’nin küçük kızı olarak dünyaya geldi. Müzikte yetenekliydi. Evlerinin daimi konukları, Kafka, Rilke ve Freud gibi isimlerdi. Alice onlara piyano çalarak büyüdü. Kanser teşhisi konduğunda henüz 30 yaşında bile değildi. Teşhise ilk tepkisi gülümsemek oldu: “Kanserim ama yaşıyorum, tedavi olabilirim.” Kanseri gülümseyerek atlattı. Takvimler 1943’ü gösterdiğinde bir sabah evi basıldı. Tüm ailesi, SS subayları tarafından alındı. Toplama kampında onlarca ölüme tanık oldu.  

Cehennemde cenneti yarattı
Zenginlik ve şaşanın içinden gelen genç piyanist, oğluyla beraber iki yıl boyunca soğuk taşların üzerinde uyudu, açlıkla boğuştu ama Alice’in asıl büyüsü bir toplama kampının ölüm kokan ortamında başladı. Alice önce kendisinin sonra da oğlunun korkularının üstesinden geldi. Binlerce insanın açlıktan öldüğü toplama kampında yiyecek soran oğluna gülümseyerek, “Karnımızı doyurmak için yemek yemek şart mı, bak dışarıdan müzik sesi geliyor, doymuyor musun?” dedi. Ölüm kokan toplama kampında, oğlunu koruyabilmek için Hayat Güzeldir filmini andıran küçük bir yalan kurguladı: Bütün yaşananlar bir oyun. Bu oyun bitince evimize gideriz. Oyun bitene kadar eğlenelim! 

Kitabı 17 dile çevrildi  
Alice iki yıl boyunca onlarca ölüme tanık oldu, açlıkla, sistematik işkenceyle boğuştu ama bir gün olsun gülmeyi, oğluyla oyunlar oynamayı ihmal etmedi. Serbest kaldığında ise, yaşadığı acıları bir kenara bırakarak, nefes aldığı için, oğluyla beraber olduğu ve piyano çalabildiği için şükretti. 108 yaşına geldiğinde ise yaşadıklarını kaleme aldı. 

Bu kitapla Alice mucizesini dünyayla paylaşma fırsatı yakaladı. 2010 yılında yayımladığı ilk kitabı ile dünyaca ünlü pozitif yaşam gurularının dikkatini çekti. Alice onlara göre, düşüncenin hayatı değiştirdiğinin canlı bir kanıtıydı. Kendisiyle onlarca röportaj yapıldı, kitabı 17 dile çevrildi. Alice şu an 110 yaşında, her gün yürüyüş yapıyor, piyano çalıyor, konferanslar veriyor ve workshoplar düzenliyor ama yaptığı en önemli işin gülmek ve şükretmek olduğunu söylüyor.  

Alice’in dünya çapında olay yaratan kitabı, Alice’in Dünyası İnkılap Kitabevi’nden çıktı. 

Alice’in öyküsünü kendisinden dinlemek isteyenler için: 

Arka Kapaktan: 
Hayat Güzeldir filmini izlemiş miydiniz? Filmde Nazi kampına düşen Yahudi baba, minik oğluna eğlenceli bir oyunun içinde olduklarını, eğer kazanırlarsa ödül olarak tanklardan birini alacaklarını söyler. Kafka’nın, Rilke’nin, Freud’un ziyaret ettiği bir evde yetişen Alice’in hayatında ise bu oyun bir mizansen değil, gerçeğin ta kendisidir. Başarılı bir piyanist olarak dünya çapında isim yapmak üzereyken altı yaşındaki oğluyla birlikte Nazi kamplarından birine düşen Alice, orada oğluna kocaman bir tiyatro sahnesinde olduklarını, eğer uslu durursa bazı oyunlarda rol alabileceğini söyler ve bu cehennemden  kurtularak yepyeni, umut dolu bir hayat kurmayı başarır. Seneler sonra ünlü kişisel gelişim uzmanı Anthony Robbins’le bir röportajında soykırımdan nasıl kurtulduğunu, “Her yeni gün bir mucizedir… Kötü olanı zaten biliyoruz, ben daima iyiye doğru baktım,” sözleriyle açıklar. 

Onun hayatı kadere karşı duruşun, yılmazlığın, inancın, hayata daima gülümseyebildiğimizde mucizelerle karşılaşabileceğimizin gerçek öyküsü… Alice’in Dünyası yaşam sanatındaki ilham kaynağınız olacak bir başucu kitabı…


Share this:

Yorum Gönderme

 
Designed by OddThemes & Distributed by Free Blogger Template